Kara Teslim Olmak !

Edirne Belediyesi kar temizlemede de sınıfta kaldı. Zaten belediyecilik adına yapılan fazla bir şey yok. Varsa yoksa laf üretiliyor.

Bir çok şehir içi yol facia durumda. Doğal gaz çalışmaları buna neden gösteriliyor. Ama hiç kimse de çıkıp sormuyor; Doğal Gaz çalışmaları sırasında yolların köstebek yuvasına döneceği belliydi, neden anlaşmanın içine “bozulan yoları üstlenici şirket yapar” maddesi konulmadı diye? Ya da böyle bir madde varsa neden doğal gaz kazısı yapan şirketin üzerine gidilmiyor. İnsanların bin bir zorlukla, kredilerle aldıkları otomobilleri yolların bozukluğu yüzünden her geçen gün harap oluyor. Ama bu duruma, her iki Edirneli'den birinin oyuyla seçilen sayın başkan umursamıyor. Makam otosuyla ya buralardan geçmiyor, ya da leasing (kiralık) olan makam otosunun tamir giderleri de leasing şirketine ait.

Ufacık bir yağmurda bile bir çok ana arter ve sokak su kanalına dönüyor. Sayın başkana oy veren, vermeyen hepimiz ayak bileklerine kadar suya batarak evimizden işimize gidiyoruz. En ufak bir önlem yok. Eh ne yapalım sayın başkan yürüyerek gezmiyor ki. Yirmi yıldır bir kez olsun bizim konumumuza düşmüş mü?

Kar nerdeyse bir hafta önce yağmaya başladı. Ana arterlerin dışında temizlenen bir yer gördünüz mü? Gerçi Melih Yurduseven ağabeyimiz belediyenin bu kez erken davranıp bir çok caddeyi temizlediğini falan yazmıştı ama ben bu yazıdan sonra Kaleiçi, Sabuni Mah, Taşlık, Bostanpazarı, Kıyık, Saraçhane, Karanfiloğlu, Ayşekadın bir çok yeri dolaştım açılan, temizlenen tek bir sokak, kaldırım göremedim.

Tam bir haftadır evden işe, işten eve binbir zorlukla, akrobatlara taş çıkartacak şekilde gidip geliyoruz. Kafamızı, gözümüzü, kolumuzu, bacağımızı kırmadıysak tamamen şansımız sonucu.

Türkiye'nin Avrupa'ya açılan kapısı Edirne. Teorik olarak bu böyle belki. Ama sadece lafta kalan bir şey bu. Uzaklara gitmeye gerek yok. Hemen yanı başımızdaki Bulgaristan'da ya da Yunanistan'da bile böylesine çağ dışı bir belediyecilik anlayışı yok.

Edirne Belediyesinin elinde karla, kışla mücadelede kullanılacak tek bir aracının olduğunu söyleyen çıkabilir mi? Buzlanmaya karşı bir tane ama sadece bir tane traktör. Arkasına gübre atma için konulmuş bir aparat. Edirne'nin yollarını buzlanmadan korumak için deli dana gibi oradan oraya dolaştırıldı.

Taksicilere sordum. Belediye kaç araçla buzlanmaya karşı önlem aldı diye. Tek bir traktör dediler. Onun da ayarsız ve düzensiz bir şekilde tuz attığını söylediler.

Ana arter dışında tek bir sokak bile temizlenmeyince yüzlerce yaşlı insan evlerinde mahsur kaldı. Buzda kayıp bir yerlerini kırmamak için. Bir çok sokağa ne ambulans girebilirdi, ne itfaiye aracı. Çok acı şeyler olmadıysa bu da şansımızdan olsa gerek.

Çok mu zor karla, yağmurla mücadele etmek? Belediyeler ne için var? Çiçek, böcek için mi? Evet bir kez daha soruyorum, kaç tane kar küreme, buzlanmayı önleme aracı var Edirne Belediyesi'nin elinde? Yoksa neden yok? Edirne şehri Akdeniz coğrafyasında mı? Yüzyılda bir iki kez mi kar yağar bu şehre?

Dünya da milyonlarca insanın gündeminden çıkmış olan böyle sorunları neden biz çekmeye devam ediyoruz?

Halimizden memnunuz diyorsanız, söylenecek söz yok, devam edin. Yok, çağdaş bir insan olarak, bu çağda, bu yaşananları siz de kabul etmiyorsanız, bir daha ki sefere daha dikkatli hareket edin.

Not: Aşağıda fotoğraflarını koyduğum, Avrupa'da bir çok belediyenin karla mücadelede kullandığı bu araçlardan birkaç tane Edirne Belediyesi'nin de elinde olmuş olsaydı şehrimizde bir çok sokak açık olmaz mıydı?

 

 

 

Edirne Gazetesi'nin Resmi İnternet Sitesidir.Sitemizde yayınlanan Haber ve Fotoğraflar yazılı izin alınmadan kullanılamaz , izinsiz kullananlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.

© COPYRIGHT 2008 Edirne Gazetecilik ve Matbaacılık Ltd. Şti , Tüm Hakkı Saklıdır. | design by Emre AYDIN