PİŞKİN BİR DÖNÜŞ…
ALİ İHSAN GÜRCİHAN

ALİ İHSAN GÜRCİHAN

Ali İhsan Gürcihan

PİŞKİN BİR DÖNÜŞ…

24 Nisan 2018 - 20:52

Erken seçim bir haftadır gündemde ve tartışılıyor.

İyi Parti’ye geçen Milletvekilleri nedeni ile değerlendirmeler çok değişik ve belirsiz boyutlara da ulaştı.

Ulaştı ama geç kalsam bile, ben de bir vatandaş olarak, erken seçim konusunda düşüncemi paylaşmak istiyorum.

 

Başkanlık oylaması yapıldığı geçen yıldan beri, bir erken seçime gideceğimiz çok açık belli idi.

AKP “Kutlu Yürüyüş, toplu açılış ve parti kongreleri” görüntüsü altında hemen hemen her gün bazen günde iki-üç defa bir şekilde seçim mitingi yapıyordu.

Bu mitingleri ve söylemleri takip eden ve düşünen herkes, seçimin erken yapılacağını ve Erdoğan’ın kendileri açısından getirisi en uygun zamanı kolladığını değerlendiriyordu.

 

Vatandaş’ın çoğu biliyordu ama, özellikle Genel Başkanları dahil tüm AKP’liler inkar ediyordu.

Daha geçen haftaya kadar erken seçimle ilgili itiraz ve yaklaşımlarını aşağıdaki sözlerle hem de hiddetle ifade ediyorlardı. İşte birkaç konuşma :

“Erken seçimle idare edilen bir ülkede istikrar bulamazsınız. Erken seçim filan düşünmüyoruz.”

“Seçimin erken yapılacağını kim söylüyorsa, iddiasını ispatla mükelleftir. Yok böyle bir şey, yok diyorum.”

“Yahu neyi konuşuyorsun sen hala, yahu hangi erken seçim, bunlarla sen halkı aldatamazsın. Demokrasilerde seçim zamanı bellidir.”

“ Dünyanın gelişmiş ülkelerinde erken seçim diye bir mantık, bir anlayış yoktur. Bu geri kalmışlığın alametidir. Seçimler Anayasa’nın öngördüğü şekilde zamanında yapılacaktır, kimse seçim rüyası görmesin.”

Bu söylemler ve benzeri ağır sözlerle erken seçime karşı çıkanlara şimdi sormak lazım;

Türkiye geri kalmış bir ülke olduğu için mi,

erken seçime gidiyorsunuz ?

Çok açık ve net olarak ifade ettiğiniz “Erken seçim karşıtı düşünce” ne oldu da, Bahçeli’nin teklifi üzerine birkaç saat içerisinde bu kadar değişti ve erken seçim kararı aldınız.

Siyaset alanında bile olsa, şartların değiştiğini ve zorladığını ifade ederek bir gün içerisinde 180 derece dönmek çok büyük pişkinlik ister. 

 

Daha da samimiyetsiz ve üzücü olanı ise;

Kendi geleceklerini garantiye almak için verilen, önceden planlı bu kararın, bizi aptal yerine koyup Ülke güvenliği, bekası gibi kutsal değerler üzerinden izah edilmesidir. Ne terör, ne dış tehdit, ne de beka sorunumuz bir günde ortaya çıkmadığı gibi, bunlarla mücadele için seçimi bahane edecek hiçbir engel de bulunmamaktadır. OHAL’in sağladığı yetkilerle mücadele devam etmektedir ve elbette edecektir. Bir aksaklık varsa yönetim hatasıdır. Olumlu ya da olumsuz bunun seçimle bir ilgisi olmadığı gibi, seçim sonrası değişmesi de mümkün değildir.

 

Gerçek Vatanseverler, seçim tarihine bir buçuk yıl değil, bir gün dahi kalmış olsa kendi çıkarlarını düşünmeksizin Ülke adına mücadelelerine hiçbir etki altında kalmaksızın devam ederler.

Demokrasiye gerçekten samimi olarak inanıyor ve Ülkelerini de gerçekten karşılıksız seviyorlarsa, erken seçime harcayacakları zamanı ve imkanı, Ülke’yi içerisinde olduğu sıkıntı ve tehlikelerden kurtarmak için kullanır ve çalışırlar.

Gerçek Vatanseverlik de budur.

Yetki azlığı ve siyasi gücü tazeleme gibi aslı astarı olmayan bahanelerle hem de Vatan, Millet sorunlarını gerekçe göstererek seçime gitmek ise samimiyetten uzak bir yaklaşım ve demokrasiyi istismardan başka bir şey değildir.

Sağlıcakla kalın.     

 

Bu yazı 1315 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar