SÖZDE GAZETECİ
ALİ İHSAN GÜRCİHAN

ALİ İHSAN GÜRCİHAN

Ali İhsan Gürcihan

SÖZDE GAZETECİ

09 Şubat 2018 - 03:42

NTV televizyonunda sunum ve görüşlerini beğendiğim

Sn. Ahmet ARPAT üç gazeteci ile birlikte

“ Siyasi İşler ” adlı bir program yapıyor.

Geçtiğimiz salı günü programa katılanlardan biri sözde

gazeteci geçinen MÜDERRİSOĞLU.

Özellikle vurguluyorum, sözde bir gazeteci.

Bilmeden, incelemeden insanları suçlayarak nefret uyandırmaya ve bir yerlere yaranmaya çalışan öylesine bir gazeteci.

Taşıdığı soyadının anlamını veremeyen bir adam.

 

Bakın proğramda özetle ne diyor ;

“Geçmişte Silahlı Kuvvetlerin Komuta Kademesi kendi işleri ile uğraşmayıp, siyasi konularla uğraştığı için, tankımızı, topumuzu, uçağımızı geliştirmeyi düşünmemiştir. Suriye’de tankımızın vurulması da o dönemlerdeki Komuta Kademesi yüzündendir.”

 

Böyle bir gazeteci ve gazetecilik olur mu anlamak mümkün değil.

Gerçeği bilmediği, araştırmadığı bir konuda yanlış ve yalan yakıştırmalarla Silahlı Kuvvetler’in geçmiş kadrolarını acımasızca, küstah bir yaklaşımla ve haksızca suçluyor.

Eğer gerçeği bildiği halde, bu asılsız suçlamaları yaparak iktidara yaranmak istiyorsa iş daha da üzücü. Eğer böyle ise insan ve gazeteci olarak ahlaki açıdan dönüp kendine bir bakması gerekir. 

 

Müderrisoğlu eğer okursan;

Savunma sanayinde bugünlere nasıl geldiğimizi ve geçmiş kadroların bu işe nasıl emek verdiğini kısaca özetleyeyim.

Daha detaylı bir araştırma ile gerçeği öğrenir ve umarım daha sonraki yazı ve yorumlarında dürüst davranırsın.

Öncelikle bilesin ki; Savunma Sanayi çalışmaları senin yaranmak istediğin AKP iktidarından çok önce başlamış, elbette onlarla birlikte de devam etmiş ve bugünkü seviyeye gelinmiştir.

 

Osmanlı döneminde de birçok çalışma olduğunu belirterek Atatürk’ün 1937 yılında bu konudaki talimatını hatırlatmak isterim.                   “Harp Sanayi tesisatımızı, daha ziyade inkişaf ve tevsi için alınan tedbirlere devam edilmeli ve endüstrileşme mesaimizde ordu ihtiyacı ayrıca göz önünde tutulmalıdır.”

Yokluk içerisinde bile olduğumuz bir dönemde bu anlayışla 1925’li yıllarda rahmetli Şakir ZÜMRE ile başlayan ilk üretimler, “Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü” ile daha sistemci bir hale sokulmuş, rahmetli Nuri Demirağ’ın fabrikalarında Uçak’lar imal edilmiş, Makina Kimya Endüstirisi ile de işin boyutları genişletilmiştir. NATO’ya girişimizle Marşhall yardımları yüzünden hatalı politikalarla gevşetilen bu atılımlar Kıbrıs Harekatı sonrası yeniden hızlanmış ve Milletimizin TSK vakıflarına yaptığı bağışlarla, Silahlı Kuvvetler öncülüğünde ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN ve benzeri sanayiler kurulmuştur.

1985 yılında ”Savunma Sanayi Müsteşarlığı”nın kurulması ile bu işler daha sistemli bir hale sokulmuştur.

Kendi tüfeğimizi, tank, top, uçak ve gemimizi yapma konusunda bizden öncekileri unutmaksızın 1980’li, 90’lı yıllarda verilen emekleri bilen emekli bir asker olarak açıkça ifade edeyim ki; Bu tür stratejik çalışmalar Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı bünyesinde yaklaşık 25 yıllık uzun vadeli plan ve çalışmalarla,adım adım geliştirilebilir. Yaptıkları beton yığınları ile üç-beş yılda rant sağlamaya çalışan birsiyasi zihniyetin ve onlara yaranmaya çalışan sizin gibi cahil gazetecilerin, bugün ortaya çıkan ürünlerle ilgili yıllardır ne emek verildiğini anlaması mümkün değildir.

Şu da unutulmamalıdır ki, Savunma Sanayimizin gelişmesinde en önemli katkıyı geçmişte sıkıntı çekmiş Askerler vemaddi destekleri ile Silahlı Kuvvetlere doğrudan destek veren           Millet’imiz sağlamıştır. Geçmişin Askerleri de, siyasileri de tankını, topunu, gemisini ve uçağını geliştirmek ve Milli olarak yapabilmek için en az bugünkü sorumlular kadar çaba göstermişlerdir. Eğer geçmişte bu çabalar gösterilmese idi Savunma Sanayi alanında bugün sahiplenilen başarılı sonuçları hayal etmek bile mümkün olamazdı. Tıpkı halen bir yerliotomobil üretemediğimiz gibi, konuşur dururduk. Teknik anlamda zorunlu olarak yaşanan ve bilinen bu gelişme sürecini ve gösterilen gayretleri cahil ve vefasız insanların anlaması mümkün değildir. Onların yaptıkları haksız suçlamalar da, işte bu hastalıklı, bencil ve vefasız zihniyetin bir sonucudur.

Savunma Sanayi alanında üretilen silahları geçmiş emekleri anmaksızın sahiplenmeyi bilen siz vefasızların, çatışma ortamında vurulan bir tankın suçunu isegeçmişe yüklemesi, tutarsızlık ve haksızlık olduğu gibiiktidara yaranmak için küçülmek ve basitleşmekten başka da bir şey değildir.

Geçmiş emekleri hoyratça inkar edip, her konuda başarıları kendileri adına pazarlayan, başarısızlık ve olumsuzlukları ise eski askerlere yükleyen sorunlu anlayışa ve buna çanak tutan hafıza kaybına uğramış tüm sivil ve asker kişilere yazıklar olsun ...

Elbette anlayabileceklere  ve yakın geçmişini hatırlayıp emeği geçen kişilere biraz olsun saygı duyabileceklere ……..

Saygılarımla.

 

                7 Şubat 2018

 

Bu yazı 1510 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar