EKMEK YEMEK…
BEKİR TÜCCAR

BEKİR TÜCCAR

EKMEK YEMEK…

10 Ocak 2018 - 03:18

10 Ocak…

Çalışan Gazeteciler Günü olarak Türkiye’de kutlanıyor ancak bir de bize sorun…

Gün mü Ölüm mü?

Süslü ve gerisi gelmeyen sözlerden siz bıkmadıysanız. Biz bıktık…

Günümüz Türkiye’sinde “Basın” emekçisi mi dersiniz, mensup mu ve ya temsilcisi mi ne derseniz deyin olmak akıl işi değil…

Neden diye sorarsanız? hakareti işitip, baskı altında kalıp, zorlukların içinde bulup-yazıp-anlatıp, ardından küfür işiten, fiziki şiddet gören, dışlanan bir meslek sizce akıl işi mi?

ama biz ekmeğimizin peşindeyiz, aynı sizler gibi… Sizin girdiğiniz-giremediğiniz her deliğe, sakladığınız-konuştuğunuz her cümleyi, kızdığınız-sevindiğiniz her şey bizim hayatımız ve ekmeğimiz…

Biz, sizin her şeyi sorduğunuz, her şeyi bildiğini sandığınız akıllı, hem de her şeyini imkânsızlıklar ve zorluklar içerisinde size aktarmaya çalışan delileriz.

Bir yandan ekmeğimizi ağaçta kalan kediden, bir yandan da bakanların, başkanların müjdelerinden çıkartan, evinde gayet sıradan bir koltuğu ve buzdolabı olan Asgari ücretli emekçileriyiz.

“Yazsana bunu” veya “Yazamazsın bunu” diye psikolojimizi alt üst etseniz de biz sizin belki de hayatınızı kurtaracak projeleri yazan, arabanızın tekerine taş değmemesi için yollardaki, sokaklardaki taşları, çukurları bile yazan insanlarız.

Ekmeğimizin derdindeyiz, sokaklarda, kongrelerde, yurtiçi ve yurtdışında hatta adını-adresini bilmediğiniz hapishanelerdeyiz. Sokak hayvanları da bize bakan bir çift göz, yeni doğan bebek de…

Dediğim gibi ekmeğimizin peşindeyiz…

Sizin sandığınız gibi, BİZ! Haber başı milyonlar alan, bir haberde köşeyi dönen insanlar değiliz… Ayın sonunu bekler, her vatandaş gibi kuyrukta bekler, tasarruf eder üstüne üstük sevilmeyen insanlarız… Ekmeğimizin peşindeyiz…

Bize sövseniz de, saldırsanız da mağduriyetinizde, sevincinizde, ödülünüzde, seçiminde, toplantınızda, cenazenizde, kışınızda, yazınızda, hastanenizdeyiz.

Derdimizi ve sevincimizi anlatamayan ama herkesinkini dünyaya duyuranız…

Terziyiz de, tekstilciyiz de ama söküklerimizi dikemiyoruz…

Nasıl dikildiğini, neden yırtıldığını, kimin yırtığını, ne zaman dikildiğini bilir ama bir türlü dikemeyiz…

İnsanların derdinden başka dert bilmeyen, eve gittiğinizde eşinizin size “nasıl geçti günü diye” sorduğunuzda günü anlatmakta bitiremeyen insanlarız…

Ekmeğimizin Peşindeyiz…

Bizim bir meslektaşımız bir yazısında “BİZİ ANNE VE BABAMIZDAN BAŞKA KİMSE SEVMİYOR” demiş. çok doğru bir tespit…

Şimdi…

Türkiye genelinde ekmeğinin peşinde olan suçlu veya suçsuz birçok basın emekçisi var.

Çok uzağa gitmeyelim. Burada bir insan var…

Adı Gökhan, Soyadı Tuzladan…

O da sokaklarda, kongrelerde vs. vs. yıllarca ve yıllarca, kolay mı?

Değil… Neden mi?

Gökhan Abi 20 yılını verdiyse bu mesleğe, ben 6 yılımı verdim.

Anladım kısa sürede,  saatlerce ayakta da durdum, uykusuz da kaldım, hırpalandım da…

3 kat soğuk, 3 kat dert, 3 kat sokak, her şeyden 3 kat…

Bir insanın eline kıymık batarken ağladığında, bizler dişlerimizi sıktık…

Kendisini seversiniz-sevmezsiniz, tanırsınız-tanımazsınız? Ama o da ekmeğinin peşinde…

Bu konuyu yazmak için bugünü bekledim; sevsem de sevmesem de Gökhan Abi de ekmeğinin peşinde…

Gözümün önünde, hatta çoğu meslektaşlarımızın gözünün önünde Gökhan Abi…

“Okul bitirdim” diyen adama gömlek-gömlek giydirip üstüne de montunu atar…

Mesleğe gönlünü vermiş, diplomasını değil…

İstenmeden yanlış haberi olmuştur, Türkiye’deki genel gazetelere manşet olan haberleri de…

Dedim ya kendisini seversiniz veya sevmesiniz? Bir Mühendisi çok seviyorsunuz diye araba veya ev yaptırmazsınız… Bir Doktoru çok seviyorsunuz diye ameliyat olmasınız… Meslek başka bir konu… Gökhan Abi ekmek yiyor, eşine de çocuğuna da bu ekmeği bölüyor. Haysiyetiyle işini yapıyor… Mevzuyu duymayan kalmadı ve eğer ki Valimiz Günay Özdemir bu yazımı okuyorsa dürüst olalım kimse Valimizi haklı görmüyor…

Korkusundan veya poh pohlamak için Valimize “SEN HAKLISIN VALİM” diyenler mutlaka vardır. Ancak Valimize çağrım, ricam; “LÜTFEN YAPMAYIN”

Siz devlet büyüğüsünüz, etrafınızda veya çevrenizde size durumu yanlış lanse edenler olabilir.

Durumu yanlış anlamış olabilirsiniz, hepimiz insanız, hata da yaparız-ödüller de kazanırız…

Alnının akıyla Ekmek yemek ve yedirmek kadar yüce bir his ve mutluluk yoktur…

Özürler de edilir, Teşekkürler de edilir… Ama bir çocuk babasının işinden olduğunu duyursa onun üzüntüsünü ne ödül ne de özür telafi eder…

 

 

Bu yazı 1096 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar