İŞÇİ VE İŞVEREN EMPATİSİ
ÇİSEM ATEŞ

ÇİSEM ATEŞ

İŞÇİ VE İŞVEREN EMPATİSİ

03 Ağustos 2018 - 03:31

Ülkemizin temel bir sorunu olan işsizlik kaygısından girmek istiyorum konuya. Binlerce üniversite mezunu binlerce meslek sahibi insan, nasıl olur da işsizlikten şikayet ederler diye düşünmüyor değilim. Bunların arasında uzman olarak mesleki yeterliliğe sahip olmayıp,uzman meslek erbabını destekleyici bir çok kalifiye eleman bulmak mümkünken işverenler olarak neden süreksiz, verimsiz, işçiler olarakta neden huzursuz  çalışma hayatından şikayet ederiz bunu anlatmak istiyorum.

Öncelikle insanların nefsine ve kazancına doyumları sınırsızdır. İnsan hayatı da böyledir,iyi ve yolunda giden birşeyin hep daha iyisi olması konusunda ısrarımız her zaman başgöstermiştir. İnsan her zaman en mükemmelini bulma konusunda henüz doyuma ulaşmamıştır. Bulunduğu yerde haline şükretmesi gerektiği yerde,bulunduğu yerden çok daha fazla beklenti içersine girer ve kendisine mutsuzluk için zemin hazırlamaya başlar. Bu zemini kendine hazırladıktan sonra,işinden haz alamamaya başlar ve arayış içerisine girer. Sürekli başka çalışanlarla kıyas halindedir.Hafta sonu çalışıyorsa hafta sonu çalışmayanlarla kıyas halindedir, hafta sonu çalışmıyorsa hafta içi mesaisi erken biten çalışanlarla kıyas halindedir. Eğer ikisinede sahipse gelir yönünden kıyas halindedir. Yani işçi sürekli bir kıyas halindedir. Farklı bir  işverenin, kişiye sunacağı en ufak cazip edici bir iş teklifi ile onu kendi hakimiyetinize almanıza yetecektir.  Çünkü bir meslek erbabına dahil olmayan çalışanlar işine kazanç gözüyle bakar. Kendini geliştirme,yetiştirme,uzun yıllar aynı firmada kalıp kariyerine referans sağlama ve yahut bazı hukuki haklardan faydalanma gibi sebeplere sahip değildirler. Bu yüzden zamanla kendi işlerine saygıları kalmaz ve mutsuzlaşırlar..

İş veren açısından düşünecek olursak; bir işverenin temel amacı işletmesine kazanç sağlatmaktır. Eğer robotlaşmamış ya da robotların yapamayağı işleri yapıyorsanız insan gücüne aklına yeteneğine ve azmine ihtiyacınız olacaktır. Ve bunları seçerken, çok seçici olmanız gerektiğinin farkında olsanız dahi,her zaman doğru kararlar alamayacaksınız. Çünkü teknoloji henüz insanların kariyer hedeflerinin size uygun olup olmadığını kanıtlayabilecek yetiye sahip değil. Bir işveren için bence en önemli detay personel seçme de özgeçmiş olmalıdır. Başarılı bir personel çok yerde çalışmış olan değil, alanında uzmanlaşmaya hedef koymuş ve bunun için nerelerde uzun süre çalıştığı olmalıdır. Farklı sektörlerde kısa zaman aralıklarında çalışmış personeller maalesef size gelecek vaad etmez. Onlar geçim sıkıntılarını ya da hayatını idame ettirmek için boşta kalmama adına talep gösterdikleri kısa süreli isteklilik yapısına sahiptirler.

Bu tarz insanlarla aynı işyerinde çalışırsanız ne olur ?

Verim alamazsınız, aldığınız verim sürekli değil geçicidir. Engebelidir.

Çalışma kuralları boğucu gelir,sıkıcı hal almaya başlar. İsteksizlik oluşur.

Yapmak zorunda olduğunu düşünür,yapılması gereken olduğunu düşünmez. Zorundalıktr.

Sizi sevmez saygı duymaz,sadece iş vereni olduğunuz için yapay bir sevgi saygı görürsünüz. Arkanızdan bir sürü olumsuz konuşmalar ve gereksiz eleştirilere maruz kalırsınız.

Eğer başarılıysa yaptığı işin karşılığının hakettiği olmadığını düşünür,kendini mutsuzlaştırır sorun yaratır.

Sizin koymuş olduğunuz kuralları disiplin gerektiren iş kuralı olarak değil, sizin bulunduğunuz ortamda zorunluluktan yerine getirir. Siz yoksanız eğer ortam bahar bahçe çiçek.

Peki bir işyerinde huzur ve verimlilik ve devamlılığı nasıl sağlarsınız?

Bu çok kolay. Öncelikle işe işi gerçekten yapmak isteyen,kariyer hedefini bulunduğunuz alana göre yön vermeye çalışan birini tercih edin. İş hayatınızdaki ve yaşantınızdaki tecrübelerinize istinaden, soru sorarak,analiz ederek, işinizin kötü yanlarından bahsederek  işe karşı herhangi bir tepki almaya çalışın. Bu psikolojik olarak size geri dönecek ve kişi hakkında doğru bir karar vermenize yetecektir.  

İş ciddiyetine sahip olduğunu kanıtlayıcı somutsal referanslar isteyin. ( uzun soluklu çalışanların yüzde 90’ı her zaman sigortalı çalışmıştır,yalan referans kaygısını ortadan kaldırabilmek için hizmet dökümüne bakmakta bir kanıt oluşturabilir)

Bu iki temel nitelik ile yüzde 85 olarak doğru insandır. Yüzde 15 ihtimal neden vardır? O da kişinin karakteri,azmi,yeteneği ve bununla doğru orantılı olan devam sürecini gösterir.

Eğer böyle birilerini bulabildiyseniz bundan sonraki iş sizde.

Bulunduğunuz çalışma ortamındaki kurallarınızın sizin için önemli olduğunu ve bu kuralları sanki işveren değil de çalışanlar koymuş gibi davranmalarını isteyin. Bunu açıklarken daha başarılı olma emeline istinaden sonucunda herkesin ödüllendirileceğini söyleyin.

İstenilen hedef tamamlandığında ödüllendirin, hedefe yakın bir çizgide kalmışsa da ödüllendirin. Çünkü eğer ödüllendirmezsen  hedefini tamamlayamayacağı düşüncesi ile her zaman bir boşveriş olacaktır.

Aktiviteler planlayın, yemek düzenleyin, sinemaya gidin, haftasonu piknik yapın. Çalışanları bir günlüğüne işveren yapın masanıza oturtun. Sen benim yerimde olsaydın ne yapardın bilinci çalışana olumlu psikolojik baskıdır. Empati kurmasını sağlar.

Sinirlenmeyin, verim alamadığınız bir nokta da hedeflerinizin tamamlanmadığı yönünde ücrete tabii mesai koyun. Böyle olursa zorunluluktan geldiğini değil hedefin gerçekten ne yönde önemli olduğu bilincini kazanır.

Çok katı kurallar koymayın, çok esnekte bırakmayın. Kuş gibi. Avcunda çok sıkarsan ölür çok bırakırsan uçar..

Başarılı ve doğru insanların yanınızda olduğu bir çalışma hayatı temennisi ile.

 

Bu yazı 1091 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Yusuf peksu
    1 ay önce
    Yalın bir dille iş yaşamında mutlu ve başarılı olmanın ipuçları verilmiş. Keyifle okudum

Son Yazılar