SANAT TEK BAŞINA DÜNYAYI DEĞİŞTİREMEZ AMA!
ERDOĞAN EĞMEN

ERDOĞAN EĞMEN

REPLİK

SANAT TEK BAŞINA DÜNYAYI DEĞİŞTİREMEZ AMA!

14 Kasım 2016 - 08:01

Genel kanı, sanatın seçkin insanlar için olduğudur.

Sanattan bahsedildiğinde bizim kültürümüzde, genelde Batılı eserler anlaşılır. Bu anlayışa göre, sanatsever  ise klasik bir resmi, heykeli, besteyi anlayabilen; bunlardan zevk alan insandır.  

Toplumun geniş bir bölümü de bu şekilde tarif edilen sanatı kendisine yabancı hissedip bunu bir lüks olarak algılar; hayatın temel ihtiyaçlarını karşılamak için mücadele eden insanlara sanatın gereksiz olduğunu düşünür.

Her insan bir sanatçıdır. İster bu görüşe katılın ister katılmayın bence az ya da çok öyledir. Edebiyat veya tiyatroyla icra boyutunda ilgilenmese de anlattığı konuyu bir öyküyle tamamlamak, jest ve mimik konusunu iş arkadaşına anlatan kişinin kimi duyguları karşısındakine geçirebilmesi, sanatsal öğeleri içermiyor diyebilir miyiz?

Bir zamanlar sadece psikoloji ya da sosyolojinin ilgi alanına girdiği düşünülen ve entelektüel sohbetler dışında pek de konuşulmayan kavramların iş dünyasındaki yerini almaya başladığını düşünüyorum. Muhakemenin temelinde duygunun olduğunu söyleyebilirim ve şimdi iş hayatında sanatın da var olabileceğini işaret ediyorum sizlere. Sırf iyi düşünülmüş duyarlı bir eylem olduğu için bile bir sanatsal faaliyettir diyebilirim bu yaptığıma.


Hiç şüphesiz bir tabloyu seyretmek kimseye pratik bir fayda sağlamaz. Şiir okumakla insanın karnı doymaz. Ancak sanat sadece zevklere hitap eden bir eser yaratmaktan ibaret değildir. Sanatı değerli kılan, yaratıcı düşüncedir. Sanat sadece zevk ve haz vermez; toplumsal gelişmenin de önünü açar. Sanatsal bir bakış açısıyla ürünlere, hizmetlere, yapılara, kentlere değer katmak mümkündür.

 

Tarih boyunca neyin sanat olduğuyla ilgili fikirler sürekli değişmiştir. Ama herkes sanatın, “duyguların, hayal gücünün yaratıcı ve orijinal bir dille ifade edilmesi, dışa vurumu” olduğu konusunda hem fikirdir.

 

Toplum bilimciler insanı hayvanlardan ayıran en temel yetinin düşünme, dil ya da alet yapabilme becerisi değil, sanat yapma yani sıradan şeylere anlam ve değer katma becerisi olduğunu söylerler.

Hayvanlar da düşünür, strateji geliştirir, alet yapabilir ve kendi aralarında konuşabilir ama hiçbir hayvan sanat yapamaz.

Estetik duygusu insanı insan yapan bir özelliktir. Daha ilk insanlardan bugüne sanat, insanların sadece kendilerini ifade etme aracı değil aynı zamanda içinde yaşadıkları dünyayı anlama ve kontrol etme çabasının da ifadesidir. Bu nedenle sanat, işi gücü olmayan, hafif çılgın insanların hayattan kopuk olarak ortaya çıkardıkları eserler değildir.

Her sanatçı, içinde yaşadığı toplumun yaşama biçiminden, gelenek ve göreneklerinden, dini inançlarından, siyasal ve ekonomik düzeninden, teknolojik gelişmelerinden beslenir. Sanat eserleri insanlığın hayat deneyimini anlatır; zamanın ruhunu yansıtır.

Sanatın insanları birleştirici ve kaynaştırıcı bir özelliği vardır. Bir sanat eserini ortaya çıkarmak da o eseri izlemek, dinlemek ya da paylaşmak da insanları birbirine yaklaştırır. Sanat, insanların aynı düşünce boyutunda buluşmalarını, tek ruh olmalarını sağlar.

Sanatın, mutlaka seçkinler için olması gerekmiyor.

 

Aksine bu zamanın ruhu sanatın insanların buluşabileceği bir platform olmasına daha uygun. Sanatçılar artık şehrin farklı mekanlarını da kullanarak sanatı sokağa taşırıyorlar.  Binaların cepheleri, tren garları, çanak antenler, su boruları, elektrik direkleri, mağaza vitrinleri, alışveriş merkezlerinin koridorları, sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Festivallerde müzisyenler hatta orkestralar mahalle aralarına kadar girerek sanatı geniş kitlelerle buluşturuyorlar.

 “Her insan bir sanatçıdır, sanatçıdan kastım resim ve heykel yapanlar, piyano çalanlar, beste yapanlar değildir.

Bana göre hemşire de sanatçıdır; bir doktor, bir öğretmen de, kendi gelişiminden sorumlu bir öğrenci de.” sanatın iyi düşünülmüş, duyarlılık katılmış bir eylem olduğunun altını çizer.

Sanat insan zekâsının en ilgi çekici, en güzel şekillerini, seslerini, çizgilerini ortaya koyar.

Sanat tek başına dünyayı değiştiremez ama ona bakışımızı değiştirebilir.

Sadece dünyaya bakışımızı değil,  kendimizi   algılamamızı, kafa yapımızı, iş yapış biçimimizi de farklılaştırabilir.

Bu yazı 3817 defa okunmuştur .

Son Yazılar