GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ (3)
ALİ İHSAN GÜRCİHAN

ALİ İHSAN GÜRCİHAN

Ali İhsan Gürcihan

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ (3)

01 Ağustos 2016 - 08:49

Darbe girişimini, halkına silah çekenleri defalarca lanetledim.

Yazıma başlarken bir  daha lanetliyor ve her vatandaş gibi ben de    bu teröristlerin hesap vermesini bekliyorum .

Bu üzüntüleri yaşarken, bir yandan da geçmişte insanları mağdur eden yargısız infazları ve haksız suçlamaları düşünüyorum.

Unutmak istesem de, yakın geçmişte olanları ve görünen tehlike karşısındaki duyarsızlıkları bir türlü zihnimden atamıyorum.

Bu günlere nasıl geldik diye de kahroluyorum.

 

Yıl 2008 Ergenekon sözde davası başlamış.

Özellikle bazı siyasiler, yandaş ve cemaat medyası yalan haberler ve açıklamalarla  kamuoyu oluşturuyor.

Ne idiğü belirsiz kukla haham Tuncay Güney Amerika’dan,

Sonradan milletvekili bile yapılan tetikçi gazeteciler ise Türkiye’den hem de Devlet televizyonlarından yargısız infaz yapıyor.

Bizler ise bunlar yanlış,yalan diye kendimizi savunmaya,sesimizi duyurmaya çalışıyor ama kimseye derdimizi bile anlatamıyoruz.

 

Silahlı Kuvvetleri, Mülki makamları ve Medyası ile sivil,asker hemen hemen herkes değişen siyasi ortama ne çabuk da uyum sağlamış ve bizleri sanki suçlu gibi ortalıkta bırakmıştı.Anlaşılan çok büyük bir kitle hakim otorite ile ters düşmemeye ve göze girmeye çalışıyor,ya korkuyor ya da her zaman ki gibi duyarsızlığına devam ediyordu.

 

İşte bu çaresiz ve sıkıntılı günlerden birinde, Abdullah GÜL’ün, cematin derneklerinden birinin  iftar yemeğine katıldığını duyunca 10 Eylül 2008 tarihinde kaleme aldığım bir yazının bugüne ışık tutabilecek sadece birkaç parağrafını aynen tekrarlamayı düşündüm. İşte sekiz yıl önceki bu yazıdan bazı bölümler...

                     .......................................................... 

DEĞİŞEN GÜLENCİLER’Mİ,

YOKSA SÖZDE CUMHURİYETÇİ ‘LER Mİ ?

“ Ulusal basında yer alan haberlere göre;

Cumhurbaşkanı Gül Amerika gezisi sırasında, Fethullah Gülen cemaatine bağlı Türk Kültür Merkezi’nin düzenlediği iftar yemeğine baş konuşmacı ve onur konuğu olarak katıldı.”

“ Cumhurbaşkanı seviyesinde bu kadar önemsenen Fetullah kimdir? Bildiklerim ve ortalıkta dolaşan ciddi haber ve söylenenlerden anladığım kadarı ile Fetullah denen bu zat ;

ABD tarafından sahneye konan Ilımlı İslam yaklaşımını, kendi yandaşı tarikat – cemaat yapılanmasından istifade ile Türkiye’de benimsetmeye ,böylece Cumhuriyet karşıtı yeni bir siyaset üretmeye katkıda bulunan ve özellikle Türkler kanalı ile de İslam Dünyası’na sızma adına   kullanılan dini açıdan etkin bir kişi.”

“Geçmişte Devlet bu kişinin peşinde değil mi idi?

Bildiğim kadarı ile sözüm ona herkes  peşinde idi ve Cumhuriyet adına yaratacağı tehlike ve kadrolaşma açısından da herkesin dikkatli olması uyarılıyordu. Ancak anlaşılan o ki,bir yandan öyle gözüküp,diğer yandan da stratejik ortak adına Hoca Efendiye yol veriliyormuş ? “

“ Meselenin can alıcı noktasına gelecek olursak;

Bu ülkede gerçekten ne oldu ve ne değişti de Cumhurbaşkanı, Bakan ve Büyükelçi, böyle bir kişinin etki alanında düzenlendiği söylenen bir  yemeğe artık hiçbir çekince olmaksızın rahatlıkla katılabiliyor.Dün bu ülke için risk yarattığı söylenen  kişi,nasıl bir çelişkidir ki  bugün herkes için baş tacı olabiliyor .

Yoksa Cumhuriyet  adına yapılan tüm mücadeleye  rağmen,bu süreçte Hoca Efendi yandaşları ile birlikte amacına ulaştı da biz halen  gerçekleri görmek mi istemiyoruz?”

                        ..................................................................

Saygıdeğer okurlar bu satırlar 2008 yılı Eylül ayında yazılmıştı.                      Evet şimdi terörist denen bu Fetullahçılara karşı bizler o tarihte Ergenekon denen senaryodaki yalanlarla,yanlışlarla sözde hukuken savaşırken, tam sekiz yıl önce bu Ülke’de yaşanan siyasi ortam ve anlayıştan küçük bir kesit aktardım size.Yıllarca sürecek bu anlayışın binlercesi arasından sadece bir kesit.

Tehlike her yönü ile önceden belli olmasına ve çaresizce haykırmamıza rağmen bunca gördüklerimizden ve yaşadıklarımızdan sonra, acı da olsa bir daha şu gerçeği anlıyorum ki;

Eğer bir kandırmadan,aldatılmadan bahsedecek isek,bizi esas kandıranlar,oyalayanlar  ya da çok iyi niyetle uyutanlar ,şimdi terörist dediğimiz Hoca Efendi’nin yanısıra,bu Devlet’in içerisinde rütbe ve makam peşinde koşarak sinsice beslenen sivil-asker bürokratlar ve Cumhuriyet’in nimetleri ile siyaset yapan sözde demokrat geçinen yılanların ta kendisi imiş .

Yazık oldu Ülke’ye,Yazık oldu insanlarımıza...

 

Kalın sağlıcakla.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum