KUMPAS DİYEREK GEÇİLEMEZ ( 2 )
ALİ İHSAN GÜRCİHAN

ALİ İHSAN GÜRCİHAN

Ali İhsan Gürcihan

KUMPAS DİYEREK GEÇİLEMEZ ( 2 )

13 Aralık 2018 - 03:39

( Dava değil, planlı bir hesaplaşma )

 

Askeri hedef alan davalardan ilki olan Ergenekon davası ile ilgili olarak, Başbakan Erdoğan ve Bülent Arınç gibi birçok siyasinin, davanın savcılığını üstlenecek seviyedeki saldırgan söylemleri, bu işin planlı ve siyasi irade kontrolünde yürütüldüğü ihtimalini ortaya koyuyordu.

Kısacası, ciddi olarak inanıyordum ki ;

Bu bir dava değil, davadan öte planlı bir HESAPLAŞMA idi.

Ergenekon sürecinin başlangıcında, ailece yaşadığımız olaylar bile bunu açıkça ortaya koyuyordu. Sabah 06.00’da evimize girildiğinde, o gün çıkan yandaş gazetelerde,           “ Paşa’nın evinde darbe planları bulundu.”, “ Paşa’nın evinde gizli belgeler bulundu.”, “ İş Paşa’ya ulaştı ”  gibi başlıklar atılmıştı. Şu işe bakın, daha evime girilmeden bir gün önce neler bulunacağı kararlaştırılmış, birileri tarafından yandaş basına verilerek evime girilmeden gazeteler çıkmıştı bile. Elbette bu sözde haberler de tamamı ile yalandı, darbe planı, gizli belge diye bir şey yoktu. Ama hazırladıkları senaryo böyle idi, başlıklar böyle atılmalı ve haberler de böyle verilmeli idi.

Eğer İktidar ve Genelkurmay bu konuda samimi ve masum olsalardı, sanık durumuna sokulan birçok kişi ile ilgili yalanları ve sahte belgeleri fazla gecikmeden tespit edebilirler bu hatalı ve kasıtlı gidişatı yine hukuk yolu ile önleyebilirlerdi. Sadece bizimle ilgili ev araması bile tek başına ve hem de işin başında KUMPAS’ı ortaya çıkarmaları için yeterli idi. Gizli olması gereken bir arama haberi ve düzmece bilgiler kim ve kimin talimatı ile verilmişti, gazeteler henüz yapılmamış, bir gün sonra yapılacak bir aramayı sorgusuz sualsiz neden ve nasıl haber yapıp basmışlardı ? O kadar itiraz etmemize rağmen kimsenin umurunda değildi.  

Bu bir polis ve savcı işi idi, haberimiz yoktu yalanına  inanmak mümkün değil. Planlı bir hesaplaşma olduğu, yalan ve düzmece suçlamalarla insanların mağdur edildiği işin en başından itibaren açıkça ortada idi. Ama kime ne anlatacaksın. Yandaş basın, bırakın tekzibi, yargısız infaz ettiği kişiye veya avukatına cevap bile vermiyor, ertesi günü daha ağır suçlamalar yapıyordu. Tarafsız gibi gözüken basın ise ne söylersen söyle  kulak arkası edip suskun kalmayı, zarar görmemeyi tercih ediyordu. Ne yazık ki BASIN, birkaç istisna dışında tümü ile bağımlı, taraflı ya da çıkarcı olduğunu ortaya koyarak sınıfta kalmıştır.

TSK’lerinin suskunluğu ise garip bir mutabakatın ve gidişatın habercisi idi. Sakın yanlış anlaşılmasın, demokrasi dışı bir tepkiden bahsetmiyorum. Darbe planı, gizli belge bulundu deniyor. Sizi ilgilendiren bir tarafı yok mu ? Nedir bu, nereden çıktı, yoksa bu adam bir yanlış mı yaptı, önlem almamız gereken bir şey yok mu ? diye araştırıp, sormaz mısınız.  Sahte belge ve yaklaşımlarla suçlu duruma sokulan askerlere destek vermeyi bir kenara bırakın, sadece bu şüpheli durumlar bile TSK’nın ilgilenmesini gerektirmez mi idi. Bu suskunluk çok anlamlı idi ve insanda, bu senaryo ile ilgili işbirliği ve mutabakat olabilir şüphesini uyandırıyordu. Nitekim sonraki gelişmeler ve 15 Temmuz kalkışmasını  yapan, Vatandaşına kurşun sıkan üniformalı hainler, en  başından itibaren bazı askerlerin işin içerisinde olduklarını gösteriyordu.

Tekrar, tekrar belirtmek istiyorum ki;

ABD destekli, CİA uzantısı bu cemaat hakkında, değişik zaman ve kademelerde  yapılan bilgilendirmenin ve uyarıların iktidarı ikna etmediğini  ve güven vermediğini kabul edelim. Ama en azından, Ergenekon ve Balyoz davaları sırasında mağdur olanların, yana yakıla defalarca  “ Suç belgeleri sahte ve tuzak var.” iddia ve söylemlerini dikkate alıp TSK ve Hükümet seviyesinde detaylı bir inceleme yapılsa idi, bu kirli senaryonun sahipleri bulunurdu. Böylece bu yanlıştan çok kısa sürede kurtulacağımız gibi, kesinlikle 15 Temmuz gibi kanlı bir ayaklanmaya da meydan vermezdik. Ne TSK ve Güvenlik Güçleri bu kadar yıpranır, ne de onca Vatandaşımız hayatını kaybederdi.

Not: Bir sonraki bölümde , ( AKP öncesi Fetullah gerçeği )

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum