Edirne, gezilerek bitmeyen şehir!
AYDIN YILMAZ

AYDIN YILMAZ

AYDIN YILMAZ

Edirne, gezilerek bitmeyen şehir!

28 Şubat 2018 - 09:25

Geçen hafta 19 Şubat tarihinde Edirne Ekonomi zirvesi Turizm başlığı altında yapıldı. Edirne Belediyesi ve Hürriyet Gazetesi'nin ortaklaşa düzenlediği bu zirvesinde, kentin turizmi ve ekonomisi masaya yatırıldı. Gerçekten de titizlikle şeçilmiş önemli konuklar vardı.

Dikkatle dinlediğim Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent, Hürriyet Ekonomi Yazarı Vahap Munyar, Hürriyet Seyahat Genel Yönetmeni Serkan Ocak, Fortune Türkiye yayın Direktörü Cüneyt Toros, Hürriyet Kelebek Yazarı Müge Akgün ve Jolly Turizm Kültür Turları müdürü Kerem Gökçe konuşmalarını yaptılar.

 

Aklımı zorlayan bir konuşma Fortune Türkiye yayın Direktörü Cüneyt Toros tarafından yapıldı. Sahi ya, Trakya Üniversitesi Turizm Bölümü bu tip çalışmalar yapıyor mu, işletmeler bu konuda hazırlık yapıyorlar mı ya da bu kuşağı anlayan eğitimler alıyorlar mı diye kendi kendime sormak istedim. Cüneyt bey şöyle konuştu; Milenyum Kuşağı, en yüksek nüfusa sahip. Bunlar çok lüks otellere gitmekten hoşlanmıyor. Bu kuşağın ikinci bir özelliği var; burada tarihi miras yüksük ama sadece tarih ile de etkilenmiyorlar. Farklı şeyler var. Doğayla, yeme içme turizmi ile ilgileniyorlar. Yerel lezzetleri seviyorlar. Çevreci, yeşil şehirlere gitmek istiyorlar.

 

Hürriyet Ekonomi Yazarı Vahap Munyar zaten hepimizin tanıdığı, kendisini de Keşanlı sayan bir hemşerimiz neredeyse. Dinleyenlerin kafasında bıraktığı sorular şunlardı!

Bölge hak ettiği gelişmeyi yaşıyor mu? Hayır. Bu toprakların çok verimli olması neden olabilir. Edirne’nin yatırıma çok açık bir yapısı var. Sanayide öne çıkma sansı var mı? Edirne’nin, sanayi ile öne çıkma şansı yok. Turizmde şansının olduğunu dünyadaki listelere girmesi gösteriyor. Önemli olan küçük dokunuşlar demişti. Şimdi bu küçük dokunuşları Belediye mi yapsın, Valilik mi yapsın diye kısır döngüye girmemek gerekir.

Bir fon oluşturulmalı, rekabetçi bir firma yaratılmalı ve bu firmanın eksik yatırımları yapması sağlanmalıdır. Tabiki kocaman bir otel açmamalı, ama Edirne mutfağını, saray mutfağını satacak bir oluşuma girilmeli, pansiyonculuğu öne çıkartan, hediyelik eşyaları ön olana çıkartan bir sisteme girilmelidir. Bunun içerisinde oteller, restoranlar da olmalı, Edirne’den pürüzsüz tek bir ses çıkartılmalıdır. Başkan Recep Gürkan konunun çok önemli olduğunu zaten orada belirtti. Belki toplantı tüm kurumların da kırılma noktası olacaktır.

Edirne Ekonomi Zirvesi’nin ikinci oturumun moderatörlüğünü ise Hürriyet Seyahat Genel Yayın Yönetmeni Serhat Ocak bey yaptı. Edirne’ye dördüncü kez geldiğini ifade ederek konuşmasına başladı. Buraya bir kez daha koşarak geldim. Seyahat etmeyi çok seviyorum. Özelikle de Edirne’ye seyahat etmeyi diye ekledi. Zaten Hürriyet Gazetesi Seyahat ekine baktığımızda Edirne’yi sevdiğini görmemek elde değil. Kakava Festivalini ana sayfaya taşıması, gurme lezzetlerde Edirne’yi ön plana çıkartması, Kırkpınar Yağlı Güreşlerine gelmesi, güreşmesi ve bunu 2 sayfaya taşıması da Edirne’yi ve Recep Gürkan’ın varlığının önemidir bence. Zaten kendisi de beyan ediyor. Edirne’ye gelen herkes mutlu oluyor. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın varlığı da çok önemli. Edirne için bir şeyler yapıyorsak, bunda ki en büyük etken Başkan Gürkan” dedi.

Hürriyet Gazetesi Kelebek Yazarı Gurme ve İncili Gastronomi kitabı yazarı Müge Akgün ise gastronomi turizminden bahsederek başladı konuşmasına. Dünyada yükselen bir trend olduğunu, Trakya yemek kültüründe çok zengin. Birçok medeniyetin izleri var. Evlerde yaşasa da bu zenginlik restoranlarda yaşamadı diye iğneyi bizlere de batırıyor. Biz Edirne’de ciğer yiyelim diyenlerin sayısı çok fazla değil. Turizmin bütün ayakları bir bütün. Yemek, doğal güzellik, mimari zenginlik de birer etken. Edirne’de tarih, mimari var ama yansımalarını göremiyoruz.  Edirne’de bütün ayaklar bir araya gelmeli. Otel sorunu var. İnsanları buraya çekecek otel yapısı yok. Yemek için, Selimiye için bir kere gelirsiniz. Ama mesela Kakava Şenliği bir festivale dönüştürülmeli” diye konuştu. Müge hanıma katılıyorum. Yukarıda da bahsettiğim gibi işletmeler saray ve Edirne yemekleri yapan restoran açtığında fazla işlemiyor. Gelen ziyaretçilere ve turistlere pahalı geliyor olabilir. İşletmelerde ay sonunda maaş ödeyen oluşumlar. Karlı gelmediği anda da hızlıca mönü değiştirme tavrı alabiliyorlar. Bu onların da hakkı. Fakat ev kadınlarının eve yaptığı yöre yemeklerini servis edebilecekleri bir restoran olmalı Edirne’de.

Müge hanımın bahsettiği otel problemi de sanırım Edirne’de açılan otellerin iş oteli statüsünde açılmasını kast ediyor olmalı. Çiftlik otelleri, belki de gurme otel seçeneği, ve konakların da artması ile birlikte bu sorunda azalacaktır. Sahi ya! Edirne’den inter-rail geçtiği halde Edirne’de sadece bir adet “hostel” var. Burada tanıtım eksikliği var diyebiliriz.

Başkan Recep Gürkan’a ise gerçek bir entelektüel düşünceye sahip bir kişi. Konuşmasına Neden turizm? diye başladı. İnanın benim diyen ekonomistin, turizm hocasının bile böylesine ders verir gibi tane tane ve gerçekten dolu ve doğru bilgilerle konuştuğunu az gördüm. Edirne’yi benimsemiş ve özümsemiş birisi.

Peki, neler dedi? Çünkü Edirne’nin gidişatına baktığımızda Edirne’nin tarım pastasının düştüğünü görüyoruz. Köy kent parametresinde köy nüfusunun düştüğünü görüyoruz. Yani tarım popülasyonu gittikçe azalıyor. Tarımı yok saymak mı gerekiyor. Tabi ki hayır ama turizm organik tarımı da içinde barındıran bir alan. Bu kenti turizme doğru, emin, planlı adımlarla götürmeye çalışıyoruz. Edirne’de turizmde dünyanın en çok turist çeken şehirler sıralamasında 100 şehir arasında, 68. Sırada. Edirne turizm pastasında gelecek vaat eden tek şehir. Olağanüstü tarihi mirası, külteler yapısı, gastronomisi var. 3 milyon turist sayısını 10 yılda 10 milyona çıkartmaya çalışıyoruz. Gelecekte turizmi nasıl şekillendireceğiz, hangi yollardan gideceğiz. Bugün bunun ilk adımını atıyoruz. Aramızda çok değerli profesyoneller var. El ele verdiğimizde, bütün kurumlarla birlikte hareket ettiğimizde, kent halkını da işin içine kattığımız da Edirne 10 milyon ziyaretçiyi yakalayacaktır. Edirne yakın gelecekte, dünyada kendinden en çok söz ettiren şehir olacaktır. Edirne özgürlükler şehri. Edirne bir uzlaşma şehridir. Birbirine saygı duyan insanların yaşadığı kenttir diye konuştu.

Bakınız ben yapacağım demiyor, biz yapacağız, biz başaracağız diyor. Bazı kişilere bu hedefler hayal gelebilir. 10 milyon ziyaretçi hayal mi? Bence hayır. Doğru kararlar ile bu hedefe varılabilir. Tabiki Edirne Sarayının restore edilmesi, Hıdırlık Tabyanın açılması, Makedonya kulesinin müze olarak açılması konuşuluyor. Bir de Bulgaristan ve Yunanistan’a giden trenlerin de reklamları iyi yapılırsa, Meriç nehri ve Tunca’da kanolar sefere sürekli çıkarsa, Edirne mutfağı hızla açılır ve desteklenirse bu hedeflere ulaşılır.

Ayrıca, burada da Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlunun açıklamalarına dikkatle bakmak gerekir. 2017 yılında 800 bin kişi müzelerimizi ziyaret etti diyor. Selimiye Camini 2 milyon kişi ziyaret ettiğini belirtiyor. Son üç yılda ise Edirne ilinde yatak kapasitesinin iki kat arttığından bahsediyor. Eldeki veriler de incelendiğinde de güzel sonuçların yakın olduğu gözükmektedir.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum