Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO)'da, dün düzenlenen basın toplantısında, turizm sektörünü ilgilendiren "Sürdürülebilir Turizm Sertifikası" hakkında bilgiler verilirken, Saros Körfezi'nin Güney bölgesindeki fiyatlara göre daha cazibeli ve alternatif olacağı belirtildi.
Keşan TSO Meclis Toplantı Salonu'nda başlayan toplantıya; Keşan TSO Meclis Başkan Yardımcısı Cüneyt Yüksekdağ, Meclis Üyeleri Mustafa İşçimen ve Onur Şapçı katıldı.
Şapçı, ilgili bakanlık tarafından kapsamlı bir çalışma başlatıldığını belirterek, "Güvenli Turizm Sertifikası'na benzer bir sürecin daha da detaylandırılmış bir versiyonunu görüyoruz. Amaç burada konaklamayı Türkiye genelinde standart bir yapıya dönüştürmek." diye konuştu.
Yüksekdağ da bahse konu program ile işletmelerde personel artışının da beraberinde geleceğini dile getirerek şunları söyledi; "Yaptırım gücü cezalara bağlanmış. Cezaları ağır. Uyarı sonrasında cezalar kesiliyor. Daha sonra belgesi nereye bağlı olursa olsun belge iptaline ne kadar gidiyor. Satın almaları ayrıştırıp bir yerde toplamak ve bunların tüketimini azaltmayı, aynı zamanda enerji tasarrufu yapmayı, su tüketimini azaltmayı istiyorlar. Bunları isterken otelcinin fazladan 2 ya da 3 eleman kullanıp günlük raporlaması biraz zorlayacak."
Bahse konu sertifika sürecinin bölge turizmini nasıl etkileyeceği yönündeki soruyu cevaplandıran Cüneyt Yüksekdağ, Sürdürülebilir Turizm Sertifikası'na sahip olunması anlamında bazı mali yüklerin altına girileceğine değinerek, "Burada bir işletmeye personel ilave edilmesi, maliyetlere, dolayısıyla oda ücretlerinde az da olsa bir artış yaratacaktır. En yakın bölgenin İstanbul olduğunu ve bölgemizin turizm anlamında çok da pahalı olmadığını ele aldığımızda 2023 yılının güzel olacağını düşünüyorum." diye konuştu.
Soru ile ilgili düşüncelerini dile getiren İşçimen de, 2023 yılının bölge turizmi için en popüler yıllarından biri olacağını vurgulayarak, şunları kaydetti; "Deprem olsa da bölgemizde erken rezervasyonların yoğunlaştığı bu dönemdeyiz. Eğer Şubat ayında erken rezervasyonlarda aşırı yoğunluk varsa bölgemizde talebin hiçbir zaman düşmediğini gösteriyor. Güney bölgesinde 1 haftalık tatilin erken rezervasyonlarda dahi arttığı söyleniyor. Fiyatların uçuk olduğu bir Güney ve Ege tatili söz konusu. Türkiye'de çalışan kesimin Ege'nin Kuzeyi'nde tatil yapmayı tercih edeceğini düşünüyoruz. Hatta Kırklareli ve İğneada'nın da çok daha fazla hareketli olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla, Güney bölgesindeki fiyatlara göre bizim bölgemiz daha cazibeli ve alternatif olacaktır."









