İstanbul'un Fethinin 572’nci yıldönümü kutlamaları, "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı kapsamında çeşitli etkinliklerle gerçekleştirildi.
Her yıl Anadolu Gençlik Derneği Edirne Şubesi tarafından düzenlenen "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programları, bu yıl Edirne Valiliği’nin himayelerinde yapıldı. 19’uncu kez düzenlenen törende, fethin anlamına uygun etkinlikler sergilendi. Şükrüpaşa İlkokulu önünden Selimiye Meydanı’na kadar Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Birliği eşliğinde fetih yürüyüşü gerçekleştirildi. Korteje birçok temsili yeniçeri ve levent de katıldı; yürüyen yeniçeriler ayrıca temsili olarak şahi toplarını da taşıdı.
Selimiye Meydanı’nda düzenlenen programda, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından bir imam tarafından Bakara ve Fetih surelerinden ayetler okundu. Program sırasında alanda konserler ve mapping gösterileri düzenlendi. Gece, ünlü klarnetçi Serkan Çağrı’nın muhteşem konseriyle sona erdi.
İRİŞ: 18 YILDIR İSTANBUL'UN FETHİNİ EDİRNE'DEN KUTLUYORUZ
Bu yıl etkinliklerin Edirne Valiliği himayelerinde gerçekleştirildiğini belirten Anadolu Gençlik Derneği Edirne Şube Başkanı Abdülhamit İriş, şöyle konuştu:
"Tarihimizin müstesna olaylarından biri olan İstanbul’un fethinin 572’nci yılındayız. Bu fetih şuur ve heyecanıyla gerçekleştirdiğimiz 'İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar' programının Edirne’ye, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyoruz. AGD olarak bu etkinliğe 2006 yılında başladık ve 18 yıldır İstanbul’un fethini Edirne’den kutluyoruz.
Bu yılki etkinlikler Edirne Valiliği’nin himayelerinde gerçekleşmektedir; bu nedenle ayrıca bir heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Edirne’de doğan, eğitimini alan ve seferlere Edirne’den yürüyen Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’u fethederek çağ kapatıp çağ açan önemli bir şahsiyettir. Sultan Fatih’in Edirne’de bulunması ve fetih hazırlıklarının burada yapılması, İstanbul’un fethi için kritik öneme sahiptir. Ancak bu hususlar yeterince gündeme gelememiştir.
İstanbul’un fethi Edirne’de başlamıştır; bu nedenle İstanbul’un fethini anlayabilmek için önce Edirne’yi ve Edirne’de yapılanları anmak ve anlamak gerekmektedir. Coşkuyu akılla, kuvveti bilgiyle, heyecanı tecrübeyle birleştirebilen milletler büyük zaferlere imza atmışlardır. Unutmamalıyız ki her fatihin bir Akşemseddin’i vardır. İstanbul’un fethi, heyecanın yanı sıra bilim ve teknik, imanın yanında akıl ve cesaret ile gerçekleşmiştir. Bu nedenle medeniyet değerlerimize sımsıkı bağlı, gönlü ve ufku geniş, iyiliği ve adaleti örnek alan, güçlü bir zihin yapısına sahip insanlara ihtiyaç vardır. Bu kişilerin yetiştirilmesinde maneviyat ilk ilkemizdir."
FETİH, BİR MEKÂN İŞİ DEĞİL, BİR RUH İŞİDİR
İstanbul’un fethinin, asırlar öncesinden müjdelenmiş büyük bir zaferin komutanı, çağ açıp çağ kapatan cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve onun kutlu fetih ordusunu rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ederek sözlerine başlayan Edirne Valisi Yunus Sezer şunları söyledi:
"Bir yanımızda Osmanlı’nın ilk izlerinden olan Eski Cami bulunuyor. Ki bu cami yalnızca taş duvarlardan ibaret değildir. Bu cami, fetih ordusunun İstanbul’a doğru yola çıkarken Akşemseddin’in dua ettiği, fethin manevî hazırlığının yapıldığı bir mekândır.
Hemen yanı başımızda Üç Şerefeli Cami, bir ihtişamın ve bir medeniyet tasavvurunun ilk mimarî nişanıdır. Ve arkamızda ise, bu topraklara mühür vuran, çağlara meydan okuyan büyük mimar Koca Sinan’ın başyapıtı Selimiye Camii yükselir.
Bugün burada, bu muhteşem mekânda, bu maneviyat yüklü atmosferde gerçekleştirdiğimiz program bizlere bir gerçeği tekrar hatırlatıyor: Fetih bir mekân işi değil, bir ruh işidir.
İşte Edirne, bu ruhun en güçlü kaynaklarından biridir. Çünkü Edirne sadece bir payitaht değildir; aynı zamanda bir meydan mektebidir, bir ruhani hazırlık merkezidir, bir medeniyetin yoğrulduğu ocaktır."
BURADA SADECE KILIÇ DEĞİL, DUA DA KUŞANILIR
Sezer konuşmasına şöyle devam etti:
"Burada sadece kılıç değil, dua da kuşanılır. Burada sadece asker değil, irfan sahibi gönül erleri de yetişir.
Alparslan’dan Fatih’e, Ahmed Yesevî’den Akşemseddin’e kadar uzanan o büyük yürüyüş; işte bu şehirlerde, bu camilerde, bu gönüllerde şekillenir.
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un kapılarını açmadan önce, kendi iç âleminde bir fetih gerçekleştirmiştir. Çünkü:
“Fetihler önce ruhlarda başlar.”
“Fetihler önce gönüllerde, önce secdelerde, önce dualarda başlar.”
Ve o ruh bir kez tutuştu mu, surlar dayanamaz, zincirler çözülür, çağlar değişir! Alparslanların, Ertuğrul Gazilerin, Murat Hüdavendigarların, Fatihlerin düşlerini gördüğü o ulu çınarın dalları bugün hâlâ bizimle... Ve o dallarda yeşeren umut, Oğuz’un Kızıl Elma’sı, bugün bizlere emanettir.
İçinde bulunduğumuz bu yüzyıl sadece bir tarih değil; büyük bir sorumluluktur, bir emanettir, bir idealdir.
Bu yüzyıl, Türkiye Yüzyılı olarak omuzlarımıza yüklenmiş büyük bir görevdir. Ve işte bizim Kızıl Elma’mız, bu yolda yürümek, bu emaneti geleceğe taşımaktır."
Haber: Mert Soylu





