• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • İLÇE HABERLERİ
  • SON DAKİKA
  • EĞİTİM
  • YAŞAM
  • MAGAZİN
  • SPOR
  • SİYASET
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • TEKNOLOJİ BÖLGE HABERLERİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA SAĞLIK
  • Ara
SON DAKİKA:
17:10
40 Yaş Altına Faizsiz Konut Finansmanı Teklifi TBMM Gündeminde
17:04
Köse’den Proje Kapsamında Üretici Ziyareti
16:56
Dechev, Sezer’i Ziyaret Etti
16:50
Köse, Korucu Köyü’nde Üreticilerle Buluştu
16:40
Rezervasyonlar Yüzde 60 Geriledi, Maliyet Baskısı Artıyor
16:18
Gencan’a Türk-İş ve Tes-İş’ten Ziyaret
16:13
Balkan Pazarı İkinci Başvuru Süreci Başladı
16:06
Tarımda Destekler Sahaya Yansıyor
16:04
İŞKUR'dan 187,4 milyon liralık hibe desteği
15:53
13 Bin TL’lik Çocuk Desteği Başladı
15:30
63 Yıldır Değişmeyen Tat
14:44
Afet Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi
13:37
Toplum Sağlığı Aşıyla Güçlü
13:25
Edirne Belediyesi Personeline İlk Yardım Eğitimi Verildi
13:25
Hazine Arazileri Üretime Kazandırılıyor
12:35
Gürlek’ten Sezer’e Ziyaret
12:29
Mayıs Ayı Kültür ve Sanatla Dolu Geçecek
12:27
Balkanlı “Bu atama neden Edirne’ye yapılmıştır?”
12:05
Deneme seferleri başladı
11:51
VETERİNER HEKİMLER TEKİRDAĞ’DA BULUŞTU
10:42
Kadınlara Özel Şalvar Gecesi ve Hıdırellez Coşkusu Düzenlenecek
10:34
AK Parti Edirne Teşkilatından Geniş Katılımlı İstişare Toplantısı
10:17
İba, Edirne’mizin en büyük gücü kardeşliktir
10:10
"Türk Bahar Festivali" düzenlendi
10:06
Tarım arazilerinde hasar tespit çalışmaları tamamlandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. 8 bin yıllık bir mikrop: Verem
SAĞLIK
Yayınlanma: 06 Ocak 2017 - 08:18
Güncelleme: 06 Ocak 2017 - 10:41

8 bin yıllık bir mikrop: Verem

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gündeniz Altıay Verem (Tüberküloz) Haftasında hastalığın insanlık tarihinden bugüne kadar var olan bir hastalık olduğunu belirterek konu hakkında detaylı bilgiler verdi.

SAĞLIK
06 Ocak 2017 - 08:18
Güncelleme: 06 Ocak 2017 - 10:41
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
8 bin yıllık bir mikrop: Verem
Verem ‘Tüberkuloz’ Haftası olan 4-10 Ocak tarihleri arasında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gündeniz Altıay hastalık hakkında detaylı bilgiler verdi. Prof. Dr. Gündeniz Altınay, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinde düzenlenen toplantıda basın mensuplarının hastalık ile ilgili sorularını cevapladı.  Prof. Dr. Gündeniz Altıay, hastalığın İnsanlık tarihi kadar eski bir hastalık olduğunu belirterek dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili çeşitli açıklamalarda bulundu.

 

“EDİRNE’DE 90 KİŞİ TESPİT EDİLDİ”

Prof. Dr. Gündeniz Ay, 2016 yılında Verem (Tüberkuloz) hastalığına Edirne’de 90 kişide tespit edildiğini ve tedavi sürecinde olduklarını belirterek; “Tarihin en eski hastalıklarından biri olan verem, "Mycobacterium tuberculosis" basilinin etken olduğu solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Tarih sayfalarında en çok yer kaplayan ve en büyük geçmişe sahip hastalıklardan biri olan verem, insanlıkla her zaman iç içe olmuş ve halk sağlığı açısından tehdit olma özelliğini daima korumuştur. Verem Haftası; geçtiğimiz yıllara oranla görülme sıklığı azalıyor bile olsa, ülkemiz ve Dünya için önemli bir sağlık sorunu olmaya devam eden Verem hastalığını hatırlamak ve hatırlatmak için önemli bir araçtır. Bu denli yaygın bir sağlık problemi ile savaşmak -ve savaşı kazanmak- sadece başta biz hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarının çabalarının yeterli olamayacağı bir durumdur. O nedenledir ki bu mücadelenin üç ayağından birini "tıbbi uygulamalar" oluştururken diğer ikisini de "sağlık politikaları" ve "toplumsal bilinçlendirme ve bilgilendirme" oluşturmaktadır. Verem mikrobu hemen hemen tüm organlarda hastalık yapabilse de en sık akciğerin etkilenmesi ve bu durumun bulaştırıcılığı sebebiyle, sadece hasta için değil tüm toplum içinde önemli bir sağlık problemidir. Bu nedenledir ki verem ile mücadele öncelikle bir "toplum sağlığı sorunu" olarak algılanmalıdır. Dünya nüfusunun üçte biri verem mikrobuyla karşılaşmıştır. Dünya Sağlık Örgütü, 2014 yılında tüm dünyada 9,6 milyon yeni verem (verem) hastasının ortaya çıktığını, bunların 1 milyonunun çocuk olduğunu bildirmiştir. Yine 2014 yılında, 140 bini çocuk olmak üzere dünyada 1,5 milyon insan verem nedeni ile ölmüştür. Verem hastalarının dünya genelinde dağılımına bakıldığında az gelişmiş fakir ülkelerde ve HIV infeksiyonunun (AİDS) yaygın olduğu bölgelerde daha sık olduğu görülmektedir. Basilin keşfinden, günümüze kadar verem basili ile savaşta ciddi tedavi stratejileri ve kontrol programları geliştirilse de, verem infeksiyoz kaynaklı hastalık ölümlerinin en başında olmaya devam etmektedir. Ancak ülkemizin Verem savaşında gösterdiği başarı dikkate değer niteliktedir. Geride bıraktığımız 2016 yılında ise Edirne’de sadece 90 kişi verem hastasıdır ve tedavi süreçleri devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

 

“HASTA OLMAMASINA RAĞMEN VÜCUDUNDA MİKROP BARINDIRAN 12-15 MİLYON KİŞİ VAR”

Prof. Dr. Gündeniz Ay, Türkiye’de hasta olmamasına karşın vücudunda mikrop barındırdığı kabul edilen 12-15 milyon kişi olduğu tahmin edildiğini belirterek; “1960'lı yıllarda kabaca yüz binde 180 düzeyindeki verem sıklığı şimdilerde yüz binde 15'e yaklaşmıştır. Bu başarıda Göğüs Hastalıkları uzmanları, Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Verem Daire Başkanlığı ve Verem Savaşı Dispanserleri direk pay sahibidirler. Bu çalışmaların desteklenmesi ve daha ileriye taşınması ancak ulusal politikaların aynı yönde oluşturulması ve toplumsal bilinçlenmenin sağlanması ile mümkün olacaktır. Ülkemizdeki son duruma bakacak olursak; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu verilerine göre 2014 yılında yeni tanı konulan hasta sayısı 13 bin 378 ve olgu hızı yüz bin nüfusta 18'dir. Bundan on yıl öncesi olan 2005 yılındaki olgu hızı yüz bin nüfusta 26'dır ve bu rakamlar ülkemizde hasta sayısının giderek azaldığını göstermektedir. Olgu saptama ve tedavi başarı oranı ülkemizde yüzde 90'nın üzerindedir. 2013 yılında 228 çok ilaca dirençli verem hastası ve 32 HIV(+) verem hastası bildirilmiştir. Ancak halen veremin görülme hızı istenilen rakamların üzerindedir. Ülkemizde, hasta olmamasına karşın vücudunda mikrop barındırdığı kabul edilen 12-15 milyon kişi olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle verem daha uzun bir süre ülkemiz için sorun olmaya devam edecektir. Hastalık halen genç yaş grubunu etkilemekte ve hala tüberküloz menenjit görülmektedir. Genç nüfustaki hastalık görülme hızı yüksekliği, yeni bulaşmaların devam ettiğini göstermektedir. Ayrıca her yıl 500-1000 kadar verem hastası tedavi terki veya takip yetersizliği nedeniyle gerekli tedaviyi alamamaktadır. Bu hastalar toplum içinde serbestçe dolaşıp etrafa olası dirençli mikropları yaymaya devam etmektedir. Bu hastalar toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Doğru ilaçlar ve düzenli tedaviyle tamamen iyileştirilebilen bir hastalık neden dünya genelinde en çok öldüren ilk 10 hastalık arasında yer almaktadır. Sorun verem tanı ve tedavisinde değil, etkin tanı ve tedaviyi başarabilecek organizasyonun sağlanamamasındadır.

 

“KÖTÜ YAŞAM KOŞULLARININ HASTALIĞIN ARTMASINDA BÜYÜK YER ARZ EDİYOR”

Prof. Dr. Gündeniz Ay, bazı ülke ve bölgelerde yaşanan yoksulluk ve savaşların beraberinde oluşan göçlerle birlikte hastalığın artabileceğini belirterek; “Sağlık politikalarında vereme yeterli önemin verilmeyişi, yoksulluk, göçler, dirençli verem, HIV salgını verem kontrolünü zorlaştıran en önemli faktörlerdir. Son yıllarda maalesef artan sıklıkta gördüğümüz ilaca dirençli basillerin oluşturduğu Verem olguları, bu hastalıkta ek sorunlar, tedavi başarısızlıkları ve sonuçta ölümlerde artış ile birlikte anılmaktadır. Verem hastalığı, geçtiğimiz on yıllar ile karşılaştırıldığında giderek daha iyi tanı konulup tedavi edilen bir hastalık durumundadır. Ancak, sınırların giderek kaybolduğu küreselleşen bir yaşam, sosyal dinamiklerdeki baş döndüren hızdaki değişmeler, dünyadaki sosyoekonomik çalkantılar, bazı ülke ve bölgelerdeki yoksulluk, savaşlar ve göçler, başta Göğüs Hastalıkları uzmanları olmak üzere tüm hekimleri ve sağlık otoritelerini, durumun hassasiyeti konusunda uyarmaktadır. Veremle savaşta hedeflere ulaşmak kadar, hedefleri sürdürmek de önemlidir. Bu anlamda değişen sağlık politikalarının, özellikli bir hastalık olan veremi ve veremle savaşı göz ardı etmemesi gerekir.

 

 

“BU KONULARA DİKKAT ETMEMİZ GEREKLİ”

Prof. Dr. Gündeniz Ay, Verem (Tüberküloz) hastalığına karşın dikkat edilmesi gereken konular şu şekilde açıkladı; “Tüberküloz hastası ile aynı evde yaşayanlar verem mikrobunu bulaştırma olasılığı yüksektir. Çünkü aynı havayı en uzun süre paylaşmaktadırlar. Bu nedenle, tüberküloz tanısı kesinleşince, bütün aile bireyleri ve hasta ile aynı havayı paylaşan işyeri ya da başka ortamdaki kişiler verem savaşı dispanserinde muayene için çağrılırlar. Buna temaslı muayenesi denir. Temaslı muayenesi, eğer hastanın yakınlarında da hastalık varsa erkenden tanı koymayı sağlar. Hasta olmayan ve risk taşıyanlara da koruyucu tedavi verilir. Koruyucu tedavi eğer düzenli kullanılırsa, mikrobu almış kişilerin hastalanmasını yüzde 90'a varan oranda önler. Özellikle çocuklarda koruyucu tedavi çok önemlidir. Tüberküloz utanılacak, saklanılacak bir hastalık değildir. Bundan yaklaşık elli yıl önce, ilaç tedavisi yokken genellikle öldüren, ölmeyenleri de ciddi sakat bırakan bir hastalık olduğu için o dönemlerde korkutan ve utanılan bir hastalık olmuştur. Bugün erken tanı ve doğru tedavi ile hastalar tümüyle iyileşir. Buna rağmen toplum hastalık hakkında yeterli bilgilendirilemediğinden ve önyargılarından dolayı hala tüberküloz hastaları damgalanma problemi yaşamaktadır.

Tedaviye başlanan, düzenli ilaç içen hastanın bulaştırıcılığı 15-20 günde kaybolur ve toplum için risk oluşturmaz. Bu hastaların damgalanması ve toplumdan dışlanması engellenmeli ve bu konuda toplumu bilinçlendirmeye yönelik eğitim çalışmaları yapılmalıdır.

Hastalarımızın tedavi uyumlarımn arttırılması için gerekli önlemler alınmalıdır. Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) uygulama kalitesi iyileştirilmelidir. Hasta ve hasta yakınları ekonomik, sosyal ve psikolojik açıdan desteklenmelidir. Ülkemizde tüberküloz hastalarının hastane ulaşımlarını, günlük yaşamlarını sürdürebilmek için gereken ihtiyaçlarının sağlanması konusunda eksiklikler vardır. Bu konuda gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı ve sorumlu kurumlar belirlenmelidir.

Artan göçler, kötü yaşam koşulları göçmenler arasında tüberkülozun artmasında rol oynamaktadır. Acilen göçmenlerde tüberküloz kontrolü konusunda çalışmalar yapılmalı ve bu konuya özel bir önem verilmelidir.  Tüberküloz kontrolünde önemli sorumluluğu üstlenmiş kurumlar olan Verem Savaşı Dispanserindeki sağlık personeli sayıları arttırılmalı, çalışmak özendirilmeli ve bu kurumlar desteklenmelidir.”

 

TÜBERKULOZ NASIL BULAŞIR?

Tüberküloz hastalığı, solunum yoluyla bulaşır. Hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması, konuşması ile solunum yolu salgıları damlacık şeklinde havaya atılır. İçinde tüberküloz basilinin (mikrobunun) de bulunduğu bu damlacıkların solunması ile sağlıklı bireyler infekte olur. İnfekte olan her kişide mutlaka hastalık gelişmez. Alınan basiller kişiyi hastalandırmaksızın vücutta saklı kalır ve vücut direncinin düştüğü bir anda hastalık oluşturur. Hastalık gelişme riskinin en yüksek olduğu dönem ilk iki yıldır. İlk iki yılda %5 sonrasında %5 olmak üzere, yaşam boyu hastalık gelişme riski %10'dur. Bulaşma açısından en riskli kişiler hastayla uzun süre aynı ortamda bulunan aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşlarıdır. Kaşık, çatal, bardak gibi yemek gereçleri, giysiler, çarşaflar gibi eşyalarla bulaşma olmaz.

 

TÜBERKÜLOZ HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Tüberküloz hastalığının belirtileri, genel yakınmalar ve akciğere özgü yakınmalar olmak üzere iki grupta toplanabilir. Genel yakınmalar, özellikle akşama doğru yükselen ateş, gece terlemesi, kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizliktir. Akciğere özgü yakınmalar ise iki haftadan uzun süren öksürük, balgam çıkarma, değişken miktarlarda kan tükürme, göğüste ağrı ve nefes darlığıdır. Yakınmalar genellikle hafif başlar, yavaş ilerler. Hastalar bu yakınmaları başka nedenlere bağlayabilir ve doktora geç gidebilir. Bu durum hastalığın daha çok yayılmasına ve tutulan organın daha fazla tahrip olmasına neden olur. Bu arada hasta çevresine mikrop saçar ve daha çok kişinin infekte olmasına neden olur. Bu nedenle özellikle iki haftadan uzun süren öksürük ve diğer yakınmaları olan kişilerin en kısa zamanda sağlık merkezine başvurmaları çok önemlidir.

 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
DOKTORLARIN TEHDİT EDİLMESİ HASTANEDE PROTESTO EDİLDİ
DOKTORLARIN TEHDİT EDİLMESİ HASTANEDE PROTESTO EDİLDİ
HALK SAĞLIĞI HAFTASINDA HALK BİLGİLENDİRİLİYOR
HALK SAĞLIĞI HAFTASINDA HALK BİLGİLENDİRİLİYOR
KARA GÖLDE, KARA TABLO
KARA GÖLDE, KARA TABLO
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ EDİRNE İL TEMSİLCİLİĞİ AÇILDI
TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ EDİRNE İL TEMSİLCİLİĞİ AÇILDI
ilan.gov.tr
Son Haberler
40 Yaş Altına Faizsiz Konut Finansmanı Teklifi TBMM Gündeminde
40 Yaş Altına Faizsiz Konut Finansmanı Teklifi TBMM Gündeminde
Köse’den Proje Kapsamında Üretici Ziyareti
Köse’den Proje Kapsamında Üretici Ziyareti
Dechev, Sezer’i Ziyaret Etti
Dechev, Sezer’i Ziyaret Etti
Köse, Korucu Köyü’nde Üreticilerle Buluştu
Köse, Korucu Köyü’nde Üreticilerle Buluştu
Rezervasyonlar Yüzde 60 Geriledi, Maliyet Baskısı Artıyor
Rezervasyonlar Yüzde 60 Geriledi, Maliyet Baskısı Artıyor
Çoğal, “Açlık sınırı bin 538 liraya çıktı”
Çoğal, “Açlık sınırı bin 538 liraya çıktı”

Ana Sayfa
İLÇE HABERLERİ
SON DAKİKA
EĞİTİM
YAŞAM
MAGAZİN
SPOR
SİYASET
DÜNYA
EKONOMİ
GÜNDEM
TEKNOLOJİ
BÖLGE HABERLERİ
KÜLTÜR-SANAT
MEDYA
SAĞLIK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Gazete Arşivi
Hava Durumu
  • ASAYİŞ
  • EĞİTİM
  • KÜLTÜR-SANAT
  • MEDYA
  • SİYASET
  • SON DAKİKA
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.