Sözleri bitti dediğiniz anda yanılırsınız; “Ama” der ve devam eder…İşte asıl o zaman çıkar ağzındaki bakla.Ama demeden önceki kabullenmişliği, ama’dan yerini savunmaya en sonunda da artık zeytin yağı gibi üste çıkmaya bırakır…“Ama” diyorsa bilin ki; asıl söylemek istediği şeyi söyleyemeye başlıyor…Yani, ama’dan önce yapmış olduğu tüm konuşmalar kuru gürültü…Lakin sizi o ama’ya kadar bir güzel hazırlar, bir güzel lafı dolandırır ki; oraya gelene kadar “Bu adam hakikaten çalışıyor, hakikaten bilgili, hakikaten ilgili” dedirtir…Süslü konuşmalar yapar…Mesela ilk önce gönül alır…Suç, kabahat neyse kabul eder.Eğer zatı şahanelerini çok dinlediyseniz ya da dikkatli biriyseniz hemen anlarsınız…İçinizden bu güzel konuşmanın “Ama”sı ne olacak acaba diye kendi kendinizle bahis oynamaya başlarsınız.Mesela 10 dakika konuşur…8 dakika lafı dolandırır!9’ncu dakika “Ama” ile başlar ve 10’ncu dakikaya kadar da 9 dakikalık konuşmanın ne için yapıldığını size iki cümleyle anlatır.Topu topu 5 saniyedir. Asıl vermek istediği mesaj o cümlededir.Yakaladın yakaladın…Yakalayamazsan zaten biraz önce de söylediğim gibi; “Bu adam hakikaten çalışıyor, hakikaten bilgili, hakikaten ilgili” der çıkarsın o toplantıdan.*Mesela düşünürlerin sözlerinden örnekler vermeyi çok sever…Sosyal medyayı yakından takip ettiğini ve çağa uygun davrandığını size anlatmak için mutlaka kendisine gelen tepkilerin en az birine karşılık verir!Hiçbir zaman hatalı olduğunu kabul etmez…Demeye çalıştığım; etse de etmez…Dediğim gibi onu, “Ama” dedikten sonraki 1 dakikalık bölümden sonra anlarsınız…Tabi sizde benim gibi “Ama”lara çok takılıyorsanız…*Durumlar böyleyken sizce kim bu “Ama”cı?*ETUS… Şehir içi ulaşımının en örnek sistemini yarattığını iddia edip, aslında en sistemli mağduriyetini yaratan Türkiye’nin kağıt üzerindeki örnek firması bu sözlerim sanadır;Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en iyi şehir içi ulaşım firması ödülünü de alsan gözümde attığım çöp kadar değeri yok…*65 yaşındaki vatandaşların ücretsiz taşınmaması için kopardığınız yaygara,Çok stresli şoförlerinin halka olan çirkin tepkileri için “Şoförlerimiz haklı olarak” reaksiyon gösteriyor demeniz ve hemen ardından “Plakayı alın şikayet edin gerekli cezai işlemi uygulayalım” diye devam etmeniz içine düştüğünüz durumdan ve kriz yönetiminden gram anlamadığınızı gösteriyor…Ayrıca Recep Gürkan’ın şehir içi ulaşım ücretleri ile ilgili verdiği örneği, “Rusya bize komşu değil ki neden Suriye ile bu kadar ilgileniyor” örneğine şiddetle benzetmekteyim…Hatta bazen mantalite de aynı mı acaba diye düşünmekten de kendimi alıkoyamıyorum…Demokratlık ve hizmet; kağıt üzerinde, sandıkta, alınan başarı, teşekkür belgelerinde olmaz agacım.*Her okuldan bir birinci çıkar, o birinci çıkan öğrenci teşekkür ve onur belgesini alıp kütüğe ismini çakarken tüm okulun öğrencileri, velileri tarafından alkışlanır. Çoğu zaman o alkışlayan öğrencilerin arasından biri üniversite sınavında birinciyi yerle bir eder…Peki asıl başarı hangisi?4 yıl boyunca gece gündüz çalışarak okul birincisi olmak mı?Yoksa gerektiği kadar çalışarak, sosyal ve standart bir öğrencilik geçirip birinciyi asıl sınavda yerin dibine sokmak mı?Bu örneklerle hepimiz sadece okulumuzda değil hayatımızın hemen yer yerinde karşılaşıyoruz.Kağıtta yazanlar okuldaki, işteki vs. başarınızı gösterir… O da tam anlamıyla değil… Çevrenizdeki insanlar ise hayattaki… İşte o sizin asıl başarı ölçütünüzdür…Merkezinde insan olan her işin başarı ölçütü yine insandır! Kağıt üzerinde yazanlara, şekil şükül ödüllere aldanmayın! *Bir binanın sağlam olduğuna dışarıdan bakarak karar veremezsiniz. Bir ulaşım sisteminin başarılı şekilde hizmet verdiğine o otobüslerin yeniliğine, eskiliğine bakarak karar veremezsiniz… Karşınızdakinin iyi ve başarılı bir insan olduğuna, tipine çapına, ayakkabısına, saatine bakarak karar veremezsiniz. Bir öğrencinin başarılı olduğuna hangi okula gittiğine bakarak karar veremezsiniz… Son olarak bir liderin demokrat olduğuna partisine, medya önündeki demeçlerine bakarak karar veremezsiniz… GÖKHAN ATEŞ
SAĞLIK
Yayınlanma: 12 Ekim 2015 - 00:00
Acaba mantalite de aynı mı?
Sözleri bitti dediğiniz anda yanılırsınız; “Ama” der ve devam eder… İşte asıl o zaman çıkar ağzındaki bakla. Ama demeden önceki kabullenmişliği, ama’dan yerini savunmaya en sonunda da ...
SAĞLIK
12 Ekim 2015 - 00:00









