Edirne’de son günlerde hastanelerin acil servislerine ishal, kusma ve ateş belirtileriyle başvuran çocuk sayısı arttı. Acil servislerin dolup taştığı bugünlerde, yüzlerce çocuğa bağırsak enfeksiyonu teşhisi konuldu. Uzmanlar ailelere önemli çağrılarda bulundu…
Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve özel hastaneler son günlerde dolup taşıyor. Son iki haftadır ishal, kusma ve ateş belirtileriyle hastaneye başvuran çocukların sayısında gün geçtikçe artış yaşanıyor.
Acil servislere başvuran çocuklara yapılan tahlillerde çok sayıda çocuğa bağırsak enfeksiyonu teşhisi konulduğu öğrenildi. Ateş ve karın ağrısı olan çocukların doktor gözetiminde en az bir gece hastanede yatırıldığı belirtilirken, hastanelerin yataklı bölümlerinde de yoğunluğun yaşandığı ifade ediliyor.
5 yaşından küçük çocuklarda şikayetlerin daha çok gözlemlendiği kayıtlara geçerken, uzmanlar hastalığın bulaşmaması için en önemli tedbirlerin başında ellerin sabunlu suyla yıkanması olduğunu ifade etti.
Çocukların parkta, bahçede… oynadıktan sonra eve döndüklerinde mutlaka ellerini sabunla yıkamaları çağrısında bulunan uzmanlar, ortak kullanılan eşyalar ve oyuncakların çok sık bir bulaş kaynağı olduğunu anlattı.
Çocuklarda görülen yüksek ateş, kusma, ishal ve karın ağrılarının bağırsak enfeksiyonu hastalığının semptomlarından olduğunu belirten uzmanlar, bu dönemde bol ve temiz su içilmesinin, ayrıca gıdaların iyice yıkandıktan sonra tüketilmesinin sağlık açısından çok önemli olduğunu söyledi.
Ailelere uyarılarda bulunan uzmanlar şu açıklamalara yer verdi, “ishale bağlı gelişen sıvı ve tuz kaybı oldukça önem taşımaktadır. İshal süresinde iştahsızlık sıktır. İshal belirtileri olan çocuklara sık aralıklarla besinler verilmelidir. İshalin erken döneminde çocuğun aç ve susuz bırakılmaması, alışık olduğu sıvı besinlerin alabildiği miktarlarda verilmesine devam edilmesi, sıvı ve tuz kaybının gelişmesini önlemeye yeterlidir.
Mutlaka temiz su tüketilmelidir. Eğer suyun temizliğinden şüphe varsa en az 10 dakika kaynatılarak içilmelidir. Ayrıca tüm meyve ve sebzeler tüketilmeden önce bol ve temiz su ile yıkanmalıdır. Uygun şartlarda saklanmış ve mikrop üreme ihtimali olan gıdalar tüketilmemelidir. Özellikle etler iyice pişirilmeden yenmemeli ve pastörize edilmiş sütler kullanılmalıdır.
Aile içinde hastalığın yayılımını önlenmek için hastanın kullandığı tabak, çatal, kaşık, bıçak temizlenmeden başkalarınca kullanılmamalı, hastanın özellikle dışkı ile temas etmiş kirli kıyafetleri sıcak su ile yıkanmalı, tuvalet klor içeren temizleyicilerle ya da çamaşır suyuyla temizlenmelidir. Hastalıktan en çok kişisel temizlik kurallarına dikkat etmeyen, el yıkama alışkanlığı olmayan, yiyecekleri tüketmeden önce iyi yıkamayan ve yeterince pişirmeden yiyen, güvenli içme ve kullanma suyuna ulaşımın olmadığı toplumlar, kişiler ve çocuklar etkilenmektedir.
HABER: ŞENER URFA





