1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kapsamında Edirne Emek ve Meslek Örgütleri Platformu (TÜRK-İŞ, DİSK, KESK, BİRLEŞİK KAMU-İŞ, TMMOB, TTB) öncülüğünde toplanan kalabalık İzmir Marşı eşliğinde yürüyerek Saraçlar Caddesi’nde ortak basın açıklaması yapıldı.Edirne Türk İş İl Temsilcisi ve Tes-İş Edirne Şube Başkanı Zeki Şişko ortak basın açıklamasında, 1 Mayıs’ın 131 yıl 1 Mayıs 1886 günü, sekiz saatlik işgünü hakkı için sürdürülen mücadelenin başlangıcı olduğunu belirterek, “1 Mayıs, işçi sınıfının mücadele ederek elde ettiği kazanımlarıyla, kararlılığıyla, dayanışmasıyla anlamlı kıldığı bir gündür. Biz işçiler din, dil, ırk, siyasi düşünce ayrımı olmaksızın, emek gücüyle yaşam mücadelesi verenler olarak, ortak taleplerimizi yüksek sesle dile getirmek için bu gün burada bir kez daha bir araya geldik. Bugün burada olduğu gibi ülkemizin diğer şehirlerinde, dünyanın birçok yerinde, bizlerle aynı kadere sahip arkadaşlarımız, işçiler, emek dostları, hak ve özgürlük talepleriyle alandalar. Bizim kaderimiz ortak.Biz, insanca çalışmak ve yaşamak istiyoruz. Taşeronda, güvencesiz, kuralsız çalışmak, ucuz işgücü olmak, iş kazalarında can vermek istemiyoruz. Çalışırken, sokakta ve alanlarda ölmek istemiyoruz. 40 yıl önce 1 Mayıs 1977’de katledilen işçilerin failleri hala aydınlatılmadığı gibi, 10 Ekim 2015’te Ankara Gar’da Ülke tarihimize en kanlı katliamı olarak geçti” dedi.Şişko, ülkelerimiz ayrı ama kaderlerimiz hep aynı diyerek, Biz emekçiler, dünyanın farklı ülkelerinde yaşasak bile benzer sorunlarla karşı karşıyayız. Sorunlarımız ortak ama mücadele azmimiz ve kararlılığımız da ortak. Çünkü biz birlik olursak emek mücadelesinin kazanını hepimiz olacağız. Bizler alın teriyle, haram lokma yemeden yaşam mücadelesi verenleriz. Bizler, tüm insanların refah ve huzur içinde kardeşçe yaşadığı bir dünyayı hayal ediyoruz. Burada “Ekmek, Barış, Özgürlük” sloganıyla bir araya geldik. Ekmeğin hakça bölüşümünü. Özgürlüğün siyasal ve ekonomik demokrasiyle sağlanmasını talep ediyoruz. İşin, ekmeğin olmadığı bir yerde sosyal barışın da olmayacağını biliyoruz. Emeğin baş tacı edildiği, her alanda demokrasinin geçerli olduğu bir düzen istiyoruz. Sorunlara karşı mücadeleyi yükseltmek için tekrar bir aradayız. Kıdem tazminatımıza el uzatılmasına, haksız yere işten çıkarmalara, açlığa ve sefalete mahkûm bırakılmaya, sendikasızlaştırmaya, güvencesizleştirmeye, çocuklarımızın geleceğinin çalınmasına ve top yekûn hayatımızın karartılmasına karşı alanlardayız. Eşitliği, barışı, kardeşliği ve özgürlüğü ülkemizde ve tüm dünyada egemen kılacak güç bizleriz. Tüm kurum ve kurallarıyla demokrasi, ancak bizlerin mücadelesi ile sağlanabilir.Bilindiği gibi, emekçilerin haklarını geliştirmeyen, aksine zarar veren ve tek adam rejimini dayatan bir anayasa için referanduma gidildi. Devletin tüm olanaklarının kullanılmasına, tek sesli medyaya, hayır diyenlerin engellenmesine rağmen yurttaşların en az yarısı HAYIR dedi. Böyle bir anayasa değişikliği ile ülke huzur, barış ve istikrar bulamayacaktır. Türkiye’nin acil ve yaşamsal ihtiyacı eşitlikçi, özgürlükçü, laik ve sosyal bir anayasadır” şeklinde konuştu.Emekçilerin yüzlerce yıl süren mücadeleler sonunda elde ettiği haklar ellerinden alınmak istendiğini ifade eden Şişko, “Sağlık, eğitim, sosyal güvenlik özelleştiriliyor; sosyal devlet ortadan kaldırılıp yerine paranın egemen olduğu bir düzen kurulmak isteniyor. Denetimsizliği, kuralsızlaştırmayı, esnekleştirmeyi öneren bu politikalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Sendikalı ve toplu sözleşmeli çalışma koşulları, sosyal adalet, eşitlik, kardeşlik, barış ve özgürlük için her zamankinden daha kararlı şekilde mücadele edeceğiz. Ortak geleceğimizi birlikte barış içinde belirlemeliyiz. Toplumda ayrışma riski ortadan kaldırılmalı, kardeşlik bağıyla bu ülkenin tüm kesimleri ortak akıl çerçevesinde bir yol haritası belirlemelidir. Ülkemizin çalkantılı siyasi tarihinde, darbelerden, muhtıralardan en fazla etkilenenler biz emekçiler olmuştur. Dünyanın farklı ülkelerinde ve ülkemizde görüldüğü gibi, darbe dönemlerinde en fazla hak kaybına uğrayanlar emekçilerdir. Emekçiler darbelerin en büyük düşmanı, demokrasinin en büyük dostudur. Tam demokrasinin sağlandığı ortamlar, işçi hak ve özgürlüklerinin yaşama alanıdır. 15 Temmuz 2016 tarihinde başarısızlığa uğratılan darbe girişimini de tüm darbeleri de lanetliyoruz. Savaşların olduğu coğrafyalarda insan hakları ve emek mücadelesinden söz edilemez; sağlanacak barış, en fazla emekçiler açısından kazanımdır. Emekçilerin kazanımı tüm toplumun kazanımıdır. Hukukun üstünlüğü ilkesi, biz emekçilerin sürdürdüğü mücadelenin olmazsa olamazıdır. Hukukun üstünlüğü çerçevesinde, her türlü görüşün düşüncenin görsel ve yazılı bir şekilde dile getirilmesi ve dağıtılması için gerekli ortam sağlanmalıdır. Basın özgürlüğü demokratik yapının güvencesidir. Uygulanan iktisat politikalarının temelinde insan ve istihdamın artırılması olmalıdır. Güvenceli ve insan onuruna yarışır iş kollarında çalışmak bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkıdır. Kadınların toplumsal yaşamda yer almalarına yönelik olumsuz yargıların ortadan kaldırılması için hem sendikalar hem de ilgili kamu kurumları çalışmalar yapmalıdır. Toplumsal yaşama güçlü bir şekilde katılım, kadınlara karşı uygulanan şiddet döngüsünün kırılmasında büyük rol oynayacaktır. Taşeron sorunu işçi statüsünde, sendikalaşma ve toplu sözleşme hakkı kapsamında bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır. Kamuda çalışan taşeron işçiler kadroya alınmalıdır. Kamu kurumlarındaki geçici işçilik uygulaması, güvencesiz istihdamın bir türüdür. Bu koşullarda çalıştırılan işçiler güvenceli şekilde istihdam edilmelidir. İş cinayetine dönüşen iş kazaları önlenmelidir. Kayıt dışılık ülkemizin uzun soluklu ekonomik sorunlarından biridir ve hala devam etmektedir. Kayıt dışı sorunu çözülmeli, herkes kayıt altına alınmalıdır. Kıdem tazminatı işçiler bakımından vazgeçilmez ve tartışılmaz bir haktır. Buna el uzatılması, ortadan kaldırılması yada daraltılması yönündeki talepler gündeme dahi getirilmemelidir. Asgari ücret birey değil, aile temelinde hesaplanmalı, insana yakışır geçim şartlarını sağlamalıdır. Ücretli çalışanlar üzerindeki ağır vergi yükü düşürülmeli, vergi adaletsizliği giderilmelidir. Engellilerin toplumsal yaşama tam uyum sağlamalarını sağlayacak kanuni ve fiili düzenlemelere hız verilmelidir. Öğrenim kurumları, demokratik yapının ve bilgi toplumunun gerektirdiği nitelikte özgür bireylerin yetiştiği, istihdam edilebilirliği destekleyen yapıda olmalıdır. Üniversitelerimiz bilimin üretildiği yapıya kavuşmalıdır” diye konuştu.Konuşmaların ardından katılımcılar, Saraçlar Caddesi’nde müzik eşliğinde 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nı halay çekti. Her yıl olduğu gibi bu yıl da İşçi Bayramı Edirne’de adına yakışır şekilde kutlandı. Konuşmaların ardından alanda bulunan katılımcılar, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı halaylar çekerek kutladı.
GÜNDEM
Yayınlanma: 02 Mayıs 2017 - 07:16
Adına yakışır şekilde kutlandı
Edirne’de 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Saraçlar Caddesi’nde halaylarla kutlandı. Ayşekadın Şükrüpaşa İlkokulu önünde toplanan kalabalık Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın da katılımıyla Saraçlar Caddesi’ne yürüdü.
GÜNDEM
02 Mayıs 2017 - 07:16





