Katiller, hırsızlar, tecavüzcüler, magandalar, din istismarcıları, emek hırsızları; dışarıda, işini yapan gazeteciler; hapishanede ya da hapishane yolunda… Gazetecileri, aydınları, sanatçıları ve yazarları içeri tıkmak son yıllarda moda oldu. AKP iktidarının başladığı günden bu yana birçok gazeteci hapishanenin yolunu tuttu. Gazeteciler işini yapamaz oldu. Susturuldu, hakaret edildi, ekmeğiyle oynandı… Son olarak Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül, “MİT tırlarını haber yapmak” gerekçesiyle hapse atılmıştı. Şimdi de, Evrensel Gazetesi İmtiyaz Sahibi Arif Koşar ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vural Nasuhbeyoğlu hakkında soruşturma açıldı. 23 Ocak 2015’te Evrensel Gazetesi’nde çıkan “Ali İsmail’in asıl faili…” başlığı altında yayımlanan haber nedeniyle, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla soruşturma açıldı. Evrensel Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vural Nasuhbeyoğlu, “Biz habercilik yaptık. Habercilik yaptığımız için hakim karşısına çıkacağız. Basına yönelik bu baskıların son bulması için herkesi birlikte hareket ermeye ve dayanışmaya çağırıyorum” açıklamasını yaptı. ***Gazetecinin yayınladığı bir haberden dolayı “Vatan Hainliği” ile suçlanamaz. Devletin işlediği suçların ortaya çıkarılması bir gazetecinin görevidir. Devletin güvenlikle ilgili işlediği suçlar da ayını şekilde. Gazeteciliğin politik çıkar ilişkilerinde oyuncak edilmesi, yalnızca bu ülkeye özgü bir durum oldu. Artık bir haberin sınırları ve ölçüsü AKP tarafından çiziliyor. Yandaş medya göğe çıkarılırken, ülkesi ve vatanı için haber yapan gazeteciler, “Vatan Haini” damgası yiyor. Halkın haber alma özgürlüğü dibine kadar kısıtlanıyor ve yandaş medya tarafından halka aslı olmayan haberler veriliyor. Bedel ödemeyi göze almadan gazetecilik yapılamıyor. Bu bedel, bazen Can Dündar, Erdem Gül, Nedim Şener ve Ahmet Şık gibi hapsi boylayarak, bazen canına mal olarak, bazen de işten atılmayla oluyor. “Onu yazarsam patron hoşlanmaz”, “Yeni ev tuttum, işten atılmamak için o haberi yazmamalıyım” gibi nedenlerden dolayı elleri titreyerek haber yapıyorlar. Onları da suçlayamıyorum. Bedel ödemeden gazetecilik yapmaları gerekirken, bu tür hesaplara giriyorlar. Muhabirinden Genel Yayın Yönetmeni’ne kadar uzanan zincirin herhangi bir halkasında basın özgürlüğünün yok edilme tehlikesini iliklerimize kadar hissedebiliyoruz. ***Durum ne biliyor musunuz? Türkiye, AKP ve Cemaat sultasından ibaret bir vaziyet aldı ve gazeteciler de bu iki güç kutbu arasında oyuncak haline getirildi. Durum sadece bundan ibaret…
SAĞLIK
Yayınlanma: 23 Aralık 2015 - 00:00
AKP İKTİDARINDA MEDYA VE GAZETECİLİK
Katiller, hırsızlar, tecavüzcüler, magandalar, din istismarcıları, emek hırsızları; dışarıda, işini yapan gazeteciler; hapishanede ya da hapishane yolunda… Gazetecileri, aydınları, sanatçıları ve yazarları içeri tıkmak son ...
SAĞLIK
23 Aralık 2015 - 00:00









