Türk Ocakları Edirne Şube Başkanı Yakup Öz, "Anayasa’nın 4. maddesine karşıyız" diyen HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’na tepki göstererek, “Anayasa’nın ilk 3 maddesinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini emredici bir hüküm olarak belirlemiştir” diye ifade etti.
Türk Ocakları Edirne Şubesi, Hür Dava Partisi Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun Anayasayı hedef alan sözlerine karşılık Saraçlar Caddesi PTT önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Türk Ocakları Edirne Şube Başkanı Yakup Öz, "Anayasa’nın 4. maddesine karşıyız" diyen HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’na tepki gösterdi.
BU ŞAHISLAR 4’ÜNCÜ MADDEYİ KALDIRARAK NE DEMEK İSTİYORLAR?
Anayasa’nın dördüncü maddesi olmasın diyor. Anayasa’nın bu dördüncü maddesine karşı çıkıyor ve değişmesini istiyor. Şark kurnazlığı yaparak dört madde değil; dördüncü maddeye karşıyız diyorlar diye ifade eden Öz, “ İlk dört madde nedir? Madde 1; Türkiye devleti bir Cumhuriyettir. Madde 2; Türkiye Cumhuriyeti, toplumun, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Madde 3; Türkiye devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir, bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır. Madde 4; Anayasa’nın birinci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2’nci maddesindeki Cumhuriyet nitelikleri, 3’üncü maddesi devletimizin bölünmez bütünlüğü ile dili, bayrağı, marşı ve başkentine ilişkin belirlemeleri, 4’üncü maddesi ise ilk Anayasa’nın ilk 3 maddesinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini emredici bir hüküm olarak belirlemiştir. Bu şahıslar 4’üncü maddeyi kaldırarak ne demek istiyorlar? Yani demek istiyorlar ki Türkiye Cumhuriyeti’nin dili, bayrağı, başkenti ve Atatürk milliyetçiliğine bağlılığını garanti altına alan ilk 3 maddesi, evrensel hukuk standartlarına uygun olarak değiştirilebilirmiş. Ama yine de lütfetmişler, ancak tarihsel gelenek itibariyle Türkiye devleti bir Cumhuriyettir ibaresi kalabilirmiş”dedi.
TÜRK ADINDAN RAHATSIZ OLANIN, TÜRK VATANINDA YERİ DE, İŞİ DE YOKTUR
Taliban kafalı, gerici birkaç yobaz istedi diye ne Anayasa’mızın ilk 4 maddesinden, ne Atatürk’ten, ne demokrasiden, ne Cumhuriyetten, ne de laiklikten vazgeçeriz diye konuşan Öz, “Toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaseten var olmaya çalışmayın. Anayasa’nın ilk 4 maddesi, Türk milletinin kırmızı çizgisidir. Herkes aklını başına devşirsin ve bu gerçeği asla unutmasın. Hatırlatıyor ve uyarıyoruz; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilk 4 maddesinde ve vatandaşlık tanımı ile ilgili 66’ncı maddede ortaya konulan esaslar, milli egemenliğe dayalı üniter yapı, Türkçe ve Türk milli kimliği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelidir. Hiç kimsenin devletimizin temeline müdahale etmeye yetkisi ve bu yapıyı aşındırmaya hakkı yoktur. Bu böyle biline. Türk adından rahatsız olanın, Türk vatanında yeri de, işi de yoktur. Federatif yapıda, etnik kimlikli, çok dilli Anayasa için heveslenenleri uyarıyoruz. Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini ve Türk vatandaşlığı tanımını tartışmaya açmak vatana ihanettir.
Bu vatanın adı Türkiye, milletin adı Türk milleti ve dilimiz Türkçedir. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı Türk milliyetçileri, şahsi hesap ve çıkar kaygısından uzak durarak, vatanın ve milletin geleceği için birlik içinde olmak zorundadır. Aksi halde ülkemizin başındaki ağır sorunların vebaline ortak olacak, tarih önünde sınıfta kalacağız. Türk milliyetçilerinin güçlü olması halinde, bu topraklarda bin yıllık Türk siyasi egemenliğini, PKK uzantıları ve HÜDA PAR dahil hiç kimse tartışma konusu dahi edemez.” Sözlerine yer verdi.
SIĞINMACI VE DÜZENSİZ GÖÇMEN MESELESİ KANGREN OLMAKTADIRSığınmacı ve düzensiz göçmen meselesi kangren olmaktadır. Ülkenin demokrasisi ve milli kimliği tehdit altında olduğundan söz eden Öz, “Bu ileride ciddi güvenlik problemleri doğuracaktır. Türk milletinin birliği ve Türk devletinin bekası temelinde Türk Ocakları başta olmak üzere bütün Atatürkçü, milliyetçi gönüllü kuruluşlara ve siyasi alanda parçalanmış bir manzara arz eden Türk milliyetçisi partilere ağır ve büyük bir sorumluluk düşmektedir. Yeni bir Anayasa ve Anayasa’da yapılacak değişikliklere değiştirilemez maddeler ile Türk vatandaşlığı tanımı konusunda hiçbir şekilde taviz verilmemelidir. Yerel yönetimlere özerklik adı altında siyasi özerkliğin yolunu açabilecek düzenlemelere kesinlikle karşı çıkılmalıdır. Vatanımızın içten ve dıştan maruz kaldığı tehditler karşısında milli birliğimiz ve kardeşliğimiz her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Anayasa’mızın temel ilkelerini, devletimizin üniter yapısını ve milli hakimiyetimizi tartışmaya açan mihraklar karşısında dimdik durmalı, siyasi ve kişisel çıkarların üstünde Türklüğün bekasını savunmaya devam etmeliyiz. Bu zor dönemde ‘Ben Türk’üm’ diyen her Türk milliyetçisinin omuz omuza vererek milletimizin kutsal emanetlerine sahip çıkması ve tarihin bizden beklediği sorumlulukları üstlenmesi elzemdir. Bizler sadece vatanımızı korumakla değil; aynı zamanda Türklüğün izzetini ve haysiyetini yaşatmakla da yükümlüyüz. Birliğimizin gücü, milletimizin gücüdür. Ne mutlu Türk’üm diyene.” diye konuştu.
HABER: SEVDA GÜZEY
Türk Ocakları Edirne Şubesi, Hür Dava Partisi Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun Anayasayı hedef alan sözlerine karşılık Saraçlar Caddesi PTT önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Türk Ocakları Edirne Şube Başkanı Yakup Öz, "Anayasa’nın 4. maddesine karşıyız" diyen HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’na tepki gösterdi.
BU ŞAHISLAR 4’ÜNCÜ MADDEYİ KALDIRARAK NE DEMEK İSTİYORLAR?
Anayasa’nın dördüncü maddesi olmasın diyor. Anayasa’nın bu dördüncü maddesine karşı çıkıyor ve değişmesini istiyor. Şark kurnazlığı yaparak dört madde değil; dördüncü maddeye karşıyız diyorlar diye ifade eden Öz, “ İlk dört madde nedir? Madde 1; Türkiye devleti bir Cumhuriyettir. Madde 2; Türkiye Cumhuriyeti, toplumun, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Madde 3; Türkiye devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir, bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır. Madde 4; Anayasa’nın birinci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2’nci maddesindeki Cumhuriyet nitelikleri, 3’üncü maddesi devletimizin bölünmez bütünlüğü ile dili, bayrağı, marşı ve başkentine ilişkin belirlemeleri, 4’üncü maddesi ise ilk Anayasa’nın ilk 3 maddesinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini emredici bir hüküm olarak belirlemiştir. Bu şahıslar 4’üncü maddeyi kaldırarak ne demek istiyorlar? Yani demek istiyorlar ki Türkiye Cumhuriyeti’nin dili, bayrağı, başkenti ve Atatürk milliyetçiliğine bağlılığını garanti altına alan ilk 3 maddesi, evrensel hukuk standartlarına uygun olarak değiştirilebilirmiş. Ama yine de lütfetmişler, ancak tarihsel gelenek itibariyle Türkiye devleti bir Cumhuriyettir ibaresi kalabilirmiş”dedi.
TÜRK ADINDAN RAHATSIZ OLANIN, TÜRK VATANINDA YERİ DE, İŞİ DE YOKTUR
Taliban kafalı, gerici birkaç yobaz istedi diye ne Anayasa’mızın ilk 4 maddesinden, ne Atatürk’ten, ne demokrasiden, ne Cumhuriyetten, ne de laiklikten vazgeçeriz diye konuşan Öz, “Toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaseten var olmaya çalışmayın. Anayasa’nın ilk 4 maddesi, Türk milletinin kırmızı çizgisidir. Herkes aklını başına devşirsin ve bu gerçeği asla unutmasın. Hatırlatıyor ve uyarıyoruz; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilk 4 maddesinde ve vatandaşlık tanımı ile ilgili 66’ncı maddede ortaya konulan esaslar, milli egemenliğe dayalı üniter yapı, Türkçe ve Türk milli kimliği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelidir. Hiç kimsenin devletimizin temeline müdahale etmeye yetkisi ve bu yapıyı aşındırmaya hakkı yoktur. Bu böyle biline. Türk adından rahatsız olanın, Türk vatanında yeri de, işi de yoktur. Federatif yapıda, etnik kimlikli, çok dilli Anayasa için heveslenenleri uyarıyoruz. Anayasa’nın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini ve Türk vatandaşlığı tanımını tartışmaya açmak vatana ihanettir.
Bu vatanın adı Türkiye, milletin adı Türk milleti ve dilimiz Türkçedir. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı Türk milliyetçileri, şahsi hesap ve çıkar kaygısından uzak durarak, vatanın ve milletin geleceği için birlik içinde olmak zorundadır. Aksi halde ülkemizin başındaki ağır sorunların vebaline ortak olacak, tarih önünde sınıfta kalacağız. Türk milliyetçilerinin güçlü olması halinde, bu topraklarda bin yıllık Türk siyasi egemenliğini, PKK uzantıları ve HÜDA PAR dahil hiç kimse tartışma konusu dahi edemez.” Sözlerine yer verdi.
SIĞINMACI VE DÜZENSİZ GÖÇMEN MESELESİ KANGREN OLMAKTADIRSığınmacı ve düzensiz göçmen meselesi kangren olmaktadır. Ülkenin demokrasisi ve milli kimliği tehdit altında olduğundan söz eden Öz, “Bu ileride ciddi güvenlik problemleri doğuracaktır. Türk milletinin birliği ve Türk devletinin bekası temelinde Türk Ocakları başta olmak üzere bütün Atatürkçü, milliyetçi gönüllü kuruluşlara ve siyasi alanda parçalanmış bir manzara arz eden Türk milliyetçisi partilere ağır ve büyük bir sorumluluk düşmektedir. Yeni bir Anayasa ve Anayasa’da yapılacak değişikliklere değiştirilemez maddeler ile Türk vatandaşlığı tanımı konusunda hiçbir şekilde taviz verilmemelidir. Yerel yönetimlere özerklik adı altında siyasi özerkliğin yolunu açabilecek düzenlemelere kesinlikle karşı çıkılmalıdır. Vatanımızın içten ve dıştan maruz kaldığı tehditler karşısında milli birliğimiz ve kardeşliğimiz her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Anayasa’mızın temel ilkelerini, devletimizin üniter yapısını ve milli hakimiyetimizi tartışmaya açan mihraklar karşısında dimdik durmalı, siyasi ve kişisel çıkarların üstünde Türklüğün bekasını savunmaya devam etmeliyiz. Bu zor dönemde ‘Ben Türk’üm’ diyen her Türk milliyetçisinin omuz omuza vererek milletimizin kutsal emanetlerine sahip çıkması ve tarihin bizden beklediği sorumlulukları üstlenmesi elzemdir. Bizler sadece vatanımızı korumakla değil; aynı zamanda Türklüğün izzetini ve haysiyetini yaşatmakla da yükümlüyüz. Birliğimizin gücü, milletimizin gücüdür. Ne mutlu Türk’üm diyene.” diye konuştu.
HABER: SEVDA GÜZEY





