Edirne-Havsa yolu üzerinde bulunan Karabayır mevkiinde bağ ve bahçecilik yapan Ziraat Mühendisi Hasan Akdüz, anız yangınları nedeniyle üretimden verim alamadığını belirtti. Akdüz, 9 yıldan beri üretimde bulunduğu armut ve badem ağaçlarını sökmek zorunda kaldığını, devletten gelen desteğin ve önlemlerin yetersiz olduğunu vurguladı.25 yıl boyunca devlete hizmet eden emekli Ziraat Mühendisi Hasan Akdüz kendi şahsına ait olan bağ ve bahçelerin son dönemlerde tekrar yakılan anız yangınları ile zarar gördüğünü belirterek; “Edirne zamanında dünyanın üçüncü büyük şehirlerinden biriymiş. Edirne’de bin 500 dekara yakın gül ekiliymiş. Burada yetişen gül ve gül ürünleri saraylara ve de farklı ülkelere gönderilir veya satılırmış. Edirne’de o dönemlerde bağcılık ile ilgili büyük ve önemli şeyler yapılmış. Bunları anlatmamın sebebi bağcılığın bugünkü konumu. Edirne’de bağcılıkla uğraşan insanlar kan ağlıyor. Bu kötü durumun en büyük nedenlerinden biri ise yakılan anızlar. Bundan 400-500 yıl öncesine kadar Osmanlı İmparatorluğunda bağcılık deyince akla ilk gelen kenti Edirne bugün anız, desteklerin az oluşu, üreticiye desteğin az oluşu nedeniyle bitmek üzere. Tarım il müdürlüğü çabaları sonucunda bağ ve bahçe tesisleri çoğaldı. Ancak yine anız yakılması nedeniyle bağ ve bahçe işiyle uğraşan üretici bu işi yapmak istemiyorlar. 3-5 yıl öncesine kadar anız yakılması büyük oranda engellenmişti. Şimdilerde etrafınızda nereye bakarsanız bakın ya yanmış ya da yanıyor. Anız yakılmasına karşı yasal önlem alınması lazım. Uygulanan cezalar caydırıcı bulunmuyor. Yanlış anlaşılmasını istemem ancak anız sadece bağ ve bahçecilikle uğraşanların değil, en önemlisi doğanın dengesini de bozmakta. Edirne Valiliği kolluk kuvvetlerine özel yetkiler vererek anız yakan kişi veya kişilere müsaade etmemesi gerekiyor. Anız yangınları engellenmez ise yarın öbür gün bağ ve bahçe üreticiliği yok olacak” ifadelerini kullandı. “BAĞCILIĞA GÖSTERİLEN DESTEKLEME YETERSİZ”Hasan Akdüz devletin bağ ve bahçecilikle uğraşan kişi veya kişilere verdiği desteklemelerin yetersiz olduğunu belirterek; “Sadece anız yangınları değil bizi etkileyen. Devlet desteği hiç yok gibi. Bağcılık ve bahçecilik üreticiliğini insanlar kendi imkanlarıyla yapıyorlar. İlaçlarından tutunda mazotuna kadar üreticiyi zorlayan rakamlarda fiyatlar çok yüksek. Kendime ait 10 dekar kadarda bin 100 adet olmak üzere bodur armut ağacım var. Bu armudun kilosu bir lira. Edirne’de birçok markete gittim hiçbiri almadı. Toplanması, işçiliği vs. maliyetine bile bedel olmuyor. Bir başka örnek vermek gerekirse 40 dekar kadarda bin 250 adet badem ağacım var. Bademinde aynı armutta olduğu gibi maliyetini karşılamıyor. Devletimiz tam anlamıyla destek olmuyor. Devletimiz bize tam anlamıyla destek olmayınca bizde vatanımıza ve milletimize yeterli desteği sağlayamıyoruz. Şu canım topraklarda yetişen armudundan bademine kadar aklınıza ne geliyorsa üretime elverişli. Niye benim vatanımda yaşayan insanım yurtdışından alsın veya yesin bu ürünleri. Burada bize çok iş düşüyor ama bizim en büyük destekçimizde devlet olmalı. Bize uygulanan fiyat oranları tekrar gözden geçirilmeli veya düzenlenmeli. Böyle giderse sadece Edirne’de değil tüm Türkiye’de bağcılık ve bahçecilik işleri ile uğraşanlar büyük sıkıntılar yaşayacak” “AĞAÇLARI SÖKMEK ZORUNDA KALDIM”“Ben armut ağaçlarını sökeceğim bir ay sonra. Ağaçları sökmek istediğim en son şey ancak yapmak zorundayım. Kârdan çok zarar görüyorum. Avrupa’da sistem olarak oturmuş bir destekleme ve işçilik var” şeklinde konuştu.
GÜNDEM
Yayınlanma: 07 Ekim 2016 - 08:09
Anız yok ediyor
Son günlerde artan anız yangınları, bağ ve bahçe işçiliği yapan üreticiye zarar veriyor.
GÜNDEM
07 Ekim 2016 - 08:09





