“ANNELER BABALAR LÜTFEN ÇOCUKLARINIZI AŞILATINIZ”Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu ile Halk Sağlığı Kolu Başkanı Dr. Serpil Tütüncü, Edirne Tabipler Odası Lokalinde gerçekleştirdikleri basın toplantısında aşının hayati önem arz ettiğini vurguladılar. Aşı ve aşamalarının eksiksiz tamamlanmasını, hayat boyu yaşanacak hastalık ve kazalarda aşılı olmanın artı bir avantaj olacağını belirttiler. Edirne Tabip Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, “Son birkaç aydır özellikle Anayasa Mahkemesi’ne aşılarla ilgili yapılan başvuruyla bazı kararlar çıktı. Bu kararları da daha önce basınla paylaşmıştık. Burada ilk kararlarından birisi zorla ailenin izni olmadan rutin genel aşıların yapılamayacağıyla ilgiliydi. Biz de bu konuda daha önce yaptığımız basın açıklamasında Sağlık Bakanlığı’nı bu yasa boşluğunu kaldıran ve yasayla bu boşluğun doldurulması gereken eylemi yapması gerektiğini söylemiştik. Bunu Türk Tabipleri Birliği de söylemişti. Fakat 26 Ekim 2016’da yine Anayasa Mahkemesi’nin bir kararıyla yine bir başvuru neticesinde bu zorunlu ve genel aşıların yaptırılamayacağı gibi bir algı oluşturan bir karar ortaya çıktı. Bunun üzerine Türk Tabipleri Birliği ve Edirne Tabip Odası Halk Sağlığı kolu bir çalışma yaptı. Halk Sağlığı Kolu Başkanımız ve aynı zamanda Eczacı olan Dr. Serpil Tütüncü arkadaşımızın bu konuyla ilgili açıklamaları olacak. Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu ve Halk Sağlığı Kolu olarak, annelerimizin çocuklarının aşılarını yaptırmasını, takip etmesini çok önemsiyoruz. Çocuklarda, bebeklerde aşılarının takibi ve önemli anneler babalar lütfen çocuklarınızı aşılatınız” şeklinde konuştu. “BİRİNCİ HEDEFLERİNİN BİREYİN AŞILANMASI”Dr. Serpil Tütüncü birinci hedeflerinin bireyin aşılanması ve bu bulaşıcı hastalıklara bağışıklık sağlanması olduğunu belirterek konuşmasında; “Aşılar, Ölümlere ve ciddi sakatlıklara neden olan bir çok bulaşıcı hastalıktan aşılarla ömür boyu korunma sağlayabiliyoruz. Aşılar tıbbın bulaşıcı hastalıklarla savaşımında en etkili silahlarımız. Yüzyıllardır insanların en büyük sorunu olan bulaşıcı hastalıklarla aşılar sayesinde bunların salgınlarıyla baş edilmiş ve bu hastalıkların bir kısmı da tamamen yeryüzünden erodike edilip tamamen yok edilmiştir. Aşılamada iki hedefimiz var. Biri bireyin aşlanması ve bireyin içinde bulunduğu burukların aşılanması. Aşılı bireyler sağlıklı bireylerdir diyoruz. Sağlıklı bireylerden oluşan toplumlar da sağlıklı toplumlardır diye yola çıkıyoruz. Birinci hedefimiz bireyin aşılanması ve bu bulaşıcı hastalıklara bağışıklık sağlanması olduğunu söyledik. Uzun vadede ikinci amacımız da bir çok ölüme ve ciddi sakatlıklara yol açan bu bulaşıcı hastalıkların mümkün olduğunca yeryüzünden erodike etmek, kökünü kazımak. Bu hedeflerle Sağlık Bakanlığı’nın uyguladığı bir aşı takvimimiz var. Ben anne ve babalara seslenerek şunu söylüyorum: Lütfen çocuklarımızın sağlığı, sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplumlar için çocuklarımızın aşı takvimini aksatmayalım. Aşıların yan etkileri tüm dünyada tüm veliler tarafından göz ardı edilebilecek kadar azdır. Hafif bir ateş ya da enjeksiyon yerinde hafif bir kızarıklık gibi. Çok ciddi komplikasyonlar on milyonda bir gibi görülebilir. Yumurta alerjisi varsa belki dikkat edilebilir. Ama bunun dışında çocuklarımızın aşılarını lütfen takip edelim, aksatmayalım. İlk aşı uygulaması çiçek hastalığına karşıdır. Bu uygulama da ilk Türkler tarafından ve Anadolu’daki aşıcı kadınlar tarafından uygulanmaya başlanmıştır. Çiçek hastalığının erodikasyonu yeryüzünden silinmesi de 1977 yılında sağlanmış ve tüm dünyadaki çiçek hastalığı kökünden kazınmıştır. Şimdi sıradaki hastalık çocuk felcidir. Çocuk felci dünyada çok az bölgede az sayıda görülmekle beraber yakında kökü kazınılacak bulaşıcı hastalıklar arasında yer almaktadır. En son çocuk felci vakası yurdumuzda 1998 yılında görülmüştür. Ve Dünya Sağlık Örgütü 2002 yılında Türkiye’ye çocuk felci erodikasyonu sağlayan bölgeler sertifikası vermiştir. Bu da bizim ülke olarak aşılara verdiğimiz önemi belirtmektedir. Avrupa’daki doktorlar ‘Biz aşıyı Türkler’den öğrendik’ demektedirler. 26 Ekim 2016 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nin bilindiği gibi bir açıklaması oldu. Ve bireysel özerkliği toplumsal yararın üzerinde sayabilecek bir karar verdi. Bu kararın da yeni doğandan topuktan kan alma ve zorunlu aşılar için velilerin zorlanamayacağını çıkarabileceğimiz bir karar verildi. Fenilketonüri denilen kalıtımsal bir hastalık. Topuktan alacağımız mini minnacık bir kan ile bu hastalık test ediliyor. Ve bu hastalık nörolojik defisitler yapan, çocuğun nörolojik gelişimine engelleyen ve zeka geriliği yapan bir hastalık. Yeni doğandan bir damla kan almakla eğer bu kalıtımsal hastalık varsa çocuğun beslenmesine dikkat ederek sağlıklı gayet zeka düzeyi normal olan bir çocuk yetiştiriyoruz. Kısacası mini minnacık topuktan alınan bir damla kanla sağlıklı ve mutlu bir bireye sahip oluyoruz. Bebeğimizin mini minnacık bir kanı için bu çok önemli hastalığı atlamayalım ve tarama testlerine karşı çıkmayalım. Aşı takvimine uyalım. Sağlık Bakanlığı’ndan da TTB olarak şunu bekliyor ve umuyoruz; lütfen Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aşılarla ilgili yeni bir yasa için öneride bulunalım. Aşışlı bireyler sağlıklı bireyler, sağlıklı bireyler sağlıklı toplumlar diyoruz” ifadelerini kullandı.
SAĞLIK
Yayınlanma: 07 Kasım 2016 - 07:39
Aşılar hayati önem taşıyor
Türk Tabipler Birliği ve Edirne Tabip Odası düzenlenen basın açıklamasında Edirne Tabipler Odası Başkanı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu ile Halk Sağlığı Kolu Başkanı Dr. Serpil Tütüncü; “Aşılar tıbbın bulaşıcı hastalıklarla savaşında en etkili silahlarımız” ortak ifadelerini kullandılar.
SAĞLIK
07 Kasım 2016 - 07:39









