Süloğlu İl Genel Meclis Üyesi Önder Cin, “Çiftçinin beklentisinin karşılanması ve para kazanabilmesi için, rekoltenin de düşüklüğünden dolayı ayçiçeği fiyatının bu yıl 20 TL’den aşağı olmaması lazım ki bu iş sürdürülebilsin” dedi.
Çiftçilerin son dönemde en büyük sorunları arasında ektikleri ürünlerden iyi bir fiyat alabilmek. Özellikle bu dönemde Ayçiçeği üreticilerinin kurak geçen bu yaz ayında verimden dolayı da sorun yaşıyor. Süloğlu İl Genel Meclis Üyesi Önder Cin’de son dönemde tarımda yaşanan sorunlara dikkat çekti.
KURAKLIK AYÇİÇEĞİNİ VURDU
Trakya bölgesinde ayçiçeği hasadı başladı. Ancak bu yıl bölgemizi kuraklık çok etkilediğini ifade eden Cin, “Trakya bölgesi ağırlıklı olarak ayçiçeği ekimi olduğu için birçok yerde rekoltede çok büyük düşüşler olacak. Ülkemizde geçen yıl yüzde 40 yağ oranlı ayçiçeği fiyatı 12 TL açıklanmıştı. Devletin resmi rakamlarına göre de yüzde 70 civarında enflasyon vardı. Bunun üzerine enflasyon payını koyarsanız ne olur? Çiftçinin beklentisinin karşılanması ve para kazanabilmesi için, rekoltenin de düşüklüğünden dolayı ayçiçeği fiyatının bu yıl 20 TL’den aşağı olmaması lazım ki bu iş sürdürülebilsin
Ayçiçeğinde bir an önce fiyat açıklanmalıdır. Rekolte düşüklüğünü de göz önünde bulundurmalılar. Çünkü diğer yıllardaki 200 kilogram ortalamalar bu yıl yakalanmayacak. Çiftçi burada gelir kaybına uğrayacak, sürdürülebilirlikte sıkıntı yaşayacak. Bu ülkede hangi ürünün fiyatı yüzde 5 arttı? Yüzde 5’te kalan bir şey var mı? Tohumu yüzde 100 artmış, mazotu 1 ayda yüzde 100 artmış, gübresi artmış ama 1 yıl sonra mısıra yüzde 5 fiyat farkı veriyorsun. Bu insanlara yazıktır, günahtır, böyle oynamamak lazım” dedi.
O ZAMAN MAZOT 18, 5 TL’Dİ
Buğday için 8 bin 250 TL’ye ek olarak bin TL prim açıklandığında iyi bir fiyat gibi geldi ama mazot 18,5 TL olduğunu ifade eden Cin, “ Çiftçi buğdayı TMO’ya döktü, parasını alana kadar mazot 38,5 TL oldu. Gübre 9 TL’ydi, 15 TL’ye geldi. Ülkemizde kısa vadede bir şeyler çok çabuk değiştiği için bugün 20 TL fiyat demeye de korkuyorum. Çünkü 1 ay sonra çiftçi ekime başladığı zaman gübreyi, mazotu, ilacı, tohumu kaça alacak? Bunlar çok önemli etkenlerdir. Çiftçinin girdi maliyetlerini etkileyen bunlardır” diye ifade etti.
SİLAJLIK MISIR ÇİFTÇİNİN ELİNDE KALDI
Geçen yıl TMO’nun mısır alım fiyatı 5 bin 700 TL olarak açıklandığımı dile getiren Cin, “Bu yıl TMO Genel Müdürü’nün yaptığı açıklamada, mısıra 6 bin TL fiyat açıklandı. 6 bin TL, yüzde 5’e denk gelen bir fiyat artışıdır. Dane mısıra fiyat verilmeyince de silajlık mısır eken insanların hepsinin elinde kaldı. Silaja alan olmadı, yüzde 90’ı daneye kaldı. Önümüzdeki yıl bu insanlar nasıl güvenip mısır ekecek? Mısır çok maliyetli bir üründür. En az 130 kilo gübre kullanıyorsunuz; ilacı, icar, sulama, işçilik maliyetleri fazla” dedi.
HAYVANCILIKTA EN BÜYÜK SORUN MALİYET
Sütte de aynı şey yaşanıyor. Süt fiyatı Ağustos ayında 11,5 TL açıklandı. Üretici Eylül ayında 11,5 TL’den fiyat almaya başlayacak diyen Cin, “Sütün parasını alana kadar da yem fiyatları oraya gelecek. Hayvancılıkta en önemli şey veterinerlik, ilaç ve tedavi hizmetleridir. Bugün bir buzağınız hasta olsa veterinerde 2 bin TL’den aşağıya ilaç yazmıyor. Veterinerler de haklı, onların da maliyetleri var. Çiftçi, üretici ne yapacak? Geldiğimiz noktada köylere bakın, kaç kişide hayvan kalmış? Kalmadı, kalmayacak da” diye konuştu.
İKİ SEKTÖRDE FİYAT BELİRLENEMİYOR
Türkiye’de ürettiği malın fiyatını belirleyemeyen iki sektör bulunuyor. Bunlarından biri tarım sektörü, diğeri hayvancılık sektörü olduğunu söyleyen Cin, “Bunların haricinde herkes ürettiği malın hesabını yapar, kâr payını koyar, ‘Benim maliyetim budur, bu paraya satarım’ der. Ama tarımda buğday, ayçiçeği, mısırın fiyatını çiftçi belirleyemez. Hayvancılıkta sütün, danasının, damızlık ineğinin fiyatını belirleyemez. Bu kıskaçta çiftçinin alım günü günden güne düşüyor. Şu anda çiftçinin alım gücü dip seviyelerde. Herkes köylere gidip baksın. Bu durumu siyaset üstü gördüğünü” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





