Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesi 12. sınıf öğrencilerine yönelik başlatılan proje çarpan etkisi ile Türkiye geneline yayılarak; 2016-2017 eğitim öğretim yılında ülkemizin dört bir yanından yirmi iki güzel sanatlar lisesinden öğrencilerin yıl boyu yapmış oldukları kara kalem çalışmaları, Türk ressam, yazar ve tiyatro sanatçısı Mehmet Güleryüz tarafından değerlendirmeye alındı.Mehmet Güleryüz’ün değerlendirmeleri sonucunda 51 öğrenci ödül almaya hak kazandı.2016-2017 eğitim öğretim yılı Mehmet Güleryüz Defter Projesi ödül töreni, İl Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan, Usta Sanatçı Mehmet Güleryüz, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve velilerin katılımıyla Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesi’nde gerçekleştirildi.Ödül Töreni, Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Eren Taşgit’in piyano dinletisi ile başladı.İl Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan, yapmış olduğu konuşmasında: “İnsanlık var olduğundan beri geçmişin bir kısmı karanlıkta. Yazı bulunduktan sonra bile bu karanlık, bir müddet devam ediyor. Geçmişteki varlığımızı, hayatımızı, gerçekte olduğu şekliyle yeniden kurmak ve düşünmek ise zaten imkânsız.Acaba dünyanın tarihi nereden, ne zamandan başlar, sanatın tarihi nereden? Elde bulunan ilk insan yapısı sanat eserleri, bundan kırk bin yıl öncesine kadar ulaşabilmekte.Peki bizler bu merakla bakabiliyor muyuz hayata, tarihe, sanata, ülkemize hatta şehrimize? Ya kendimize?Kendimize bakmaya; hayatı, tarihi, insanı görmeye zorlayan; asla kayıtsız kalamayacağımız büyüklükte bir sanatçı var aramızda. Değerli sanatçı Sayın Mehmet Güleryüz, etkisi artarak devam eden bu projede sizinle ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilerimizle, öğretmenlerimizle yeniden buluşmak ne güzel, ne kadar onur verici.Sevgili öğrenciler,Bu proje özgün bir proje. Özgünlüğü projeyi oluşturan sanatçısı Sayın Mehmet Güleryüz’ün özgünlüğünden geliyor. Bir işi gerçekten isteyerek, o işi yaparken hayatı, yaşamı yakalayıp tutmak... Sadece yaşananlara da bağlı kalmaksızın onu belleğe, belleği anlatıma, gereçleri biçime dönüştürebilme arzusu ile yapabilmek... Sadece duyuşla yetinmeyip, işini bilip severek yapmak; hissedebilmek, işinin kurallarını, inceliklerini, biçimlerini, yöntemlerini tanıyarak, kendini tanıyarak yapmak; tüm gerilimleriyle ve çatışmalarıyla...İşte Mehmet Güleryüz bir okulla başlayıp bu yıl yirmi iki okula yayılan bu proje ile kendi deneyimlerini yüz sayfalık defterlerle paylaşıyor bizlerle. Sanatçı Mehmet Güleryüz kendisi için istediklerini gençler için de istiyor. O zaman yeniden bir soru geliyor aklıma: Sanatçı sadece resim mi yapıyor?Hayatını resme vakfetmiş insanları yakından tanıyanlar, onların endişelerini, çalışma tarzlarını yakından takip edenler arasında herhangi bir eseri tek kelime ile, tek cümle ile niteleyip geçenlere rastlamak imkansızdır. Bir roman hakkında fikir yürütmek için en azından o romanı okumak gerekir. Bir tablo hakkında da söz söyleyebilmek için onun önünde uzun uzadıya durmak, sanatçının endişeleriyle yakından ilgilenmek, onun dünyasına girmek gerekir. Aksi takdirde bir sergiden alınan izlenimler, yolda yüzünü birkaç saniye seyrettiğimiz bir yolcu hakkında yarım yamalak izlenimden öteye gidemez.Bu yüzden Sayın Güleryüz sizi daha çok incelemeli, sizin okuduğunuz kitaplara, çalışma masanıza, eğitimciliğinize, tiyatroculuğunuza, yazarlığınıza, gezdiğiniz müzelere, yaşam disiplininize daha dikkatle bakmalıyız. Çünkü tüm yaşamını sanatı düşünerek ve üreterek yaşamış evrensel bir ressam, kolay yetişmiyor. Sanatsız ölünmüyor; ama görüyoruz ki yaşanmıyor da. Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün de ifade ettiği gibi, sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.Sayın Mehmet Güleryüz,Bütün iyiliği, yararı ve ressamlık yolunda esaslı bir kültürün gereksinimini gösterdiğiniz bu projede kendinize ait bizimle paylaştığınız her şey için size şükranlarımı sunuyorum.Geleceğin büyük sanatçıları öğrencilerimize, onları yetiştiren öğretmenlerimize, eğitim yöneticilerimize ve velilerimize teşekkür ediyor, öğrencilerimizin başarılarının devamını diliyorum. Çalışmada emeği geçen herkesi, özellikle de bu özgün, belki de dünyada örneği olmayan projemizin gerçek kahramanları Levent-Hülya Tosun ikilisini en kalbi duygularımla tebrik ediyor; bu projenin, bu akademik çalışmanın, düşünce, tiyatro ve müzik gibi diğer alanlarda da olması gerektiğini düşünüyorum, bu anlamda buradan değerli sanatçılarımıza çağrıda bulunuyorum” dedi.Mehmet Güleryüz, yapmış olduğu konuşmasına, ödül töreninde olmaktan duyduğu heyecanı katılımcılarla paylaşarak başladı.Edirne Güzel Sanatlar Lisesi’ne ilk gelişinde, karşılaştığı atmosferin, öğrencilerde gördüğü ışığın kendisini çok etkilediğini söyleyen Güleryüz, kendisinde eğitime bir katkıda bulunma isteği doğduğunu ifade etti. Güleryüz, konuşmasının devamında: “Bu proje, öğrencilerimize görmeyi, gördüğünü hafızasına kaydetmeyi, bir disiplin içerinde bunları deftere kaydetmeyi sağlamaktadır.” dedi.Konuşmasının sonunda: “bir okul ile başlatılan projenin bugün ülkenin birçok yerine yayılmış olması, son derece memnuniyet verici. Ama bu iş burada bitmemeli, bugünkü çalışmalarınız sizin şuan da vardığınız noktayı gösteriyor, o noktanın üzerine koyacak çok şey var, bu çok önemli. Sizin elinizdeki bu değeri bilmeniz gerekiyor. Projeye katılan tüm öğrencilere ve bu projeye destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.Konuşmaların ardından İl Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan ve Mehmet Güleryüz tarafından, çizimleri ödüle layık görülen öğrencilere ödülleri verildi.Mehmet Güleryüz Defter Projesi Ödül Töreni, öğrencilerin çizimlerinden oluşan resim sergisinin açılışı ve ardından gezilmesi ile sona erdi.
EĞİTİM
Yayınlanma: 19 Mayıs 2017 - 23:59
Başarılı öğrenciler ödüllendirildi
Edirne İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan ve Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Mehmet Güleryüz Defter Projesi 2016-2017 eğitim öğretim yılı ödül töreni düzenlendi.
EĞİTİM
19 Mayıs 2017 - 23:59









