O KOLTUĞA OTURAMAYACAKSIN!
CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı, 9 Şubat’ta gerçekleşecek kongrede 3’üncü dönem için adaylığını açıkladı.
Adaylık açıklamasında Pekcanlı’ya bir kez daha desteğini açıklayan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, kağıt üstünde CHP’li olanlara “Hiçbir seçimde meydan da yoksan, kışın üşümemiş yazın terlememişsen, o direklerin tepesine çıkıp bayrak asmamışsan, seçimlerde rakip adaylarla fotoğraf çektirip gülümseyip el altından başka partilere çalıştıysan bu koltuğa oturamayacaksın” sözleriyle seslendi.
Pekcanlı’da konuşmasında, “kongrelere 10 gün kala çalışmakla, mücadele verdiğini söylemekle CHP'ye yeni bir ufuk açılmaz. Bir CHP üyesi için en büyük mücadele seçim zamanında, partisi diğer partililerle yarışırken partisi ve adayı için çalışmaktır. Yağmur da çalıştım, kar da çalıştım, gece de çalıştım, gündüz de çalıştım. Siyaseti bir hafta sonu hobisi olarak hiç görmedim” dedi.
Yoğun katılımın sağlandığı adaylık açıklamasına İlçe Belediye Başkanları, İlçe Başkanları ve çok sayıda partili katıldı.
“BAŞKAN GÜRKAN, ADAYIMIZ FEVZİ PEKCANLI’DIR”
Partililere hitap eden Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan şu ifadelere yer verdi, “Biz ailemizin üyeleriyle tartışırız kızarız bazen öfkeleniriz bazen istemediğimiz sözler sarf ederiz ama asla kırılmayız çünkü biliriz ki bu özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil Cumhuriyet’in her neferine her daim ihtiyacımız vardır. Bu bağlamda 9 Şubat’ta yapılacak olan il kongremizde de Fevzi Pekcanlı arkadaşımız bir kez daha ortak adayımız olarak yarışa katılacaktır.
Bizim siyasetteki duruşumuz tavrımız tutumumuz bellidir. Biz onlarla bu yolda nasıl ilk gün yola çıkmışsak son ana kadar da yolculuğu beraber yaparız. Ne bir hedef değiştirme ne yol arkadaşımızı değiştirme geçmişimizde yoktur geleceğimizde de asla olmayacaktır. Eğer bu yola Fevzi Pekcanlı ile çıkmışsak sonuna kadar da Fevzi Pekcanlı ile devam edeceğiz bundan hiç şüpheniz olmasın.
Örgüt içi seçimlerde nerede olduğun değil diğer partilerle yarışta nerede olduğun önemlidir bizim için. Eğer diğer partilerle olan yarışta yerel seçimde genel seçimde referandumda cumhurbaşkanlığı seçiminde sen partinin partilinin yanında değilsen örgüt içi yarışta nerede olduğunun sadece senin açından önemi var benim açımdan bizim açımızdan CHP açısından ve bu partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleri açısından senin hiçbir kıymetin yok.
Partisinin adayı belirlendikten sonra onu içine sindirip benim partimin adayıdır deyip onu daha da yukarıya kaldıran üyeler lazım bize. Geçmişteki örnekler gibi kendin aday olunca partinin kapısından ayrılmayacaksın kendin aday olmayınca seçimlerde tatile gideceksin seçim zamanı bir saat partinin kapısını açmayacaksın hiçbir seçim çalışmasına katılmayacaksın sonra örgüt seçimleri gelince ben partiliyim deyip meydanlara çıkıp boy göstereceksin.
Sen partinin diğer partilerle yaptığı yarışlarda kendine CHP’liyim dediğin halde hiç meydan da yoksan, hiç sahada yoksan kışın üşümemiş yazın terlememişsen o direklerin tepesine çıkıp bayrak asmamışsan gidip partinin adayı için emek verememişsen ter akıtmamışsan sen hangi partidensin ne önemi var.
Seçimlerde kendi partinin adayı ya da adaylarıyla bir fotoğraf karesine dair girmeden bilakis başka partinin adaylarıyla fotoğraf çektirip gülümsüyorsan kusura bakma bu parti seni belki üye olarak tutar ama seni hiçbir zaman görev vermez.
Ter akıttım, ayaklarıma romatizma indi, gözlerimin görmediği anlar oldu şimdi sen bu seçimlerde evinde otururken el altından başka partilere baş kaldırmaya çalışırken gelip bu koltuğa mı oturacaksın oturamayacaksın.”
BAŞKAN PEKCANLI, “BU KONGREDEN DE ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKACAĞIZ”
Başkan Pekcanlı’da açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Bugün sizin karşınıza İl Başkan Adaylığı için 3. kez çıkışım. Bugün kendimi örgütümüzün vicdanına 3. kez emanet edişim. Ne mutlu ki diğer iki adaylığımızda sizlerin ciddi desteği ile bu yarıştan alnımızın akıyla çıktık. Bugün görüyorum ki yine sizlerin desteği ile bu kongreden de alnımızın akıyla çıkacağız.
Çünkü ben biliyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi'nde 'emek' yok sayılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi'nde 'alın teri' yok sayılmaz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi üyesi için, delegesi için 'emek en yüce değerdir.' Biz emek verdik arkadaşlar. Bu emeği sadece bugün ya da 4 yıllık İl Başkanlığı döneminde değil, yıllardan beri verdik. 1999 yılında Cumhuriyet Halk Partisi baraj altında kaldığında da, 2004 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Belediye Başkanlığı seçimini kazandığında da emek verdik, çalıştık, sorumluluk aldık.
Beni biliyorsunuz. Bu partide büyüdüm diyebilirim. Partime küçük yaşlardan beri emek verip büyük sorumluluklarla görev yaptım. 7 yıl İl Gençlik Kolu Başkanlığı, 2 dönem İl Yönetim Kurulu Üyeliği, 2 dönem İl Başkanlığı gibi çok önemli görevlerde bulundum. Ben bu partinin öz evladı oldum. Yıllarca kimler geldi, kimler geçti. Makamlara aday olan isimler hep değişti ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi'ne olan bağlılığımız, görev bilincimiz hiç değişmedi. Çünkü bizim en önemli ilkemiz şu oldu ' bu partinin öz evlatları partisine her koşulda sahip çıkar.
Biz böyle öğrendik. Mücadeleyi ve kavgayı öğrendik. Bu kavgaya da ne bir zaman biçtik, ne de bir mekan belirledik. Siyaseti bir hafta sonu hobisi olarak hiç görmedik. Önemli olan kavgadır dedik, önemli olan karanlığa karşı mücadeledir dedik, önemli olan cumhuriyeti koruma ve kollama mücadelesidir dedik. Bu kavga sadece il başkanlığı koltuğunda verilmez, bu kavgayı bazen il başkanlığı koltuğunda İl başkanı olarak, bazen kahvede bir CHP üyesi olarak, bazen sanayi de esnaf olarak, bazen de Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili olarak verirsiniz. Asıl önemli olan her zaman mücadele etmektir.
Sadece seçim zamanında hatta sadece parti içi seçim zamanında, parti için mücadele ettiğini, kavga verdiğini söylemek bu mücadelenin ruhuna kimse kusura bakmasın ama uymaz. Hele hele delege seçimlerine ya da kongrelere 10/15 gün kala çalışmakla, mücadele verdiğini söylemekle CHP'ye yeni bir ufuk açılmaz. Bir CHP üyesi için en büyük mücadele seçim zamanında, partisi diğer partililerle yarışırken partisi ve adayı için çalışmaktır.
Değerli arkadaşlarım ben aday olmadığım her seçimde, İl başkanı olmadığım dönemde de partim için hep çalıştım. Yağmur da çalıştım, kar da çalıştım, gece de çalıştım, gündüz de çalıştım. Dün çalıştım, bugün çalışıyorum, CHP’nin iktidarı için yarın da unvanım olsun olmasın çalışmaya devam edeceğim.
Çünkü her birimizin çocuklarımıza karşı, torunlarımıza karşı, ülkemize karşı sorumlulukları var. Ben bu sorumluluğu her dönem yerine getirdiğime inanıyorum. 4 yıllık İl Başkanlığı dönemimde, bu sorumluluk bilinci ile çalıştığımızdan dolayı başarılı olduk. İlçe başkanlarımızın kongrede tavırları ne olursa olsun dışlamadan birlikte hareket ettik. Her ilçede olmaya, her üyemize dokunmaya çalıştık.
Hep övüneceğim; partimize böyle güzel bir İl binası kazandırdık. Hep birlikte bunu yaptık. Belediye Başkanlarımızla, ilçe Başkanlarımızla, emekli maaşından arda kalan parasını partisine bağışlayan siz değerli üyelerimizin desteği ile yaptık. Cumhuriyet Halk Partili olmanın verdiği dayanışma ile birliktelik ile sorumluluk ile bu binayı inşa ettik.
Ben inanıyorum ki yine bu Cumhuriyet Halk Partililik dayanışması ile birlikteliği ile AKP iktidarına son verip, yeniden parlamenter rejimi getirerek Cumhuriyet Halk Partisi iktidarını inşa edeceğiz. Yeniden kendi vatandaşları ve komşuları ile barışık bir Türkiye'yi, yeniden akla ve bilime önem veren bir Türkiye'yi, emeğin en yüce değer olarak görüldüğü bir Türkiye'yi, kadını ve erkeği eşit, sevginin var olduğu bir Türkiye'yi biz inşa edeceğiz. Buna mecburuz değerli yol arkadaşlarım, buna mecburuz. Çünkü ülkemiz iyiye gitmiyor, yolun sonu iyi değil. Bu gidişe dur diyebilecek tek güç Cumhuriyet Halk Partisi ve siz Cumhuriyet Halk Partililerdir.
Bu yüzden büyük düşünmeliyiz. Sevgili arkadaşlar AKP iktidarına son veremezsek,
bu mücadeleyi kazanamazsak beni il kongresinde yenseniz ne olur yenmeseniz ne olur? Önemli olan beni ya da belediye başkanını yenmek değil önemli olan bu iktidarı yenmektir!!! Önemli olan bizim yok olmamız değil. Bu söylemler önemli değil. Seçim zamanları belki kızgınlıkla söylenir, ben kızmıyorum. Biz kendi partilisini yok etmek isteyenlere inat, var etmek için siyaset yapmaya devam edeceğiz. Kapımızı da gönlümüzü de açmaya devam edeceğiz. Görüyoruz ki bu kongre tek adaylı bir kongre olmayacak. Aday olacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. İşte bu bizim zenginliğimiz. Bu parti içi demokrasinin güzel bir örneği... Ben bu yarışta varım diyorum. Ve 10 Şubat sabahı partinin kapılarını sonuna kadar açarak AKP ile mücadele etmeye hazırım diyorum. Ben buna inanıyorum. CHP iktidara her zamankinden çok daha yakındır. İnanın zafer yakındır.”
CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı, 9 Şubat’ta gerçekleşecek kongrede 3’üncü dönem için adaylığını açıkladı.
Adaylık açıklamasında Pekcanlı’ya bir kez daha desteğini açıklayan Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, kağıt üstünde CHP’li olanlara “Hiçbir seçimde meydan da yoksan, kışın üşümemiş yazın terlememişsen, o direklerin tepesine çıkıp bayrak asmamışsan, seçimlerde rakip adaylarla fotoğraf çektirip gülümseyip el altından başka partilere çalıştıysan bu koltuğa oturamayacaksın” sözleriyle seslendi.
Pekcanlı’da konuşmasında, “kongrelere 10 gün kala çalışmakla, mücadele verdiğini söylemekle CHP'ye yeni bir ufuk açılmaz. Bir CHP üyesi için en büyük mücadele seçim zamanında, partisi diğer partililerle yarışırken partisi ve adayı için çalışmaktır. Yağmur da çalıştım, kar da çalıştım, gece de çalıştım, gündüz de çalıştım. Siyaseti bir hafta sonu hobisi olarak hiç görmedim” dedi.
Yoğun katılımın sağlandığı adaylık açıklamasına İlçe Belediye Başkanları, İlçe Başkanları ve çok sayıda partili katıldı.
“BAŞKAN GÜRKAN, ADAYIMIZ FEVZİ PEKCANLI’DIR”
Partililere hitap eden Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan şu ifadelere yer verdi, “Biz ailemizin üyeleriyle tartışırız kızarız bazen öfkeleniriz bazen istemediğimiz sözler sarf ederiz ama asla kırılmayız çünkü biliriz ki bu özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil Cumhuriyet’in her neferine her daim ihtiyacımız vardır. Bu bağlamda 9 Şubat’ta yapılacak olan il kongremizde de Fevzi Pekcanlı arkadaşımız bir kez daha ortak adayımız olarak yarışa katılacaktır.
Bizim siyasetteki duruşumuz tavrımız tutumumuz bellidir. Biz onlarla bu yolda nasıl ilk gün yola çıkmışsak son ana kadar da yolculuğu beraber yaparız. Ne bir hedef değiştirme ne yol arkadaşımızı değiştirme geçmişimizde yoktur geleceğimizde de asla olmayacaktır. Eğer bu yola Fevzi Pekcanlı ile çıkmışsak sonuna kadar da Fevzi Pekcanlı ile devam edeceğiz bundan hiç şüpheniz olmasın.
Örgüt içi seçimlerde nerede olduğun değil diğer partilerle yarışta nerede olduğun önemlidir bizim için. Eğer diğer partilerle olan yarışta yerel seçimde genel seçimde referandumda cumhurbaşkanlığı seçiminde sen partinin partilinin yanında değilsen örgüt içi yarışta nerede olduğunun sadece senin açından önemi var benim açımdan bizim açımızdan CHP açısından ve bu partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleri açısından senin hiçbir kıymetin yok.
Partisinin adayı belirlendikten sonra onu içine sindirip benim partimin adayıdır deyip onu daha da yukarıya kaldıran üyeler lazım bize. Geçmişteki örnekler gibi kendin aday olunca partinin kapısından ayrılmayacaksın kendin aday olmayınca seçimlerde tatile gideceksin seçim zamanı bir saat partinin kapısını açmayacaksın hiçbir seçim çalışmasına katılmayacaksın sonra örgüt seçimleri gelince ben partiliyim deyip meydanlara çıkıp boy göstereceksin.
Sen partinin diğer partilerle yaptığı yarışlarda kendine CHP’liyim dediğin halde hiç meydan da yoksan, hiç sahada yoksan kışın üşümemiş yazın terlememişsen o direklerin tepesine çıkıp bayrak asmamışsan gidip partinin adayı için emek verememişsen ter akıtmamışsan sen hangi partidensin ne önemi var.
Seçimlerde kendi partinin adayı ya da adaylarıyla bir fotoğraf karesine dair girmeden bilakis başka partinin adaylarıyla fotoğraf çektirip gülümsüyorsan kusura bakma bu parti seni belki üye olarak tutar ama seni hiçbir zaman görev vermez.
Ter akıttım, ayaklarıma romatizma indi, gözlerimin görmediği anlar oldu şimdi sen bu seçimlerde evinde otururken el altından başka partilere baş kaldırmaya çalışırken gelip bu koltuğa mı oturacaksın oturamayacaksın.”
BAŞKAN PEKCANLI, “BU KONGREDEN DE ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKACAĞIZ”
Başkan Pekcanlı’da açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Bugün sizin karşınıza İl Başkan Adaylığı için 3. kez çıkışım. Bugün kendimi örgütümüzün vicdanına 3. kez emanet edişim. Ne mutlu ki diğer iki adaylığımızda sizlerin ciddi desteği ile bu yarıştan alnımızın akıyla çıktık. Bugün görüyorum ki yine sizlerin desteği ile bu kongreden de alnımızın akıyla çıkacağız.
Çünkü ben biliyorum ki Cumhuriyet Halk Partisi'nde 'emek' yok sayılmaz, Cumhuriyet Halk Partisi'nde 'alın teri' yok sayılmaz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi üyesi için, delegesi için 'emek en yüce değerdir.' Biz emek verdik arkadaşlar. Bu emeği sadece bugün ya da 4 yıllık İl Başkanlığı döneminde değil, yıllardan beri verdik. 1999 yılında Cumhuriyet Halk Partisi baraj altında kaldığında da, 2004 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Edirne Belediye Başkanlığı seçimini kazandığında da emek verdik, çalıştık, sorumluluk aldık.
Beni biliyorsunuz. Bu partide büyüdüm diyebilirim. Partime küçük yaşlardan beri emek verip büyük sorumluluklarla görev yaptım. 7 yıl İl Gençlik Kolu Başkanlığı, 2 dönem İl Yönetim Kurulu Üyeliği, 2 dönem İl Başkanlığı gibi çok önemli görevlerde bulundum. Ben bu partinin öz evladı oldum. Yıllarca kimler geldi, kimler geçti. Makamlara aday olan isimler hep değişti ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi'ne olan bağlılığımız, görev bilincimiz hiç değişmedi. Çünkü bizim en önemli ilkemiz şu oldu ' bu partinin öz evlatları partisine her koşulda sahip çıkar.
Biz böyle öğrendik. Mücadeleyi ve kavgayı öğrendik. Bu kavgaya da ne bir zaman biçtik, ne de bir mekan belirledik. Siyaseti bir hafta sonu hobisi olarak hiç görmedik. Önemli olan kavgadır dedik, önemli olan karanlığa karşı mücadeledir dedik, önemli olan cumhuriyeti koruma ve kollama mücadelesidir dedik. Bu kavga sadece il başkanlığı koltuğunda verilmez, bu kavgayı bazen il başkanlığı koltuğunda İl başkanı olarak, bazen kahvede bir CHP üyesi olarak, bazen sanayi de esnaf olarak, bazen de Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili olarak verirsiniz. Asıl önemli olan her zaman mücadele etmektir.
Sadece seçim zamanında hatta sadece parti içi seçim zamanında, parti için mücadele ettiğini, kavga verdiğini söylemek bu mücadelenin ruhuna kimse kusura bakmasın ama uymaz. Hele hele delege seçimlerine ya da kongrelere 10/15 gün kala çalışmakla, mücadele verdiğini söylemekle CHP'ye yeni bir ufuk açılmaz. Bir CHP üyesi için en büyük mücadele seçim zamanında, partisi diğer partililerle yarışırken partisi ve adayı için çalışmaktır.
Değerli arkadaşlarım ben aday olmadığım her seçimde, İl başkanı olmadığım dönemde de partim için hep çalıştım. Yağmur da çalıştım, kar da çalıştım, gece de çalıştım, gündüz de çalıştım. Dün çalıştım, bugün çalışıyorum, CHP’nin iktidarı için yarın da unvanım olsun olmasın çalışmaya devam edeceğim.
Çünkü her birimizin çocuklarımıza karşı, torunlarımıza karşı, ülkemize karşı sorumlulukları var. Ben bu sorumluluğu her dönem yerine getirdiğime inanıyorum. 4 yıllık İl Başkanlığı dönemimde, bu sorumluluk bilinci ile çalıştığımızdan dolayı başarılı olduk. İlçe başkanlarımızın kongrede tavırları ne olursa olsun dışlamadan birlikte hareket ettik. Her ilçede olmaya, her üyemize dokunmaya çalıştık.
Hep övüneceğim; partimize böyle güzel bir İl binası kazandırdık. Hep birlikte bunu yaptık. Belediye Başkanlarımızla, ilçe Başkanlarımızla, emekli maaşından arda kalan parasını partisine bağışlayan siz değerli üyelerimizin desteği ile yaptık. Cumhuriyet Halk Partili olmanın verdiği dayanışma ile birliktelik ile sorumluluk ile bu binayı inşa ettik.
Ben inanıyorum ki yine bu Cumhuriyet Halk Partililik dayanışması ile birlikteliği ile AKP iktidarına son verip, yeniden parlamenter rejimi getirerek Cumhuriyet Halk Partisi iktidarını inşa edeceğiz. Yeniden kendi vatandaşları ve komşuları ile barışık bir Türkiye'yi, yeniden akla ve bilime önem veren bir Türkiye'yi, emeğin en yüce değer olarak görüldüğü bir Türkiye'yi, kadını ve erkeği eşit, sevginin var olduğu bir Türkiye'yi biz inşa edeceğiz. Buna mecburuz değerli yol arkadaşlarım, buna mecburuz. Çünkü ülkemiz iyiye gitmiyor, yolun sonu iyi değil. Bu gidişe dur diyebilecek tek güç Cumhuriyet Halk Partisi ve siz Cumhuriyet Halk Partililerdir.
Bu yüzden büyük düşünmeliyiz. Sevgili arkadaşlar AKP iktidarına son veremezsek,
bu mücadeleyi kazanamazsak beni il kongresinde yenseniz ne olur yenmeseniz ne olur? Önemli olan beni ya da belediye başkanını yenmek değil önemli olan bu iktidarı yenmektir!!! Önemli olan bizim yok olmamız değil. Bu söylemler önemli değil. Seçim zamanları belki kızgınlıkla söylenir, ben kızmıyorum. Biz kendi partilisini yok etmek isteyenlere inat, var etmek için siyaset yapmaya devam edeceğiz. Kapımızı da gönlümüzü de açmaya devam edeceğiz. Görüyoruz ki bu kongre tek adaylı bir kongre olmayacak. Aday olacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. İşte bu bizim zenginliğimiz. Bu parti içi demokrasinin güzel bir örneği... Ben bu yarışta varım diyorum. Ve 10 Şubat sabahı partinin kapılarını sonuna kadar açarak AKP ile mücadele etmeye hazırım diyorum. Ben buna inanıyorum. CHP iktidara her zamankinden çok daha yakındır. İnanın zafer yakındır.”





