CHP’nin çiçeği burnunda İl Başkanı Harika Taybıllı 10 yıl ara verdiği siyasette ilk kez basınla buluştu.
İlk kez basın toplantısı düzenleyerek Edirne Basınının karşısına çıkan Taybıllı, belediye başkan yardımcılığı için yazılı bir talebi olmadığını söyledi.
Kısa bir açıklamanın ardından kendisine yöneltilen soruları cevaplayan Başkan Taybıllı bugüne kadar hiçbir makama yazılı talebi olmadığını dile getirdi.
Basın mensuplarının belediye meclis üyeliğinden istifa etmeyi düşünüyor musunuz sorusu üzerine “hayır hem belediye meclis üyeliğini hem il başkanlığını beraber yürüteceğim ikisi de birbirine engel makamlar değil” diye cevap verdi. Siyaseten hedefleriniz neler sorusuna ise mütevazi bir üslupla politik bir cevap vererek “benim en büyük siyasi hedefim partimi iktidar yapmak, yerelde sağladığımız başarıyı genelde de sağlayarak partimizi iktidar yapmak” dedi. Kendisinin il başkanı olarak atanma yöntemiyle ilgili olarak ta açıklama yapan Taybıllı parti yönetiminden birinin değil de kendisinin atanmasının partinin takdiri ve kararı olduğunun genel başkanı inisiyatifinin olduğunu dile getirdi.
31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde Cumhuriyet Halk Partisinin Bayrağını belediyemizden indirmeden bu yola devam ettiklerini söyleyen CHP İl Başkanı Harika Taybıllı, CHP önceki dönem İl Başkanı Samet Kahraman’a , İl ve İlçe örgütlerimize teşekkür ediyorum” dedi.
CHP önceki dönem İl Başkanı Samet Kahraman’a çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum diye açıklamada buluna Taybıllı; “ Samet Kahraman başkanımız kendi özel sebeplerinden dolayı istifa etti. Bende onun ardından bu göreve talip oldum.Genel Başkanımız, MYK üyelerimiz ve yönetim kurulu üyelerimiz beni bu göreve layık gördüler. Onlara da teşekkür ediyorum” dedi.
Yönetimde her hangi bir değişiklik olmayacağını söyleyen Taybıllı, “Yönetim kurulu üyelerimiz ile görüştük. Herkes olumlu, hiçbir problemimiz yok ve herkes görevinin başında. Bir değişiklik düşünmüyoruz. Yeniden görev dağılımına gerek duymadık. İlerleyen zamanlarda yorulan arkadaşlarımız, yeni görev almak isteyen arkadaşlarımız olursa süreçte değerlendiririz ama şu an için herkes mevcut görevlerine devam ediyor”.
ŞUAN BELEDİYE MECLİS ÜYELİĞİM DEVAM EDİYOR
Taybıllı; “Orada tüzüğe, yasaya, yönetmeliklere göre bir çelişki yok. Hatta yönetmelik çok net bir şekilde hem meclis üyesi, hem de il başkanı olunabileceğini söylüyor. Sadece Belediye Meclisi için değil, İl Genel Meclisi de olsa aynı durum olabiliyor. Dolayısıyla devam edip etmeyeceğim konusunu tekrar değerlendirdikten sonra ayrılma gibi bir durum söz konusu olursa ayrıca açıklama yaparız. Ben grubumuzun başkanıyım, belediye başkanımız da belediye meclisinin başkanıdır. Tercih yapmak gibi bir durum söz konusu değil ama zaman içinde bunu yapma gibi bir düşüncem olabilir. Şu an bunun için çok erken. Şuan belediye meclis üyeliğim devam ediyor” dedi.
Kongre sürecine kadar il başkanlığı görevine devam edeceğini ifade eden Başkan Taybıllı; “Meclis üyesi olduğum zaman il başkanı olma gibi bir düşüncem yoktu. İl başkanımız vardı. Şu anda il başkanı olarak hitap ediyorum. 13 ay sonra ne olacak bilmiyorum. Bunları konuşmak için çok erken. Siyaset çok uzun soluklu ve çok kısa sürede değişiklikler olabiliyor. Ben bu göreve layık görüldüysem, bu görevi yapacağım. İleriye yönelik başka bir göreve layık görürlerse ona da layık olmak için elimden gelen çalışmayı yapacağım” diye belirtti.
Edirne Belediye Başkan Yardımcılığı görevine talip olmadığını açıklayan Taybıllı; “Bununla ilgili ne genel merkezimizle, ne de belediye başkanımızla hiçbir görüşmesi yaptığımızı söyleyemem. Hiçbir koşulda ne yazılı, ne de sözlü buna talip olmadım. Kendilerinin beni bu göreve laik görmesi beni ziyadesi ile zaten gururlandırdı. Genel başkanımın laik gördüğü bir göreve ben bunu yapmak istemiyorum deme lüksüne sahip olduğunu düşünmüyorum. Biz öncelikle örgütümüzle genelde partimizi iktidar taşımak için çalışacağız. Belediye başkanlığına hiç talep açmadım hiç talepte de bulunmadım bunu bir düzeltmek isterim. Siyasetteki bundan sonraki hedefim; arkadaşlarımızla partimiz için sonuna kadar çalışarak yerel seçimlerde partimizin gelmiş olduğu başarıyı katlayarak partimizi iktidara taşımaktır. Bundan başka bir hedefim yok” dedi.
Edirne Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde yaşanan tartışma ile ilgili sorulan soruya Taybıllı; “Öncelikle bir kamu kurumuna karşı yapılmış olan böyle bir davranışın kesinlikle karşısındayız. Bununla birlikte kentimizde ve kendi belediyemizde böyle bir şeye maruz kalınması hepimizi üzdü. Fakat konu yargıya taşındı. Yargıya taşındığı aşamada şu an çok detaylı bilgisine sahip olmadığım için bunun hakkında detaylı bilgi paylaşamıyorum. Benim için de yoğun bir döneme denk geldi. Süreci takip edeceğiz”
Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin’in İYİ Parti’den istifa ederek CHP’ye geçtiği ile ilgili soruya ise Taybıllı; “Bu söylentiler benim de kulağıma geldi. Kendisi henüz örgütle görüşmüş değil. Bildiğim kadarıyla Uzunköprü ilçe örgütü ile de görüşmedi, bizimle de herhangi bir diyaloğu yok. Bundan sonraki süreçte diyaloğa geçtikten sonra devamında ne şekilde bir yol izleneceğini süreç gösterecek. Şu anda geçecek ya da geçmeyecek diyemem” dedi.
CHP’li belediyelerin SGK borçlarını ödemesi ile ilgili söylemini de değerlendirirken; “CHP’li belediyeler için yapılan bu uygulamalarla birlikte 24 Temmuz Basın Bayram’ıydı. Edirne’de 8 vasıflı gazete var. Tasarruf tedbirleri genelgesiyle kamu kurumlarının gazetelere verdiği abonelik ücretleri kesildi. Edirne’de il genelinde yıllık 1 gazetenin maliyeti 3 bin TL civarında. 8 gazetenin yıllık 24 bin TL maliyeti, sizlerin cebinden alınıyor. Fakat 12 tane uçak filomuz var. Külliyenin masraflarının haddi hesabı yok. ‘Belediyeler, vatandaş, basın emekçisi tasarrufta bulunsun ama itibardan tasarruf olmasın.’ Biz bunun karşısındayız. Milletvekillerimiz bu konuda çok ciddi çalışmalar yürütüyorlar. Biz, tüm emekçilerin, tüm hakkı yenenlerin parti olarak yanındayız. Partimizin bu konuda duruşu çok nettir. Belediyelere uygulanana bir ‘ekonomik darbe’ denilebilir. Sizlere uygulanan da ekonomik sansürdür. Bunun karşısındayız”
Ayçiçek fiyatının ne kadar olması gerektiği ile ilgili soruya Taybıllı; “Fiyat konusu uzmanlık alanım olmadığı için söyleyemem. Ama bunlarla ilgili bizi yönlendirecek çiftçi temsilcileriyle çalışacağız. Ayrıca il genel meclisi üyelerimiz var. Onlar bunu takip ediyorlar ve bunlar üzerinde çalışıyorlar. Biz, onlarla istişare edeceğiz ve devamında bunlarla ilgili bilgileri paylaşacağız” dedi.
sokak hayvanları ile ilgili yasada düzenlemenin çözümü asla cinayet olamaz diyen Taybıllı ; “Ben, il başkanı olmamın ötesinde hayvanseverim. Evde kedimiz, köpeğimiz, tavşanımız, kuşumuz var. Onlar bir süre sonra evlat gibi oluyorlar. İnsanlar başta hevesle hayvanları alıyorlar ve sokağa bırakıyorlar. Sadece anneliği tatsın diye hayvanlarını çiftleştirip, çoğalmalarına sebep olup, daha sonra hayvanları sokağa atan ya da barınaklara bırakanlar olabiliyor. Ötenazi, yaşamından ümit kesilen, öleceği kesin olarak bilinen hastanın acılarını dindirmek amacıyla ve kendi isteği üzerine yaşamına son vermesi biçiminde gerçekleşen ölüm şekli olarak tanımlanıyor. Hayvanların böyle bir irade koymaları gibi bir şansları yok ve bizim de hiçbir canlının hayatını elinden alma gibi bir hakkımız yok. Her canlının yaşama hakkı var. Ben burada ‘İnsan mı ölsün?’, ‘Hayvan mı yaşasın?’ gibi ahlaki ikilem yaratılarak manipülasyon yapılmasına karşıyım. Çünkü Avrupa ülkelerine gittiğimiz zaman sokak köpeği görmüyoruz. Onlar nasıl çözümler üretiyorlar? Gerçekten bu hayvanları öldürüyorlar mı? Ben öldürdüklerini zannetmiyorum. Bunların öncelikli tedbirleri alınabilir, bunlar araştırılabilir. Bizim hayvanlarımıza çip takıldı. Sokakta bulunan hayvanların çipleri kontrol edilip, sahibi bulunup, ona ceza kesilmesi gerekiyor. Cezaların caydırıcı olması gerekiyor. Fransa’da 3 yıla kadar hapis cezası, 45 bin Euro para cezası veriliyor. Biz de caydırıcı cezalar uygularsak o hayvanların sokağa düşmesinin önüne geçebiliriz. Bunun dışında öldürene kadar çoğalmalarının önüne geçebiliriz. İnsanca birçok çözüm üretilebilir. Ölüm son çare. Ötenaziyi kesinlikle kabul etmiyorum. Bu bir itlaf ve cinayettir. Partimizin ve belediyelerimizin de bununla ilgili kesin duruşu vardır. Bunun tamamen karşısındayız. Gündeme getirilmesini kesinlikle istemiyoruz. Biraz daha değerlendirilip, daha iyi çalışmalar yapılarak Avrupa Birliği ülkelerinden ülkemize uygun örnekler alınarak uygulayabiliriz. Ama bunun çözümü asla cinayet olamaz” dedi. HABER:SEVDA GÜZEY





