Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Edirne Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası toplantı salonunda Başkanlık Sistemi ve Anayasa değişikliği hakkında konferans düzenlendi. Gerçekleşen Konferansta Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Cumhuriyet Kadınları Derneği, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Çakır ve Edirne’de bulunan birçok STK ve üyeleri de yer aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Başkanlık Sistemi ve Anayasa değişikliği hakkında Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Celil Özcan konferansın moderatörlüğünü yaparken, konuşmacılar Avukat Filiz Gencan Akın, Avukat Barış Ateş detaylı bilgiler verdi. “ZEMHERİ GÜNLER BİTMEK BİLMİYOR”Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Celil Özcan, Başkanlık Sistemi ve Anayasa Değişikliğinin anlatıldığı konferansta; “ülkemiz zemheri günleri yaşamaktadır. Olağanüstü hal süreci yaşanırken bir de üstüne yetmezmiş gibi önümüze Anayasa Değişikliği ve Başkanlık Sistemini koyuyorlar. Oysa gündemimizin bu olmaması gerekiyordu. Yaşadığımız zaman içerisinde baktığımızda sıfır terör görmüyoruz. Her tarafımız terör ve her gün şehit haberleri görmekteyiz. Bunun yanında işsizlik, ekonomide kriz çanları çalmakta, memurlar, işçiler, köylüler, çiftçiler baktığınızda kan ağlamaktadır. Bunun yanında dolar 4 TL olmuş kimsenin umurunda değil, dış politikaya baktığımızda Kıbrıs’ta ne dönüyor belli değildir. Gündem değiştirmek için bazı televizyonlar ve medya kuruluşları başka şeyler yayınlamaktadır. İç politikaya da baktığımızda her gün tartışmalar ve kavgalar. Zemheri günler bitmek bilmiyor. Maalesef bu iç karartıcı konuşmaları yapmak istemiyoruz ancak başka seçeneğimiz kalmadı. Bunun mücadelesini bir şekilde vermek gerekiyor. Bizde Atatürkçü Düşünce Derneği olarak bu zemheri günlerinde bu konferansı mecburen yapmak zorunda kaldık” şeklinde konuştu. “MODERN ÜLKELER, PARLEMENTER SİSTEMİ SEÇİYOR”Başkanlık Sistemi ve Anayasa değişikliği hakkında yapılan konferansta konuşmacı Avukat Filiz Gencan Akın yapılan değişiklikler hakkında detaylı bilgiler verdi. Avukat Filiz Gencan Akın, Başkanlık Sistemini uygulayan ülkelerin ne gibi problemlerle karşılaştığını, yaşanan problemleri anlattı. Modern ülkelerin parlamenter sistemi tercih ettiğini belirten Avukat Akın; “anayasa bir hukuk sistemi içerisinde en üstün yasadır. Bireylerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan anayasa, bireyleri devlete karşı koruyan hukuki bir katman görevi görür. Yaşama hakkından düşünce özgürlüğüne kadar insan onuruna yaraşır bir yaşamın teminatı anayasadır. Anayasa devleti ile anayasal bir devlet olmak arasında bir fark vardır. Siyasi iktidar büyük bir güce itham eder. Anayasal devletin 2 temel prensibi vardır. Gerçek bir hukuk devletinde siyasi iktidar hukuk kuralları ile sınırlandırılmıştır. Kuvvetler ayrımı ise siyasi iktidarın, devletin 3 temel organı olan yasama, yürütme ve yargının arasında bölüştürülmesini anlatır. Eğer siyasi iktidar tek elde toparlanacak olursa ki değişiklikte ön görülen budur. İktidarın ülkeyi kullanma yetkisi artacak. İktidarın denetimi güçleşecektir. Bir gücü frenlemenin ve durdurmanın en etkin yollarından birisi ise karşısına eşit hatta bundan daha üstün bir güç koymaktır. İşte kuvvetler ayrılığı siyasi iktidarın yasama, yürütme ve yargı organları arasında bölüştürüp ve birbirine karşı dengeleyerek bu gücü kendi iç dinamikleri ile kontrol altına alınmasıyla mümkündür. Başkanlık sisteminin dünyada uygulayan ülkelere baktığımızda en temel özelliği sert milletler arasında geçerliliği olmasıdır. Yani yasama, yürütme ve yargı organlarının kesin bir ayrım mevcuttur. Bu tür sistemlerde devlet organları birbirinden kesin olarak ayrı olduğu için her bir organ kendi görev yetkilerine adeta kıskançlık içinde bağlıdır. 1924 yılındaki hazırlanan Anayasa ile şimdiki konuşulan Başkanlık sistemi tamamen birbiriyle örtüşmemektedir. Çünkü 1924 Anayasasının en temel özelliğini 2 madde sadece bunu gösteriyor ve 3. Madde ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ve de 4. Maddesi ‘Türk milletini ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi temsil eder ve millet adına egemenlik hakkını sadece o kullanır’ denmektedir. Bu zihniyetle, şu an bu değişikliği yapmak isteyen zihniyet kesinlikle karşılaştırılamaz. Olağan üstü şartlarda hazırlanan bu anayasa değişikliğinin asıl amacı egemenliği saraydan veya siyasi iktidardan alarak; meclis vasıtasıyla halka teslim etmektir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyerek sözlerine son verdi. “ANAYASALAR SIRADAN METİNLER DEĞİLDİR” Başkanlık Sistemi ve Anayasa değişikliği hakkında yapılan konferansta konuşmacı olarak katılan Avukat Barış Ateş, anayasaların sıradan metinler olmadığını vurguladı. Avukat Ateş, “hakkımızda ve hürriyetlerimize yönelik hiçbir maddeye yer verilmemiş bir anayasaya veya bir değişikliğe ben niye evet oyu vereyim” diyerek konuşmasında; “Ülkemiz oldukça önemli günlerden geçiyor. 1982 yılı anayasasının çok önemli maddeleri değiştirilmesine ilişkin teklif bunların birinci tur görüşmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde neredeyse tamamlanmak üzere. Ardından ikinci tur görüşmeleri yapılacak ve bundan sonra da kuvvet ve muhtemel anayasanın belirlemiş olduğu çoğunluk aralığında kalması ihtimaline binayen hep birlikte ülke olarak resmen referanduma gideceğiz. Tabii bu referandum sonucunda bizler bu ülkenin taşları olarak; bir karar vermek zorundayız. Anayasalar sıradan metinler değildir. Anayasa değişikliğinde yapılan hiçbir değişiklik, anayasa hükümlerine aykırı olamaz. Anayasanın üstünlüğü kesindir ve değiştirilemez. Siyasi iktidarların sınırsız sayılabilecek yetkilerini sınırlamaya dayalı metinler. Bu kararımız ya anayasa değişikliğine evet diyeceğiz veya çekimser oy kullanacağız bir diğer seçenekte hayır diyeceğiz. Anayasa değişikliğindeki en önemli unsur halkın hak ve hürriyetlerinin genişletmesi ve bununla birlikte siyasi iktidarın sınırsız sayılabilecek olan iktidarına sınır getirmesidir. Bir vatandaş olarak biz bunu istiyoruz ancak karşımıza çıkacak Başkanlık sistemi ve yapılması istenen anayasa değişikliğinde temel hak ve hürriyetlere dayalı hiçbir düzenleme yok. Bizim hakkımızda ve hürriyetlerimize yönelik hiçbir maddeye yer verilmemiş. Bizim hakkımızda ve hürriyetlerimize yönelik hiçbir maddeye yer verilmemiş bir anayasaya veya bir değişikliğe ben niye evet oyu vereyim. Siyasi iktidar anayasa değişikliğini özellikle siyasi iktidarın sağlanmasına yönelik olarak değiştirmek istediği ortaya çıkıyor. 2002 yılından beri siyasi bir iktidar bu ülkeyi yönetmiyor mu? Parlamenter sistemle bu ülke yönetilmiyor mu? Siyasi iktidarsızlığa karşı her hangi bir sorun yaşıyor musunuz? Hayır yaşamıyorsunuz. Peki niye bu sistemi değiştiriyorsunuz. O zaman başka şeyler var” şeklinde konuştu.
GÜNDEM
Yayınlanma: 16 Ocak 2017 - 08:01
Başkanlık anlatıldı
Atatürkçü Düşünce Derneği Şube Başkanı Celil Özcan, Başkanlık sisteminin anlatıldığı konferansta Türkiye’nin zemheri günlerinin bitmek bilmediğini sıcak günlerin hasretle beklendiğini belirtti.
GÜNDEM
16 Ocak 2017 - 08:01





