Deveci Han Kültür Merkezi’nde “Yaşadığımız Şehir Edirne” adlı konferans düzenlendi. Konferansta konuşmacı olarak kürsüye gelen Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, Edirne’nin tarihinden, turizmine ve mutfağına varıncaya kadar birçok konuda önemli bilgiler verdi. Edirne’nin Fethinin 654’ncü yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde “Yaşadığımız Şehir Edirne” adlı konferansa Edirne İl Jandarma Komutanı Kamuran Ersan, Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ, siyasi parti temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Konferansı vermek üzere kürsüye gelen Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, konuşmasına dünyanın en güzel şehrinin Edirne olduğunu savunarak başladı. Geçmişten bugüne Edirne’nin içinden geçtiği birçok tarihsel süreci değerlendiren Hacıoğlu, Edirne’nin tam manasıyla değerlerine tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkamadığını söyledi. Edirne’yi fetheden ve savaş meydanlarında şehit olan ilk ve tek padişah unvanını taşıyan I’nci Murat Hüdavendigar’ın yanı sıra, bu topraklarda doğan, öğrenim gören ve İstanbul’un fethinin planlarını yapan Fatih Sultan Mehmet’i Edirne’nin yeterince sahiplenemediğini vurguladı. Hacıoğlu, “Edirne, metrekare başına en çok tarihi eser düşen şehirdir. Floransa diyorlar ama bu henüz kanıtlanmış bir sav değildir. Dolayısı ile Edirne bu alanda Avrupa ve dünyada önde gelen ilk 5 şehir arasındadır. Traklardan, Romalılara, Bizanslılardan, Osmanlı’ya kadar geçen süreci düşündüğünüzde bu iddiamın tesadüfi olmadığını anlayabilirsiniz. Yine çok önemli noktalardan birisi de bu süreci anlatan bir müzeleşme söz konusu değil. Bakın, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nin bulunduğu bölgeye Trakya diyoruz, üniversitemizin adı Trakya Üniversitesi. Peki Traklar hakkında ne biliyoruz? Traklar hakkında detaylı bilgilerin ve materyallerin yer aldığı bir müzenin açılması gereklidir. Traklardan yakın tarihimize geldiğimizde 20’nci yüzyılın en son ve en kanlı savunma savaşları olan Balkan Savaşları hakkında da kayda değer bilgiler içeren bir müzemiz henüz yok. Ancak bunun hazırlığı içerisindeyiz. Balkan Savaşları’nda kaybetmiş olabiliriz ancak çokta önemli değil. Önemli olan yenilgilerden ders alabilmek. Yaşadığımız bu güzel topraklar hakkında bilmemiz gereken o kadar çok şey var ki; tam manasıyla kültür ve tarih merkezinde yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. EDİRNE’NİN YÜZDE 10’U SELİMİYE’NİN İÇİNİ GÖRMEDEN ÖLÜYORSalonda ki öğrenciler tarafından deyim yerindeyse soluksuz dinlenen Hacıoğlu, sözlerinin devamında Edirne bazında öz eleştiriler yaptı. Hacıoğlu, “Bugün Kakava Şenlikleri başlıyor. Öyle sanıyorum ki bir iki yıl içinde bu şenliklerde ‘Dünya Kültür Mirasları’ listesinde ki yerini alacaktır. Yine Edirne’nin ve dünyanın en önemli kültür miraslarından bir tanesi olan Kırkpınar’a sözü getirmek istiyorum. Sorarım size kaç kere gittiniz Kırkpınar’a? Sorunumuz burada başlıyor işte, iddia ediyorum, Edirne’de yaşayıp da Selimiye’nin içini görmeden ölen yüzde 10 civarında insan vardır. Dışardan bakıp görüyor ama içine girip gezmiyor. Oysa dünyanın öbür ucundan ziyaretçiler bu muhteşem eseri görmek için akın akın geliyor. Sorunu iyi görmemiz ve çözümlememiz gerekiyor. Önce kendimiz sahip çıkacağız. Sonrasında kendimizi daha iyi anlatma fırsatı bulacağız. Mesela yine 6 sınır kapısı bulunan bir bölgedeyiz. Bu 6 sınır kapısından her yıl 3 milyon kişi Türkiye’ye giriş yapıyor. 3 milyon kişiden 600 bini Edirne’ye uğruyor ve 50 bini de konaklıyor. 3 milyonda 50 bin kişiyi kentimizde konaklatabiliyoruz. Şehrimiz için çok daha iyi çalışmamız ve Edirne’yi daha iyi anlatmamız gerekiyor” diye konuştu. EDİRNE MUTFAĞI CİĞERDEN İBARET DEĞİLHacıoğlu açıklamalarının devamında Edirne’nin mutfağının ciğerden ibaret olmadığını savundu. Hacıoğlu, “Gastronomi deyip geçmeyin. Bir kentin mutfağı dışarıdan gelen turist için önemlidir. Edirne bu yönden hem Anadolu, hem Trakya hem de Balkan’ları içine alan geniş bir yelpazeye sahip. Bu bağlamda Edirne mutfağını sadece ciğerden ibaret gösteremeyiz. Bu zenginliği daha verimli kullanmamız gerekli. İlimizde konaklayan turistlerin sayısını daha yukarılara çıkarmamız lazım” dedi. Konuşmasının son bölümünde öğrencilere seslenen Hacıoğlu, “Hazır bilgi, hazır yemek gibi tuzaklara kapılmayın. Kendiniz yapın ve üretin. Eğitim sistemimizin sizi yarışa soktuğunun farkındayım. Ancak yine de hazırcı olmayacağız. Gerçeği, bilgiyi arayacağız bulacağız ve üretmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı. Konferansın ardından, Deveci Han Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda “Sultan II’nci Abdülhamid Koleksiyonundan ve İslam Tarihi, Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi Ircıca arşivlerinden derlenen Tarihi Fotoğraflarla Edirne” adlı resim sergisi ziyaretçilere açıldı.
SİYASET
Yayınlanma: 06 Mayıs 2015 - 00:38
Baştan aşağı Edirne konferansı
Deveci Han Kültür Merkezi’nde “Yaşadığımız Şehir Edirne” adlı konferans düzenlendi. Konferansta konuşmacı olarak kürsüye gelen Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, Edirne’nin tarihinden, ...
SİYASET
06 Mayıs 2015 - 00:38









