CHP Edirne Milletvekili Erdin Bircan, 24 Temmuz Sansürün kaldırılış günü ve Lozan Barış Antlaşmasının 94. Yıldönümü nedeniyle birer mesaj yayınladı. 24 Temmuz sansürün kaldırıldığı tarih konusunda Bircan şu sözlere yer verdi: 1908’de basına sansür kalkmışken, üzerinden 109 yıl geçtiği halde OHAL rejiminde baskı, sansür ve basına zulüm dolu günler, yıllar geçiriyoruz. 24 Temmuz’un yıl dönümde basına ve yurttaşlara baskı giderek artıyor. Osmanlı’da Meşrutiyet’e geçişle demokratik bir yönetime adım atılmıştır. 24 Temmuz 1908’de 1876 Anayasası tekrar uygulanmaya başlanmasıyla gazeteciler kendi mücadelelerini vererek istibdat dönemini sonlandırmışlardır. Anayasanın tekrar yürürlüğe girmesiyle sansüre karşı örgütlenen gazeteciler o gece sansür memurlarını matbaalara sokmadılar. Sansür memurlarına direnen gazeteciler böylece sansürün kaldırılmasını sağlamıştır. Sansürsüz basın demokrasinin en büyük güvencesidir. 24 Temmuz’da biz hapisteki gazetecilere, gazete haberleri yüzünden tutuklanan, ceza alan gazetecileri konuşmanın utancını yaşıyoruz. Bu utancı yaşatan AKP zulmü olduğunu ise her yerde haykırıyoruz. Hükümet gazeteler ve gazeteciler üzerinde baskı ve zulmünü artırıyor. Devletin ajansı ve radyo televizyon kurumu iktidar ve saray dışında haber vermemekte, muhalefete karşı yanlı ve taraflı haberler yapmaktadır. Gazeteler hükümete sıkıntı olacağını düşündükleri yazıları gazetelere basmamakta ve sansürün kaldırılışı üzerinden 100 yıldan fazla geçtikten sonra tekrar sansür kurumuna başvurmaktadırlar. Gazeteciler işten atılma korkusu ile otosansüre başvurmaktadır. Bu durum sansür kadar tehlikeli bir durumdur. Gazetecilerin otosansür uygulamasından vazgeçmeleri, gazetecilerin ve gazetelerin iktidarın etkisinden kurtulması ile söz konusu olabilir. Sendikal örgütlenmenin sağlandığı, gazetecilerin gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hapislerde çürütülmediği, gazetecilerin mesleki yıpranmadan doğan haklarının verildiği, devlet kurumlarının her birine iktidara yakın olmayan gazetecilerin de rahatça girebildiği bir ortamda ancak gazeteciler kendilerini baskı altında hissetmeyerek, özgürce haber yapabilirler.Bu 24 Temmuz’da da Basın Özgürlüğü yoktur. Faşist rejimlerde bile basını susturmaya çalışanlar, baskı altına alanlar emellerine ulaşamamıştır. Hiçbir iktidar, besleme basın oluşturarak ve muhalif basına her türlü baskıyı yaparak, ne gerçekleri halktan gizleyebilir ne de iktidarlarını sürekli kılabilir. Tüm gazetecilerin 24 Temmuz sansürün kaldırılışı gününü kutlar, basın özgürlüğünün önündeki engellerin kalkmasını ve gazetecilerin özlük haklarının düzeltilmesini dilerim. LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 94. YILDÖNÜMÜ Lozan Antlaşması için “Türkiye’nin tapusu” ifadelerini kullanan Bircan, şöyle devam etti: Lozan Barış Antlaşmamızın 94’üncü yıldönümünü kutlamanın haklı gururunu, mutluluğunu ve kıvancını taşıyoruz. Zaferle sonuçlanan Ulusal Kurtuluş Mücadelemizin bütün dünya tarafından kabul edildiği antlaşma olan Lozan her zaman ülkemizin onuru ve şerefi olacaktır.Ulusal Kurtuluş mücadelesinden cumhuriyete giden yolda en önemli antlaşma olan Lozan bir destan olacaktır. Emperyalist devletlere karşı verdiğimiz bağımsızlık ve kurtuluş mücadelesinin ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması ile askeri zafer sonuçlandırılmış, İsviçre’nin Lozan kentinde 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile de Türkiye devleti dış politika ve siyasi zaferini tüm dünyaya kanıtlamıştır.Lozan Antlaşması Türkiye’nin dış politikasının da misyonunu ortaya koymuştur. Bu misyon Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesidir.Lozan’ın ve bu barış fikrinin ne kadar önemli olduğunu bugün çevremizde yaşanan ve ülkemizin de içine atılmak istendiği ateş çemberini görünce daha iyi anlıyoruz.Lozan’da çöpe atılan Sevr denilen paçavra anlaşmadır. Biz bağımsızlığımızı, Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi Lozan’ın temelleri üzerinde yükselttik. Sevr’in yok ettiği bağımsızlığımızı, Lozan’la kanıtladık.Türkiye CumhuriyetiMondros ve Sevr’in teslimiyetçi, bağımsızlığı yok edici anlayışına boyun eğmemiş, Mudanya ve Lozan ile tarih yazmıştır. Lozan’ın önemi İkinci Dünya Savaşı zamanında daha da iyi anlaşılmıştır. Lozan’da ortaya konan dış politika anlayışı ile İkinci Dünya Savaşı ve çevremizdeki birçok sorunu Türkiye’nin çıkarlarına uygun belirleyici ve karar verici olarak çözmüştür.Türkiye Cumhuriyetinin tapusu Lozan Barış Antlaşmasına sahip çıkmak vatani bir görevidir. Anlaşmayla, ülkemizin sınırları belirlenmiş, Misak-ı Milli sınırları içerisinde özgür ve bağımsız bir devlet olduğumuzu dünya kabul etmiştir.Türkiye Cumhuriyetinin var oluş belgesi olan Lozan Barış Anlaşmasının imzalanmasının 94’üncü yıldönümünü kutlar, başta İsmet İNÖNÜ olmak üzere Lozan’ı imzalayan tüm heyet üyelerini saygı ve şükranla anarım.
SİYASET
Yayınlanma: 22 Temmuz 2017 - 06:28
Bircan'dan Lozan ve sansür açıklaması
SİYASET
22 Temmuz 2017 - 06:28









