Adını duyunca birçoğumuzun ürperdiği, birçok insanın korkulu rüyası bir hastalık çeşidi olan AIDS, “HIV etkeni nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalık” şeklinde tarif edilir. AIDS sözcüğü, İngilizce “Acquired Immune Deficiency Syndrome”nin kısaltılmışı. Türkçesi; “Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu.” HIV sözcüğü ise; “Human Immundeficiency Virus’un kısaltılmışı. Türkçesi; “insan bağışıklık yetmezliği virüsü” olarak geçiyor.
28 Kasım tarihli Milli Gazete’de “Dikkat Virüs” başlıklı özel haberde bu hastalığın her geçen gün nasıl arttığına vurgu yapılıyor.
Haberde, “Sapık” yollardan ve “zina”dan bulaşan “Çağın Vebası Aids”in, Dünya’da azalırken Türkiye’de ise resmi rakamlara göre artış gösterdiği belirtiliyor.Haberde ayrıca, “2013 yılında resmi kayıtlara yansıyan HIV virüsü taşıyan yeni hasta sayısı ‘bin 400’ olurken bu rakam bir yıl içerisinde ‘bin 967’ye yükseldi. Bu ‘ölümcül’ ve bulaşıcı virüsün dünyanın aksine ülkemizde artması akıllara; sosyal yapının bozulması, aile bağlarının gevşemesi, zinanın suç olmaktan çıkartılmasını ve özellikle LGBTİ yani sapkın anlayışın yaygınlaşmasını akla getirdiğine dikkat çekiliyor.2 Aralık günkü yerel basınımızda çıkan haberler ise “Saraçlarda ‘kondom’ dağıttılar” şeklinde!Gelinen bu son durum adeta, “ar damarımız çatlamış” dedirtecek türden.
Ziya Paşa öyle demiyor mu; “İlim meclisine girdim, kıldım talep, İlim tâ gerilerde kaldı, illâ edep illâ edep”.
Bir Alman atasözü ise “utanç olmayan kimsede, şeref de bulunmaz” şeklinde.6 asır 3 kıtada adalet ve ahlakı yaymış bir milletin içine düşürüldüğü şu hale bakın! Bir toplum ancak bu kadar ifsad edilebilir. Böyle bir durum inanın birçok gayri Müslim ülkelerde bile görülmez.Rabbimiz Kuran’ı Kerim’de; “Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur” (İsra: 32) buyurur.
Zina; Allahu Teala’nın kesinlikle yasak ettiği, İslam’da cezası ağır olan bir fiildir. Allah zinayı, hiçbir zaman cevaz vermediği bir fuhuş müessesesi olarak kabul etmekte, bir ahlaksızlık olarak değerlendirmektedir.
İslam, neslin korunmasını doğuştan temel insan hakları kapsamında değerlendirir. Kuran’da kötülükler anlatılırken; içki içmeyin, kumar oynamayın, insan öldürmeyin, hırsızlık yapmayın, faiz ve domuz eti yemeyin… derken; zina konusunda, “zinaya yaklaşmayın” buyurur. Değil yapılması, yaklaşılması bile kötü! Gerçek bu iken, yüzde 98’i Müslüman olduğu söylenen şu toplumumuz ne hale getirildi!
Camiler açık. Ezanlar hoparlörlerden kulakları patlatırcasına okunuyor. İmam Hatip Okullarının, Kuran Kurslarının sayıları her geçen gün çoğalıyor. Tamam!
Tamam, da; fuhuş da gizli açık artarak devam ediyor. Başörtüsü serbest. Ama zina da serbest! Kumar, içki zaten serbest. Artık insanlar insafsızca katlediliyor, can emniyeti yok. Çünkü İslam’ın içi boşaltılıyor!
Diyanet’in pek fazla sesi çıkamıyor. Çünkü din, siyasetin emrinde!
Bu ne rezalet, ne zaman kendimize geleceğiz? Teneşire konunca mı? İşte o zaman, Yahya Kemal’in dediği gibi; “Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç !” Dostça kalın…Recep ÇINAR
28 Kasım tarihli Milli Gazete’de “Dikkat Virüs” başlıklı özel haberde bu hastalığın her geçen gün nasıl arttığına vurgu yapılıyor.
Haberde, “Sapık” yollardan ve “zina”dan bulaşan “Çağın Vebası Aids”in, Dünya’da azalırken Türkiye’de ise resmi rakamlara göre artış gösterdiği belirtiliyor.Haberde ayrıca, “2013 yılında resmi kayıtlara yansıyan HIV virüsü taşıyan yeni hasta sayısı ‘bin 400’ olurken bu rakam bir yıl içerisinde ‘bin 967’ye yükseldi. Bu ‘ölümcül’ ve bulaşıcı virüsün dünyanın aksine ülkemizde artması akıllara; sosyal yapının bozulması, aile bağlarının gevşemesi, zinanın suç olmaktan çıkartılmasını ve özellikle LGBTİ yani sapkın anlayışın yaygınlaşmasını akla getirdiğine dikkat çekiliyor.2 Aralık günkü yerel basınımızda çıkan haberler ise “Saraçlarda ‘kondom’ dağıttılar” şeklinde!Gelinen bu son durum adeta, “ar damarımız çatlamış” dedirtecek türden.
Ziya Paşa öyle demiyor mu; “İlim meclisine girdim, kıldım talep, İlim tâ gerilerde kaldı, illâ edep illâ edep”.
Bir Alman atasözü ise “utanç olmayan kimsede, şeref de bulunmaz” şeklinde.6 asır 3 kıtada adalet ve ahlakı yaymış bir milletin içine düşürüldüğü şu hale bakın! Bir toplum ancak bu kadar ifsad edilebilir. Böyle bir durum inanın birçok gayri Müslim ülkelerde bile görülmez.Rabbimiz Kuran’ı Kerim’de; “Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur” (İsra: 32) buyurur.
Zina; Allahu Teala’nın kesinlikle yasak ettiği, İslam’da cezası ağır olan bir fiildir. Allah zinayı, hiçbir zaman cevaz vermediği bir fuhuş müessesesi olarak kabul etmekte, bir ahlaksızlık olarak değerlendirmektedir.
İslam, neslin korunmasını doğuştan temel insan hakları kapsamında değerlendirir. Kuran’da kötülükler anlatılırken; içki içmeyin, kumar oynamayın, insan öldürmeyin, hırsızlık yapmayın, faiz ve domuz eti yemeyin… derken; zina konusunda, “zinaya yaklaşmayın” buyurur. Değil yapılması, yaklaşılması bile kötü! Gerçek bu iken, yüzde 98’i Müslüman olduğu söylenen şu toplumumuz ne hale getirildi!
Camiler açık. Ezanlar hoparlörlerden kulakları patlatırcasına okunuyor. İmam Hatip Okullarının, Kuran Kurslarının sayıları her geçen gün çoğalıyor. Tamam!
Tamam, da; fuhuş da gizli açık artarak devam ediyor. Başörtüsü serbest. Ama zina da serbest! Kumar, içki zaten serbest. Artık insanlar insafsızca katlediliyor, can emniyeti yok. Çünkü İslam’ın içi boşaltılıyor!
Diyanet’in pek fazla sesi çıkamıyor. Çünkü din, siyasetin emrinde!
Bu ne rezalet, ne zaman kendimize geleceğiz? Teneşire konunca mı? İşte o zaman, Yahya Kemal’in dediği gibi; “Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç !” Dostça kalın…Recep ÇINAR









