Sempozyum Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Makedonya Yerleşkesi’nde düzenlendi.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burcu Özgüven, bu yıl ‘komşuluk’ temasını aldıklarını söyledi. Prof. Dr. Özgüven, “Kentlerimizde birçok ölçülebilir ve fiziki değerlerle karşılaşıyoruz. Demografi bilindiği gibi nüfus dağılımını inceler. Ulaşım, kentsel mobilite gibi konular istatistik bilimiyle yakından ilgilidir. Kentleşme, okullaşma, çalışma olanakları, kentsel gelir-gider, kentsel bütçe gibi konular ekonominin verileriyle iç içedir. Bunların yanı sıra kentlerde bir de ölçülemeyen değerler bulunmaktadır. Örneğin kaç kişi bir kentte kendini yabancı hisseder? Kaç kişi trafikte bireysel tıkanma duygularına kapılır? Kaç kişi sokak hayvanlarına sempatiyle yaklaşır? Kaç kişi kendini kentle ve yerleşim alanlarıyla özdeşleşmiş hisseder? Bütün bunlar büyük kentlerimizde maalesef sıklıkla karşılaştığımız konular. Büyük kentlerimiz yerleşim alanlarımız büyük hızla değişiyor ve biz bu hıza kolay yetişemiyoruz. Çoğumuzun hem fikir olduğu bir konu var ki o da kentleri yaşatan insandır. Kentler insan topluluklarının bir arada yaşamasıyla oluşur. Komşuluk bir arada yaşama kültüründen oluşan bir kavram. Çatalhöyük'ten günümüze tüm yerleşimlerde karşımıza çıkıyor. Hem fiziki hem de kavramsal bir değerdir. Sempozyumumuzda bu yıl insanlar arası iletişimin en güçlü konularından olan komşuluğu mercek altına almaktayız. Komşuluk teması kapsamında mimari ve kentsel anlamda geçmişte neler yaşadığımızı, şu anda neler yapmakta olduğumuzu ve nelerin yapılabileceğini inceliyoruz” dedi. “EDİRNE’YE EN YAKILAN BİRİM MİMARLIKTIR”
Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu, Edirne’nin mimari konuda bozulmadığını belirterek, “Üniversite belki Tıp Fakültesi'yle başladı ama Edirne şehrinde bu üniversiteye en yakışan birim de mimarlıktır diye düşünüyorum. Mimar Sinan'ın gibi muhteşem bir dehanın en büyük eserinin gölgesinde bu toplantıyı yapıyor olmamız çok anlamlı. Üstelik bu seferki tema da çok güzel; komşuluk. Bilimler insanın ihtiyacını karşılarlar. Bir de olması gerekene yönlendirirler. Bizim tarihimizin mimari anlayışı, çıkmaz sokaklardan oluşan, çocukların da güvenle oynayabildiği, bir hastası olduğunda herkesin ilgilendiği, ekonomik durumu zayıf olanın farkında olmadan ihtiyaçlarının giderildiği, bir evde pişen yemeğin bir iki eve dağıtılmadan rahat edilemeyeceği bir değişik medeniyetin anlayışın devamı gibiyiz. Modernite adı altında biraz unuttuk ve yalnızlaşıyoruz. Acaba mimari bu soruna insani boyutta destek olunabilir mi konusunun burada cevabı aranıyor. Bunu da çok önemli bir çaba olarak görüyorum” şkelinde konuştu. “EDİRNE ASLINDA YAŞAYAN BİR MÜZE”
Edirne aslında yaşayan bir müze olduğunu altını çizen Rektör Tabakoğlu, “Özellikle mimari anlamda, öğrencileriyle öğretim üyeleriyle belki tüm dünya mimarlarının gelip yaşaması gereken bir şehir. Köprü, cami, medrese, eski roma eserleriyle tamamen bir müze. Ne kadar çok insanı buraya getirip gösterebilirsek o kadar faydalı. Eminin bir Amerikalı, bir Brezilyalı görse motiflerden esinlenecek bir şey alacak ve bunu eserlerinde uygulayacak. Çünkü gerçekten muhteşem bir mirasımız var. Osmanlı'yı en iyi anlatan kent olarak düşünüyorum Edirne'yi. Bursa da, İstanbul'da başkent ama Edirne kadar bozulmamış bir şehir. Dolayısıyla bu şehrin mimarisiyle ilgili fakülte bünyesindeki etkinlerde ne yapılsa azdır” diye konuştu.“EDİRNE YAŞAYAN MÜZE”
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne’nin olağanüstü bir silueti olduğunu ve bu siluetin tacı da Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii olduğunu söyledi.
Mesleki ve akademik anlamda uluslararası platformda bilgi paylaşımını geliştirmek ve farklı konulara değinmek amacıyla Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Makedonya Yerleşkesinde gerçekleştirilen sempozyumun bu yılki konusu “ Komşuluk” olarak belirlendi. Sempozyuma, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Trakya Üniversitesi Rektörü Erhan Tabakoğlu, Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Hamide Burcu Özgüven, Sivil Toplum Örgütleri, Öğretim üyeleri ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi” dedi. “EDİRNE, MUAZZAM BİR KENT”
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan yaptığı konuşmada; “Edirne’nin olağanüstü bir silueti olduğunu belirterek “Bu siluetin tacı da Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii’dir“ dedi. Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Sinan deyince Edirne, Edirne deyince de Sinan ilk akla gelen isimdir. Bu kadar akademisyenin içinde Sinan nasıl anlatılır bilmiyorum. Nisan 2014'te göreve başladığımızda bir radikal karar vermemiz gerektiğini düşündük. Kentimizin olağanüstü güzel bir silueti vardı. Bu siluetin tacı da Selimiye. Şehrin belli bir uzaklığına çıktığınızda bakıyorsunuz ki bu siluet belli noktalardan adet kurşunlana kurşunlana yok edilmeye başlanmış. Arkadaşlarımızla bir değerlendirme yaptık. Mevcut plânlara baktığımızda kentin tamamı demesek bile, kenti etkileyecek belli bir bölümünde H'nin serbest bırakıldığını gördük. Bu Edirne gibi tarihi dokusu çok zengin bir il için kabul edilmesi mümkün olmayan bir karardı. Yaptığımız ilk mecliste Edirne'de kentin siluetini korumak amacıyla H serbest olan yerlerde yapılacak inşaatların öncelikle avam projesi imar komisyonuna teslim edilecek, imar komisyonunun uygun görmesi halinde onay verilecek. Böylece sert bir fren yapmış olduk” ifadelerine yer verdi. “KENTİN TARİHİ MİRASININ MİRASÇISI DEĞİLİM”
Teknik insan olmadığını dile getiren Gürkan, “Ondan dolayı sizler varsınız. Mimarlarımız, odamız, akademisyenlerimiz, öğrenci arkadaşlarımız var. Bu kent gerçekten korunması gereken, muazzam bir kent. Mutlaka eksiklerimiz, yanlışlarımız vardır. Ama şunu bilin ki kastımız yoktur. Tek bir amacımız ve hedefimiz var; bu kenti aldığımızdan daha iyi bir şekilde bizden sonraki gelecek arkadaşlara, kuşaklara devretmek. Ben hiçbir zaman kendimi Edirne gibi bir kentin tarihi mirasının mirasçısı olarak görmedim. Çünkü mirasçılık kolay bir kavramdır. Hazır kaldığı için değeri bilinmez. Ben kendimi, arkadaşlarımı bu tarihi mirasın emanetçisi olarak görüyorum. Emanetçiyiz, o aldığımız mirası bir emanet gibi gözümüz gibi koruyarak gelecek kuşaklara taşımamız lazım. Yapmaya çalıştığımız bu” ifadelerini kullandı.
Sempozyum Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Makedonya Yerleşkesi’nde 28 Nisan Cuma Günü de devam edecek.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burcu Özgüven, bu yıl ‘komşuluk’ temasını aldıklarını söyledi. Prof. Dr. Özgüven, “Kentlerimizde birçok ölçülebilir ve fiziki değerlerle karşılaşıyoruz. Demografi bilindiği gibi nüfus dağılımını inceler. Ulaşım, kentsel mobilite gibi konular istatistik bilimiyle yakından ilgilidir. Kentleşme, okullaşma, çalışma olanakları, kentsel gelir-gider, kentsel bütçe gibi konular ekonominin verileriyle iç içedir. Bunların yanı sıra kentlerde bir de ölçülemeyen değerler bulunmaktadır. Örneğin kaç kişi bir kentte kendini yabancı hisseder? Kaç kişi trafikte bireysel tıkanma duygularına kapılır? Kaç kişi sokak hayvanlarına sempatiyle yaklaşır? Kaç kişi kendini kentle ve yerleşim alanlarıyla özdeşleşmiş hisseder? Bütün bunlar büyük kentlerimizde maalesef sıklıkla karşılaştığımız konular. Büyük kentlerimiz yerleşim alanlarımız büyük hızla değişiyor ve biz bu hıza kolay yetişemiyoruz. Çoğumuzun hem fikir olduğu bir konu var ki o da kentleri yaşatan insandır. Kentler insan topluluklarının bir arada yaşamasıyla oluşur. Komşuluk bir arada yaşama kültüründen oluşan bir kavram. Çatalhöyük'ten günümüze tüm yerleşimlerde karşımıza çıkıyor. Hem fiziki hem de kavramsal bir değerdir. Sempozyumumuzda bu yıl insanlar arası iletişimin en güçlü konularından olan komşuluğu mercek altına almaktayız. Komşuluk teması kapsamında mimari ve kentsel anlamda geçmişte neler yaşadığımızı, şu anda neler yapmakta olduğumuzu ve nelerin yapılabileceğini inceliyoruz” dedi. “EDİRNE’YE EN YAKILAN BİRİM MİMARLIKTIR”
Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu, Edirne’nin mimari konuda bozulmadığını belirterek, “Üniversite belki Tıp Fakültesi'yle başladı ama Edirne şehrinde bu üniversiteye en yakışan birim de mimarlıktır diye düşünüyorum. Mimar Sinan'ın gibi muhteşem bir dehanın en büyük eserinin gölgesinde bu toplantıyı yapıyor olmamız çok anlamlı. Üstelik bu seferki tema da çok güzel; komşuluk. Bilimler insanın ihtiyacını karşılarlar. Bir de olması gerekene yönlendirirler. Bizim tarihimizin mimari anlayışı, çıkmaz sokaklardan oluşan, çocukların da güvenle oynayabildiği, bir hastası olduğunda herkesin ilgilendiği, ekonomik durumu zayıf olanın farkında olmadan ihtiyaçlarının giderildiği, bir evde pişen yemeğin bir iki eve dağıtılmadan rahat edilemeyeceği bir değişik medeniyetin anlayışın devamı gibiyiz. Modernite adı altında biraz unuttuk ve yalnızlaşıyoruz. Acaba mimari bu soruna insani boyutta destek olunabilir mi konusunun burada cevabı aranıyor. Bunu da çok önemli bir çaba olarak görüyorum” şkelinde konuştu. “EDİRNE ASLINDA YAŞAYAN BİR MÜZE”
Edirne aslında yaşayan bir müze olduğunu altını çizen Rektör Tabakoğlu, “Özellikle mimari anlamda, öğrencileriyle öğretim üyeleriyle belki tüm dünya mimarlarının gelip yaşaması gereken bir şehir. Köprü, cami, medrese, eski roma eserleriyle tamamen bir müze. Ne kadar çok insanı buraya getirip gösterebilirsek o kadar faydalı. Eminin bir Amerikalı, bir Brezilyalı görse motiflerden esinlenecek bir şey alacak ve bunu eserlerinde uygulayacak. Çünkü gerçekten muhteşem bir mirasımız var. Osmanlı'yı en iyi anlatan kent olarak düşünüyorum Edirne'yi. Bursa da, İstanbul'da başkent ama Edirne kadar bozulmamış bir şehir. Dolayısıyla bu şehrin mimarisiyle ilgili fakülte bünyesindeki etkinlerde ne yapılsa azdır” diye konuştu.“EDİRNE YAŞAYAN MÜZE”
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne’nin olağanüstü bir silueti olduğunu ve bu siluetin tacı da Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii olduğunu söyledi.
Mesleki ve akademik anlamda uluslararası platformda bilgi paylaşımını geliştirmek ve farklı konulara değinmek amacıyla Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Makedonya Yerleşkesinde gerçekleştirilen sempozyumun bu yılki konusu “ Komşuluk” olarak belirlendi. Sempozyuma, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Trakya Üniversitesi Rektörü Erhan Tabakoğlu, Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Hamide Burcu Özgüven, Sivil Toplum Örgütleri, Öğretim üyeleri ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi” dedi. “EDİRNE, MUAZZAM BİR KENT”
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan yaptığı konuşmada; “Edirne’nin olağanüstü bir silueti olduğunu belirterek “Bu siluetin tacı da Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii’dir“ dedi. Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Sinan deyince Edirne, Edirne deyince de Sinan ilk akla gelen isimdir. Bu kadar akademisyenin içinde Sinan nasıl anlatılır bilmiyorum. Nisan 2014'te göreve başladığımızda bir radikal karar vermemiz gerektiğini düşündük. Kentimizin olağanüstü güzel bir silueti vardı. Bu siluetin tacı da Selimiye. Şehrin belli bir uzaklığına çıktığınızda bakıyorsunuz ki bu siluet belli noktalardan adet kurşunlana kurşunlana yok edilmeye başlanmış. Arkadaşlarımızla bir değerlendirme yaptık. Mevcut plânlara baktığımızda kentin tamamı demesek bile, kenti etkileyecek belli bir bölümünde H'nin serbest bırakıldığını gördük. Bu Edirne gibi tarihi dokusu çok zengin bir il için kabul edilmesi mümkün olmayan bir karardı. Yaptığımız ilk mecliste Edirne'de kentin siluetini korumak amacıyla H serbest olan yerlerde yapılacak inşaatların öncelikle avam projesi imar komisyonuna teslim edilecek, imar komisyonunun uygun görmesi halinde onay verilecek. Böylece sert bir fren yapmış olduk” ifadelerine yer verdi. “KENTİN TARİHİ MİRASININ MİRASÇISI DEĞİLİM”
Teknik insan olmadığını dile getiren Gürkan, “Ondan dolayı sizler varsınız. Mimarlarımız, odamız, akademisyenlerimiz, öğrenci arkadaşlarımız var. Bu kent gerçekten korunması gereken, muazzam bir kent. Mutlaka eksiklerimiz, yanlışlarımız vardır. Ama şunu bilin ki kastımız yoktur. Tek bir amacımız ve hedefimiz var; bu kenti aldığımızdan daha iyi bir şekilde bizden sonraki gelecek arkadaşlara, kuşaklara devretmek. Ben hiçbir zaman kendimi Edirne gibi bir kentin tarihi mirasının mirasçısı olarak görmedim. Çünkü mirasçılık kolay bir kavramdır. Hazır kaldığı için değeri bilinmez. Ben kendimi, arkadaşlarımı bu tarihi mirasın emanetçisi olarak görüyorum. Emanetçiyiz, o aldığımız mirası bir emanet gibi gözümüz gibi koruyarak gelecek kuşaklara taşımamız lazım. Yapmaya çalıştığımız bu” ifadelerini kullandı.
Sempozyum Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Makedonya Yerleşkesi’nde 28 Nisan Cuma Günü de devam edecek.





