Ulusal Süt Konseyi tarafından 17 Aralık’ta Çiğ süte yapılan zamma Edirne Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez tepki gösterdi. 8 Aydan beri çiğ sütte hiçbir zam yapmayan Ulusal Süt Konseyi’nin %17’lik bir zam yaparak üreticinin girdi maliyetini bile karşılamadığı bir rakam açıkladığına dikkat çeken Suiçmez; Olması gereken fiyat 19 lira 50 kuruş, çok net rakamdır, Kimse kusura bakmasın, bu fiyat bizi memnun etmediğin altını çizerek, enflasyon üreticiye yansımıyor mu? Kemiklerimizde, iliklerimizde hissediyoruz. Aile işletmeleri olmazsa bu Türkiye’deki hayvancılık biter” dedi.
Edirne Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, “8 aydan beri zam yok. Ulusal Süt Konseyi’nin 14.65’ten 17.15’e çıkardığı bir fiyat var. Olması gereken fiyat 19 lira 50 kuruş, çok net. Bu böyle rastgele sıradan söylenmiş bir rakam da değil. Şu anda bizim üreticilerimizin, yüzde 90’ının 17 liraya yakın maliyeti var” dedi.
2024 yılında en son 8 ay önce yapılan çiğ sütte zam sonrası üreticiler de zammın beklentilerinin altında kalmasına tepki gösterdiler.
BİZ BUNA SEVİNELİM Mİ, ÜZÜLELİM Mİ?
Ulusal Süt Konseyi’nin 14,65’ten 17,15’e çıkardığı bir fiyat var. 8 aydan beri zam olmadığını ifade eden Suiçmez, “Tam Nisan ayında 15 liraydı süt parası, Mayıs ayında 16 lira ödemişiz. Sonra tekrar 1 lira geri çektiler, şu anda 17 lira oldu. Biz buna sevinelim mi, üzülelim mi? Gerçekten karar veremiyorum. Şu anda olması gereken fiyat 19 lira 50 kuruş, çok net. Bu böyle rastgele sıradan söylenmiş bir rakam da değil. Şu anda bizim üreticilerimizin, yüzde 90’ının 17 liraya yakın maliyeti var. Bakanlığın vermiş olduğu süt desteği, hayvancılık destekleriyle ne kazanabiliyorsa, kazanıyorlar.
Yani burada üreticinin eline geçecek para en iyi ihtimalle 17 lira 15 kuruş. Şimdi 8 ay bekle, yüzde 17’lik bir fark var. Bir taraftan da devletin rakamlarıyla ülkede yüzde 40’ın üzerinde enflasyon var. Bize verilen yüzde 17’lik zam, nasıl olacak yani? 8 ay önceki yem fiyatıyla, şu andakinin arasında 100 liraya yakın fark var” dedi.
ZAM PARASINI ŞUBAT AYINDA GÖRECEĞİZ
Üretici, eline geçecek bu parayı Şubat ayında almaya başlayacak. İki buçuk ay sonra göreceğiz bu parayı cebimize. İki buçuk ayda inşallah bizim girdilerimiz durur diyen Suiçmez, “ Kimse kusura bakmasın, bu fiyat bizi memnun etmedi. Yani üreticinin öyle beklediği oranda bu iş şevkle yapabilecek oranda bir artış değil. 19 buçuk lira olması lazımdı. Bizim beklentilerimiz o yöndeydi. Ancak o zamanda biz para kazanırdık. Ben teşekkür edemiyorum Ulusal Süt Konseyi’ne. Burada gidip burada üreticimizin aklınla dalga geçecek halimiz yok, ben de bir üreticiyim, bunun maliyetini biliyoruz.
Bu fiyatlarla, günlük ortalama 20 litrenin altında süt alan herkes zarar eder, bu işi sürdürmez, istese de sürdüremez. Belirli bir yere kadar gayret eder, kredi kullanır ve borç sarmalı olur. Gün gelir bir bakmış hayvanların hepsi birden gider. Bugün çarşının bir merkezine gideceğim, veya herhangi bir kahveye gideceğim 15 lira olmuş bir bardak çay, bizim üretici de 17 liraya süt verecek para kazanacak, bu hayvancılığı devam ettirecek. Torunlarımıza bu işi yaptıramıyoruz. Gençlerin de haklılık payı var, giderim asgari ücretle çalışırım diyor” ifadelerine yer verdi.
ENFLASYON BİZE YANSIMIYOR MU YANİ
Bizim girdi maliyetlerimiz veya ülkede normal sosyal yaşantımızda 8 ayda yüzde 17 artmış olsa ülkede enflasyon yüzde 40’ın üzerinde olmasına rağmen üreticiye yansımadığından söz eden Suiçmez, “Üreticiye yansımıyor mu? Kemiklerimizde, iliklerimizde hissediyoruz. Aile işletmeleri olmazsa bu Türkiye’deki hayvancılık biter. O büyük sanayiciler, o profesyonel çiftlikler günü geldiğinde kapatıp gider. Biz nereye gideceğiz? Biz mecbur bu işin içindeyiz yani. Doğduğumuzdan beri burada. Ölene kadar da bu işi yapacağız” diye konuştu.
HABER: MERT SOYLU





