TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu tarafından “ Edirne ve Deprem Gerçeği “ başlığı altında basın açıklaması gerçekleştirdi.
İzmir’de yaşanan depremden sonra Edirne Belediye Başkanlığı, Edirne merkezinde ekiplerini görevlendirerek çok katlı binaların altında faaliyet gösteren iş yerlerinin taşıyıcı sistemlerini, kolon ve kirişlerine olası değişiklikleri inceleme altına aldığına dikkat çeken TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Yılmaz Eren, “İzmir depremi bir kez daha olası depremin ölümcül yüzünü hatırlatmıştır! Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu ve Deprem Gerçeği ile yaşamak zorunda olduğumuzu biliyoruz. İlimizde MTA tarafından yayımlanan yenilenmiş diri fay haritasına göre aktif fay bulunmamaktadır. Fakat, Kuzey Anadolu Fay hattı Edirne İlimiz sınırlarına Saroz Körfezi içerisinde yer alan Ganos Segmenti ile Saros kıyılarımıza yaklaşık 8 km uzaklıkta yer almaktadır. Marmara Denizi içerisinde beklenen büyük depremin il sınırlarımıza uzaklığı ise yaklaşık 80 km dir. Edirne yereline baktığımızda; eski tarihlerde yakın çevremizde büyük depremler olmuştur ve olmaya devam edecektir. Son birkaç yıl içinde Havsa, Lalapaşa , Keşan, İpsala ilçelerinde küçük ölçekli depremler olduğunu unutmayalım” dedi.
OLASI BÜYÜK DEPREMDE TRAKYA CİDDİ ETKİLENİR
Yaşanan büyük bir depremde Trakya bölgesinin nüfus yoğunluğundan dolayı ciddi sıkıntılar yaşanacağına da dikkat çeken Eren; “Yakın zamanda Trakya’da en büyük deprem Kuzey Anadolu fay Hattında, 1912 yılında 7,4 büyüklüğünde gerçekleşmiştir. Mürefte-Şarköy depremi olarak bilinen bu felakette, 310 köy ağır derecede hasar görmüş, 313 kilise ve cami, 25000 civarında ev yıkılmış, 2832 kişinin ölmesine yol açmıştır. Yaklaşık 100 km yarıçaplı alan içerisinde yer alan tüm kamu binaları yıkılmıştır.Yaşanan bu büyük depremin Trakya bölgesindeki nüfus ile günümüzdeki mevcut nüfus yoğunluğu karşılaştırıldığında çok ciddi sonuçlar doğuracağı görülmektedir.
Deprem meydana gelmesi ile jeolojik oluşumlara bağlı olarak zemin davranışları değişmektedir İlimizin jeolojik yapısının bir kısmının akarsu ve denizel çökeller ile oluştuğu bilinmektedir. Depremin odak ve uzaklığına bağlı olarak yapıların zeminde sıvılaşması, taşıma gücü yenilmesi gibi sorunlar ortaya çıkabilmekte; yapı kalitesine ve statiğine göre yıkılmalar yada büyük hasarlar oluşmaktadır.
İlimizin jeolojik oluşumunda alüvyon ve sıvılaşmaya duyarlı alanların olduğu göz önüne alınarak yapılaşmalar da zemin dikkate alınarak statik hesapların doğru yapılması , doğru yapı kalitesi, eksiksiz denetim gerekmektedir.Bilim insanlarınca , İlimizin yakınından geçen Kuzey Anadolu Fay Hattının kırılmasından kentimizin de ciddi şekilde etkileneceği öne sürülmektedir”şeklinde açıkladı.
SAROS BORU HATTI PROJESİ FAY HATINI YAKINDA
Saros yapılacak olan doğalgaz boru hattının fay hattına yakın olması çevresi için büyük tehlike oluşturduğuna dikkat çeken Eren; “Saros Körfezinde yapılacak FSRU Liman ve Boru Hattı projesi , Ganos fay hattına da yaklaşık 8 km mesafede yer almaktadır. Yıllık 10 milyar m3 gaz transfer edilmesi planlanan bu projenin fay hattına çok yakın olan bir alana kurulması çok tehlikelidir ve risklidir. Bu çılgınlıktan vazgeçmek gerekiyor. Özellikle Enez ve Keşan’a ait deniz kenarındaki yapılaşmalara da dikkat çekmek istiyoruz” dedi.
İzmir’de yaşanan depremden sonra Edirne Belediye Başkanlığı, Edirne merkezinde ekiplerini görevlendirerek çok katlı binaların altında faaliyet gösteren iş yerlerinin taşıyıcı sistemlerini, kolon ve kirişlerine olası değişiklikleri inceleme altına aldığına dikkat çeken TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Yılmaz Eren, “İzmir depremi bir kez daha olası depremin ölümcül yüzünü hatırlatmıştır! Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu ve Deprem Gerçeği ile yaşamak zorunda olduğumuzu biliyoruz. İlimizde MTA tarafından yayımlanan yenilenmiş diri fay haritasına göre aktif fay bulunmamaktadır. Fakat, Kuzey Anadolu Fay hattı Edirne İlimiz sınırlarına Saroz Körfezi içerisinde yer alan Ganos Segmenti ile Saros kıyılarımıza yaklaşık 8 km uzaklıkta yer almaktadır. Marmara Denizi içerisinde beklenen büyük depremin il sınırlarımıza uzaklığı ise yaklaşık 80 km dir. Edirne yereline baktığımızda; eski tarihlerde yakın çevremizde büyük depremler olmuştur ve olmaya devam edecektir. Son birkaç yıl içinde Havsa, Lalapaşa , Keşan, İpsala ilçelerinde küçük ölçekli depremler olduğunu unutmayalım” dedi.
OLASI BÜYÜK DEPREMDE TRAKYA CİDDİ ETKİLENİR
Yaşanan büyük bir depremde Trakya bölgesinin nüfus yoğunluğundan dolayı ciddi sıkıntılar yaşanacağına da dikkat çeken Eren; “Yakın zamanda Trakya’da en büyük deprem Kuzey Anadolu fay Hattında, 1912 yılında 7,4 büyüklüğünde gerçekleşmiştir. Mürefte-Şarköy depremi olarak bilinen bu felakette, 310 köy ağır derecede hasar görmüş, 313 kilise ve cami, 25000 civarında ev yıkılmış, 2832 kişinin ölmesine yol açmıştır. Yaklaşık 100 km yarıçaplı alan içerisinde yer alan tüm kamu binaları yıkılmıştır.Yaşanan bu büyük depremin Trakya bölgesindeki nüfus ile günümüzdeki mevcut nüfus yoğunluğu karşılaştırıldığında çok ciddi sonuçlar doğuracağı görülmektedir.
Deprem meydana gelmesi ile jeolojik oluşumlara bağlı olarak zemin davranışları değişmektedir İlimizin jeolojik yapısının bir kısmının akarsu ve denizel çökeller ile oluştuğu bilinmektedir. Depremin odak ve uzaklığına bağlı olarak yapıların zeminde sıvılaşması, taşıma gücü yenilmesi gibi sorunlar ortaya çıkabilmekte; yapı kalitesine ve statiğine göre yıkılmalar yada büyük hasarlar oluşmaktadır.
İlimizin jeolojik oluşumunda alüvyon ve sıvılaşmaya duyarlı alanların olduğu göz önüne alınarak yapılaşmalar da zemin dikkate alınarak statik hesapların doğru yapılması , doğru yapı kalitesi, eksiksiz denetim gerekmektedir.Bilim insanlarınca , İlimizin yakınından geçen Kuzey Anadolu Fay Hattının kırılmasından kentimizin de ciddi şekilde etkileneceği öne sürülmektedir”şeklinde açıkladı.
SAROS BORU HATTI PROJESİ FAY HATINI YAKINDA
Saros yapılacak olan doğalgaz boru hattının fay hattına yakın olması çevresi için büyük tehlike oluşturduğuna dikkat çeken Eren; “Saros Körfezinde yapılacak FSRU Liman ve Boru Hattı projesi , Ganos fay hattına da yaklaşık 8 km mesafede yer almaktadır. Yıllık 10 milyar m3 gaz transfer edilmesi planlanan bu projenin fay hattına çok yakın olan bir alana kurulması çok tehlikelidir ve risklidir. Bu çılgınlıktan vazgeçmek gerekiyor. Özellikle Enez ve Keşan’a ait deniz kenarındaki yapılaşmalara da dikkat çekmek istiyoruz” dedi.





