Edirne Süt Üreticileri Birliği ve Danone ortaklığında düzenlenen toplantıda ‘Sürdürülebilirlik Hayvancılık ve Çiftçi Yönetimi’ konuları çiftçilerinde katılımı ile ele alındı.
Sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantı Edirne İl Tarım Müdürlüğü’nde gerçekleşti. İklim değişikliğinin etkilerine karşı sürdürülebilir tarım ve hayvancılık için yeni yaklaşımlara ve araştırmalara ağırlık verilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
Toplantıda Mini yem fabrikası kurulacağının müjdesini veren Edirne Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, üreticinin yem maliyetini düşürmek için açılanacak olan yem fabrikasında, üretici maliyetine kendi yemini üreteceğini açıklayan Suiçmez, hayvancılık sektörüne desteklemek amacı ile, 5 düve desteği için Ziraat Bankasının kredi verebilmesi için görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.
Sürdürülebilirlik, hayvancılık ve çiftçilik yönetim, dengelerinin korunmasında önemli bir rol oynarken, iklim değişikliğiyle mücadelede de kritik bir yaklaşım sunuyor.
HAYVANCILIKTA DEĞİŞİM SÖZ KONUSU
Sürdürülebilir hayvancılık, değişim, dönüşüm ile ilgili dünyada örnek alınan bazı ülkelerin olduğunu dile getiren Mustafa Suiçmez, “Örneğin Almanya, örneğin Hollanda, Avusturya, Belarus, Yeni Zelanda gibi, hayvancılıkta dünya fiyatlarını belirleyen, dünya piyasalarında söz sahibi olan ülkeler.
Şimdi bunları hep konuşuyoruz da, dünya öyle bir hale geldi ; Bugün ticaret dahi bir tuşun ucunda, dünya artık çok küçüldü. Hayvancılık teknolojilerinde, diğer teknolojilerde olduğu gibi artık yapay zekaya varana teknolojiyi bu ülkeler burada kullanıyor.
Tabii burada bunların en önemli avantajları, bunlar bu olaya değişim dönüşüme 50-60 yıl önceden başlamaları, aramızda böyle bir mesafe var. Öyle bir noktaya geldi ki biz bu mesafeyi eğer bu değişime, dönüşüme, hayvancılıkta da tarımda olduğu gibi yeni teknolojilere nasıl çabuk adapte olabiliyorsak, hayvancılıkta da kendi kendimize bunları izleyerek, bu dönüşüme ayak uydurabilirsek, kendimizi yenileyebilirsek, bu mesafeyi çok hızlı zamanda kat edebileceğimiz bir ortam oluştu. Eğer bu hayvancılığı biz karlı bir hale getirmek istiyorsak bunları mutlaka uygulamamız lazım.
Bugün biz ne alıyoruz? Fiyat istikrarı diyoruz ve fiyatlarımız yaklaşık olarak 8 aydan beri aynı düzeyde seyrediyor. Nereye bakıyoruz? Ulusal süt konseyi toplansın bize bir fiyat açıklasın. Bizim gibi ülkelerde, gelişmekte olan ve hızlı gelişmekte olan bir ülkede maalesef bugün fiyatı hep birileri üreticinin değil de, bu mamulü satın alanların fiyat belirlemesini bekliyoruz.
Ancak saydığım ülkelerde birilerinin fiyat belirlemesi denen bir ortam yok. Burada ben gittim gördüm. Buradaki bir fiyat serbest piyasasında örnek veriyorum; yani Almanya'da, Hollanda'da 30 bir fiyat belirleniyor. Ama bu sütun fiyatı üreticide 40-45 euroya kadar çıkabiliyor. Nasıl çıkabiliyor? Burada kalite, yağ oranı, verimlilik oranı. Bunların hepsi birbirinin üzerine bir pariteleri ekleyerekten bir fiyat oluşuyor. Yani orada sabit bir fiyat yok. Sütün kalitesine göre.
Hayvancılıkta besleme maliyeti özellikle yüzde 60-70 civarında kabul gören rakamlar bunlardır. Kaba yem giderimiz vardır, eğer biz bu kaba yemin tamamını üretemiyorsak, en azından büyük bölümünü bizim kendimiz üretme gayreti içerisine gitmemiz lazım. Bunun yanında birazdan kısaca bahsedeceğim. Kendi yemimizi sanayicilere mahkum olduğumuz sürece arkadaşlar, biz buradan istediğimiz kadar bu maliyet hesabını tutturamayız. Burada bunları yaptığımızda tabii ki maliyetimiz yani yüzde 30-40 oranında aşağı düşmüş oluyor. Bu olayı da biz gerçekleştirebilirsek böyle de bir destek vermeyi amaçlıyoruz. Bu değişime ayak uydurmamız lazım. Yeter ki biz hayallerimizden hedeflerimizden üretimden vazgeçmeyelim. Bunları kendimize bir yol haritası olarak bir planlama yapalım”dedi.
KARBON İZİ KONUSU ÖNEMLİ
Suiçmez, Küresel ısınmadan bahsediliyor. Küresel ısınmanın nedenlerini açıklıyorlar. Karbon ayak izliği dedikleri bir olay. Bunu gazı salınımından bahsediliyor, bunları okuyorsunuz hepiniz. Hayvancılıkla alakası var? diyeceksiniz. Dünyada büyük sanayi kuruluşlarında, devasa fabrikaları olanların da dahil olduğu Paris İklim Sözleşmesi kapsamında Türkiye Cumhuriyeti de dahil olduğu devasa bir fon var ve dünyada bu karbon ayak izini azaltmayla ilgili projeler veyahut kısıtlamalar yapıyorlar. Hayvancılığın da özellikle büyükbaş hayvancılığın dışkıları yani, bu karbon ayak izinde olumsuz yönde etki edildiğine dair veriler koyuyorlar ortaya.
Burada ne yapılması lazım? Yani hayvancılığı mı bıraktıracaklar? Tabii ki böyle bir şey yok. Yani burada bir fabrikacı, sanayici, karbon ayak izini düzeltmek için nasıl tedbir alıyorsa hayvancılıkta da bu tedbirler var. Örneğin, bu hayvancılık işletmelerinde biyogaz dediğimiz bir olay var, yani kullandığımız gübreler. Bu gübreleri yıllarca meranın bir kenarına, yahut da tarlanın bir kenarına götürür atarız, yıllarca orada çürür ve bunları değerlendiremedik bir türlü. Oysa Avrupa'daki ülkeler daha yıllar öncesinde bunu direkt o içindeki azot dediğimiz gübre bugün kullandığımız, özellikle yeşil bitkilerde buğday, arpa, gibi üretimlerde, mısır üretimlerinde sıkça kullandığımız, azotlu gübrelerin ana kaynağı, en fazla azotun bulunduğu o sıvı gübreyi, bunlar toprağa verirken biz orada bir kenara bunu yıllarca koyduk, değerlendiremedik. Böyle de bir noksamız var” ifadelerine yer verdi.
ÇİFTÇİLİKTE GÜBRE ATIKLARINI DEĞERLENDİRMEMİZ GEREKİYOR
Şimdi önümüzdeki biz bu gübrede, çiftlikteki bu gübre atıkları nasıl değerlendirebiliriz? Şeklinde ifade eden Suiçmez, “Önümüzdeki dönemlerde bu bize çok lazım olacak. Olmazsa olmaz. Bundan 30-35 beş yıl önce Edirne'nin merkezinde büyük marketler yoktu. Bizim mahalle bakkalları veyahut yerel esnafımız tedbir alamadı veyahut şehri yönetenler devleti yönetenler tedbir alamadı. Bugün Edirne'nin her köşesinde, veyahut herhangi bir şehrin her köşesinde büyük marketler kuruldu. Ne oldu? Zaman içerisinde bizim mahalle bakanımız Hasan Ağa, Mehmet amca dükkanı kapatmak zorunda kaldı. Ve ona biz de bu bütün sosyal alana etkisi oldu. Nasıl oldu? Paramız olmadığı zaman Hasan amcadan, Mehmet amcadan gidip orada veresiye alabildiğimiz ekmeği, peyniri bugün hiçbir zincir marketten alma şansınız yok. Şimdi burada da eğer biz önümüzü göremezsek, bu değişim dönüşüme ayak uyduramazsak bugün önümüzdeki yıllarda hayvancılığın da geleceği nokta tarım daha doğrusu geleceği nokta budur. Buna benzer bir olay ortaya çıkacak.
Bitkisel üretimde yeni tarım tekniklerine çok çabuk adapte oluyoruz. Bugün baktığımızda işte kullandığımız traktörden ve kullandığımız ziraat ekipman ve aletlerine bakıyoruz. Dünyada ne kullanıyorsa hemen hemen aynısını bölgemizde kullanabiliyoruz.
Tohumculuk alanında belirli bir yere geldik. Bugün buğday tohumunda 800-900 kilogramlar konuşulmakta. Yani burada hızlı bir gelişimi yakaladık. Hayvancılıkta da bunu yapmamız lazım arkadaşlar. Yapmamız şart” diye ifade etti.
MİNİ YEM FABRİKASI VE KREDİ HAYVANCILIK ÜZERİNE ÇALIŞIYORUZ
Yapmamız gereken projeler de var. Yaklaşık olarak beş altı milyon civarında bir proje, mini bir yem fabrikası. Bu sefer Allah'ın izniyle finansmanı bulabilirsek, büyük bölümünü de bulduk sayılır kimse de ne kafamıza dikilebilecek, aksine biz onların kafasına dikileceğiz. Bir sürü prosedür çıkardılar, 6-7 yıl önce gene böyle bir girişimimiz olmuştur. Ama bunun finansman ayağını tamamladığınızda bunu gerçekleştireceğiz. Merkez köylerinden bir tanesine daha herhangi bir yeri belli değil, burada mısırını, arpanı, her ne çıkardıysan gelip burada silolara bırakılacak ve bu silolarda üreticinin istediği gibi, çağın gerektirdiği proteini, enerjisini bir ilave desteklerle, bugün sanayi yeminden daha düşük maliyette bir yer üreticimize kendi ürününden yapabileceğiz. Bunu başarmamız lazım. Ben başarabileceğimize inanıyorum, böyle bir çalışmamız var. Birde hayvancılığı destekleme adına 5 düveden fazla olmamak kaydıyla Ziraat Bankası üzerinden kredi verebilme adına görüşmelerimiz oldu. Bunun önemli ev, arsası olanların ipotek altına alınması konusunda banka da olumlu yaklaştı. İnşallah 3-5 ay içerisinde, bunu neticelendiririz” diye konuştu.
Suiçmez’in konuşmasının ardından Danone Satın Alma Lideri Mümin Keskin de firma yetkilileri sunumlarını gerçekleştirdiler.
HABER: MERT SOYLU





