Türkiye Teknoloji Buluşmaları” Türk Ekonomi Bankası (TEB), Trakya Kalkınma Ajansı ve Eticaret SEM işbirliğinde, Turkcell ana sponsorluğunda Edirne’de gerçekleştirilen seminere katılan Blippar, arttırılmış gerçeklik teknolojisi ile bilişim sektörüne girdiği 2011 yılından bu yana büyük bir atılıma imza attı. Seminerde konuşmacı olarak da yer alan Blippar Türkiye CEO’su Zehra Önay ile bilişim sektörü ve Blippar üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Önay yeni bilişim teknolojisini derinlemesine anlatırken Edirne seminerinin çok yararlı geçtiğini dile getirdi.
BLİPPAR TEKNOLOJİSİ İLE TANIŞMA VE BLİPPAR’IN TÜRKİYE’YE GELME SERÜVENİNİ BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ? Blippar, 2011 senesinde İngiltere’de kuruldu. Blippar ile tanışmam 2012 yılında Türkiye’de sahibi olduğum dijital ajansta artırılmış gerçeklik üzerine çalıştığımız bir proje ile ilgili dünyada yaptığımız bir araştırma sırasında oldu. Heinz markası ketçapları için İngiltere’de kampanya başlatmış, kullanıcılara muazzam bir arttırılmış gerçeklik deneyimi yaşatıyordu. Aynı zamanda bu ilginç proje dünyanın birçok yerinde de tüketiciyle buluşmuştu. Blippar ile yazışarak uygulamanın Türkiye pazarına girebilmesi için girişimde bulundum. Fakat uzun bir süre bu girişimime karşılık alamadım. Henüz yeni kuruldukları için Türkiye pazarına hazır değillerdi. Bir süre sonra, Blippar kurucularının Türkiye’de yer aldığı bir konuşma esnasında onlarla yüz yüze tanışma fırsatı buldum. Aldığım olumlu dönüşün ardından, Türkiye’de Blippar’ın konumlanması, Blippar’ın Türk tüketicisiyle buluşması, arttırılmış gerçeklik deneyimini en doğru şekilde Türk tüketicisine verebilmek ve markaların da bundan en büyük faydayı sağlaması açısından onları Türkiye pazarında kendi ajansımla temsil etme hakkını aldım. Sonrasında geçen 1 – 1 buçuk yılda ise birçok büyük yerli ve global marka ile Blippar özelinde çalışmalar yaptım. Ajansım bu konuda servis vererek Blippar’ı temsil etti. Blippar çok kısa zamanda, genç, dinamik ve dijitale çok hızlı cevap veren Türk insanında olumlu bir etki yaratarak kabul gördü. Markalar ise fiziksel dünyalarını ve ürünlerini Blippar ile rahatlıkla dijital hale getirip tüketicileriyle daha yoğun ve daha sıcak bir etkileşime geçirme şansı yakaladılar. Bu noktadan sonra da artık Blippar’ın bir temsiliyetten öte olması gerektiğini düşündüm. Türkiye’de gerçekten kurulmuş bir ofisi olan, Türkiye’de yatırım yapan, gerekli araştırma ve geliştirme çalışmalarını Türkiye’de yapma odaklı hareket edebilecek şekilde yapılanmaları gerektiğine inandım. Bu düşüncelerimi global markayla yaptığım toplantılarda paylaşarak Blippar’ın Türkiye’ye yatırım yapmasına ön ayak oldum. Sonunda, Blippar yönetim kurulu, ajansımızın temsiliyeti sırasında aldığı sonuçlara dayanarak Türkiye pazarının kendileri için uygun olduğuna karar verdiler. Bu hususlar şöyleydi; öncelikle Türkiye’de teknolojiye ve dijitale oldukça meraklı olup yeniyi deneme ve destekleme anlamında açık fikirli çok genç bir nüfus var. Ayrıca Türkiye ekonomisi, dünya ekonomilerine bakıldığında, gelişen pazarlarda bir öncü ülke rolünü oynuyor. Aynı zamanda Türkiye, her tarafa bağlantısı olan çok stratejik bir konumda. Tüm bunları Blippar’ın yönetim kuruluna anlattığımda Türkiye’ye yatırım yaparak Blippar Türkiye’yi kurma kararını aldık. Bütün bu çalışmalardan sonra Blippar Türkiye’nin CEO’su olarak atandım. Bunun yanı sıra aynı zamanda global tarafta da farklı görevler, roller ve sorumluluklar üstlendim. BLİPPAR TÜRKİYE OLARAK ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİNİ KULLANARAK YAPTIĞINIZ İŞLERDEN BİRKAÇ ÖRNEK VEREBİLİR MİSİNİZ? Blippar Türkiye kurulduktan sonra hâlihazırda bizimle çalışan markalar artık daha güvenli bir şekilde ve ürünlerini yıllık bazda interaktif hale getirecek çalışmalara ve projelere yöneldiler. Şu anda bizimle proje bazlı çalışan birçok marka dışında, ismini rahatlıkla sayabileceğim PepsiCo, Vivident, Sütaş, Cosmopolitan dergisi, Calve gibi önemli markalar ürünlerini bütün bir yıl boyunca Blippar sistemine tanımlatarak interaktif hale getirenlerden bazıları…Bunlar arasında en yoğun yatırım yapan markalardan biri de PepsiCo oldu. Sponsoru olduğu ”Pek Yakında” filmi için yaratmış olduğu özel kutularını Blippar’la interaktif hale getirip, iki buçuk ay gibi kısa sürede 500 binden fazla etkileşim alarak yoğun bir tüketici iletişimi yarattı. Tüketicisi ile kurduğu bu iletişimde, gerek kutu üzerinde yaptığı mobil pazarlama kampanyası “çarkıfelek” olsun gerek filmin sahne arkasından hiç kimsenin göremeyeceği video paylaşımları, gerekse filmin artistleri ve ana takımıyla yarattığı selfie fotoğraf çekme özelliğiyle tüketiciyi sadece bir Pepsi içme deneyiminin ötesine götürüp dijital dünyada inanılmaz bir deneyime kavuşturdu. ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİ OLDUKÇA YENİ SAYILIR. BLİPPAR’IN FARKINA VARAN VE KULLANAN FİRMALAR VAR MI? Türkiye yeni teknolojilere çok açık bir ülke. Türkiye’de firmalar, artırılmış gerçeklik teknolojisinin, markaları için yaratacağı değerin farkındalar ve farkına varmaya devam ediyorlar. Türkiye’deki yerli marka müdürleri; yeni gelişmeleri, yeni teknolojileri çok yakından inceliyor. Bunlarla ilgili de yavaş yavaş yoğun stratejiler yapmaya başladılar. Bu stratejilerde de, ürünlerin Türkiye’deki konumu ne olursa olsun, yatırım yapmaya istekliler. Blippar’a baktığımızda, platformunu rahatlıkla markalarla birleştirecek şekilde ilgi ve destek görüyor. 2016 yılında çok daha fazla ürünün ve markanın artırılmış gerçeklikte Blippar’la birleşeceğine inanıyoruz. Yine burada bir parametre olarak, markaların kendi mobil uygulamalarına artırılmış gerçeklik koyma içgüdülerini kaybettiklerini, biraz daha herkesin kullandığı, indirilmesi kolay olan Blippar’la yapılacak çalışmalara daha sıcak baktıklarını gözlemliyoruz. Bugün App Store ve Google Play Store’da 980 milyondan fazla kullanılmayan uygulama var. İnsanların bir uygulamayı cep telefonlarında taşımaları ve saklamaları kolay bir iş değil. En fazla kullandığımız 8-10 uygulama dışında, telefonumuzda uygulama tutmuyoruz. Markalar da Blippar gibi saklanması kolay, telefon hafızasında çok fazla yer tutmayacak, tüketicilerin sadece kendi markalarını değil birçok markayı aynı zamanda interaktif olarak görebileceği bir uygulamayı kullanmasının ne kadar daha gerçekçi olduğunu anlıyor, hissediyor ve bu konuda eskisi kadar tutucu davranmıyorlar. Kendi uygulamalarını interaktif yapmaktansa Twitter, Facebook, YouTube gibi tek bir uygulama üzerinden giderek, iletişimlerini çok daha geniş kitlelere yaymayı anlamlı görüyorlar. Bu konuda biz, Blippar olarak sahanın verdiği cevaplardan memnunuz. Tüketici tarafına baktığımızda ise, tüketici bu uygulamalarla yeni tanışıyor. Tabii ki şu anda oturmuş bir tüketici alışkanlığı yok ama kampanyalardan aldığımız güzel geri dönüşler var. Örneğin FMCG sektöründe günde 4-5 bin etkileşim aldığımız markalar var. Otomotiv sektöründe ise bir günlük gazete ilanından 60-70 bin geri dönüş aldığımız, en az 1000 tanesinin markanın verdiği teklife ‘evet’ dediği çalışmalarımız var. Yine FMCG sektöründe, kadına yönelik kampanya ve broşürlerde, kitapçığını Blipp’lenebilir yapmış kurumların %10’luk bir etkileşim oranına ulaştığını görüyoruz ki bu dijitalde veya medyada yaşanması çok mümkün olmayan bir iştir. Bugün dijital ortamda bir banner reklamı verdiğinizde, oradan aldığınız etkileşimin ne kadarının gerçek ve sonuç odaklı olduğunu görmeniz çok zordur. Markalar, bir görseli veya ürünü blipp’lenebilir yaptığında tüketicinin gerçekten o markayla ilgilendiği için elinde tuttuğunu ve Blippar uygulaması ile gerçek zamanlı teklif yaparak etkileşim yaratmanın değerini anlamış durumdalar. BU TEKNOLOJİNİN ŞİRKETLERE KATTIĞI DEĞER NEDİR? Şunu unutmayalım ki henüz sadece yüzde 25’i dijital olan bir dünyada yaşıyoruz. Geri kalan yüzde 75 hala fiziksel. Markalar aslında fiziksel dünyada birçok aktivite yapıyor. Sokaklarda, ilanlarda, kapalı alanlarda fiziksel anlamda yaptıkları bir çok pazarlama iletişimleri mevcut fakat dünya çok büyük bir dijital dönüşüm yaşıyor. Bu dijital dönüşümde de tüketici, davranışları hızla değişiyor, istekleri ve beklentileri değişiyor. Sosyal tüketici kavramı pazarlama iletişimlerinde markaların aslında en çok aklını karıştıran konulardan bir tanesi. Sosyal tüketici artık kendisini iten iletişimlerden çok kendi isteği ve merakı ile girdiği iletişimlerden memnun olup buna cevap veriyor. İten pazarlamanın yerini çeken pazarlama çalışmaları alıyor. Bu, Amerika’da şu anda çok yükselmiş bir trend ve Türkiye’ye de geldi. Elektronik iletişim kanununda artık insanlara istekleri dışında mesaj gönderemiyorsunuz. İşte burada Blippar’ın en büyük farklılığı başlıyor. Blippar hiçbir zaman iten pazarlama ile müşteriyi bilgilendirmiyor müşteri kendi isteği ile fiziksel dünyada gördüğü gazete ilanını, sokaktaki reklam malzemelerini hatta ürünün kendisini blipp’leyerek sizin markanız özelinde kendi tüketiciniz için yarattığınız birçok içeriği dijital anlamda hiç yanından ayırmadığı akıllı telefonunun içinde görme, seyretme ve deneyimleme imkânı sunuyor. Rakamsal olarak baktığımızda Blippar ile tüketici ortalama 75 saniye boyunca markanın iletişimiyle muhatap oluyor. İletişimin içerisinde de tüketicinin ilgisini en çok çeken alanları Blippar ölçümleme metotlarıyla detaylandırma imkanı buluyor. Tüketicinin lokasyonunu caddesine sokağına apartmanına kadar detaylandırarak markayla nereden temas kurduğunu görme imkânı sağlıyor. Bu kadar detaylı bir ölçümleme veren başka bir uygulama şu anda yok. Artırılmış gerçeklik teknolojisi ölçümleme anlamında da markalar için çok önemli bir değer teşkil ediyor. NE TÜR OLANAKLAR SUNUYOR ŞİRKETLERE REKLAM VE PAZARLAMA ALANINDA? Artırılmış gerçeklik, markaların fiziksel dünyada yarattıkları tüm değerleri, düşük bütçelerle dijitalleştirmelerine yardım ediyor. Dijitalleştirilen ve tüketiciye akıllı telefonundan yaşatılan bu deneyim sonrasında markalar, tüketicileriyle daha sıcak ilişkiler kurabilmek, eğer ürünlerinin online satışı varsa, online satışlarının gerçek zamanlı yapılmasını sağlıyor. Aslına bakarsanız bir nevi markaların tüketiciye ürünlerini satabilecekleri bir televizyon kanalı gibi hizmet veriyor.Blippar günümüzde markalara milyonlarca lira akıtmadan elde ettikleri bir online ve mobil pazarlama kanalı olarak hizmet veriyor. Bugünamazon.com’un gelirinin %70-80’inin mobilden geldiğini düşünürsek, tüketicisini henüz tanıyamamış olan markaların B2C’ de sıcak bir başlangıç yapmalarını, kendi ürün paketleri üzerinden verdikleri reaksiyonları araya herhangi bir aracı koymadan deneyimleyebilmelerine imkan veriyor.YİNE BU TEKNOLOJİ İLE İLGİLİ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE NE TÜR GELİŞMELER BEKLİYOR BİZLERİ? BU ANLAMDA BLİPPAR TÜRKİYE’NİN YATIRIMLARI VE HEDEFLERİ NELER? Artırılmış gerçeklik artık çok önemli bir pazar. Yapılan araştırmalara göre 2018 yılına kadar yüzde 300 büyüyecek bir pazardan bahsediyoruz.Benim www.zehraoney.com bloğumda arttırılmış gerçeklik pazar verileri çok güncel olarak yer alıyor. Burada arttırılmış gerçeklikten sonra Blippar’ın bu konu ile ilgili yaptığı en büyük geliştirme bu dünyada bir ilk olarak çıkacak. Bugüne kadar hepimizin alıştığı “kelime arama” yakın zamanda yerini “obje aramaya” bırakacak. Bu anlamda Blippar 2 yıl önce başladığı yoğun araştırma ve geliştirme çalışmalarını finalize etti ve bu yılın mart ayında bir ön lansmanla “görsel arama motorunu” kullanıma açacağını açıkladı. Birkaç ön gösterimle bu motorun varlığından bütün dünyayı haberdar etti. Sonrasındaki sıcak gelişmelerle de CNBC-e’nin yaptığı “Dünya’yı Değiştirecek 50 Şirket” arasında 19’ncu sıradaki yerine oturdu. Hatta bu anlamda Nasdaq’ta çok büyük kabul gördü. Nasdaq, Bllippar’ı Times Square’de, güzel bir jest ile “Dünya’yı Değiştirecek Şirketlerin 19’ncusu” olarak kurucumuz Ambarish Mitra’nın resmi ile birlikte yayınladı. CNBC-e’nin de açıkladığı gibi obje arama bize bambaşka bir alışkanlık getirecek. Yeni jenerasyonun tamamınınöğrenmelerini artık merak üzerine kurdukları bu dünyada, Blippar 2016 Ocak ayında görsel arama motorunu öncelikle İngilizce konuşan ülkeler, hemen ardından tüm dünyada kullanılabilecek halde ticari olarak hayata getirecek. Bu aşamalar CEO’muz Ambarish Mitra’nın önümüzdeki günlerde yapacağı açıklamalarla daha da renklenecek. Şimdilik ancak bu kadar bilgi verebiliyorum. Umuyoruz ki 2016’nın 2’nci çeyreğinden sonra Türkiye’de de obje arama motoru aktif olarak faaliyete geçiyor olacak. Blippar Türkiye olarak biz genellikle Blippar Global’in yarattığı dünya stratejisinin içinde hareket eder konumdayız. Bizim açımızdan Türkiye’nin bu stratejinin önemli aktörlerinden biri olması da ayrı bir gurur konusu. Ofisimizde çalışan çok değerli Türk araştırma ve geliştirme yazılım uzmanları, görsel yaratıcılar, satış, pazarlama uzmanları ve data analistler, Blippar’ın Türkiye’ye verdiği önemi gösteriyor. Markalar da Blippar Türkiye’den alacakları projeleri de iletişim planlarının önemli bir parçası olarak görüyorlar. CEO’muz Ambarish Mitra global stratejimizin görsel arama motorumuzun hayata geçişi ile şekillenerek, büyüyeceğinden bahsetmekte. Biz de bugelişmeleri globalden takip ederek sizlerle paylaşıyor olacağız. Bunun Türkiye’ye yansıyan ucu ise çok heyecanlı ve vizyoner olacak. Çünkü globalde yeni bir ürüne katılan her türlü değer Türkiye’de de hemen Türk markasıyla, pazarla ve tüketicisiyle buluşacak. Bu anlamda bizler de Türkiye Ofisi olarak heyecanlıyız ve bu gelişmeleri dört gözle bekliyoruz. Çünkü teknoloji için artık uzun yıllar beklememize gerek kalmadı, teknolojide her gün yeni bir değişim söz konusu. Markaların ve kurumların bu gelişmeleri 3’er ayda yaptıkları strateji toplantılarında değil, günlük olarak izlemelerini de şahsen öneriyorum. BİR FİRMA ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİNİ KULLANMAK İÇİN NE KADARLIK BİR BÜTÇEYİ GÖZDEN ÇIKARMALI? BÜTÇELER NEYE GÖRE DEĞİŞİYOR? Bütçe olarak kesin bir rakam vermek yanlış olur ama şunu söylemeliyim ki kurumların pazarlama harcamalarında sokak ve televizyon için harcadıkları meblağların çok daha altında bütçelerle arttırılmış gerçeklik teknolojisine sahip olmaları mümkün. Ürünlerini interaktif hale getirip çoklu mecrada kullanarak uygun bütçeli rakamlara mal edebilirler. En önemli özelliklerden biri de arttırılmış gerçeklik yoluyla yapılan, blipp’ler sınırsız mecrada, içerik güncelleyerek kullanılabilir. Bir televizyon reklamı gibi sadece 2 ay yayınlanıp bittikten sonra yepyeni bir prodüksiyona girmek yerine hazırladığınız blipp’leri bütçe avantajlarıyla değiştirerek bütün bir yıl boyunca tıpkı bir televizyon reklamı etkisiyle kullanmanız mümkün. Bu anlamda iki bütçe karşılaştırıldığında çok daha makul ücretlerle Blippar ile arttırılmış gerçeklik projelerinde çalışmak mümkün. SON OLARAK EDİRNE’DEKİ SEMİNER NASIL GEÇTİ? Ben ürünümüzü ve kendimizi iyi ifade edebildiğimizi düşünüyorum. Seminere ilgi oldukça güzeldi. Katılımcılara sektörel deneyimlerimizi anlattık. Bizler içinde böylesine ilgili bir gruba sektörümüzü anlatmak oldukça keyifli oldu. Ekip olarak Edirne’yi de çok sevdik. Bizleri Edirne’ye getirerek kendimizi anlatma ve tanıtma imkanı veren herkese sonsuz teşekkürler. İlgi gösteren ve paylaştığımız deneyimleri, bilgileri dikkatle, sabırla dinleyen herkese yine sonsuz teşekkürler. Umarım herkes için yararlı bir seminer olmuştur. Ben şahsım adına Edirne’yi çok sevdim. Eskişehir’den sonra Türkiye’de beni en çok etkileyen şehirler arasında diyebilirim. Tekrar fırsat yaratıp gelmek istiyorum. Hatta ekip olarak tekrardan gelip bu güzel kenti daha geniş bir zaman diliminde gezmek ve hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorum.
BLİPPAR TEKNOLOJİSİ İLE TANIŞMA VE BLİPPAR’IN TÜRKİYE’YE GELME SERÜVENİNİ BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ? Blippar, 2011 senesinde İngiltere’de kuruldu. Blippar ile tanışmam 2012 yılında Türkiye’de sahibi olduğum dijital ajansta artırılmış gerçeklik üzerine çalıştığımız bir proje ile ilgili dünyada yaptığımız bir araştırma sırasında oldu. Heinz markası ketçapları için İngiltere’de kampanya başlatmış, kullanıcılara muazzam bir arttırılmış gerçeklik deneyimi yaşatıyordu. Aynı zamanda bu ilginç proje dünyanın birçok yerinde de tüketiciyle buluşmuştu. Blippar ile yazışarak uygulamanın Türkiye pazarına girebilmesi için girişimde bulundum. Fakat uzun bir süre bu girişimime karşılık alamadım. Henüz yeni kuruldukları için Türkiye pazarına hazır değillerdi. Bir süre sonra, Blippar kurucularının Türkiye’de yer aldığı bir konuşma esnasında onlarla yüz yüze tanışma fırsatı buldum. Aldığım olumlu dönüşün ardından, Türkiye’de Blippar’ın konumlanması, Blippar’ın Türk tüketicisiyle buluşması, arttırılmış gerçeklik deneyimini en doğru şekilde Türk tüketicisine verebilmek ve markaların da bundan en büyük faydayı sağlaması açısından onları Türkiye pazarında kendi ajansımla temsil etme hakkını aldım. Sonrasında geçen 1 – 1 buçuk yılda ise birçok büyük yerli ve global marka ile Blippar özelinde çalışmalar yaptım. Ajansım bu konuda servis vererek Blippar’ı temsil etti. Blippar çok kısa zamanda, genç, dinamik ve dijitale çok hızlı cevap veren Türk insanında olumlu bir etki yaratarak kabul gördü. Markalar ise fiziksel dünyalarını ve ürünlerini Blippar ile rahatlıkla dijital hale getirip tüketicileriyle daha yoğun ve daha sıcak bir etkileşime geçirme şansı yakaladılar. Bu noktadan sonra da artık Blippar’ın bir temsiliyetten öte olması gerektiğini düşündüm. Türkiye’de gerçekten kurulmuş bir ofisi olan, Türkiye’de yatırım yapan, gerekli araştırma ve geliştirme çalışmalarını Türkiye’de yapma odaklı hareket edebilecek şekilde yapılanmaları gerektiğine inandım. Bu düşüncelerimi global markayla yaptığım toplantılarda paylaşarak Blippar’ın Türkiye’ye yatırım yapmasına ön ayak oldum. Sonunda, Blippar yönetim kurulu, ajansımızın temsiliyeti sırasında aldığı sonuçlara dayanarak Türkiye pazarının kendileri için uygun olduğuna karar verdiler. Bu hususlar şöyleydi; öncelikle Türkiye’de teknolojiye ve dijitale oldukça meraklı olup yeniyi deneme ve destekleme anlamında açık fikirli çok genç bir nüfus var. Ayrıca Türkiye ekonomisi, dünya ekonomilerine bakıldığında, gelişen pazarlarda bir öncü ülke rolünü oynuyor. Aynı zamanda Türkiye, her tarafa bağlantısı olan çok stratejik bir konumda. Tüm bunları Blippar’ın yönetim kuruluna anlattığımda Türkiye’ye yatırım yaparak Blippar Türkiye’yi kurma kararını aldık. Bütün bu çalışmalardan sonra Blippar Türkiye’nin CEO’su olarak atandım. Bunun yanı sıra aynı zamanda global tarafta da farklı görevler, roller ve sorumluluklar üstlendim. BLİPPAR TÜRKİYE OLARAK ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİNİ KULLANARAK YAPTIĞINIZ İŞLERDEN BİRKAÇ ÖRNEK VEREBİLİR MİSİNİZ? Blippar Türkiye kurulduktan sonra hâlihazırda bizimle çalışan markalar artık daha güvenli bir şekilde ve ürünlerini yıllık bazda interaktif hale getirecek çalışmalara ve projelere yöneldiler. Şu anda bizimle proje bazlı çalışan birçok marka dışında, ismini rahatlıkla sayabileceğim PepsiCo, Vivident, Sütaş, Cosmopolitan dergisi, Calve gibi önemli markalar ürünlerini bütün bir yıl boyunca Blippar sistemine tanımlatarak interaktif hale getirenlerden bazıları…Bunlar arasında en yoğun yatırım yapan markalardan biri de PepsiCo oldu. Sponsoru olduğu ”Pek Yakında” filmi için yaratmış olduğu özel kutularını Blippar’la interaktif hale getirip, iki buçuk ay gibi kısa sürede 500 binden fazla etkileşim alarak yoğun bir tüketici iletişimi yarattı. Tüketicisi ile kurduğu bu iletişimde, gerek kutu üzerinde yaptığı mobil pazarlama kampanyası “çarkıfelek” olsun gerek filmin sahne arkasından hiç kimsenin göremeyeceği video paylaşımları, gerekse filmin artistleri ve ana takımıyla yarattığı selfie fotoğraf çekme özelliğiyle tüketiciyi sadece bir Pepsi içme deneyiminin ötesine götürüp dijital dünyada inanılmaz bir deneyime kavuşturdu. ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİ OLDUKÇA YENİ SAYILIR. BLİPPAR’IN FARKINA VARAN VE KULLANAN FİRMALAR VAR MI? Türkiye yeni teknolojilere çok açık bir ülke. Türkiye’de firmalar, artırılmış gerçeklik teknolojisinin, markaları için yaratacağı değerin farkındalar ve farkına varmaya devam ediyorlar. Türkiye’deki yerli marka müdürleri; yeni gelişmeleri, yeni teknolojileri çok yakından inceliyor. Bunlarla ilgili de yavaş yavaş yoğun stratejiler yapmaya başladılar. Bu stratejilerde de, ürünlerin Türkiye’deki konumu ne olursa olsun, yatırım yapmaya istekliler. Blippar’a baktığımızda, platformunu rahatlıkla markalarla birleştirecek şekilde ilgi ve destek görüyor. 2016 yılında çok daha fazla ürünün ve markanın artırılmış gerçeklikte Blippar’la birleşeceğine inanıyoruz. Yine burada bir parametre olarak, markaların kendi mobil uygulamalarına artırılmış gerçeklik koyma içgüdülerini kaybettiklerini, biraz daha herkesin kullandığı, indirilmesi kolay olan Blippar’la yapılacak çalışmalara daha sıcak baktıklarını gözlemliyoruz. Bugün App Store ve Google Play Store’da 980 milyondan fazla kullanılmayan uygulama var. İnsanların bir uygulamayı cep telefonlarında taşımaları ve saklamaları kolay bir iş değil. En fazla kullandığımız 8-10 uygulama dışında, telefonumuzda uygulama tutmuyoruz. Markalar da Blippar gibi saklanması kolay, telefon hafızasında çok fazla yer tutmayacak, tüketicilerin sadece kendi markalarını değil birçok markayı aynı zamanda interaktif olarak görebileceği bir uygulamayı kullanmasının ne kadar daha gerçekçi olduğunu anlıyor, hissediyor ve bu konuda eskisi kadar tutucu davranmıyorlar. Kendi uygulamalarını interaktif yapmaktansa Twitter, Facebook, YouTube gibi tek bir uygulama üzerinden giderek, iletişimlerini çok daha geniş kitlelere yaymayı anlamlı görüyorlar. Bu konuda biz, Blippar olarak sahanın verdiği cevaplardan memnunuz. Tüketici tarafına baktığımızda ise, tüketici bu uygulamalarla yeni tanışıyor. Tabii ki şu anda oturmuş bir tüketici alışkanlığı yok ama kampanyalardan aldığımız güzel geri dönüşler var. Örneğin FMCG sektöründe günde 4-5 bin etkileşim aldığımız markalar var. Otomotiv sektöründe ise bir günlük gazete ilanından 60-70 bin geri dönüş aldığımız, en az 1000 tanesinin markanın verdiği teklife ‘evet’ dediği çalışmalarımız var. Yine FMCG sektöründe, kadına yönelik kampanya ve broşürlerde, kitapçığını Blipp’lenebilir yapmış kurumların %10’luk bir etkileşim oranına ulaştığını görüyoruz ki bu dijitalde veya medyada yaşanması çok mümkün olmayan bir iştir. Bugün dijital ortamda bir banner reklamı verdiğinizde, oradan aldığınız etkileşimin ne kadarının gerçek ve sonuç odaklı olduğunu görmeniz çok zordur. Markalar, bir görseli veya ürünü blipp’lenebilir yaptığında tüketicinin gerçekten o markayla ilgilendiği için elinde tuttuğunu ve Blippar uygulaması ile gerçek zamanlı teklif yaparak etkileşim yaratmanın değerini anlamış durumdalar. BU TEKNOLOJİNİN ŞİRKETLERE KATTIĞI DEĞER NEDİR? Şunu unutmayalım ki henüz sadece yüzde 25’i dijital olan bir dünyada yaşıyoruz. Geri kalan yüzde 75 hala fiziksel. Markalar aslında fiziksel dünyada birçok aktivite yapıyor. Sokaklarda, ilanlarda, kapalı alanlarda fiziksel anlamda yaptıkları bir çok pazarlama iletişimleri mevcut fakat dünya çok büyük bir dijital dönüşüm yaşıyor. Bu dijital dönüşümde de tüketici, davranışları hızla değişiyor, istekleri ve beklentileri değişiyor. Sosyal tüketici kavramı pazarlama iletişimlerinde markaların aslında en çok aklını karıştıran konulardan bir tanesi. Sosyal tüketici artık kendisini iten iletişimlerden çok kendi isteği ve merakı ile girdiği iletişimlerden memnun olup buna cevap veriyor. İten pazarlamanın yerini çeken pazarlama çalışmaları alıyor. Bu, Amerika’da şu anda çok yükselmiş bir trend ve Türkiye’ye de geldi. Elektronik iletişim kanununda artık insanlara istekleri dışında mesaj gönderemiyorsunuz. İşte burada Blippar’ın en büyük farklılığı başlıyor. Blippar hiçbir zaman iten pazarlama ile müşteriyi bilgilendirmiyor müşteri kendi isteği ile fiziksel dünyada gördüğü gazete ilanını, sokaktaki reklam malzemelerini hatta ürünün kendisini blipp’leyerek sizin markanız özelinde kendi tüketiciniz için yarattığınız birçok içeriği dijital anlamda hiç yanından ayırmadığı akıllı telefonunun içinde görme, seyretme ve deneyimleme imkânı sunuyor. Rakamsal olarak baktığımızda Blippar ile tüketici ortalama 75 saniye boyunca markanın iletişimiyle muhatap oluyor. İletişimin içerisinde de tüketicinin ilgisini en çok çeken alanları Blippar ölçümleme metotlarıyla detaylandırma imkanı buluyor. Tüketicinin lokasyonunu caddesine sokağına apartmanına kadar detaylandırarak markayla nereden temas kurduğunu görme imkânı sağlıyor. Bu kadar detaylı bir ölçümleme veren başka bir uygulama şu anda yok. Artırılmış gerçeklik teknolojisi ölçümleme anlamında da markalar için çok önemli bir değer teşkil ediyor. NE TÜR OLANAKLAR SUNUYOR ŞİRKETLERE REKLAM VE PAZARLAMA ALANINDA? Artırılmış gerçeklik, markaların fiziksel dünyada yarattıkları tüm değerleri, düşük bütçelerle dijitalleştirmelerine yardım ediyor. Dijitalleştirilen ve tüketiciye akıllı telefonundan yaşatılan bu deneyim sonrasında markalar, tüketicileriyle daha sıcak ilişkiler kurabilmek, eğer ürünlerinin online satışı varsa, online satışlarının gerçek zamanlı yapılmasını sağlıyor. Aslına bakarsanız bir nevi markaların tüketiciye ürünlerini satabilecekleri bir televizyon kanalı gibi hizmet veriyor.Blippar günümüzde markalara milyonlarca lira akıtmadan elde ettikleri bir online ve mobil pazarlama kanalı olarak hizmet veriyor. Bugünamazon.com’un gelirinin %70-80’inin mobilden geldiğini düşünürsek, tüketicisini henüz tanıyamamış olan markaların B2C’ de sıcak bir başlangıç yapmalarını, kendi ürün paketleri üzerinden verdikleri reaksiyonları araya herhangi bir aracı koymadan deneyimleyebilmelerine imkan veriyor.YİNE BU TEKNOLOJİ İLE İLGİLİ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE NE TÜR GELİŞMELER BEKLİYOR BİZLERİ? BU ANLAMDA BLİPPAR TÜRKİYE’NİN YATIRIMLARI VE HEDEFLERİ NELER? Artırılmış gerçeklik artık çok önemli bir pazar. Yapılan araştırmalara göre 2018 yılına kadar yüzde 300 büyüyecek bir pazardan bahsediyoruz.Benim www.zehraoney.com bloğumda arttırılmış gerçeklik pazar verileri çok güncel olarak yer alıyor. Burada arttırılmış gerçeklikten sonra Blippar’ın bu konu ile ilgili yaptığı en büyük geliştirme bu dünyada bir ilk olarak çıkacak. Bugüne kadar hepimizin alıştığı “kelime arama” yakın zamanda yerini “obje aramaya” bırakacak. Bu anlamda Blippar 2 yıl önce başladığı yoğun araştırma ve geliştirme çalışmalarını finalize etti ve bu yılın mart ayında bir ön lansmanla “görsel arama motorunu” kullanıma açacağını açıkladı. Birkaç ön gösterimle bu motorun varlığından bütün dünyayı haberdar etti. Sonrasındaki sıcak gelişmelerle de CNBC-e’nin yaptığı “Dünya’yı Değiştirecek 50 Şirket” arasında 19’ncu sıradaki yerine oturdu. Hatta bu anlamda Nasdaq’ta çok büyük kabul gördü. Nasdaq, Bllippar’ı Times Square’de, güzel bir jest ile “Dünya’yı Değiştirecek Şirketlerin 19’ncusu” olarak kurucumuz Ambarish Mitra’nın resmi ile birlikte yayınladı. CNBC-e’nin de açıkladığı gibi obje arama bize bambaşka bir alışkanlık getirecek. Yeni jenerasyonun tamamınınöğrenmelerini artık merak üzerine kurdukları bu dünyada, Blippar 2016 Ocak ayında görsel arama motorunu öncelikle İngilizce konuşan ülkeler, hemen ardından tüm dünyada kullanılabilecek halde ticari olarak hayata getirecek. Bu aşamalar CEO’muz Ambarish Mitra’nın önümüzdeki günlerde yapacağı açıklamalarla daha da renklenecek. Şimdilik ancak bu kadar bilgi verebiliyorum. Umuyoruz ki 2016’nın 2’nci çeyreğinden sonra Türkiye’de de obje arama motoru aktif olarak faaliyete geçiyor olacak. Blippar Türkiye olarak biz genellikle Blippar Global’in yarattığı dünya stratejisinin içinde hareket eder konumdayız. Bizim açımızdan Türkiye’nin bu stratejinin önemli aktörlerinden biri olması da ayrı bir gurur konusu. Ofisimizde çalışan çok değerli Türk araştırma ve geliştirme yazılım uzmanları, görsel yaratıcılar, satış, pazarlama uzmanları ve data analistler, Blippar’ın Türkiye’ye verdiği önemi gösteriyor. Markalar da Blippar Türkiye’den alacakları projeleri de iletişim planlarının önemli bir parçası olarak görüyorlar. CEO’muz Ambarish Mitra global stratejimizin görsel arama motorumuzun hayata geçişi ile şekillenerek, büyüyeceğinden bahsetmekte. Biz de bugelişmeleri globalden takip ederek sizlerle paylaşıyor olacağız. Bunun Türkiye’ye yansıyan ucu ise çok heyecanlı ve vizyoner olacak. Çünkü globalde yeni bir ürüne katılan her türlü değer Türkiye’de de hemen Türk markasıyla, pazarla ve tüketicisiyle buluşacak. Bu anlamda bizler de Türkiye Ofisi olarak heyecanlıyız ve bu gelişmeleri dört gözle bekliyoruz. Çünkü teknoloji için artık uzun yıllar beklememize gerek kalmadı, teknolojide her gün yeni bir değişim söz konusu. Markaların ve kurumların bu gelişmeleri 3’er ayda yaptıkları strateji toplantılarında değil, günlük olarak izlemelerini de şahsen öneriyorum. BİR FİRMA ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK TEKNOLOJİSİNİ KULLANMAK İÇİN NE KADARLIK BİR BÜTÇEYİ GÖZDEN ÇIKARMALI? BÜTÇELER NEYE GÖRE DEĞİŞİYOR? Bütçe olarak kesin bir rakam vermek yanlış olur ama şunu söylemeliyim ki kurumların pazarlama harcamalarında sokak ve televizyon için harcadıkları meblağların çok daha altında bütçelerle arttırılmış gerçeklik teknolojisine sahip olmaları mümkün. Ürünlerini interaktif hale getirip çoklu mecrada kullanarak uygun bütçeli rakamlara mal edebilirler. En önemli özelliklerden biri de arttırılmış gerçeklik yoluyla yapılan, blipp’ler sınırsız mecrada, içerik güncelleyerek kullanılabilir. Bir televizyon reklamı gibi sadece 2 ay yayınlanıp bittikten sonra yepyeni bir prodüksiyona girmek yerine hazırladığınız blipp’leri bütçe avantajlarıyla değiştirerek bütün bir yıl boyunca tıpkı bir televizyon reklamı etkisiyle kullanmanız mümkün. Bu anlamda iki bütçe karşılaştırıldığında çok daha makul ücretlerle Blippar ile arttırılmış gerçeklik projelerinde çalışmak mümkün. SON OLARAK EDİRNE’DEKİ SEMİNER NASIL GEÇTİ? Ben ürünümüzü ve kendimizi iyi ifade edebildiğimizi düşünüyorum. Seminere ilgi oldukça güzeldi. Katılımcılara sektörel deneyimlerimizi anlattık. Bizler içinde böylesine ilgili bir gruba sektörümüzü anlatmak oldukça keyifli oldu. Ekip olarak Edirne’yi de çok sevdik. Bizleri Edirne’ye getirerek kendimizi anlatma ve tanıtma imkanı veren herkese sonsuz teşekkürler. İlgi gösteren ve paylaştığımız deneyimleri, bilgileri dikkatle, sabırla dinleyen herkese yine sonsuz teşekkürler. Umarım herkes için yararlı bir seminer olmuştur. Ben şahsım adına Edirne’yi çok sevdim. Eskişehir’den sonra Türkiye’de beni en çok etkileyen şehirler arasında diyebilirim. Tekrar fırsat yaratıp gelmek istiyorum. Hatta ekip olarak tekrardan gelip bu güzel kenti daha geniş bir zaman diliminde gezmek ve hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorum.









