Türkiye’ye Çin’den getirilecek olan 50 milyon doz koronavirüs aşısı ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, Çin aşısının günlük hayatı etkileyecek bir yan etkisine rastlanmadığını ifade ederek, “Bağışıklık sağlayacak koruma sağlayacak aşılamadır. Aşılanan bireyler hasta olmayacak. Ancak hastalığı bulaştırmayacak anlamına gelmez” dedi.
Bir salgının önüne geçilebilmesi için toplumsal bağışıklığın yüzde 70 oranına ulaşması gerekiyor diye açıklayan Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, Salgının ne zaman önüne geçilecek? Tüm dünya yüzeyinde yaşayan insanların hepsi bağışık olduğu zaman önüne geçilecek. Ancak burada yeniden hastalık yapabilme potansiyeli de var bu virüsün. Tekrar doz aşılar yenileme dozları yapılarak bunun önüne geçilebilmesi söz konusu olacaktır diye ifade etti.
Çin’den gelen Koronavirüs aşısının ilk dozunun 11 Aralıkta uygulanmaya başlaması hakkında önemli açıklamalarda bulunan Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun;“Sağlık Bakanının açıklamalarına göre 11 Aralık’ta aşı ülkemize geliyor. Ancak ülkemize geliyor olması hemen uygulanmaya başlayacak anlamına gelmiyor. Çünkü diğer aşılarda olduğu gibi ülkemize gelen tüm aşılar, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve Halk Sağlığı laboratuarlarında bunlara ilişkin güvenlik testlerinin yapılması gerekiyor. Aşının kullanıma geçebilmesi için ülkemize ithal edilen Çin menşeli açı için faz 3 deniler çalışmalar devam etmekte. Yani aşının etkinliğini göstermeye yönelik çalışmalar. Buna ilişkin henüz çalışma bitmediği için bir rapor yayınlanması söz konusu değil. Ancak ara raporları sağlık bakanlığı değerlendirerek, etkinliği konusunda herhangi bir sıkıntı yoksa ara rapor değerlendirmeleri şeffaf bir şekilde toplumla, Türk Tabipleri Birliği ve uzmanlık dernekleriyle paylaşır bilimsel görüşler oluşur ve toplumsal bir katılım olursa aşılama konusunda herhangi bir sorunla karşılaşılmadan hayata geçirilmesi söz konusu olabilir.
ÇİN AŞISININ GÜNLÜK YAŞAMI ETKİLEYECEK CİDDİ BİR YAN ETKİSİ YOK
Çin’den gelecek olan koronavirüs aşısının güvenli olduğuna dikkat çeken Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun; “Aşılamada öncelikli olarak risk grubundaki sağlık çalışanları, 65 yaş üzerindeki kronik hastalığı olanlar ve bakım evleri gibi toplu yerlerde yaşayan insanlar öncelikli durumda. Ülkemizde kullanılacak olan Çin menşeli aşının faz 1 ve faz 2 çalışmalarında önemli bir yan etkisi saptanmamış durumda. Sadece oluşabilecek olan şey, aşının yapıldığı yerde lokal ağrı, birkaç gün hafif kırgınlık gibi belirtiler ortaya çıkmış. Günlük yaşamı etkileyecek ciddi bir yan etkisi yok. Kaldı ki bu aşılar virüs aşıları olduğu için herhangi bir kronik rahatsızlığı olan insanlarda sorun oluşturmayacaktır. Güvenli bir şekilde kullanılabilecektir”dedi.
AŞILANAN BİREYLER HASTA OLMAYACAK
Aşılanan kişilerin hasta olmayacağını fakat bulaştırmayacağı anlamına gelmez diyen Dr.Altun; “Bir hastalığı tedavi etmenin en kolay yolu o hastalık ortaya çıkmadan önlemekten geçiyor. Bu da aşılamadan geçer. Bağışıklık sağlayacak koruma sağlayacak aşılamadır. Aşılanan bireyler hasta olmayacak. Ancak hastalığı bulaştırmayacak anlamına gelmez. Bu nedenle aşılanan bireyler mutlaka bireysel korunma önlemlerini sürdürmek zorundadırlar. Çünkü toplumsal bağışıklık oranı yüzde 70’lere ulaşmadan, eğer bu rahat davranma, maske kullanmama, hijyene dikkat etmeme, kalabalık yerlerde bulunma gibi bir takım davranışlarda bulunulursa, aşılanmamış insanlar için hastalık potansiyel yaratacak ve sağlık sistemindeki yükü kaldırmayacak. Ciddi anlamda sorun oluşturacaktır. O yüzden aşılanan bireyler de maske kullanmak zorundadır” şeklinde açıkladı.
Çin menşeili ile toplumda ki algıyla cevap veren Altun; “ Çin menşeli aşılarla ilgili toplumda da kafalarda bir bulanıklılık oluşuyor. Aslında firma yeni bir firma değil. 1993’ten beri aşı üretiminde yer alan bir firma. Dünya Sağlık Örgütü tarafından iyi üretici belgesi almış bir firma. Geçmişte ürettiği sarılık hastalığının A tipi olan Hepatit aşıları dünyada kullanılmakta. Koronavirüse karşı geliştirilen aşı aynı yöntemle üretilen aşıdır” dedi.
TÜM DÜNYA BAĞIŞIKLIK KAZANINCA VİRÜSÜN ÖNÜNE GEÇİLİR
Herkesin bağışıklık kazanması gerek virüsün önüne geçmek için diye ifade eden Altun; “Bir salgının önüne geçilebilmesi için toplumsal bağışıklığın yüzde 70 oranına ulaşması gerekiyor. Salgının ne zaman önüne geçilecek? Tüm dünya yüzeyinde yaşayan insanların hepsi bağışık olduğu zaman önüne geçilecek. Ancak burada yeniden hastalık yapabilme potansiyeli de var bu virüsün. Tekrar doz aşılar yenileme dozları yapılarak bunun önüne geçilebilmesi söz konusu olacaktır.
Ülkemize uygulanacak Çin menşeli aşıda vücuda zayıflatılmış ya da ölü koronavirüs etkenleri veriliyor. Bunlar hastalık yapma potansiyeline sahip değil. Vücudun savunma hücreleri bunlarla karşılaştığında koruyucu madde dediğimiz antikor üretmeye başlıyor. Daha sonra antikor seviyesi koruyucu aşamaya gelen bir bireyde tekrar koronavirüs etkeniyle karşılaştığında eğer bu antikor(bağışıklık) düzeyi koruyucu ise o hastalık oluşturmadan o virüs etkeni ortadan kaldırılıyor”dedi.
Bir salgının önüne geçilebilmesi için toplumsal bağışıklığın yüzde 70 oranına ulaşması gerekiyor diye açıklayan Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, Salgının ne zaman önüne geçilecek? Tüm dünya yüzeyinde yaşayan insanların hepsi bağışık olduğu zaman önüne geçilecek. Ancak burada yeniden hastalık yapabilme potansiyeli de var bu virüsün. Tekrar doz aşılar yenileme dozları yapılarak bunun önüne geçilebilmesi söz konusu olacaktır diye ifade etti.
Çin’den gelen Koronavirüs aşısının ilk dozunun 11 Aralıkta uygulanmaya başlaması hakkında önemli açıklamalarda bulunan Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun;“Sağlık Bakanının açıklamalarına göre 11 Aralık’ta aşı ülkemize geliyor. Ancak ülkemize geliyor olması hemen uygulanmaya başlayacak anlamına gelmiyor. Çünkü diğer aşılarda olduğu gibi ülkemize gelen tüm aşılar, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve Halk Sağlığı laboratuarlarında bunlara ilişkin güvenlik testlerinin yapılması gerekiyor. Aşının kullanıma geçebilmesi için ülkemize ithal edilen Çin menşeli açı için faz 3 deniler çalışmalar devam etmekte. Yani aşının etkinliğini göstermeye yönelik çalışmalar. Buna ilişkin henüz çalışma bitmediği için bir rapor yayınlanması söz konusu değil. Ancak ara raporları sağlık bakanlığı değerlendirerek, etkinliği konusunda herhangi bir sıkıntı yoksa ara rapor değerlendirmeleri şeffaf bir şekilde toplumla, Türk Tabipleri Birliği ve uzmanlık dernekleriyle paylaşır bilimsel görüşler oluşur ve toplumsal bir katılım olursa aşılama konusunda herhangi bir sorunla karşılaşılmadan hayata geçirilmesi söz konusu olabilir.
ÇİN AŞISININ GÜNLÜK YAŞAMI ETKİLEYECEK CİDDİ BİR YAN ETKİSİ YOK
Çin’den gelecek olan koronavirüs aşısının güvenli olduğuna dikkat çeken Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun; “Aşılamada öncelikli olarak risk grubundaki sağlık çalışanları, 65 yaş üzerindeki kronik hastalığı olanlar ve bakım evleri gibi toplu yerlerde yaşayan insanlar öncelikli durumda. Ülkemizde kullanılacak olan Çin menşeli aşının faz 1 ve faz 2 çalışmalarında önemli bir yan etkisi saptanmamış durumda. Sadece oluşabilecek olan şey, aşının yapıldığı yerde lokal ağrı, birkaç gün hafif kırgınlık gibi belirtiler ortaya çıkmış. Günlük yaşamı etkileyecek ciddi bir yan etkisi yok. Kaldı ki bu aşılar virüs aşıları olduğu için herhangi bir kronik rahatsızlığı olan insanlarda sorun oluşturmayacaktır. Güvenli bir şekilde kullanılabilecektir”dedi.
AŞILANAN BİREYLER HASTA OLMAYACAK
Aşılanan kişilerin hasta olmayacağını fakat bulaştırmayacağı anlamına gelmez diyen Dr.Altun; “Bir hastalığı tedavi etmenin en kolay yolu o hastalık ortaya çıkmadan önlemekten geçiyor. Bu da aşılamadan geçer. Bağışıklık sağlayacak koruma sağlayacak aşılamadır. Aşılanan bireyler hasta olmayacak. Ancak hastalığı bulaştırmayacak anlamına gelmez. Bu nedenle aşılanan bireyler mutlaka bireysel korunma önlemlerini sürdürmek zorundadırlar. Çünkü toplumsal bağışıklık oranı yüzde 70’lere ulaşmadan, eğer bu rahat davranma, maske kullanmama, hijyene dikkat etmeme, kalabalık yerlerde bulunma gibi bir takım davranışlarda bulunulursa, aşılanmamış insanlar için hastalık potansiyel yaratacak ve sağlık sistemindeki yükü kaldırmayacak. Ciddi anlamda sorun oluşturacaktır. O yüzden aşılanan bireyler de maske kullanmak zorundadır” şeklinde açıkladı.
Çin menşeili ile toplumda ki algıyla cevap veren Altun; “ Çin menşeli aşılarla ilgili toplumda da kafalarda bir bulanıklılık oluşuyor. Aslında firma yeni bir firma değil. 1993’ten beri aşı üretiminde yer alan bir firma. Dünya Sağlık Örgütü tarafından iyi üretici belgesi almış bir firma. Geçmişte ürettiği sarılık hastalığının A tipi olan Hepatit aşıları dünyada kullanılmakta. Koronavirüse karşı geliştirilen aşı aynı yöntemle üretilen aşıdır” dedi.
TÜM DÜNYA BAĞIŞIKLIK KAZANINCA VİRÜSÜN ÖNÜNE GEÇİLİR
Herkesin bağışıklık kazanması gerek virüsün önüne geçmek için diye ifade eden Altun; “Bir salgının önüne geçilebilmesi için toplumsal bağışıklığın yüzde 70 oranına ulaşması gerekiyor. Salgının ne zaman önüne geçilecek? Tüm dünya yüzeyinde yaşayan insanların hepsi bağışık olduğu zaman önüne geçilecek. Ancak burada yeniden hastalık yapabilme potansiyeli de var bu virüsün. Tekrar doz aşılar yenileme dozları yapılarak bunun önüne geçilebilmesi söz konusu olacaktır.
Ülkemize uygulanacak Çin menşeli aşıda vücuda zayıflatılmış ya da ölü koronavirüs etkenleri veriliyor. Bunlar hastalık yapma potansiyeline sahip değil. Vücudun savunma hücreleri bunlarla karşılaştığında koruyucu madde dediğimiz antikor üretmeye başlıyor. Daha sonra antikor seviyesi koruyucu aşamaya gelen bir bireyde tekrar koronavirüs etkeniyle karşılaştığında eğer bu antikor(bağışıklık) düzeyi koruyucu ise o hastalık oluşturmadan o virüs etkeni ortadan kaldırılıyor”dedi.





