“Geleceğin Ustaları İçin Meslek Liseleri ve Çıraklık Okulları Güçlendirilmeli”
Edirne’de sanayi esnafı, çırak ve kalfa eksikliğinden dolayı birçok mesleğin sürdürülemez hale geldiğini belirtiyor. Gençlerin sanayiye ilgisizliği, ailelerin masa başı işlere yönlendirme eğilimi ve mesleki eğitimin arka planda kalması, zanaatların geleceğini tehdit ediyor.
Özellikle sanayi kollarına çırak gelmemesi, ustaların yetişmesini engellerken; esnaf, meslek liseleri ve çıraklık okullarına daha fazla önem verilmesi gerektiğini vurguluyor. Yetişen çırak sayısının hızla azalması, ilerleyen yıllarda usta sıkıntısını daha da artıracak gibi görünüyor. Eleman bulamayan esnaflar ise çareyi komşu işletmelerle dayanışma içinde çalışmakta arıyor.
UYGUNER, “MESLEKTEN KAÇIYORLAR”
64 yıldan bu yana sanayide çalıştığını ve mesleğini severek yaptığını belirten elektrikçi Ahmet Uyguner, “Ama ne yazık ki uzun zamandan beri görüyorum, herkes meslekten kaçmaya çalışıyor. Bunun birçok sebebi var. Bunların sebebini saymaya kalkarsak zamanımız yetmez. İnsanlar geliyor buraya, bizim çocuğumuzu, çırağımızı, adamımızı alırsanız bir şeyler öğrensin, tatilde öğrensin, mesleğini de öğrensin, işleri de öğrensin. Ama şartlar o kadar kötü oldu ki bir çırak bakmak artık kolay değil.
O çıraklara cebine harçlık koyacağım, karnını doyuracağım, mesleki öğreteceğim. Bir de belli zaman sonra bir sigorta primi ödeme çalışmaya başladığı vakit o primler zaman geliyor burada birçok iş sahibini batırdı. Örneğin benim bir sigortalı adamım vardı. Sigortalı adamın günü doldu. Emekli ettik. Borcumuzu ödemek için, o tazminatı ödemek için ev satmak zorunda kaldık. Bugün o evi kiraya versem bana yeterdi, artardı.
Benim gibi birçok şikayetli arkadaşım var. Bunları gören ne çırak alıyor, Ne çırak geliyor? Ne yaparsan yap, değiştiremedin. Ben bu sanayi sitesini kurarken büyük hayallerim vardı. Sanayiyi Arif Çekiç ve arkadaşlarımızı da beraber kurduk.
Bu sanayi sitesini bitirdik. Herkes gibi kuraya girdik. 330 tane dükkana başarıyla tamamladık, herkese birer dükkan verdik. Ama ondan sonra, dikkat ediyorum, her geçen gün adım adım geriye gittik. Büyük bir kayıp bu. Bir tane desem, o bir çareyi buluruz. Binlerce sebep var. İlk sebep, dışarıdan Malzeme gelmeye başladı. Herkes kolayına kaçtı. Dışarıdan aldı, getirdi, taktı. Örneğin kaportacı, kaporta tahmin ediyordu eskiden. Para kazanıyordu. Çırak yetiştiriyordu.
Vatandaşın da işi ucuz pahalıya veriyordu. Sonra herkes parayı aldı, takmaya başladı. Ama yetmedi para. Yetmedi bu sefer para. Derken herkes sıkıntıya girdi. Hepimiz sıkıntıdayız. Diye düşünüyorum. Bu dükkana para girmezse, bu dükkan ne çırağın parasını verebilir, ne elektrik parasını verebilir.”dedi.
AYIRBAZ, “MASA BAŞI İŞ İRAHAT GÖRÜYORLAR”
Mekanik sektöründe bu işi yapanlardan biri olduğundan ifade eden Mekanikçi Emre Ayırbaz, “Altan çırak yetişmiyor. Ya gelecekler de doğudan gelenler ya da diyebilirim sana bu Afganistan, Pakistan buradan gelen ustalar var. Öğrenci yok yani, alttan yetişen yok. Bir de bizim halkımız artık, aman benim oğlum yağlanmasın, aman benim oğlum batmasın üstü, kışın sıcak yerde çalışsın. Sanayiye göndermeyelim. O yüzden meslek artık bitmek üzere.” İfadelerini kullandı.
TÜRKOĞLU, “ELEMAN OLMADIĞI ZAMAN DA İŞLER YETİŞMİYOR”
Mobilyacı Yusuf Türkoğlu, “ Kalfa bulamıyoruz, kalfa yetişmiyor, çırak daha hala yetişmiyor. Biz nesil olarak son nesilleriz herhalde. Bir de şu anda işleri herkes seri istediği için işlere de bu sefer yetişemiyoruz. Sanayi ortamına gelen yok, çalışmak isteyen yok. Daha doğrusu gelecek nesil çok parada versen kendi yorulduğu zamana bakıyor. A diyor ben çok para alsam da ben fazla yoruluyorum bu işten ben masa işine gitmek istiyorum. Az para da olsa yorulmayıyım diye bakıyor yani. Gelecek neslin biz de önünü göremiyoruz. Nereye gidiyoruz, ne olacağız meçhul yani. Mobil ürünlük sektörü olarak çok zor durumdayız. Mobilyacı sektörü olarak bütün arkadaşlarımız ve biz de hepimiz mağduruz yani ne olacak bilmiyoruz. Diğer esnaf arkadaşlar da elektrikçisi de, oto elektrikçisi de, motorcusu da, kaportacısı da, yani boyacısı da bütün meslekler aynı. Şikayetimiz var ; Geleceğimizi göremiyoruz. Eleman bulamadığımız için yan komşu işletmelerle, birbirimize, ustalarla birbirlerimize gidip yardımcı oluyoruz. Montajlarda özellikle, yan komşu işletmelerle beraber arkadaşlarımızın işlerine gidiyoruz. Elemansızlıktan dolayı bir birimizin işini yapıyoruz.”sözlerine yer verdi.
AKGÜNGÖR, “OTOMOBİLİ TAMİR ETTİRMEYE USTA BULAMAYACAĞIZ”
Sanayi esnafı ve Mesleki Eğitim Geliştirme Derneği kurucularından Volkan Akgüngör, Edirne sanayisindeki en büyük sorunlardan birinin ustaların ve çırakların yetişmemesi olduğunu vurguluyor. “Sanayi sitesinde inşaat malzemeleri ve nalburiye satışı yapıyoruz. Günümüzde herkes çocuğunu doktor, avukat yapmak istiyor. Oysa herkesin yeteneği ve bilgisi doğrultusunda ara elemanlara, yani çırağa ihtiyaç var” dedi.
Bir dönem mesleki eğitimi geliştirmek amacıyla kurdukları derneğin aktifliğini kaybetmesiyle istifa etmek zorunda kaldığını belirten Akgüngör, “Şu an birçok genç sokaklarda boş geziyor. Oysa yarın bir otomobili tamir ettirmek istediğimizde usta bulamayacağız” diye konuştu.
Çırak bulmanın giderek zorlaştığını aktaran Akgüngör, “Burada ‘eleman aranıyor’ yazısı yıllardır duruyor ama gelenlerde çalışma hevesi yok. Biz ne kadar iyi niyetle meslek öğretmek istesek de gençlerde istek yok. Ailelerin de teşviği yetersiz” ifadelerini kullandı.
Akgüngör, kendi oğlunun Trakya Üniversitesi Kimya bölümünde okumasına rağmen boş zamanlarında inşaatlarda amelelik ve dükkanda tezgahtarlık yaptığını belirterek, “Bir şekilde bu çocukların ellerinden tutmamız gerekiyor” dedi.
ÖZEK, “ÖNCEDEN DÜKKANDA 20 KİŞİ ÇALIŞIYORDUK”
Eleman sıkıntısından dolayı mesleğin yaşaması için iki oğlunu işletmesinde çalıştıran Bobinaj ustası Adnan Özek, “Çocuklarıma okulları bıraktırdım, yanıma aldım. İkisini de yanıma alarak işi öğretiyorum. Yetişen adam yok. Çırak sıkıntısı yaşıyoruz. Artık esnaflık bitti. Bitiyor, yok yetişen adam yok. Önceden biz bir dükkanda 20 kişi çalışıyorduk. Şimdiyse 3 kişi kaldık. Son çıraksız meslek. Birde bunun yanında maliyetlerde arttı.”dedi.
OKAY, “ TERZİLİK SON DEMLERİNİ YAŞIYOR”
Terzi Hatice Okay, mesleğin geleceği konusunda endişeli. “Bizim meslekte, diğer bazı zanaatlarda olduğu gibi arkadan yetişen yok şu anda. Liselerde de tornacılık, motorculuk, terzilik ve kuaförlük gibi meslekler artık yeterince öğretilmiyor” diyor.
Okay, ailelerin çocuklarını masa başı işlere yönlendirme eğiliminin mesleklerin tükenmesine yol açtığını vurguluyor: “Ailelerin boş hayallere kapılmaması gerekiyor. İleride herkes kendi dikişini, söküğünü dikmek zorunda kalıp mecburiyetten terzilik yaptığında, bu mesleğin ne kadar değerli olduğunu anlayacaklar. Ama o zaman iş işten geçmiş olacak.”ÖZEL HABER
HABER: MERT SOYLU





