Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Filiz Tütüncüler, Dünya Diyabet Günü dolayısıyla TÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde düzenlenen etkinlikte önemli açıklamalarda bulundu.Edirne'de diyabet tedavisi gören çocuklar, TÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde düzenlenen etkinliğe katıldı. Palyaçolar eşliğinde eğlenen ve yüzleri boyanan çocuklara, diyabet hastalığına ilişkin tanı ve tedavisi anlatıldı. 14 Kasım Dünya Diyabet gününün tarihi hakkında bilgi veren Tütüncüler, 3500 yıldır bilinen hastalığın 1921 yılına kadar tedavisinin mümkün olmadığını açıkladı. İnsülinin önce köpeklerde denendiğini ifade eden Tütüncüler, “1921 yılında ilk insülin uygulaması gerçekleştiriliyor. Saflaştırılmış, daha pankreastan elde edilen özüt önce köpeklerde deneniyor şeker hastası köpeklerde. Tedavide kan şekerlerini düzelttiği görülüyor. Daha sonra çocuklarda uygulanmaya başlanıyor. Burada da son derece zayıflamış, halsiz, yorgun, bitkin olan çocuğun insülin uygulamasından sonra kilo aldığı, şekeri normal olduğu gözlemleniyor” ifadelerine başvurdu.Bugün eskiden kullanılan, domuz, sığır insülinlerini çocuklarda kullanmadıklarını dile getiren Tütüncüler, “Onun yerine DNA teknolojisi ile üretilen insülinler kullanılıyor. Diyabetik çocuklara şeker hastalığı tanısı koymuyoruz. Onlara biz diyabet diyoruz. Bir hastalık değil de insülin eksikliğinden kaynaklanan bir durum olduğunu söylemekteyiz. Bu çocuklar insülin tedavisiyle büyüyorlar, sağlıklı büyüyorlar. Meslek sahibi oluyorlar. Evleniyorlar. Çocuk sahibi oluyorlar. 80 yaşına kadar tedavilerine devam ettiklerinde hayatlarına devam ediyorlar. Normal çocuklardan bir farklılıkları yok. Her türlü aktivitelerinde bulunabilirler. Yaşamlarında bir kısıtlama getirmiyoruz” dedi.Bu gibi vakalar ile karşılaştığımızda öncelikle aklımıza şeker hastalığının gelmesi gerektiğini vurgulayan Tütüncüler , “Mutlaka hemen yakındaki bir hekime başvurmalılar. Önce idrar tahlili arkasından kandaki şeker düzeyine bakılmalı. Bu atlanırsa, çok sık idrar yapma, su içme durumunun daha ileriki aşaması ketenomi dediğimiz durumda çocuğun kusması, karın ağrıması başlayabilir. Bu durumda mutlaka idrar tahlili ve kan şekerine bakılması gerekiyor. Bu safhayı atlarsa çocuk o zaman şuur kapalılığıyla koma tablosuyla gelebilir. Biz bu durumu istemiyoruz. Hem ağır bir klinik tablo, yoğun bakımda tedavisi edilmesi gerekiyor. Birkaç gün sürebilir. Bazı yan etkiler ortaya çıkabilir. Dolayısıyla bu koma tablosundan önce bizim tanımamız gerekiyor. Ailelerin de tanıması gerekiyor. Çok su içiyorsa, çok idrar yapıyorsa ciddi şekilde zayıflamaya başlamışsa, halsizliği varsa, yorgunluğu varsa bu çocuğun en kısa sürede doktora götürülmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
SAĞLIK
Yayınlanma: 17 Kasım 2016 - 07:17
Güncelleme: 17 Kasım 2016 - 09:45
Çocuklarda diyabete dikkat
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Filiz Tütüncüler, “Eğer bir çocuk ihtiyacından daha fazla su içmeye başlamışsa, gece kalkıp su içiyorsa ya da altına kaçırıyorsa, bu anormal durumdur” dedi.
SAĞLIK
17 Kasım 2016 - 07:17
Güncelleme: 17 Kasım 2016 - 09:45









