İktidar partisi tarafından Meclisin ve ülkenin gündemine getirilen “Başkanlık Sistemi”ni öngören Anayasa Değişikliği Paketi ile ilgili açıklamalar yapan Çoğal, “Emeğimiz, geleceğimiz, Cumhuriyetimiz ve ülkemiz adına yaşamsal önem taşıyan olağanüstü ve zor bir sürecin başladığını düşünüyoruz.Paketi değerlendirdiğimizde, başta ‘Kuvvetler Ayrılığı’ ilkesi olmak üzere, Cumhuriyetimiz, demokrasimiz, sosyal hukuk devletinin ve parlamenter sistemin ciddi biçim de tehlikeye girdiğini görmekteyiz. Özetle, getirilen bu Anayasa paketi, demokrasiyi ve parlamenter sistemi yok sayan yeni bir yönetim anlayışını dayatmaktadır” iddiasında bulundu.“Bu nedenlerle Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; ülkemizin kamu emekçileri adına, gündemdeki Anayasa paketi hakkında yapmış olduğumuz çalışmayı kamuoyu ile paylaşmayı bir emek örgütü olma sorumluluğunun ötesinde tarihsel bir görev addediyoruz ifadelerine yer veren Çoğal, şunları kaydetti;“Mevcut Anayasa, 12 Eylül faşist darbesinin kimi izlerini taşımakla birlikte, Cumhurbaşkanı yetki, görev ve sorumlulukları bakımından ikili bir yürütme organı tasavvuruna dayanmaktadır. Verili haliyle Cumhurbaşkanı, bir tarafsızlık taahhüdü makamı olarak yürütmeyi yürütme içinden de denetleme göreviyle konumlandırılmıştır. Yürürlükteki Anayasa, yürütme yetkisini büyük oranla Bakanlar Kurulu’na, arızi oranda ise Cumhurbaşkanı’na dağıtmıştır. Bu iş bölümünün, Cumhurbaşkanı’na daha çok bir temsil vasfı atfedilmesinden kaynaklandığı görülmektedir. Gündemdeki Anayasa değişikliği paketinde ise; yürütme yetkisi tek başına Cumhurbaşkanı’na veriliyor. Bakanlar Kurulu anayasadan tamamen çıkarılıyor. En olumsuz düşünce ile dahi - bir an için siyasal/ideolojik formasyonunu görmezden gelirsek - Bakanlar Kurulu gibi kollektif bir bileşim yok ediliyor ve Anayasa’da Bakanlar Kurulu kavramının geçtiği tüm düzenlemelerde Bakanlar Kurulu’nun yerini tek kişi, Cumhurbaşkanı alıyor. Bakanlar ise birlikte bir kurul oluşturma yeteneğini yitirerek yalnızca kendi teknik alanlarının “memurları” kertesine düşürülüyorlar. Daha vahim olmak üzere; mevcut Anayasada kanunla düzenlenmesi emredilen pek çok alanın; tek başına Cumhurbaşkanı’nın, “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” ile düzenlenecek şekilde değiştirildiği görülüyor. Dolayısıyla bu paket, önemli yasama yetkilerinin de tek kişiye, Cumhurbaşkanı’na devrini getiriyor. Pakette, Hakimler Savcılar Kurulu’nun Adalet Bakanı ve diğer üyelerinin yarısını atama yetkisi de Cumhurbaşkanına veriliyor. ‘Yargıyı demokratikleştiriyoruz’ aldatmacasıyla gündeme getirilen 2010 Anayasa değişikliğinin temel argümanı olan HSK üyelerinin yüzde 80’inin seçimle göreve gelmesi kaldırılıyor. Bu durumda yargı mekanizmasının temel idari ve özlük örgütü olan HSK’nın da büyük oranda aynı tek adama bağlandığı görülmektedir. Devlet bütçesinin düzenlenmesi ve değiştirilmesine dönük yetkilerin de tek başına Cumhurbaşkanına devredildiği görülmektedir. Her üç fonksiyonun böylesine tek kişide merkezileştiği bir “Kuvvetler Aynılığı” rejimini öngören bu paket, bu nedenlerle bir totaliter rejim Anayasası’na tekabül etmektedir.Cumhurbaşkanı’nın, TBMM’nin kanun çıkarmasını zorlaştırdığı görülüyor.Gensoru tarihe karışıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine dönük değişikliklerve devlet başkanı tanımı geliyor.Ve Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanlara ultra koruma getiriliyor.”
SİYASET
Yayınlanma: 29 Aralık 2016 - 08:01
Çoğal'dan Anayasa paketine eleştiri
Birleşik Kamu İş TİS ve Hukuk Sekreteri Engin Çoğal, Anayasa paketi; yasama, yürütme ve yargıya ait fonksiyon, kurum ve görevleri düzenleme yetkisini tek bir kişiye verdiğini belirterek, onun da devlet başkanı olduğunu öne sürdü.
SİYASET
29 Aralık 2016 - 08:01









