Edirne’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, binlerce vatandaşın katılımıyla coşkuyla kutlandı.
29 Ekim Cumhuriyetin ilan edilişinin 99. Yıl kutlama etkinlikleri için sabahın erken saatlerinde Atatürk Bulvarını dolduran Edirnelilerle ve okulların, sivil toplum kuruluşların geçit töreni ardından güvenlik güçlerinin resmigeçit ile coşkulu bir şekilde tören gerçekleşti.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı temalı resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerini Vali H. Kürşat Kırbıyık, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu ve Belediye Başkanı Recep Gürkan tarafından verildi. Edirne Belediyesi Halk oyunları gösterisi yaptı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama töreni Edirne Valisi Kürşat Kırbıyık’ın makamda tebrikleri kabul etmesiyle başladı. Tebriklerin kabulünün ardından Atatürk Bulvarındaki tören alanında Vali Kürşat Kırbıyık, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu ve Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan halkın selamlayarak, bayramını kutladı.
Edirne Belediye Bandosu eşliğinde Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının ardından Vali H. Kürşat Kırbıyık,günün anlamını belirten konuşmayı yaptı. Vali Kırbıyık konuşmasında; “Hizmetinde bulunmaktan onur duyduğum, Aziz milletimizin tarihinde çok özel bir yeri olan, yüzyıllardır sevginin, saygının, hoşgörünün, huzur ve kardeşliğin şehri; sanatın ve estetiğin şehri güzel Edirne’mizin güzel insanları, kıymetli Edirneliler; çok kıymetli gençler ve çocuklar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyetimiz mesud; muvaffak ve muzaffer olacaktır” diyerek ilan ettiği bu gurur gününde, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 99. Yıldönümünde, sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyet ve gururla Cumhuriyet Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyor, bu kutlu günü bizlere armağan eden, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Tarih, bir hikâye anlatımı değildir. Tarih hem dünü anlatır hem de yarınlarımıza giden yolu aydınlatır. Tarih, bize hem hatırlatır hem de zihinlerimize bir şuur, bir karakter bırakır. Cumhuriyet Bayramı’nı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı, 19 Mayıs’ı kutlamaktan maksat, sadece o günlerde neler yaşandığını ezberlemek değildir. Asıl maksat, yarın başımıza bir zorluk geldiğinde ne yapacağımızı öğrenmektir. Bu ülkeye art niyet besleyenler, işgal etmek isteyenler ne yapmış; buna karşı bu vatanin evlatları ne yapmış, Gazi Mustafa Kemal ne yapmış, arkadaşları ne yapmış, Şerife bacılar, nene hatunlar, sütçü imamlar ve daha niceleri hangi zorluklara katlanmış, işte bu törenlerin maksadı bunları öğrenmek, bunları öğretmek ve yarınlar için bu insanlardan ilham almaktır. Sadece başımıza bir savaş gelirse diye değil, bu ülke yükselsin diye, çocuklarımıza güçlü bir Türkiye bırakalım diye çalışırken de; İyi doktor olmak, iyi mühendis olmak, iyi yazılımcı olmak, iyi sanatçı olmak için de; bu insanlardan ilham almak, onları öğrenmek, onları anlamak ve bir vatan şuurunu, bir millet şuurunu inşa etmek lazım.
Atatürk, Nutuk’ta şöyle sesleniyor: “önemli olan, memleketi temelinden yıkan, ulusu tutsak ettiren iç cephenin düşmesidir. Bu gerçeği bizden iyi bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için, yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarı da kazanmışlardır. Gerçekten kaleyi içten almak, dıştan zorlamaktan kolaydır.” Çok şükür, bugün bir savaş içinde değiliz. Ama çok mücadeleci, rekabetçi bir yüzyılda, tehditlerle dolu bir coğrafyada yaşıyoruz. Onun için güçlü olmak; birlik ve beraberlik içerisinde olmak zorundayız. Onun için donanımlı olmak zorundayız. Bugün isimlerini rahmetle andığımız o büyük insanlar, büyük bir mücadeleyle bu vatani, bu bayrağı ve bu Cumhuriyeti bize emanet ettiler. Öyleyse bizler de ayakta kalabilmek için, onların bu mücadele azmini, bu asil duruşunu sürdürmenin ve emaneti aldığımızdan daha yüksek bir yerde gelecek nesillere teslim edebilmenin gayreti içinde olmalıyız. Her açıdan kalkınmış, istikrarında ve güvenliğinde hiçbir zafiyete izin vermeyen, güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmak, geçmişimizden ilham alarak geleceğe koşmak durumundayız.
Köklü bir medeniyet mirasına sahip bu güzel şehirde, cumhuriyetin kazanımlarıyla büyüyen Edirne’nin yüksek zekâlı ve yetenekli çocuklarının, gençlerinin, Türkiye’nin yarınlarını inşa etmekte çok büyük pay sahibi olacağına inanıyorum. Buradaki gençlerin, ileride sadece Edirne’nin değil, Türkiye’nin gelişmişliğinin altında imzaları olacağına inanıyorum.
Ben bu duygu ve düşüncelerle; cumhuriyeti kurup bizlere emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün büyüklerimizi, şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla yad ediyorum. Hepinizin Cumhuriyet Bayramı’nı bir kere daha tebrik ediyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde nice bayramlar kutlamak dileklerimle bu kutlu günde ayni heyecanı yaşayan herkesi sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. 99. Yaşımız kutlu, gücümüz daim, Cumhuriyetimiz sonsuz olsun.” dedi.
29 Ekim Cumhuriyetin ilan edilişinin 99. Yıl kutlama etkinlikleri için sabahın erken saatlerinde Atatürk Bulvarını dolduran Edirnelilerle ve okulların, sivil toplum kuruluşların geçit töreni ardından güvenlik güçlerinin resmigeçit ile coşkulu bir şekilde tören gerçekleşti.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı temalı resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödüllerini Vali H. Kürşat Kırbıyık, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu ve Belediye Başkanı Recep Gürkan tarafından verildi. Edirne Belediyesi Halk oyunları gösterisi yaptı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama töreni Edirne Valisi Kürşat Kırbıyık’ın makamda tebrikleri kabul etmesiyle başladı. Tebriklerin kabulünün ardından Atatürk Bulvarındaki tören alanında Vali Kürşat Kırbıyık, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Cihanoğlu ve Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan halkın selamlayarak, bayramını kutladı.
Edirne Belediye Bandosu eşliğinde Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının ardından Vali H. Kürşat Kırbıyık,günün anlamını belirten konuşmayı yaptı. Vali Kırbıyık konuşmasında; “Hizmetinde bulunmaktan onur duyduğum, Aziz milletimizin tarihinde çok özel bir yeri olan, yüzyıllardır sevginin, saygının, hoşgörünün, huzur ve kardeşliğin şehri; sanatın ve estetiğin şehri güzel Edirne’mizin güzel insanları, kıymetli Edirneliler; çok kıymetli gençler ve çocuklar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyetimiz mesud; muvaffak ve muzaffer olacaktır” diyerek ilan ettiği bu gurur gününde, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 99. Yıldönümünde, sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyet ve gururla Cumhuriyet Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyor, bu kutlu günü bizlere armağan eden, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Tarih, bir hikâye anlatımı değildir. Tarih hem dünü anlatır hem de yarınlarımıza giden yolu aydınlatır. Tarih, bize hem hatırlatır hem de zihinlerimize bir şuur, bir karakter bırakır. Cumhuriyet Bayramı’nı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı, 19 Mayıs’ı kutlamaktan maksat, sadece o günlerde neler yaşandığını ezberlemek değildir. Asıl maksat, yarın başımıza bir zorluk geldiğinde ne yapacağımızı öğrenmektir. Bu ülkeye art niyet besleyenler, işgal etmek isteyenler ne yapmış; buna karşı bu vatanin evlatları ne yapmış, Gazi Mustafa Kemal ne yapmış, arkadaşları ne yapmış, Şerife bacılar, nene hatunlar, sütçü imamlar ve daha niceleri hangi zorluklara katlanmış, işte bu törenlerin maksadı bunları öğrenmek, bunları öğretmek ve yarınlar için bu insanlardan ilham almaktır. Sadece başımıza bir savaş gelirse diye değil, bu ülke yükselsin diye, çocuklarımıza güçlü bir Türkiye bırakalım diye çalışırken de; İyi doktor olmak, iyi mühendis olmak, iyi yazılımcı olmak, iyi sanatçı olmak için de; bu insanlardan ilham almak, onları öğrenmek, onları anlamak ve bir vatan şuurunu, bir millet şuurunu inşa etmek lazım.
Atatürk, Nutuk’ta şöyle sesleniyor: “önemli olan, memleketi temelinden yıkan, ulusu tutsak ettiren iç cephenin düşmesidir. Bu gerçeği bizden iyi bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için, yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarı da kazanmışlardır. Gerçekten kaleyi içten almak, dıştan zorlamaktan kolaydır.” Çok şükür, bugün bir savaş içinde değiliz. Ama çok mücadeleci, rekabetçi bir yüzyılda, tehditlerle dolu bir coğrafyada yaşıyoruz. Onun için güçlü olmak; birlik ve beraberlik içerisinde olmak zorundayız. Onun için donanımlı olmak zorundayız. Bugün isimlerini rahmetle andığımız o büyük insanlar, büyük bir mücadeleyle bu vatani, bu bayrağı ve bu Cumhuriyeti bize emanet ettiler. Öyleyse bizler de ayakta kalabilmek için, onların bu mücadele azmini, bu asil duruşunu sürdürmenin ve emaneti aldığımızdan daha yüksek bir yerde gelecek nesillere teslim edebilmenin gayreti içinde olmalıyız. Her açıdan kalkınmış, istikrarında ve güvenliğinde hiçbir zafiyete izin vermeyen, güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda çalışmak, geçmişimizden ilham alarak geleceğe koşmak durumundayız.
Köklü bir medeniyet mirasına sahip bu güzel şehirde, cumhuriyetin kazanımlarıyla büyüyen Edirne’nin yüksek zekâlı ve yetenekli çocuklarının, gençlerinin, Türkiye’nin yarınlarını inşa etmekte çok büyük pay sahibi olacağına inanıyorum. Buradaki gençlerin, ileride sadece Edirne’nin değil, Türkiye’nin gelişmişliğinin altında imzaları olacağına inanıyorum.
Ben bu duygu ve düşüncelerle; cumhuriyeti kurup bizlere emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün büyüklerimizi, şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla yad ediyorum. Hepinizin Cumhuriyet Bayramı’nı bir kere daha tebrik ediyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde nice bayramlar kutlamak dileklerimle bu kutlu günde ayni heyecanı yaşayan herkesi sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. 99. Yaşımız kutlu, gücümüz daim, Cumhuriyetimiz sonsuz olsun.” dedi.





