CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan siyasi suçlu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etti. Cezaevi ziyareti öncesi Demirtaş'ın avukatları, kendisinin kaleme aldığı kitabı ve yazdığı bir çağrı metnini Özgür Özel’e iletti. 3 saat süren görüşmenin ardından açıklamada bulunan Özel, böyle bir görüşmeyi yapmanın utancı içindeyim ancak, güneydoğu bölgesine yapacağı altı günlük ziyaretin ilk adımının Edirne olduğunu belirten Özel, "Demirtaş ile görüşmeden bölge ziyaretinin anlamı olmazdı" diye ifade ederek, görüşmede Demirtaş ile mutabık olduklarını belirtti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu hafta Doğu ve Güneydoğu'da 6 ile yapacağı ziyaret öncesinde, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı Edirne Cezaevi'nde ziyaret etti. Özel’e Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Edirne Milletvekili Baran Yazgan, İl Başkanı Av. Harika Taybıllı da eşil etti.
Cezaevi çıkışı yaptığı açıklamada CHP Genel Başkanı Özgür Özel şunları anlattı: “Hem Selahattin Demirtaş hem de Selçuk Mızraklıyla birer görüşme gerçekleştirdik. Öncelikle böyle bir görüşmeyi yapmak zorunda olmak zorunda olmanın utancı içerisindeyim. Çünkü her ikisi de görevleri başındayken, Sayın Selahattin Demirtaş Partisi’nin eş genel başkanıyken, Sayın Mızraklı da milletvekiliyken 'güya hiç kimseden talimat almayan, almaması gereken' hakimlerin bir gece yarısı farklı farklı şehirlerde hep beraber uyanıp evlerine baskınlar yaptırıp pek çok milletvekilini aynı anda alıp götürdükleri ve bildirilecekleri uçakların bile hazır tutulduğu bir operasyonun sonunda buraya kondular. Böyle bir görüşme yapma kendi siyasi tarihime Türkiye’nin siyasi tarihine böyle bir görüşmeyi bırakmak bizler açısından üzücü ve utanç verici. Esas bu utancın kaynağının kimler olduğunu millet biliyor.
ÇAĞRI METNİ ÇOK ŞEY SÖYLÜYOR
Çağrı metnini okudum aslında bu çağrı metni çok şey söylüyor. Eğer toplumsal barıştan bahsedeceksek diyor Selahattin Bey bunu ilk önce bu işin esas sorumlusu bütün erkekler olarak kendimizden başlamalıyız ve hep birlikte ilk adımı atmalıyız. Kadınların bu kadar güvende olmadığı bir ülkede toplumsal barış nasıl sağlanabilir? Kendisi yaptığı bu çağrının içerisinde 'içimizdeki erkeğe sesleniyorum' diyor. Ben Demirtaş’ın kitaplarımın hemen hepsini okudum. Seher‘deki ilk hikayede içimizdeki erkeğe vurgu yapıyor. Ben bunu söylediğimde gülümsedi, daha da gülümseten başka bir şey söyledim; Seher kitabında ilk hikaye 'içimdeki erkek'tir son hikaye de 'sonu muhteşem olacaktır' ile bitiyor dedim. Türkiye’de insanlar birbirini sevdikten toplumsal barışı hep beraber içselleştirdikten sonra nasıl 100 yıl önce sonu çok güzel olmuştu; Türkler ve Kürtler Türkiye’de yaşayan herkes dedelerimiz hep beraber büyük bir işgali sona erdirmiş genç bir Cumhuriyet kurmuşlardı, yine sonu muhteşem olacak. Bu sefer ilk yüzyılda yapamadıklarımız varsa hatalarımız eksiklerimiz varsa hepsini de hep birlikte onu arayacağız. Ve toplumsal barışa hep birlikte sağlayacağız.
DAHA ÖNCE PLANLADIĞIM BİR ZİYARETTİ
Bugünkü ziyaretin birkaç önemli özelliği var. Daha önce planladığım bir ziyaretti. Gecikmiş bir ziyarettir. Her ikisi de seçilmiş insanlardı. Doğu, Güneydoğu turuna çıkamadan önce, onların seçildiği ile, onların evine gitmeden önce yapılmış bir nezaket ziyaretiydi. Selahattin Demirtaş'la görüşmeden 6 günde 6 ilde olmanın bir anlamı olmazdı. Silahlar bırakılacak, analar ağlamayacaksa tüm aktörler önemlidir. Barış konusu görüşülecekse tüm aktörler çok önemlidir, ancak Selahattin Demirtaş gibi bir aktörün altı da kalın kalın çizilmelidir.
KİMSE KİMSENİN AKLINI HAFİFE ALMASIN
Gelecekte iyi şeyler olacaksa Türkiye için kimse kimseyi engellememeli kişisel çıkarlar üzerinden hesap yapılmamalı 86 milyonun çıkarı birlikte gözetilmelidir. O yüzden çok kolay bir muhalefet imkanı varken sayın Bahçeli’nin bugüne kadar bize ve DEM'e söyledikleri, Erdoğan’ın dedikleri, bunları yapmak yerine uzatılan el doğrudur demeye devam ediyoruz. Bu süreci çok yakından temkinle dikkatle takip ediyoruz ve özellikle mutlaka ve mutlaka samimiyet çağrısı yapıyoruz. Bir samimiyet var mı yok mu bunun görülmesi lazım herkes kendine göre bir tarif yapıyor ben bir tarif yapacak değilim. Meselenin özü şudur; kimse ittifakının ya da partisinin çıkarını düşünerek bir şeyler yapmaya kalkmasın bu milletin Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türkiye Cumhuriyeti yapan tüm insanların vicdanlarından döner. Kimse kimseyle alay etmesin. Kimse kimsenin aklını hafife almasın.
TBMM'NİN ÖNEMİ KONSUNDA MUTABIK KALDIK
Bu ziyaret bir nezaket ziyareti olmanın yanında siyasi anlamı olan bir ziyarettir. İlk yüzyılda yapamadıklarımızı hep birlikte onaracağız. Demirtaş'la memleketin tüm sorunlarını konuştuk; adalet sorununu, ekonomik krizi, bunların nasıl aşılacağını konuştuk. Hukukun üstünlüğü ve iyi bir yönetimin gerekliliğini konuştuk. En mutabık olduğumuz konulardan biri de TBMM'nin önemiydi. TBMM'nin odak olmadığı hiçbir karar şimdiye kadar sonuç vermedi, bundan sonra da vermeyecek. Demirtaş ve Selçuk Mızraklı ile iletişim halinde olmaya, birbirimizin görüşlerine ihtiyacımız olduğu her an görüşmeye devam etme konusunda da mutabık kaldık.”dedi.
HABER:SEVDA GÜZEY
GÜNDEM
Yayınlanma: 21 Ekim 2024 - 15:36
"Demirtaş ile görüşmeden bölge ziyaretinin anlamı olmazdı"
GÜNDEM
21 Ekim 2024 - 15:36
İlginizi Çekebilir





