Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ, DSİ tarafından kendisine gelen tebligatta yer alan “3 gün içinde yıkım işlemini gerçekleştirerek, fotoğraflarını çekip bize gönderin” ifadesinin hangi zihniyetle yazıldığına hala anlam veremediğini söyledi. İnağ, her şeyin yasal olduğunu dile getirerek hakkını hukuki platformda arayacağını ifade etti ve “Devlet yapıcıdır yıkıcı değil. Devlet hemen ‘3 gün içinde yıkın’ demez. Bu yazıyı yazan zihniyet nasıl bir zihniyettir anlamakta güçlük çekiyorum. Ezbere ve laf olsun diye yazılmış bir yazı. Işınla mı, lazerle mi yıkacaklar nasıl olacak bilmiyorum” şeklinde konuştu. Taşkın sahası olan alanlarda ikamet eden esnaflar DSİ tarafından gelen tebligatla sarsıldı. Gündem yaratan tebligatta bölgedeki iş yerlerinin 3 gün içerisinde yıkımının gerçekleşmesi gerektiği şeklindeki maddenin bölge esnafı tarafından “Şaka gibi” şeklinde değerlendiriliyor. O bölgede bir işletmesi bulunan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Emin İnağ ise krizin bilinçsiz bir zihniyetle meydana geldiğini ifade ederek “Ezbere ve laf olsun diye yazılmış bir yazı” şeklinde beyanat verdi. İnağ; “O yazıdan bana da geldi bende orada bir işletmenin sahibiyim. Ancak o bölgede iş yapan tüm arkadaşlarla nasıl bir yazı olduğunu pek anlayamadık. Bu yazıyı değerlendirdiğimizde hukuk bürosundan çıkan bir yazı gibi durmuyordu. Daha çok ezbere laf olsun diye yazılmış bir yazı gibi geldi. Çünkü bu kadar mantıksız bir yazı içeriği olması mümkün değil. Orada sadece özel sektörün yerleri yok, tarihi yapılar var, kamu kurumların sosyal tesisleri var, devletin kendi binaları var. Ayrıca bize gelene kadar doğanın yetiştirdiği koca koca ağaçlar var. Yani ben o taşkınların hepsini birebir hepsini yaşadım. Bizim bulunduğumuz mıntıkadaki binaların kesinlikle ve kesinlikle suya engel olduğunu göremedim. Artık bu konuyu kim incelediyse; yukarıdan suyun akışına baktıklarında su, taştığı andan itibaren söğütlüğün içerisinden girip güneye doğru hareket ediyor. Ziraat bahçelerinin oraya doğru gidiyor. Yani her sene her taşkında gördüğümüz yolun, taşların sökülmesi ve ter örgülerin devrilmesi şeklinde meydana geliyor. Bu tarafta öyle bir şey yok. Sadece suyun kabarmasıyla orada bulunan işletmelerin gördüğün zararlar var. ‘Su akışına engel oluyor’ sözünü kabul etmem mümkün değil. Kaldı ki 57 yıldır neredeydi aklınız? O zaman bu binaların yapımına izin verilmeseydi. ‘Ben bilemem. Bizden izin almadınız’ diye bir ibare var yazıda. Ben belediyeye başvurduğumda, belediye bana orada ,inşaat ruhsatımı da, ikametgah ruhsatımı da verdi. ‘Suyu bağlayın’ dedim. Suyumu da bağladılar. Elektriğimde aynı şekilde. Demek ki her şey yasal. Yıllardır da o işletmeler orada sigortasını ödediği bir sürü işçiyi istihdam etmekte, devlete vergisini vermekte. Aralık ayının 3’ünde alından bir karar 11’nde tebliğ ediliyor, 15’ine kadar yıkın deniyor. Üstüne üstlük ‘Fotoğraflarını çekin gönderin bize’ diyor. Orada trilyonluk binalar var. İsterse kümes olsun. Yasal dayanağı varsa ve bütün devlet kurumlarından izinliyse bunu nasıl yıkacaksınız. Eğer bu binalar gerçekten engel oluyorsa, istimlak eder, bedelini öder ve kimseyi mağdur etmezsiniz. Ama orada işsiz kalan kişilere bir taraftan da iş sağlarsınız. Ya bu nasıl bir mantık anlayamadım. 3 gün içinde çekip resimlerini gönderecekmişiz. Neyi, nasıl yıkıyorsunuz? Ben anlayamadım. Bir köye bir bina yapmak istediğinizde mutlaka Tarım İl Müdürlüğüne yönlendiriliyorsunuz. Zirai alan olması nedeniyle önce gidip Tarım İl Müdürlüğü’nden izin almanız gerekiyor. Ben belediyeye ve Anıtlar Kurulu’na başvurduğumda bana ‘Git DSİ’den izin al’ denmedi. O yıllarda ben ve buradaki arkadaşlar inşaatımızı yaparken hiçbirimize böyle bir hatırlatma yapılmadı. Devletin kurumları birbirine bağlı değil mi? Vatandaş nereden bilsin. Bütün yetkili ilk başvurulan yer neresiyse orası insanları bu tip olaylarda doğru yönlendirilmeli ve bu krizlerin önüne geçilmeli. Eğer öyle bir girişimde bulunulursa neler olur bilmiyorum. Büyük bir olay patlıyor gibi görünüyor şuan için. Bu yazıyı gönderenler herhalde bunu da kabullenmişlerdir. Tahmin etmişlerdir ama dediğim gibi şuan da bir şey demek istemiyorum. “5 YAŞINDAKİ ÇOCUK NE YAPILMASI GEREKTİĞİNİ BİLİYOR” İnağ krizin çözülmesi ile alakalı olarak DSİ’nin bilinçli şeyler yapmadığını dile getirdi ve sokaktaki çocuğun dahi taşkın sorunu ile ilgili sağlıklı bilgilere sahip olduğunu vurguladı. İnağ: “Tek söyleyebileceğim iyi bir yazı değil. Dediğim gibi her şey yasal. Nasıl yıkacaksınız? Öncelikle ne yapılmalı? Bunu sokaktaki 5 yaşındaki çocuğa sorsanız biliyor artık. Nehir yatakları ıslah edilmeli. Üç ülke bir araya gelecek, nehir yatakları ıslah edilecek, o adacıkların hepsi temizlenecek. Bir taraftan da bypass kanalı yapılıyor ve oradaki debi belli zaten. Metreküp saniyede 2 binli rakamlarda. 750 metreküp saniyesi zaten bypass kanalından çıkacak deniyor. O zaman sıkıntı zaten ortadan kalkıyor. Birde siz nehir yataklarını ıslah ettiğinizde orada hiçbir binayı değil, ağacı bile ellemenize gerek kalmayacak diye düşünüyorum. Öyle sanıyorum ki birileri yanlış yönlendiriliyor ve yanlış bilgiler veriliyor. Böyle bir şey yok. Biz hukuki girişimlerimi şahsi olarak yapacağım. Bütün resmi evraklarımı hazırladım. Hukukçu arkadaşımla birlikte bizler bu duruma itiraz edeceğiz. Bütün oradaki iş yeri olanlar da aynı yolu izleyeceklerdir. Yine bize gelen bilgilere göre bu yazı hala kamu kurumlarına ulaşmamış. Yani bugün itibari ile ulaşacak. Belki onlara da 2 günde yıkın diyecekler. Işınla mı, lazerle mi yıkacaklar nasıl olacak bilmiyorum. Devletin vatandaşına sahip çıkması gerektiğine inanıyorum. Devlet yapıcıdır yıkıcı değil. Devlet hemen ‘3 gün içinde yıkın’ demez. Bu yazıyı yazan zihniyet nasıl bir zihniyettir anlamakta güçlük çekiyorum. Biz gerekli girişimlerde bulunacağız ama devletinde bize sahip çıkmasına ve oradaki vatandaşların haklarına sahip çıkması gerektiğine inanıyorum. Son olarak biz devlete güvenemezsek kime güveneceğiz onu da sormak istiyorum” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
SİYASET
Yayınlanma: 15 Aralık 2015 - 00:00
'Devlet yapıcıdır, yıkıcı değil'
Edirne Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Emin İnağ, DSİ tarafından kendisine gelen tebligatta yer alan “3 gün içinde yıkım işlemini gerçekleştirerek, fotoğraflarını çekip bize ...
SİYASET
15 Aralık 2015 - 00:00









