Edirne Çocuk Hakları Derneği Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Avukat Nebahat Çavuş, Edirne’de kısa süre içinde üç kız çocuğunun hayatını kaybetmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çavuş, Duru, Gülden ve Gizem’in yaşıtları olan erkek çocuklar tarafından öldürülmesinin bireysel suçlar olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bunun ciddi bir toplumsal alarm olduğunu ifade etti.
Açıklamada; çocukların duygusal gelişimi, toplumsal cinsiyet algısı, şiddetin normalleşmesi, dijital içeriklerin etkisi, aile içi iletişim eksikliği ve çocuk koruma mekanizmalarındaki boşlukların birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.
Özellikle ergenlik dönemindeki ilişkilerde yanlış öğrenilmiş davranış kalıplarının şiddete dönüşebildiğine dikkat çekilen açıklamada, reddedilmeyi kabul edememe, kıskançlığı normalleştirme ve öfkeyi güç göstergesi olarak görme gibi eğilimlerin risk oluşturduğu ifade edildi.
Silahlara kolay erişimin şiddeti ölümcül hale getirdiği belirtilerek, bireysel silahlanma ve denetim eksikliklerine de dikkat çekildi.
Açıklamada ayrıca yalnızca kız çocuklarına değil, erkek çocuklara yönelik de duygusal gelişim, öfke kontrolü, sağlıklı ilişki kurma ve şiddetsiz iletişim eğitimlerinin yetersiz olduğuna işaret edildi.
Eğitim sisteminin yalnızca akademik başarıya odaklanmaması gerektiği belirtilerek; duygusal ifade, sınır koyma, rıza ve dijital ilişkiler konularında düzenli eğitimlerin zorunlu hale getirilmesi çağrısı yapıldı.
Çavuş, “Çocuklar birbirini öldürerek büyümemelidir. Bir kız çocuğunun ‘hayır’ deme hakkı yaşam hakkıdır.” ifadelerini kullandı.
Edirne Çocuk Hakları Derneği, tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarını çocukların korunmasına yönelik ortak çalışmalar yürütmeye davet etti.
HABER MERKEZİ





