Edirne Genç İş Adamları Derneği’nin (EGİAD) RYS Hotel’de düzenlediği basın toplantısında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki geçen süre içerisinde ticaret sektörü hakkında konuşmalar yapıldı. Yapılan basın açıklamasına EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan İnci ve Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Toplantının genel konusu 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki süreçte Edirne esnafının bu durumdan ne kadar etkilendiği ile çözüm yolları konuşuldu. “ÜLKEDE ÇOK KÖTÜ BİR SENARYO YAŞIYORUZ”EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan İnci konuşmasında 15 Temmuz darbe girişiminin Edirne’ye etkilerini, hükümetin yaşanan ekonomik durgunlukta iş adamlarına destek olmasını, Edirne’nin sadece ciğerden ibaret olmadığını, vurgulayarak açıklamasında; “Bizler genç iş adamları derneği olarak iş dünyası içindeki birer aktif aktörleriz. Siz de takdir edersiniz ki 15 Temmuz sonrasındaki gelişmeler, bütün iş adamlarını etkilediği gibi bizim de özellikle hizmet sektöründe olan hepimizi direkt etkiledi ve bu etkilerde halen devam ediyor. Bugün itibariyle son 2 haftadır süre gelen bir ekonomi bozukluğu var ve bugün bu üst noktaya çıktı. Bu sabah itibariyle hem dolar 3,10 seviyesini yakalamak üzere hem petrol fiyatı yükseliyor, hem de Euro üzerinden ihracat yaptığımızı biliyorsunuz, Euro da düşüyor. Şu anda ülkemiz için olabilecek en kötü senaryoyu yaşıyoruz. Bu da hepimizi tedirgin ediyor. Çünkü gerçekten son dönemlerde Türkiye'de ticaret yapmak pamuk ipliğine bağlı. Her an her şey olabiliyor. Dolayısıyla hükümetimizin ve ilgili bakanlarımızın şu anda yoğun çaba sarf ettiklerini düşünüyorum bu durumu düzeltmek için. Dolayısıyla şu anda kötü bir senaryo yaşıyoruz ama inşallah en kısa zamanda bunu bertaraf ederiz. Ama iş dünyası olarak bu bizi çok ilgilendirdiği için bunu söyleyerek başlamak istedim. 15 Temmuz'un etkileri halen devam ediyor. Ülkemiz gerçekten çok büyük bir bela atlattı. İnşallah bu terör örgütünün ulaşabileceği final noktasıdır. Dolayısıyla umarım bir daha böyle bir olayla karşılaşmayız. OHAL dün uzatıldı. Mutlaka haklı gerekçeleri olduğunu düşünüyorum. Çünkü uzun yıllar altyapısı kurulmuş, ülkemizin kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş örgütsel bir yapılanmanın 3-6 ayda bertaraf edilmesi çok da mümkün olmayacak heralde. Basından takip ettiğimiz kadarıyla dün Edirne'de bir emniyet müdür yardımcısı gözaltına alındı ve bu adam FETÖ soruşturmasını yürüten bir adam. Dolayısıyla nasıl bir yapıyla karşı karşıya kaldığımızın en basit örneği bu. Dolayısıyla bununla mücadele edilmeli ve biz de dernek yönetimi olarak sayın Cumhurbaşkanımız'ı bu konuda sonuna kadar destekliyoruz. “HÜKÜMET İŞ ADAMLARINI DESTEKLEMELİ”Bu mücadeleler yapılırken de işadamlarını, iş hayatının devamını sağlayacak altyapıların da bir şekilde korunması gerekiyor. Çünkü hepimiz istihdam sağlayan insanlarız. Şu anda herkes işçi çıkarmamak için direniyor. Herkesin kendine göre bir sorunu var, ödemeleri var. Ama biz ne kadar olumsuz şart olursa olsun, sonuçta emekçi arkadaşlarımızın işlerine devam etmesi yönünde çaba sarf ediyoruz. Bu konuda hükümetimizin de iş adamlarına destek olması gerekiyor. Şu anda dikkat ederseniz son dönemlerde özellikle ekonomi yazarları il il geziyorlar ve her ilde iş adamlarıyla bir araya geliyorlar. Son dönemde yapılan ankete göre işadamları yapısal bir reform istediği ortaya çıktı. Yani yaz boz tahtası değil kalıcı bir reformdan yanayız biz. İş adamlarımızın hükümetten ve yürütme organından beklentimiz yapısal reformların olması. Her işadamının geleceğini görerek plânlı yapmasını sağlayacak bir ortam hazırlanması gerekiyor. Tabi bu olağanüstü ortamda ne kadar sağlanır bilemiyorum. Ülkemiz elbette ki büyük bir cenderenin içinden geçiyor. Hepimizin ekonomik kayıpları olacak. Biz 15 Temmuz'da canını veren şehit arkadaşlarımızdan daha mağdur değiliz, onların ailelerinden daha mağdur değiliz. Dolayısıyla bu olağanüstü durumu en az hasarla atlatmak için ne gerekiyorsa biz işadamları olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. “EDİRNE SADECE CİĞER DEMEK DEĞİL”Edirne özeline baktığımızda zaten Edirne ekonomisi biraz öğrenciye, biraz da son dönemde tarih ve kültür turizmine bağlı bir çekim merkezi. Ama gelen insanları daha fazla Edirne'de tutup, daha fazla şehre bırakabilecek bir plânımızın olması gerekiyor. Hala bir belirsizlik ve plânsızlık içinde devam ediyoruz. Yani Edirne sadece ciğer demek değil. Şu anda dışarıda sadece ciğerle anılan bir il konumundayız. Bizim bunu aşmamız gerekiyor. Halen daha UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde olan Selimiye'nin hakettiği yerde olduğunu düşünmüyorum. Hala bir marka kent olma yönünde ilgili kurumların ciddi bir çabası olduğunu gözlemleyemiyorum. “KİMSE BU KONUDA İŞ YOK İŞSİZLİK VAR GİBİ HAYIFLANMASIN”EGİAD Yönetim Kurulu Üyesi İş adamı Kemal Kılıç konu hakkında, “Hepimiz oturuyoruz ve oturduğumuz yerden konuşuyoruz. Oturmakla olmuyor bu işler. Daha dürüst ve istekli çalışıldığında kazanç elde edebiliyorsunuz. Kimse bu konuda iş yok işsizlik var gibi hayıflanmasın” diyerek konuşmasının devamında şu konulara değindi; “Bence Trakya’nın tamamı sit alanı ilan edilmeli. Tarım açısından sit alanı ilan edilmeli. Çünkü çok değerli toprakları var. Trakya Bölgesi’nin ikinci kurtuluş yolu da turizm. Turizm ve tarım Trakya bölgesini uçurur diye düşünüyorum. Sanayi olmazsa olmaz mı kesinlikle olur. Ama bu kadar verimli topraklara da ihanet etmemize gerek yok. Ergene olayını görüyoruz. Çorlu’nun ne kadar kirletildiğini görüyoruz.Temel sıkıntı şudur: . Bana göre ticaret odası işini yapıyor. Haksızlık etmemiz lazım. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bütün kurumlarda herkesin birbirine karşı bir güvensizliği oluştu. Bundan dolayı da refleksler yavaşlamaya başladı. Şu anda hiçbir kuruma haksızlık etmemiz lazım. Güvenemediği için herkes bekliyor ve işler yarım kalıyor. Ben kendi iş yaşamımdan söyleyeyim anlaşmasını gerçekleştirdiğimiz birçok proje askıya alındı. Bu sefer süreç yavaşlamaya başladı. Ben bunu kendi iş yaşamımda görüyorum. Sadece turizm boyutunda değil tüm boyutta bu hissediliyor. Şehrimizde de bu durumu daha ağır hasarla yaşıyoruz. Ama şuna şükretmeliyiz ki şehrimizde gerek terör olayı gerekse onursuz olacak herhangi bir iş yürümüyor. Biz son noktada yaşadığımız bir şehir olması nedeniyle darbenin son dalgasını burada hissediyoruz. Sınırsal anlamda sorunlar ülke gündeminde yer alıyor. Ben bundan dolayı Edirne’de iş yaşamı anlamında çok hızlı ilerleyeceğimiz bir şey yok. Bu şehir 20 yıl önce de böyleydi. 30 yıl içerisinde ne değişti derseniz sadece konutların arttığını görüyoruz. Onun dışında iş anlamında çok büyük ilerleme kaydedeceğimizi ben de düşünmüyorum. Bunun kurtuluş reçetesi tabi ki var. Turizm, tarıma dayalı arazilerde ürünleri hazırlayıp paketleyip satabiliriz. 20 tane ülke barındıracak kadar insanı olan İstanbul var. Oraya satabiliriz. Kimse bu konuda iş yok işsizlik var gibi hayıflanmasın bence çalışırlarsa, üretirlerse yenilikçi bakarlarsa kesinlikle İstanbul’u da Edirne’yi de Kırklareli’ni de doyuracak insan nüfusuna sahip. Sadece doğru noktadan başlamamız lazım. Ben basit bir örnek vereyim. Benim işim tarhana üretmek değil ya da tarhanayı ben sadece çorba olarak içerim ikram ederim. Edirne Ticaret Odası bir köylü pazarı kurdu. Ben oradaki kadınlardan aldığım 500 kilo tarhanayı 2 saat bile sürmeden yaklaşık yüzde 40 kar marjıyla sattım. Böyle bir Pazar var. Ben hiçbir şey yapmadım. Oradan alıp paketleyip sattım. Birçok ürün var buna benzer. Bunların doğru pazarlaması ve reklamı olursa geriye dönüşlerin de iyi olacağını düşünüyorum. Ama şu var. Hepimiz oturuyoruz ve oturduğumuz yerden konuşuyoruz. Oturmakla olmuyor bu işler. Bütün kurumlar ve bizim için geçerli. Oturup bu bunu şu şunu yapıyor dediğinde olmuyor. Sen ne yaptın. Çıkıp pazarda müşteri aradın mı ya da müşteriyi buldun da doğru ürünü satabildin mi buna bakmamız lazım. Edirne’nin hala keşfedilmemiş birçok zenginliği var. Ben iş yaşamına sesleniyorum. İş yapmak isteyen varsa gelsin bizim yetişemediğimiz bir sürü proje var. Gelsinler onlarla paylaşabilirim. Yeter ki dürüstçe yapmak istediklerini söylesinler.”
EKONOMİ
Yayınlanma: 13 Ekim 2016 - 08:01
Güncelleme: 13 Ekim 2016 - 11:57
"Edirne'de hizmet standardı yok"
Edirne Genç İş Adamları Derneği (EGİAD), 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında durgun olan ticaret sektörünü konuştular.
EKONOMİ
13 Ekim 2016 - 08:01
Güncelleme: 13 Ekim 2016 - 11:57









