Edirne’de yaşayan Sporcu, Gazeteci, Siyasetçi, İşletmeci, Şoför gibi sınıflardaki emek harcayan kadınlarımıza çeşitli sorular sorduk. Edirne’deki kadınlara yaşadıkları, fikirleri ve sorunları gibi farklı konuları konuştuk. Dünyanın dört bir yanında 8 Mart Dünya Çalışan Kadınlar günü olarak kutlanıyor. Türkiye genelinde de çalışan kadınlara yönelik pek çok farkındalık etkinlikleriyle kutlanıyor. Ancak her yıl günden güne artan şiddet ve cinayet olayları kadınlarımızı tedirgin etmek bir yana sokağa çıkamayacak hale getiriyor. Ülkemizde yaşanan sosyo-ekonomik sıkıntılarının yanı sıra, kadınlarımız çalışarak kendi hayatlarını sürdürmeye yahut da aile ekonomisine bir katı sunmak için adeta savaşıyor. Dünya’da doktorundan temizlik işçisine, siyasetçisinden ev kadınlarına kadar daha sayamayacağız pek çok sektörde kadınlar çalışarak hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. Hal böyle olunca filmlere konu olacak hayat hikâyelerine şahit oluyoruz: Edirne Gazetesi olarak Edirne’de yaşayan kadınlarımıza çalıştıkları sektörlerin zorluklarını sorduk. Gazeteciden şoföre, iş kadınından işletmecilere kadar pek çok kadınımızla konuştuk.
ADAR: “KADINLARIMIZ HER KONUDA GÜÇLÜDÜR”Hiç kuşkusuz ki kadınların başarıları da erkekleri imrendirecek seviyelerde. Son olarak Dünya Şampiyonu olan Yasemin Adar ile kadınların spor dünyasını konuştuk. Kadınların her konuda erkekler kadar güçlü olduğunu söyleyen Adar; “Türk kadınlarının ve ülkemizi Avrupa ve dünya şampiyonalarında temsil etmekten gurur duyuyorum. Kadın olarak zor bir spor yapıyoruz. Zor müsabakalara ve antrenmanlara çıkıyoruz. Bizim için çok zor zamanlar oldu. Ancak alnımızın akıyla da işlerin içinden çıkıyoruz. Başarı elde ettiğimiz zaman bu acıların hepsi unutuluyor. Kadın olarak bu kadar imkânsızlık ve zorluklar içinde büyük başarıyla çıkmak ayrı bir gurur. Kadın olarak her zaman yeri gelsin evde, işte, sporda, sokakta ve hatta savaşta bile mücadele edebiliyoruz. Yeri geldiğinde sırtımızda top mermisi taşıyorsak kadın olarak, her konuda hem eşit şartlarda hem de haklarımızın sağlanması amacında mücadele edeceğiz. Kadınlarımız her konuda güçlüdür” dedi.
DENGİN: “KADIN KENDİ CAM TAVANINI KIRMALI”Meslektaşımız Büşra Dengin’e, “Türkiye’de Kadın Olmak” konusunda sorularımızı sorduk. Türkiye’de kadın olmanın her anlamda zor olduğunu belirten Dengin, Kadınların kendi hayatlarında bir “Cam Tavan” oluşturmalarının en büyük engelin olduğunu ve cam tavanın kırılmadığı sürece bir ilerleme kaydedilemeyeceğini ifade etti. Dengin ile konuşmamızda; “Türkiye’de kadın olarak yaşamak, çalışmak vs. gibi konular apayrı bir çaba sarf etmeyi gerektiriyor. Normal şartlarda herkesin çalıştığı gibi çalışmak için, ön plana çıkmak için ekstra bir çaba sarf edip kendinizi kanıtlamanız gerekiyor. Özellikle Gazetecilik mesleği gibi erkek egomanyasının daha büyük olduğu mesleklerde daha çok ön plana çıkmakta. 21. yüzyıldayız erkek mesleği-kadın mesleği ön yargılarını bir türlü kıramadık. Yaratılmış bir kurallar, insanların kabul ettiği ön yargılar var ve kadınlar da bu önyargıları kırmak için daha fazla mücadele ediyor. Çalışmak için ayrı, yaşamak için ayrı hemen hemen her konuda kadınlar daha çok mücadele etmek zorunda kalıyor. Birçok meslekte kabul edilmiş bir ‘cam tavan’ var. Toplumun yarattığı ön yargılar bir cam tavan yaratıyor. Erkek egomanyasının yarattığı bir cam tavan var. Bence en tehlikeli olanıysa kadınların kendilerine yarattığı bir cam tavan var. Çünkü kadın kendine güvenip ön plana çıkmadığı sürece kendi kendine mücadele edip bir yere varmadığı sürece bir yerlere gelemeyeceğiz maalesef. Kadın kendi yarattığı cam tavanını kırmalı” ifadelerini kullandı.
ASLANTAŞ: “HERŞEY AYNI”Türkiye’nin ve Edirne Halkının yakından tanıdığı, toplumun “erkek mesleği olarak” tanımladığı şoförlük mesleğinde kadın olarak aynı şartlarda gecenin geç saatlerine kadar bıkmadan usanmadan direksiyon başında duran Pelin Aslantaş. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın kızı İvana Trump’ın dikkatini çekip sosyal medyadan Aslantaş’ın hayatına dikkat çekmişti. Aslantaş’ın hayatında neler değiştiğini sorduğumuzda “Herşey aynı” şeklinde yorumluyor. Türkiye’de kadın olmanın gurur verici olduğu kadar da kahredici olduğunu belirten Aslantaş; “Türk kadını olmaktan gurur duyuyorum. Atalarımız her türlü zorlukta mücadele ederek evlatlarını korumak için savaşarak, mücadele ederek hayatlarını kaybettiği bu yüce topraklarda yaşamak ayrı bir gurur. Bizde yeri geldiği zaman canımızı feda etmeye hazırız. Ancak unutulmasın ki bu yüce Türk Ordusunda vatanını korumak için savunan evlatlar, hepsi bir annenin evladı. O anneler ellerinde çapa, mermi, yemek, çamaşır ne varsa taşımış ekmiş biçmiş. Günümüzde kadınlara verilen değere baktığınızda inanamıyorsunuz. Eskiden kadınlarımıza dedelerimizin, babalarımızın ayrı bir saygısı varmış. Kadınlar, erkekler kadar güçlü, akıllı ve başarılıdır. Ben hem evimde yemeğimi yapıyorum hem de direksiyon başına geçiyorum. Yaşadığım hayatın İvana Trump’ın bile dikkat çekmesi ayrı bir konu. Ancak her kadın ayrı zorluklar yaşıyor. Keşke böyle olmasa da hepimiz kardeşçe, arkadaşça beraber yaşadığımızda bu hayatın ne kadar kolaylaştığını fark edebilsek. Ne yazık ki gün geçtikçe televizyonlarda, gazetelerde şiddet ve cinayet haberlerini görmek erkekleri ne kadar üzüyorsa kadınları daha üzüyor ve korkutuyor. Umuyorum ki kötü olaylar bir gün beraber mücadele ettiğimizde bitecek” şeklinde düşüncelerini aktardı.
ASLAN; “DÜNYANIN YARISINI KADINLAR OLUŞTURUR, DİĞER YARISINI DA KADINLAR YETİŞTİRİR”İş dünyasının küçük bir parçasıyken, adım adım üst mevkilere ulaşan, Edirne’de ilklere imzalar atmış Edirne Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elmas Aslan’a İş dünyasında kadın olmayı sorduk. Küçük bir işletmeyken filmlere konu olacak bir hayat yaşayan Elmas Aslan; “Bir kadın istesin her şey değişir. Ben ve benim gibi zorluk yaşayarak evine katkı sağlamak için çalışmaya başlayıp da büyük başarılara ve ilklere imza atmış pek çok kadın var. Yeter ki kadınlar istesin. Cesur olsunlar. Ekonomide erkeklerden çok kadınların katkısı vardır. Fabrika çalışanı olsun, memur olsun, doktor olsun ne olursa olsun hangi meslek grubuna baktığınızda kadınların başarı oranlarının daha yüksek olduğunu görürsünüz. Kadınlar milli ve manevi değerlerin, kültür ve geleneklerin en önemli taşıyıcısıdır. Kadın; öncelikle anne, bazen sevgili, bazen arkadaş, bazen abla, bazen kardeştir. Dünyanın yarısını kadınlar oluşturur, diğer yarısını da kadınlar yetiştirir. Milletimizin en değerli varlığı olan kadının toplumsal hayatımızdaki yerinin daha da yükselmesi, iş dünyasındaki katılımlarının artması ve başarılarının toplumun refahına değer katması en büyük dileğimizdir” ifadelerini kullandı.
DENGİN: “KADIN KENDİ CAM TAVANINI KIRMALI”Meslektaşımız Büşra Dengin’e, “Türkiye’de Kadın Olmak” konusunda sorularımızı sorduk. Türkiye’de kadın olmanın her anlamda zor olduğunu belirten Dengin, Kadınların kendi hayatlarında bir “Cam Tavan” oluşturmalarının en büyük engelin olduğunu ve cam tavanın kırılmadığı sürece bir ilerleme kaydedilemeyeceğini ifade etti. Dengin ile konuşmamızda; “Türkiye’de kadın olarak yaşamak, çalışmak vs. gibi konular apayrı bir çaba sarf etmeyi gerektiriyor. Normal şartlarda herkesin çalıştığı gibi çalışmak için, ön plana çıkmak için ekstra bir çaba sarf edip kendinizi kanıtlamanız gerekiyor. Özellikle Gazetecilik mesleği gibi erkek egomanyasının daha büyük olduğu mesleklerde daha çok ön plana çıkmakta. 21. yüzyıldayız erkek mesleği-kadın mesleği ön yargılarını bir türlü kıramadık. Yaratılmış bir kurallar, insanların kabul ettiği ön yargılar var ve kadınlar da bu önyargıları kırmak için daha fazla mücadele ediyor. Çalışmak için ayrı, yaşamak için ayrı hemen hemen her konuda kadınlar daha çok mücadele etmek zorunda kalıyor. Birçok meslekte kabul edilmiş bir ‘cam tavan’ var. Toplumun yarattığı ön yargılar bir cam tavan yaratıyor. Erkek egomanyasının yarattığı bir cam tavan var. Bence en tehlikeli olanıysa kadınların kendilerine yarattığı bir cam tavan var. Çünkü kadın kendine güvenip ön plana çıkmadığı sürece kendi kendine mücadele edip bir yere varmadığı sürece bir yerlere gelemeyeceğiz maalesef. Kadın kendi yarattığı cam tavanını kırmalı” ifadelerini kullandı.
ASLAN; “DÜNYANIN YARISINI KADINLAR OLUŞTURUR, DİĞER YARISINI DA KADINLAR YETİŞTİRİR”İş dünyasının küçük bir parçasıyken, adım adım üst mevkilere ulaşan, Edirne’de ilklere imzalar atmış Edirne Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elmas Aslan’a İş dünyasında kadın olmayı sorduk. Küçük bir işletmeyken filmlere konu olacak bir hayat yaşayan Elmas Aslan; “Bir kadın istesin her şey değişir. Ben ve benim gibi zorluk yaşayarak evine katkı sağlamak için çalışmaya başlayıp da büyük başarılara ve ilklere imza atmış pek çok kadın var. Yeter ki kadınlar istesin. Cesur olsunlar. Ekonomide erkeklerden çok kadınların katkısı vardır. Fabrika çalışanı olsun, memur olsun, doktor olsun ne olursa olsun hangi meslek grubuna baktığınızda kadınların başarı oranlarının daha yüksek olduğunu görürsünüz. Kadınlar milli ve manevi değerlerin, kültür ve geleneklerin en önemli taşıyıcısıdır. Kadın; öncelikle anne, bazen sevgili, bazen arkadaş, bazen abla, bazen kardeştir. Dünyanın yarısını kadınlar oluşturur, diğer yarısını da kadınlar yetiştirir. Milletimizin en değerli varlığı olan kadının toplumsal hayatımızdaki yerinin daha da yükselmesi, iş dünyasındaki katılımlarının artması ve başarılarının toplumun refahına değer katması en büyük dileğimizdir” ifadelerini kullandı. 




