Edirne Valisi H. Kürşat Kırbıyık, “Stadyumla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Orada aynı anda birkaç çalışma yürütülüyor. Yeni stat yapımı konusunda çalışmalarımız var.”dedi.
Cumartesi günü Keşan’da gerçekleşen Saros Çalıştayı’ndan sonra açıklama yapan Keşan İlçe Başkanı Recep Pekcan’ın, Alan Başkanlığı modeli eleştirmesiyle ilgili olarak Edirne Valisi Hüseyin Kürşat Kırbıyık, açıklamalarda bulundu. Kırbıyık, Mustafa Altunhan’ın Saros Körfezi’nde yer alan villaları ve Edirne 25 Kasım Stadyumu ilgili olarak açıklamalarda da bulundu.
“25 KASIM STADYUMU ŞEHİR ESTETİĞİNE YAKIŞMIYOR”
25 Kasım Stadyumunun şehre yakışmadığını ifade eden Kırbıyık, “Stadyumla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Orada aynı anda birkaç çalışma yürütülüyor. Yeni stat yapımı konusunda çalışmalarımız var. Kapalı yüzme alanın arkasında bulunan alanda yeni statla ilgili geçen hafta Gençlik Spor Bakanlığı’ndan arkadaşlarımız geldiler. Proje çalışmalarını hızlı bir şekilde yürütüyorlar. Nitelikli, güzel kullanışlı stat projesi olacak. Bizim artık 25 Kasım Stadı’na şehir olarak tahammülümüzün kalmadığına değerlendiriyorum. Bir sportif etkinlik alanı değil, şehircilik ilkeleri açısından da yerin şehri, tıkadığını görüyorum. Hem çirkin yapılar, şehrin estetiğini bozuyor, trafiğini etkiliyor. Profesyonel ligler için TFF’nin belirlediği standartları neredeyse karşılamıyor. Biz burayı biran evvel yıkmak arzusundayız. Orası aynı zamanda tescili kültürel varlık alanı. Yeni stat ve eski stadın yıkımı arasında belli bir dönem olabilir. Belediyemizin Tuncaspor Tesisleri var. Oranın nitelikleri profesyonel liglerde müsabaka yapılabilir hale getirilerek orada idare etmeyi ve yeni stadın biran önce ihalesini yaptırmak için çaba sarf ediyoruz. Şuan gelişmeler olumlu gidiyor. Bunu neticelendikten sonra sizlere bilgi vereceğiz” dedi.
“SİYASİ TARTIŞMALARIN İÇERİSİNDE YER ALAN YADA CEVAP VEREN BİRİ DEĞİLİM”
Kırbıyık, Ben kolay kolay siyasi tartışmaların içerisinde yer alan ya da cevap veren bir insan değilim. Ama bugün bu toplantıyı yapma gereği hissettim. Özellikle bazı hususları açıklığa kavuşturmaya gerektiğini değerlendiriyorum. Cumartesi günü Keşan ilçemizde bir Saros Çalıştayı gerçekleştirdik. Neydi buradaki amacımız, muradımız neydi? Bir mevcut durum analizi yapalım. Güçlü yönlerimizi görelim, avantajlı yönlerimizle hep birlikte yer alalım. Dezavantajlarımız nelerdir? Bunları konuşalım. Sorunlarımız nelerdir? Hep birlikte tartışalım. Ve bölgenin geleceğine yönelik ne tür iyileştirmeler yapabiliriz? Ne tür hedefler koyabiliriz? Bunu hep birlikte tartışalım istedik. Yine iti etaplı gerçekleştirdik bu çalıştayı. İlk etapta konun tüm taraftarlarını davet ettik. Yani yerel yönetimler oradaydı. Keşan Belediyesi, Enez Belediyesi, İl Özel idaresi, Muhtarlarımız,Oteller, Sivil toplum kuruluşları, Oda ve Borsa temsilcileri oradaydı. 3 saat Saros’la ilgili bir değerlendirmede bulunduk. Biz başlangıçta ben değerlendirmede bulundum. Kültür müdürümüz bir sunum gerçekleştirdi. Sonra 3 saat boyunca da o toplantıya katılan herkesin fikirlerini dinledik, önerilerini not ettik. Nasıl gelişim sağlanabileceğini hep birlikte tartıştık. Öğleden sonra bir oturum daha gerçekleştirdik. Orada da sabahki oturumda öne çıkan konularla ilgili olarak kısa vadede atılması gereken adımları, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, belediyemizle birlikte tekrar ele aldık. Buradaki temel muradımız, temel amacımız, bölgenin gelişimiyle ilgili, aksayan yönleri nelerdir ve gelişimle ilgili durumlar nelerdir? Bunu da ben oldukça şeffaf bir şekilde gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum. Sabah yapılan toplantının basına açık bölümünde bende Saros’la ilgili kendi kişisel görüşlerimi paylaştım” dedi.
“BİZ BURADA BİR ÖNERİ GETİRDİK, BAKANLIĞA SUNULMUŞ BİR ŞEY YOK”
Yaklaşık 7 aydır burada görev yapıyorum. Gözlemlerim oldu. Çalışmalarımız oldu. İncelediğimiz dosyalar oldu. Bende doğal olarak bu ilin valisi olarak görüşlerde, önerilerde bulunma durumunda orada bu basın toplantısında bu çalıştayın bu bölümü de açıkladığını ifade eden Kırbıyık, “Tespit ettiğimiz avantajları vardır, dezavantajları vardı. Bunları söyledik. Birde bir öneri getirdik. Alan Başkanlığı önerisini getirdik. Biz Alan Başkanlığını tartışılmasını istedik. Biz Alan Başkanlığı için yapıyoruz, çalıştık,sunduk demedik. Bu bölge için Türk idare sisteminde alternatif şunlar dedik. Bir mevcut devam edebilir. İlgili belediyeler, muhtarlıklar, özel idareler arasındaki yetkisel paylaşım devam edebilir. Eğer yetkisel bütünlük olmasını istiyorsalar önümüzde iki seçenek var. Bir büyükşehir modeli var. Büyükşehir modelinde mevcut kanun düzenlemesinde 750 bin nüfus şartı var. Bu 750 bin nüfusa ulaşana kadar Edirne bunu bekler. Yada Türk idare sisteminde hali hazırda uygulanan Alan Başkanlığı modeline de geçmeyi teklif etmeyi öneride bulunduk. Bu fikir boyutunda. Çalışması yapılmış bakanlıklara sunulmuş bir şey yok. Yada kamu kuruluşları bir noktaya getirmiş bir iş değil.Sadece konun tüm tarafların bilgisi olsun ve fikirlerini alalım. Bundan biz mutluluk duyuyoruz. O toplantıda eleştirende, destekleyende oldu. Olacak tabi. Herkesin bunu desteklemesini beklemiyoruz. Gördüğüm kadarıyla her siyasi partiden destekleyende var. Karşı çıkanda var. Bu tartışmaları yaparken bazı kriterlerimizin olması gerekir. Nedir bunlar. Kişilik aklarımız var. Kurumlara karşı sorumluluklarımız var. Kamu yöneticilerini gündelik siyasi tartışmalarından dışında tutulmasında dair sorumluluklarımız var” dedi.
“BİZ FİKRİMİZİ SÖYLEDİK, FİKRİN TARTIŞILMASINI ARZU EDİYORUZ”
Kırbıyık, “Bir siyasi partimizin Keşan İlçe başkanlığında bir toplantı gerçekleştiriliyor. Ben de gece gördüm açıkçası. Şimdi ifadelere bakıyorum karşı çıkmak çok doğal ama karşı çıkılırken yağma, talan, işte peşkeş çekme, rant. Değerli arkadaşlar ne oluyoruz hakikaten? Ne oluyoruz? Ben anlamıyorum! Bir fikri söylemişiz ve bu fikrin tartışılmasını arzu ediyoruz. Karşı çıkmak yine çok altını çizerek söylüyorum doğal bir şey herkesin en doğal hakkı. Herkes karşı çıkabilir. Bunun Saros'a fayda getirmeyeceğini ifade edebilir, zarar vereceğini düşünebilir, başka modeller önerebilir. Ama bir ilin Valisinin bir bölge ile ilgili önerisinin altında yağma aramak, talan aramak yani ifadeleri dikkatle seçerek kullanmak istiyorum, bir özensizliktir! Bunu da biz muhataplarımıza yakıştıramıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ EDİRNE’NİN 204 VALİSİYİM”
Ben Edirne Valiliğinin 204 valisiyim. Benden sonra da valiler gelecek, benden önce de çok Vali geldi, gitti. Biz bu bilincin içerisindeyiz diye ifade eden Kırbıyık,“Bundan uzak durmak için elimden geldiğince özen gösteriyorum. Ama bu sorumluluk sadece bana ait değil. Siyasi aktörlerin de bu sorumluluğu aynı şekilde taşıması lazım. Yani bir Valinin önerisiyle ilgili olarak bir tartışma yapılacaksa buradaki söylenecek ifadelerin belli çizgileri içerisinde kalması hem kişilik hakları açısından son derece önemlidir, hem de o kurumların saygınlığı açısından önemlidir. Edirne valiliğini kurumsal saygınlığının korunması benim kadar buradaki diğer siyasi aktörlerin de görevi. Bu sorumluluğa herkes riayet etmek durumunda. Dışına çıkılmamasını özellikle herkesten istirham ediyorum. Biz orada ne demişiz? Çok başlılığın giderilmesi lazım demişiz. Benim ifade ettiğim husus bir hukuksal konu. Neyi söylüyoruz? Diyoruz ki imar planlamasında yetki birden fazla idareye ait. İdareden kastım da değerli arkadaşlar imar planlarının onaylanma yetkisi meclislere aittir. Keşan belediye meclisinin, Enez Belediyesi'nin, İl Genel Meclisinin imar planlarını onaylama yetkisi var.”dedi.
“VALİ OLARAK GÖREVLERİMİ BANA HATIRLATMAK ŞIK DEĞİL”
CHP İl Başkanı Fevzi Pekcanlı’nın ‘Valla sayın valim, eğer siz başsanız ve çok başlılık varsa o da sizin sorununuz’ söylemiyle ilgili olarak ise; “Benden şunu mu bekliyorlar? Ben belediye meclislerinin yerine geçeyim, karar mı alayım? Arzu ediyorlarsa bunu da Türk hukuk sistemi izin vermiyor ama tartışalım, nasıl yapacağız? Yani burada belediye meclislerinin bir görevinden bahsediyoruz. Buradaki belediye meclisleri kendi görevlerini yürütürken elbette kendi değerlendirmelerini yapıyorlar ve birbirlerinin altlık veya üstlük ilişkisi olmadığı için planlar birbirinden bağımsız yürüyor. Sonuçta da bence bir bütüne hizmet etmiyor. Bunu ifade ediyoruz. Ama vali olarak benim görevlerimi hatırlatmak bence şık bir durum değil. Ben görevlerimi biliyorum ve o görevlerimin sınırları içerisinde kalmaya mümkün olduğunca özen gösteriyorum” diye konuştu.
“O 2 VİLLA EDİRNE SINIRLARINDA DEĞİL”
İş İnsanı Mustafa Altunhan’ın Çanakkale Adilhan köyünde yaşanan arsa sorunları ilgili olarak soruya ise; Kırbıyık, “ Oda başka bir konu. Zaman zaman benimde önüme düşüyor. Videolar çekiliyor, basın toplantıları düzenleniyor. Burası bir hukuk devleti. Buranın hukuk kuralları hukuk nizami kuralları belirlenmiş durumda. En çok videoyu çekenin, en çok basın açıklaması yapanın haklı olduğu bir düzende yaşamıyoruz. Hukuksal açıdan herkesin uymak durumunda olduğu kurallar belirlenmiş durumda. Şimdi bir tartışma var, ya da bir ifade var. 2 tane ultra lüks villa var, şöyle oldu, böyle oldu. Ona müdahale edildi, buna müdahale edilmedi. Bu iddianın sahibi de biliyor ki o 2 villa Edirne ilinin sınırları içerisinde değil, Çanakkale ili sınırları içerisinde. Yani Çanakkale ilinin tartışmasını Çanakkale ilinde yapabilir. Edirne ilinde yapması ne ahlakidir, ne de vicdanidir, ne de doğrudur. Saros'taki işletmelerle ilgili birçok noktada denetim yaptık ve devam ediyoruz. Herkes buradaki kurallara uyacak. Yapılan denetimlerde 5 yerde kıyıyı bozduğu tespit edilmiş. Yani burada basit bir şeyden bahsetmiyoruz. Kıyıyı bozmaktan bahsediyoruz ve bu kullanım izin belgelerinde eksiklikler olduğunu görüyoruz. İşletme ruhsatlarında eksiklikler görüyoruz. Bunların giderilmesi ile ilgili tutanaklar tutuyoruz, kendisine tebliğ ediyoruz, cezai işlem gerekiyorsa cezai işlem uyguluyoruz ve hukuk çerçevesinde devam ediyor. Yani hukuk çerçevesinde devam eden işlemlerle ilgili idarenin her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tabidir. Yargıya başvurabilir. Eylemlerimiz ile ilgili bir hata varsa işlemlerimiz ile ilgili bir hata varsa idari yargı gerekli kararı verir. Biz de ona uyarız. Ama onun ötesinde sürekli bir karmaşa yaratmanın, sürekli bir bağırış, çağırış yaratmanın ne bu kişiye, ne de bir başka kişiye faydası var. Olmayacak da. Meslek hayatım boyunca sadece baktığım nokta hukuk kurallarının üstünlüğüdür. Burada da ne kadar video çekilirse çekilsin, ne kadar açıklama yapılırsa yapılsın bakacağımız tek konu hukuksal karşılığıdır. Hukuksal anlamda her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hakları vardır. Beyefendinin de hakları vardır. O haklarını koruyacağız ama hukuk dışında bir eylemi varsa ona da gerekli yaptırımlarda bulunacağız.Bu iş bu kadar basit ve bu mecrada da yürüyor. Bunun da başka yürütülecek bir tarafı yok” dedi.
HABER:MERT SOYLU





