Birleşik Kamu-İş Özlük Hukuk TİS Sekreteri Engin Çoğal, yeni eğitim dönemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çoğal, “Yeni eğitim öğretim yılı önceki yıllara göre giderek daha ağırlaşan sorunlarla başlarken, devletin resmi rakamları, gelir dağılımındaki bozulmanın yansıdığı eğitim harcamalarındaki büyük adaletsizliğin Türk toplumunu eğitimsizliğe doğru sürüklediğini ortaya koyuyor. Türkiye, iyi eğitilmiş bir azınlıkla kötü eğitilmiş ya da eğitilememiş bir büyük çoğunluk olarak ayrılmaya doğru ilerlediği gözleniyor” diyerek serzenişte bulundu. Çoğal, açıklamalarına şöyle devam etti; “Türkiye, OECD ülkeleri içerisinde gelir dağılımı en adaletsiz ilk beş ülke arasında yer alırken, Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırıldığında ise ilk sırada geliyor. Gelir dağılımındaki bu adaletsizlik doğal tüketim harcamalarına da yansıyor. TÜİK’in hane halkı bütçe harcamalarıyla ilgili araştırmaları Türkiye’de en zengin ve en yoksul kesimlerin yaptığı harcamalar arasında en büyük uçurum eğitim harcamalarında yaşandığını ortaya koyuyor. Eğitim alanında yaşanan eşitsizlik ise gelir dağılımının gelecekte daha da bozulması ya da en iyi ihtimalle bu bozuk halinin devam etmesi riskini artırıyor. Çünkü eğitim alanındaki eşitsizliklerin, gelir dağılımında eşitsizliğe yol açan unsurların başında geldiği biliniyor. Araştırmalar, eğitim düzeyi, eğitim yatırımları, özel okulların varlığı, eğitimin eşit dağılıp dağılmadığı ve eğitimin kalitesi gibi faktörlerin gelir dağılımını dolaylı ya da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Daha iyi eğitim alanların, gelecekte gelirden daha fazla, daha az daha düşük kaliteli eğitim alanların da gelirden daha az pay almalarının kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.YÜZDE 20’LİK DİLİMLERETÜİK’in Hane halkı Tüketim Harcaması araştırmasına göre Türkiye’deki 21 milyon 825 bin aile 2015 yılında ayda ortalama 3 bin 43 liralık tüketim harcaması yaptı. Bu harcamadan eğitim için ayrılan pay ise yüzde 2,17 düzeyinde kaldı. Yani Türkiye’de geçen yıl aile başına aylık 66 lira, yıllık ise 792 liralık bir eğitim harcaması yapıldı. Ailelerin eğitime yaptıkları aylık ve yıllık ortalama eğitim harcamasının bu kadar düşük olması, büyük bir çoğunluğun eğitim için tek kuruş para harcayamamasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla Türkiye’de eğitime para harcamak mutlu azınlığın ayrıcalığı haline geliyor.TÜİK, her yıl yaptığı ailelerin tüketim harcamalarına ilişkin araştırmanın sonuçlarını kamuoyuna yüzde 20’lik gelir gruplarına göre açıklıyor. Yüzde 20’lik gelir gruplarına göre yapılan açıklamaya göre Türkiye’deki en zengin yüzde 20’lik kesimde yer alan 4 milyon 365 bin aile ile en yoksul 4 milyon 365 bin ailenin eğitim için yaptığı toplam harcama arasında 44 katlık bir uçurum bulunuyor. Yoksul aileler eğitim için ayda ortalama 5 liralık harcama yapabiliyor.TÜİK’e göre 2015 yılında eğitim için Türkiye’deki ailelerin yaptığı 17,3 milyar liralık harcamanın yüzde 69’una yakınını en zengin yüzde 20’lik kesim yaparken, en yoksul yüzde 20’lik kesimin payı ise yüzde 1,6’da kalıyor. En zengin yüzde 20’lik kesimde yer alan 4 milyon 365 bin aile geri kalan yüzde 80’lik kesime, yani 17 milyon 460 bin aileye göre iki kat daha fazla eğitim harcaması yapabiliyor.YÜZDE 10’LUK DİLİMLERYüzde 20’lik dilimlere göre yeterince korkunç olan bu tabloya, yüzde 10’luk gelir dilimlerine göre bakıldığında ise çok daha büyük bir tehlikenin işaretleri geliyor. TÜİK’in basın bülteni ile kamuoyuna açıklamadığı verilere göre, Türkiye’deki en zengin yüzde 10’luk kesim ile en yoksul yüzde 10’luk kesimin toplam tüketim harcamaları arasında 5,5 katlık bir fark bulunuyor. Zenginler yoksulların 5,5 katı bir tüketim harcaması gerçekleştiriyor. Yüzde 5’lik gelir dilimlerine göre bakıldığında ise en üsttekilerle en alttakiler arasındaki fark çok daha açılıyor.TOPLAM HARCAMADA 6,5 KAT OLAN FARK EĞİTİMDE 78 KATA ÇIKIYORToplam tüketim harcamalarında 6,5 kat olan fark, eğitim harcamalarına geldiğinde aradaki uçurum 15-16 kat artarak 78 kata kadar çıkıyor.Türkiye’deki eğitim harcamalarının yüzde 52,3’ünü en zengin yüzde 10’lik kesim gerçekleştiriyor. En yoksul yüzde 10’luk kesimin yaptığı eğitim harcaması ise yüzde 0,7’de kalıyor. En zengin 2 milyon 182 bin aile eğitim için 2015 yılında 8 milyar 990 milyon lira harcarken, en yoksul yüzde 10’luk dilimde yer alan 2 milyon 182 bin aile ise sadece 115 milyon liralık eğitim harcaması yapabiliyor. Eğitim için yapılan harcamada iki kesim arasında 78 katlık bir uçurum oluşuyor.En zengin yüzde 10’luk kesimin eğitim için yaptığı harcama, en yoksul kesimlere bu kadar fark atmakla kalmıyor, Türkiye’nin geri kalanının, yani diğer 19 milyon 642 bin ailenin tümünün yaptığı harcamanın üzerine çıkıyor.En zengin yüzde 10’luk kesimin Türkiye’deki toplam eğitim harcamaları içerisindeki payı önceki yıllara göre giderek de artıyor dolayısıyla söz konusu uçurum giderek derinleşiyor. En zengin yüzde 10’un yüzde 52’yi geçen toplam eğitim harcamaları içindeki payı 2013 yılında yüzde 49,2, 2014 yılında ise yüzde 49,7 düzeyindeydi.En yoksul yüzde 10’luk kesimin toplam eğitim harcamaları içerisindeki payı ise azalıyor. Bu kesim 2013 yılında toplam eğitim harcamalarının yüzde 1,1’ini, 2014 yılında yüzde 1’ini yapıyordu.Yoksul aileler harcayabilecekleri her 100 liranın sadece 40 kuruşunu eğitime ayırabilirken, en zengin yüzde 10’luk kesim ise 100 liralık harcamasının 4,8 lirasını eğitime harcayabiliyor.Türkiye’deki en yoksul yüzde 10’luk kesimdeki aileler 2015 yılında aylık olarak ortalama 1.095 TL harcama yaptılar ve bunun da en fazla 4 lirasını eğitime ayırabildiler. En yüksek gelire sahip yüzde 10’luk dilimdeki aileler ise aylık ortalama 7.151 lira harcadılar ve bunun 343 lirasını eğitime harcadılar.YOKSULLAR EĞİTİMDEN KISIYORBu eksikliklerine rağmen tüketim harcamalarının gelir gruplarına göre dağılımı, harcamalarının çok büyük bir bölümünü konut ve gıdaya ayırmak zorunda bulunan yoksul kesimlerin diğer harcamalarını karşılayabilmek için öncelikle eğitim harcamalarında kısıntıya gittiklerini ortaya koyuyor.En yoksul kesim tüketim için harcayabileceği her 100 liranın 31,4 lirasını gıdaya, 33 lirasını konut ve kiraya, 7,1 lirasını ulaştırmaya, 5,7 lirasını ev eşyasına, 4,8 lirasını içki ve sigaraya 4,1 lirasını giyim ve ayakkabıya geri kalanını da sağlık ve benzeri harcamalara ayırdıktan sonra, eğitime ancak 40 kuruş verebiliyorlar.Araştırma gelir arttıkça eğitime ayrılan payın büyüdüğünü, gelir azaldıkça da beslenme, barınma ve benzeri zorunlu harcamaların eğitim harcamalarının önüne geçtiğini ortaya koyuyorTÜİK’İN ARAŞTIRMASI ADALETSİZLİĞİN BOYUTUNU TAM GÖSTERMİYORBu haliyle bile eğitim harcamaları arasında çok büyük bir adaletsizliği ortaya çıkaran TÜİK’in söz konusu araştırmasının, gerçeğin çok az bir kısmını gösterdiği tahmin ediliyor. Zira Türkiye’nin milli gelirinin 1 trilyon 953 milyar lira olarak hesaplandığı 2015 yılı için TÜİK hanehalkı tüketim harcaması tutarını 797 milyon lira olarak hesaplıyor. Uzmanlar 1 trilyon 953 milyar liralık milli gelirin en az yüzde 70’inin özel tüketimden oluştuğunu hesaplıyor. Nitekim 2016 yılı programında da 2015 yılı özel harcanabilir gelir tutarı 1 trilyon 391 milyar lira olarak tahmin ediliyor.Dolayısıyla TÜİK’in hanehalkı tüketim harcamaları araştırmaları, tüketim harcamalarının gerçek boyutunu tam olarak ortaya koymuyor. Kayıt dışı ekonominin ve vergi kayıp kaçağının çok yüksek olduğu Türkiye’de anket yoluyla yapılan bu tür araştırmaların özellikle en zengin kesimlerin gerçek gelirlerini tam olarak ölçemediği gözleniyor. Araştırmanın bütün gelir ve harcamaları kavraması halinde başta eğitim olmak üzere Türkiye’deki zengin ve yoksul kesimler arasındaki gerçek uçurumun bugün ölçülenden çok daha yüksek olduğunun ortaya çıkacağı anlaşılıyor.”
GÜNDEM
Yayınlanma: 16 Eylül 2016 - 08:13
'Eğitim harcamalarında büyük uçurum'
Pazartesi günü başlayacak olan yeni eğitim yılı kapsamında bir değerlendirme yapan Birleşik Kamu-İş Özlük Hukuk TİS Sekreteri Engin Çoğal, “TÜİK’in hane halkı bütçe harcamalarıyla ilgili araştırmaları Türkiye’de en zengin ve en yoksul kesimlerin yaptığı harcamalar arasında en büyük uçurum eğitim harcamalarında yaşandığını ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
GÜNDEM
16 Eylül 2016 - 08:13





