Eğitim-İş Edirne Şubesi’nden Eğitim Yılına Fotoğraflı Tepki: “Eğitim Sistemi Tekinsiz Bir Hale Geldi”
Eğitim-İş Edirne Şubesi, 2024–2025 eğitim-öğretim yılının sona ermesiyle birlikte düzenlediği basın açıklamasında eğitimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Şube binasında gerçekleştirilen açıklamada, yıl boyunca yaşanan sorunları yansıtan bir fotoğraf sergisi de yer aldı.
Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, açıklamasında eğitim sisteminin geldiği noktayı “tekinsiz” olarak niteledi. Zobar, “Tekinsiz; güvensiz, huzursuzluk veren, karanlık tehditler taşıyan anlamına gelir. Ne yazık ki, bu yıl okullarımız tam da böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı.
Sergide, eğitim çalışanlarının maruz kaldığı şiddet olayları, liyakat sorunları, ekonomik sıkıntılar ve müfredat değişikliklerinin yansımaları fotoğraflarla anlatıldı. Eğitim-İş, açıklamasında öğretmenlerin ve öğrencilerin daha güvenli, nitelikli ve çağdaş bir eğitim ortamına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
DERSLİK YETERSİZLİKLER VAR
Eğitim – İş Şube Başkanı Nedim Zobar, fiziki altyapı eksikliğine vurgu yaparak, “Depreme dayanıksız, ısınmayan, temizlenmeyen okullarda eğitim verilmeye çalışılıyor. Bazı okullarda veliler çocuklarının tuvaletlerini temizlemek zorunda kalıyor.1,5 milyondan fazla çocuğun örgün eğitim dışında kaldığını, TÜİK verilerine göre 869 bin çocuk işçi bulunuyor. Derslik yetersizliği nedeniyle ikili eğitim sürüyor, taşımalı eğitim yaygınlaştı. Çocuklarımız sabah karanlığında uzun yollar kat etmek zorunda kalıyor.Özel okul sayısı artıyor, ekonomik koşulları yetersiz aileler çocuklarını tarikat ve cemaatlere mecbur bırakılıyor.” dedi.
ESER SAHİBİ YUSUF TEKİN
2024/2025 eğitim-öğretim yılı sona erdi. Ama arkasında yalnızca kapanmış bir takvim değil, çözülmemiş sorunlar, derinleşmiş eşitsizlikler ve görmezden gelinen adaletsizlikler bıraktığını dile getiren Zobar, “Bugün burada açtığımız bu sergi, işte o tekinsiz yılı belgelemek için hazırlandı.
Adını da buradan aldı: “Tekinsiz Eğitim, Tekinsiz Gelecek”.
“Tekinsiz” kelimesi Türkçede; güvensiz, huzursuzluk veren, karanlık bir tehdit taşıyan anlamlarına gelir.Ne yazık ki, bu yıl boyunca eğitim sistemimizin tam da bu kavramla tanımlanabilecek bir hale geldiğine tanıklık ettik.Çünkü...Tekinsiz okullar gördük.Depreme dayanıksız ve temizlenmeyen binaları, ısınmayan sınıfları, güvensiz bahçeleriyle öğrencilerin değil, sorunların korunduğu binalar.Tekinsiz bir eğitim düzeni izledik.
İdeolojik dayatmalarla bilimden uzaklaşan, pedagojiyi dışlayan, eşitsizlikleri derinleştiren, çocukları tarikat ve cemaatlerin ya da sermayenin kucağına iten, sınavlarla boğan; ama onların duygularını, hayallerini yok sayan bir sistem.Ve artık hep birlikte tekinsiz bir geleceğe bakıyoruz.
Eğitimden umudunu kesmiş çocuklar, mesleğini yapamayan öğretmenler, adaletsizliğe teslim olmuş aileler.Bu fotoğraflar, bu görüntüler birer sanat eseri değil.Bunlar, bir bakanlığın, bir dönemin, bir ideolojinin tanıklarıdır.Ve bu yüzden her karede bir imza var:Bu serginin “eser sahibi” sizsiniz Sayın Yusuf Tekin” diye ifade etti.
OKUL YEMEĞİ SORUNU YAŞANDI
Derslik yetersizliği nedeniyle ikili eğitim sürüyor, taşımalı eğitim yaygınlaştı. Çocuklarımız sabah karanlığında uzun yollar kat etmek zorunda kalıyor” dedi.
Ücretsiz yemek sözü verilmesine rağmen yerine getirilmediğini söyleyen Zobar, “Her dört çocuktan biri aç okula gidiyor. Tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller eğitim kurumlarını dini propaganda alanına dönüştürüyor. Yeni Maarif Müfredatı ise bilimsel değil, ideolojik” diye konuştu.
HABER: SEVDA GÜZEY





