Edirne Ekonomisini A’dan Z’ye pek çok konuda irdeleyen, farklı yöntem ve çözüm yollarının konuşulduğu ‘Edirne Ekonomi Zirvesi’ dün Edirne Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda gerçekleşti. Edirne Belediyesi, Hürriyet Gazetesi, Taş Yapı ve Edirne Ticaret ve Sanayi Odası'nın iş birliği ile gerçekleştirilen Edirne Ekonomi Zirvesinde Edirne’nin ekonomi konumundaki bugünü ve yarını konuşuldu. Edirne Ekonomi Zirvesi Panelin moderatörlüğünü Hürriyet Gazetesi Ekonomi Müdür Yardımcısı Sadi Özdemir yaptı. Edirne Ekonomi Zirvesinde Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent, Ekonomi yazarlarından Uğur Gürses, Fortune Türkiye Yayın Direktörü Cüneyt Toros, Denizbank Trakya Bölge Müdürü Ahmet Çelik ve Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Üyesi ve Reklam Direktörü Zeynep Tandoğan konuşmacı olarak yer aldı. Panele Edirne Valisi Günay Özdemir, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ve Belediye Başkan Yardımcıları, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ile bazı öğretim üyeleri, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Edirne İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Geçmiş ile üyeleri, Edirne Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Hacıoğlu, Edirne’nin tanınmış bazı iş adamları, Edirne Esnafı ve farklı meslek gruplarının yanı sıra Trakya Üniversitesi öğrencileri katılım gösterdi. TURANLI: “EDİRNE’DE YAPILACAK ÇOK ŞEYİN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Edirne Ekonomi Zirvesi panelinin açılış konuşmasını Taş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ece Turanlı gerçekleştirdi. Turanlı ise panelde yaptığı konuşmada Hürriyet ile ortaklaşa yaptıkları Ekonomi Zirvesi Projesi ile 81 ilin hepsini gezmek ve bu illerin mevcut ekonomisini anlamak istediklerini söyledi. Edirne’nin Ekonomi Zirvesi düzenledikleri 3’üncü şehir olduğunu belirten Turanlı; “Edirne çok özel bir şehir, tarihi çok eskiye dayanıyor. Osmanlı’ya başkentlik yapan, Milli Mücadele’de çok önemli bir rol oynamış bir kent. Dün geceden beri Edirne’deyim. Sokaklarda yürürken, sizleri tarih karşılıyor. Birçok farklı inancı içinde barındırıyor. Tüm bunlar Edirne’yi birçok ilden ayıran oldukça ayrıcalıklı bir özellik. Her şeyden önce bu kentte Mimar Sinan var. Turizm konusunda Edirne’de yapılacak çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’dan Edirne’ye 3 milyon üzerinde turist geldiğini, hedeflerinin ise 10 milyon turist olduğunu öğrendim. Bu konuda elimizden gelen katkıyı sağlamaya hazırız” şeklinde konuştu. ZIPKINKURT: “KADIN İSTİHDAMINDA TÜRKİYE'NİN EN ÖNDE GELEN İLİ EDİRNEDİR” Panelinin açılış konuşmasını gerçekleştiren Taş Yapı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ece Turanlı’nın ardından Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Zıpkınkurt kürsüde yerini aldı. Zıpkınkurt, Edirne sanayisi ve ticaret alanları hakkında detaylı bilgi verirken, Kadın istihdamında Türkiye’nin en önde gelen ilinin Edirne olduğunu belirtti. Zıpkınkurt; “Osmanlı’ya bir asır başkentlik yapmış Açıkhava müzesi olan Edirne’yi anlatacak olsak, eminim bugünkü bana ayrılan süreyi geçiniz, günlerce konuşsak bitiremeyiz. Şehirlerin bazı dinamikleri vardır. Bu dinamikler şehrin güçlü yanları, onu hak ettiği yere taşıyacak potansiyellerdir. Şehrini yukarılara taşımak isteyen her söz sahibi bu dinamikleri ele alır, onları bir kalkan gibi kullanır. Ben de konuşmama şehrimizin dinamiklerini anlatarak başlamak istiyorum. Sonrasında da ekonomimize yön verecek olan birkaç tespit sunacağım. Edirne İli, Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksine göre 12. Sırada, tarım ve hayvancılık sektörlerinde üst sıralarda olan bir kenttir. Verimli arazilere sahip olan sahada, arazilerin yüzde 61’i Tarım Alanı'dır. Buğday, Ayçiçeği ve Çeltik üretiminde dünya ortalamasının üzerinde verim alınmaktadır. Sanayisi gelişen iller arasında olan Edirne ilinde sanayi siciline kayıtlı sanayi işletmesi sayısı 269’dur. Tarıma dayalı sanayinin ağırlıklı olarak yer aldığı Edirne İli’nde diğer bir sanayi sektörü de tekstil sektörüdür. Edirne’de, Süloğlu ilçesinde, Türkiye’nin 5 sınır kapısına maksimum 150 km, İstanbul Limanına 250 km, Tekirdağ Limanına 150 km mesafede, tam bir üretim ve lojistik noktası olmaya aday bir Organize Sanayi Bölgesi bulunmaktadır. Tam 20 yıl önce kurulmuş olan Organize Sanayi Bölgesi’nin doluluk oranı yüzde 90’a ulaşmıştır. Faaliyet gösteren işletme oranı ise yüzde 44 ile sınırlıdır. Yani sanayici Edirne’de ışık görmüş, yerini almış ama üretim yapmıyor. Bu konuya birazdan değineceğim. Edirne’yi ticari perspektiften ele alacak olursak aynı sanayide olduğu gibi, tarım arazilerinin ticarete de yansıdığını görüyoruz. Ağırlıklı olarak tarım ürünlerinin ticaretinin yapıldığı şehirde, 4 adet Ticaret Borsası bulunmaktadır. Bu borsalarda belirlenen fiyatlar ülkedeki hububat fiyatlarının belirlenmesinde de önemli rol oynamaktadır. Turizm sektörü, Edirne İli’nin en büyük dinamiklerinden biridir. 93 yıl Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmasından dolayı şehir; tarihi eserlerle doludur ve Turizm il için önemli bir gelir ve istihdam kaynağıdır. Tarihi geçmişi ve kültürel birikimiyle Edirne; turizm sektöründe büyüme potansiyeli taşımaktadır. Son olarak, Edirne’de güçlü ve rekabetçi sektörler gıda, turizm ve tekstil iken, potansiyel yatırımlar açısından özellikle seracılık, enerji yatırımları, otel ve turizm yatırımları caziptir. İlimiz iş dünyasının lider sivil toplum örgütü olarak, Edirne İli'nde ekonomimizi geliştirerek, ticaret hacmimize canlılık kazandırmak ve arttırmak için şu hususlar önem arz etmektedir: Edirne en büyük turisti Yunanistan ve Bulgaristan’dan almaktadır. Dolayısı ile günübirlik gelerek şehrimize döviz bırakan misafirlerimizi hoş tutmalı, en iyi biçimde istifade etmek için koşulları iyileştirmeli, ilişkilerimizi sıcak tutmalıyız. Gerek STK’lar, gerek TSO’lar olarak yakın diyalog ve işbirliği içinde olmalıyız. Günümüzde mülk ve emlak fiyatlarının artışına bağlı olarak, kiralar da yukarı çekilmektedir. Esnaf ve tüccarımız, işini icra edebilmesi ve para kazanabilmesi için, maliyet ve giderlerinin minimum seviyede olmasına ihtiyaç duymaktadır. Örneğin stopaj esnafa büyük bir yük getirmektedir. Stopajın hiç değilse %5 oranına düşürülerek, istihdam ve işgücü maliyetleri azaltılarak, esnaf ve tüccarımızın nefes alması sağlanmalıdır. Diğer taraftan vergisini vaktinde ödeyen işletmelerin vergilerinin düşürülmesi, hem esnaf ve tüccarı rahatlatacak, hem de kayıt dışı ekonomiyi engelleyecektir. Edirne Kadın İstihdamı'nda Türkiyenin birinci ili, ancak işletmeleri kaybetmeye başlıyoruz. Bunun önüne geçecek tedbirler uygulanmalı. Edirne İli, özellikle mevcut tekstil sanayisi ile, kadın istihdamında Türkiye'nin en önde gelen ilidir. Ancak yine istihdam ve işgücü maliyetlerinin fazla olması münasebetiyle, sanayi işletmeleri ya kapanmakta ya da maliyetin daha az olduğu Balkan ülkelerine taşınmaktadır. Bu noktada gerekli tedbirler alınmadığı sürece, sadece bölge değil, ülke ekonomisi de kaybetmeye mahkumdur. Her şehir kendine özgü, kendine hastır. Şehirlere özel bir teşvik sistemi oluşturulmalı, organize sanayi bölgeleri ihtisaslaşmalıdır. Hali hazırda uygulanan teşvik sistemlerinde, Türkiyenin çoğu ilini tek bir çatı altına alan bir uygulama doğru değildir. O şehrin dinamiklerini, güçlü yönlerini ancak o şehire göre belirlersiniz. Örneğin bölgemiz tarım bölgesi olduğundan, sanayi de tarıma dayalı olarak gelişme eğilimi göstermektedir. Siz eğer bölgeyi bu alanda desteklerseniz, engellenemez bir gelişim yaşanacaktır. Bu kapsamda İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri de, bölgelerin dinamiklerine göre oluşturulmalıdır. Bu şekilde, hammadde bölgeden temin edilirken, lojistik giderleri de en alt seviyeye otomatik olarak çekilecektir. Mesleki eğitimlerin yaygınlaştırılması çok önemli, Avrupa bunu yapıyor.Ülkemizde şuanda 2 buçuk milyon aileye para yardımı yapılıyor ve artık devletin sağladığı yeşil kart, işsizlik desteği gibi yardımlar kötüye kullanılır hale geldi. Tabi ki ihtiyacı olanlar desteklenmesin dememekteyiz, ancak ülkede bu kadar işsizlik varken, işçi bulamaz olduk. Devletten yeşil kartını alan, işsizlik desteği alan herkes, hiçbir üretim yapmadan hazır gelen destekle yaşıyor ve en kötüsü de bunu kötüye kullanıyor. Avrupa'nın hemen her ülkesinde, bu tip yardımlar belli bir koşulla verilmektedir. Eğitim demek üretim demektir. Örneğin bu yardımları doğrudan sağlamadan evvel, kişilerin bir mesleki kursa kayıt olmaları şartı koşulmalı. Bu problem ancak insanlara bir yetenek, beceri kazandırdığınızda çözülecektir. Örneğin halk eğitim tarafından açılan, bakıcılık, garsonluk, temizlik vb kurslar, ara eleman yetişmesine de imkan verecektir. Küçük esnaf ve tüccarımızın yıllardır beklediği yasa tasarısı ise, büyük marketler yasa tasarısıdır. Şehirlerimizin ortasına konumlanan, hatta ve hatta sokak aralarına kadar giren marketler, yerli esnaf ve tüccarı mağdur etmektedir. Tabiki AVMlere karşı değiliz, fakat esnafın da gözümüzün önünde eriyip yok olmasına karşın gerekli tedbirler acilen alınmalıdır. Düşük kur sanılanın aksine çok da faydalı bir eğilim değil. Bölgemizde faaliyet gösteren sanayicimiz bile, düşük kur sebebi ile, hammaddesini komşu ülkemiz Bulgaristan'dan temin etmeye başlamıştır. Kur biraz yükselince, hemen yine iç piyasaya dönüş yaşanmaktadır. Dolayısı ile kurun sürekli aşağı çekilme ve düşük tutulma çabaları, ülkemiz iç piyasasına olumsuz yansımakta, ekonomimizi ithalata bağımlı hale getirmektedir. Bahsettiğim bu konuları ülkemiz ekonomisinden ayırmak mümkün değildir. İlimiz ekonomisi de ülkemiz ekonomisinden ayrı tutulamaz. Bu genellemelerden sonra aslında son söz olarak şunu söylemek istiyorum, İlimizin kaderini turizm ve tarım sektörleri belirleyecektir. Edirne, turizmde, tarımda, sanayide destek beklemektedir. Çünkü bölgemizin en değerli dinamikleri bu sahalardadır” dedi. GÜRKAN: “ORTAK AKILLARA İHTİYACIMIZ VAR”Panelin 3. konuşmasını Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan gerçekleştirdi. Gürkan yaptığı konuşmada Edirne hakkında yapılacak her işin içerisinde akademiye, bilime ve de ortak akıllara ihtiyaç duyulduğunu belirterek; “Bir işi ya bilir yaparsınız ya da bir bilene danışırsınız. Yıllarca emek vererek, uzmanlaştığı alanlarda onların birikimleri, yetenekleriyle bir konsorsiyum oluşturarak, kenti ortak akılla yönetmek gerekir. Hep söylediğim bir şey var; hepimiz akıllı insanlarınız ama hiçbirimiz hepimizden daha akıllı değiliz. ‘Ortak Akılı’ ortaya koymalı ve harekete geçirmeliyiz. Bu zirvede ortak aklın bir arayışıdır. 1361’de Osmanlı tarafından fethedildikten sonra Osmanlı hemen başkentini Bursa’dan Edirne’ye taşıyor. Edirne Bursa’nın oğlu İstanbul’un babasıdır. Dünyada çok sayıda başkent var. Paris’te Eyfel Kulesi’nde fotoğraf çektirdiğin de Paris diye yazmasınız. Edirne’de Selimiye’de fotoğraf çektirdiğiniz Edirne diye yazmazsınız. Çünkü bunlar emperyal başkentlerdir. Edirne, Turistin etinden, sütünden, derisinden yararlanamıyor. Turisti para harcayacak kadar Edirne’de tutamıyor, para harcamasına neden olacak materyalleri ortaya koyamıyoruz. Hedefimiz, kaliteli turist, paralı turist. Burada tabiki akademiye, bilime de ihtiyacımız var. Bütün akıllara ihtiyacımız var. Ortak akıllara, uzmanlıklara, farklı görüşlere ihtiyacımız var. Bizler turistin 1 gün daha fazla kalmasını sağlayacak destinasyonlar yaratmalıyız. Turizmi arttırmak için 3 yıldır, çeşitli çalışmalar yaptık. Yaptığınızı satamıyorsak; bir şey ifade edemiyoruz. O yüzden bizim yaptığımız işi satmada problemimiz var. Bize satmak konusunda, ekonomik hedefleri doğru koymak için bize yardımcı olun. Hürriyet Gazetesi’nin güvenirliğine de çok ihtiyacımız var. Yazılarınızla Edirne’nin kaderini değiştirebilirsiniz. Hepinize bize katacaklarınızdan dolayı şimdiden teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. ÖZDEMİR: “HAFİF BİR DESTEKLE ÇOK ÖNEMLİ GELİŞMELER KAYDEDİLEBİLİR”Panelin son konuşmasını Edirne Valisi Günay Özdemir gerçekleştirdi. Özdemir, Edirne’nin tarih, kültür ve ekonomik anlamda hafif bir destekle çok önemli gelişmelerin kaydedileceği belirtti. Özdemir, ; “Edirne’ye baktığımızda tarihsel anlamda hem Avrupa'ya hem de İstanbul'a hitap edebilen bir konumda. Tarihsel anlamda da medeniyetlerin kurulduğu ve bu medeniyetlerin kurulmasıyla da bu anlayışın dünyaya yayıldığı bir merkez. Özellikle Edirne, Osmanlı Medeniyeti'nin kurulduğu, bütün inanç ve düşüncelerin ortak bir yaşama biçimi oluşturduğu bir kent. 1912 yılında Edirne'de nüfusa yapısına baktığımızda Edirne merkezde 45 bin civarında Müslüman, 40 bine yakın Rum, 10 bine yakın Ermeni ve 10 bine yakın da Yahudi var. Baktığınızda Edirne nüfusunun yüzde 60'ı Gayri Müslim ve bu farklı inanç ve düşüncedeki insanlar Edirne'de ortak yaşama kültürü oluşturmuş. Edirne bu anlamda Dünya'nın şu anda ihtiyacı olan bir anlayış kurulduğu ve bu sayede Dünya'ya örnek bir Osmanlı medeniyetinin atılıp geliştiği bir merkez. ÖZDEMİR: “EDİRNE DÜNYAYLA ÇOK DAHA ENTEGRE OLMUŞ BİR ŞEHİR OLDU” Edirne artık İstanbul'a 2 saatlik bir mesafede. Eğer hızlı tren 2020 yılında hizmete girerse 45 dakikaya düşecek. Baktığınız zaman tarihteki o ipek yolu güzergâhlarının yine Edirne hem hızlı trenle hem de diğer ulaşım araçlarıyla, 3'üncü köprünün de yapılmasıyla Edirne dünyayla çok daha entegre olmuş bir şehir oldu. O nedenle biz aslında hep uzun vadeli yapmaya çalışıyoruz. Genellikle bir şirketin CEO'su, yönetim kurulu veya başkanı geleceği iyi yönetemezse o şirket batar. Çünkü bir şirketin CEO'su geleceği planlamak ve yönetmekle görevlidir. Örnek olarak bir kravat üretirseniz, onu yarın üretirsiniz. Eğer o kravatı bugünkü anlayışa göre üretirseniz yarın anlayış ve gelecek değiştiği için onu satamazsınız. Onun için geçmişimizi iyi bilip, bugünümüzü iyi değerlendirerek, geleceğimizi de iyi plânlama konusunda çok iyi hesaplar yapmamız gerekiyor. Dünya nereye gidiyor? Gelişmeler hangi yöndedir? Edirne ve ülkemizdeki gelişmeler hangi durumdadır? Edirne bunun neresindedir ve gelecekte nerede olmak istiyoruz? Bu çalışmaları da biz burada hep beraber yapmamız gerekiyor. Dışarıdan gelen yatırımcısıyla, düşünce insanıyla bu konuda fikir üreten insanlar genellikle kısa vadede Edirne'yi ne kadar tanırsa o kadar anlatabilecek. Ben her zaman şunu söylüyorum, Edirne'ye geldikten sonra şunu anladım. Size Edirne'yi anlayacaksanız, tanıyacaksanız, Edirne'yi yaşamanız lazım. Edirne'yi yaşamazsanız, anlamakta ve tanımakta güçlük çekiyorsunuz ve tanıyamıyorsunuz. O nedenle bizim zaman zaman dışarıdan bakan gözlere de ihtiyacımız var. İçinde bulunduğumuz dönemde meslek körlüğü gibi sıkıntılar olduğu için dışarıdan birçok göz neler yapmamız gerektiğini de söyleyebilecek ve bize ışık verecek diye düşünüyorum. Bu nedenle bu çalışmaların önemli olduğunu düşünüyorum ifadelerine yer verdi. LEVENT; “EDİRNE’Yİ ANLATACAĞIZ KALEMİMİZ YETTİĞİNCE”Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent; “Türkiye’nin birçok ilini geziyoruz. Nisan Ayı’nda Edirne’ye bir kez daha geleceğiz; tüm Hürriyet yazarlarıyla. Edirne’yi anlatacağız kalemimiz yettiğince. Edirne beni çok mutlu etti. Bu salondaki hava beni mutlu etti. Valisiyle, belediye başkanıyla, oda başkanlarıyla herkes bir hedefe doğru yürüyor, aynı hedefi düşünüyor. Böyle birlikteliği gerçekten çok zor yaşıyoruz. Hiçbir ilde söylemediğim bir şeyi söylüyorum. Edirne’nin Fahri hemşehrisi olmak istiyorum. Şeker, su, un var. Geriye helva yapmak kalmış. 10 milyon turist hedefimiz var dedi başkan. 27 bin 300 kişiyi her akşam ağırlamanız gerek, nerede ağırlayacaksınız, yapılacak olan oteller yetmez. 40 bin kişilik yatak kapasitesi olması gerekiyor. Turistin etinden, sütünden faydalanamıyoruz dediniz. Ne kadarlık bir fayda bekliyorsunuz? Bunların hep organize edilmesi gerekmektedir. 5 yıldızlı otellere ihtiyaç var burada. Her sınıftan turistte hizmet etmeniz gerekmekte. 10 milyon turist çok ciddi bir hedef” diye konuştu. TOROS: “BİRLİKTE HAREKET EDEN BİR ORTAK AKIL GÖRDÜM”Fortune Türkiye Yayın Direktörü Cüneyt Toros ise, ilk defa bu kadar birlikte hareket eden bir ortak akıl gördüğünü belirterek, kentin biraz itici bir güce ihtiyaç olduğunu söyledi. Bazı illerin sadece bir hikayesi olduğunu anlatan Toros, Edirne’nin ise birden çok hikâyeye sahip olduğunu belirtti.Hürriyet Gazetesi Ekonomi Yazarı Uğur Gürses; Edirne’nin yüzünün Avrupa’ya dönük olduğunu anlatarak, “Hızlı trenle birlikte Edirne Vagonu hizmeti verilebilir. Uluslar arası turizm için önemli bir adım. Sadece Mimar Sinan’ın eserlerini görmek için bile bir sürü turist gelir. Hızlı trenle birlikte beklediğinizden daha hızlı gelişebilir kent” dedi. ÇEVİK: “EDİRNE EN YÜKSEK PAYI OLAN İKİNCİ İLİMİZ”Deniz Bank Trakya Bölge Müdürü Ahmet Çevik ise, “Edirne’ye yaptığımız yatırımları görünce ne kadar doğru bir yatırım yaptığımızı görüyoruz. Deniz Bank’ın şehirler içindeki Pazar Payına baktığımızda Edirne bizim pazar payı en yüksek ikinci ilimiz. En yüksek yatırımı yaptığımız il Edirne. Edirne’de 60 tane banka şubesi var bunlardan 7 tanesi Denizbank. Bizim tarım bankacılığı vizyonumuz, burada yatırım yapmayı teşvik etti. Yatırımcıların, gerekli olanaklar sağlandığında ilgi göstereceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
EKONOMİ
Yayınlanma: 11 Mart 2017 - 00:01
Ekonomide çözüm yolları
Edirne Belediyesi, Hürriyet Gazetesi, Taş Yapı ve Edirne Ticaret ve Sanayi Odası'nın iş birliği ile Edirne Ekonomi Zirvesi paneli gerçekleşti. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) konferans salonunda gerçekleşen panelde Edirne ekonomisine katkı sağlayacak farklı yöntem ve çözüm yolları konuşuldu.
EKONOMİ
11 Mart 2017 - 00:01









