Gökhan ATEŞTrakya Üniversitesi bünyesinde etkinliklerini gerçekleştiren Sahne Meydan Tiyatro Topluluğu geçtiğimiz haftalarda sahneye koyduğu “Tarla Kuşuydu Juliet” adlı oyunla taraflı tarafsız herkesin beğenisini toplamıştı. Başarılı topluluk bu oyunun ardından ayağının tozuyla International Student Societies Fest (Dünya Öğrenci Kulüpleri Festivali) Altın Kulüp Ödülleri’nde “En Sanatkar Kulüp” ödülünü alarak tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Topluluğun yönetmeni Reha Cenk Yılmaz, çok konuşulan dekorunda sorumlu şahsiyet Hasret Aktürk ve ekibin sahne dışındaki her şeyi ile ilgilenen Selin Taş ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.SAHNE MEYDAN NEDEN BAŞARILI? Bir üniversite topluluğunun alışılmış dağınıklığından sıyrılıp aralarına katılan herkes bir sistemin içine dahil edilmiş.
Sadece sahneye çıkıp oyun oynamak isteyen kişilerden oluşan bir topluluk değil. Yazar kadrosu, dekor kadrosu, organizasyon kadrosu, oyuncu kadrosu, sosyal medya kadrosu olarak farklı alanlara ayrılmış ekipte, herkes aynı hedef için farklı kollardan çalışıyor. Tüm yükün tek bir kişi üzerinde olmaması topluluğa rahat hareket alanı sağlıyor. Bu hareket alanında hedeflerini her zaman büyüterek ilerlemek istiyorlar.
İyi bir yönetmene sahipler. Sistemli çalışmayı seven, oyuncuyu, çevresini idare etme, gönlünü hoş tutma yeteneğine sahip, tiyatro sanatı hakkında bilgili, bilgiyi kovalayan, araştırmacı, görev farkındalığı yüksek bir yönetmen Reha.
Tiyatronun makyajı ve belki de en önemli öğelerinden birisi olan dekor alanında kendini sadece bu alana adamış bir isimle çalışıyorlar. Hasret Aktürk. Hasret topluluğun oyunlarındaki görünmez kahramanlardan birisi. Geçtiğimiz haftalarda sahneledikleri “Tarla Kuşuydu Juliet” adlı oyunda ekibiyle birlikte Balkan Kongre Merkezi’ne 2 buçuk günde anca dikebildiği dekor salona gelen herkesi şok etmişti. Hasret bu durumu “Biz Reha’yla oturup ne yapsak diye düşünürken, sahneye konak yapalım demiştim. O da çok heyecanlanmıştı. Sonra bu iki katlı dekor çıktı ortaya” sözleriyle özetliyor.
Selin Taş ekibin gözü sahnede olmayan ve sahne dışındaki her şeye koşuşturan diğer elemanı. Selin’de gelen başarıda büyük payı olan isimlerden.
Ve tüm bu sisteme hiçbir çıkar gözetmeksizin bağlı kalan, uyumlu çalışabilen, sahne üzerinde, sahne arkasında, sahne dışında disiplinli bir şekilde çalışmalarını yürüten tüm ekip üyeleri…
SAHNE MEYDAN’IN GEÇEN YILDAN BU YANA YÜKSELEN İVMESİ VAR. NASIL BAŞARDINIZ. Cenk Yılmaz: Ekibin başına geldiğimiz andan itibaren sistemli bir çalışma metodu uygulamaya çalıştık. Sanırım başarılı da olduk. Şuan ekibimizde herkes sahne üzerinde antrenmanlı. Aslında bizim en büyük şansımız topluluğun başına geldiğimiz günden bu yana aramıza katılan arkadaşların hepsinin bizimle uyumlu çalışması. Bize güvenmesi, fedakarlıklarda bulunması, tiyatroyu sevmesi, topluluğu sahiplenmesi ve iyi niyetiyle elinden gelenin en iyisini vermeye çalışması. Bizler sistemi kurduk. Onlar da sistemi değerli kıldı. Bu sayede hızlı yol aldık. Kısa zamanda iyi işler yaptık. Hasret Aktürk: Toplulukta geçen yıldan başlayan ve bu yıla da yayılıp etki eden güzel bir hava var. Bu hava da bizi ileriye doğru iten bir kuvvet. Daha iyisini yapmaya, daha iyisi için tırmalamaya devam. REHA ÖZELLİKLE SON YAPTIĞINIZ İŞ ÇOK DİKKAT ÇEKTİ. TARLA KUŞUYDU JULİET. ÇOK KONUŞULDU, ÇOK BEĞENİLDİ. O KADAR ÇOK KONUŞULDU Kİ: İZLEYEMEYENLER “TEKRAR SAHNELESELER DE İZLESEK” DEMEYE BAŞLADI. TEKRAR SAHNELENECEK Mİ TARLA KUŞUYDU JULİET? Cenk Yılmaz: Bizimde tadı damağımızda kaldı. Ancak biz bir üniversite topluluğu olduğumuzdan ve üniversitemiz bünyesinde tiyatro sanatı ile ilgilenen bizim haricimizde dört topluluk bulunduğundan “Evet. Tekrar sahneleyeceğiz” demek zor. Üniversitenin bize sağladığı imkanlar doğrultusunda gösterimimizi gerçekleştirdik. Güzel de oldu. Gerek ilgiden, gerekse oyun sonrası konuşulanlardan memnun olduk Sahne Meydan ekibi olarak. Diğer topluluklardaki arkadaşlarda güzel işler yapıyor. Trakya Üniversitesi tiyatro sanatı adına çok zengin. Topluluklar boş durmuyor. Sürekli oynuyor. Sahnede kalmak istiyor. Üniversitenin imkanlarını zorluyor. Bu da iyi bir şey. Biz Tarla Kuşuydu Juliet oyununa iyi hazırlandık. İlk dönemi sadece atölyelerle geçirdik. Oyun için sıkı bir eğitim ve prova sürecinden geçtik. Bizleri izlemeye gelenlere iyi bir prodüksiyon sunmak istedik. Çok çalıştık. Oyuncusundan, kostümcüsüne, dekorcusuna, makyajcısına, sosyal medya sorumlusuna herkes çok iyi çalıştı. En önemlisi de tek bir amaç için çalıştı. Kaliteli bir iş ortaya koymak. Çıtayı yukarıya taşımak. Elimizdeki imkanlar göz önünde bulundurulduğunda başardığımıza inanıyorum ben.
HASRET EKİBİNLE YAPTIĞIN DEKOR ÇOK KONUŞULDU. DEĞDİ Mİ SENCE SADECE TEK BİR OYUN İÇİN BÖYLESİNE BÜYÜK BİR DEKOR İNŞA ETMEYE? Hasret Aktürk: Bu soruyu duymamış olayım. (Gülüyor) Aslında mesele değip değmemesi değil. Biz yaptığımız işten keyif almak istedik sadece. Her şey bunun içindi. Bir kez veya yüz kez fark etmez. Biz o sahneyi kurup karşısında geçip şöyle alıcı gözle baktığımız zaman. “Evet bunu biz yaptık. Biz başardık” dedik. Gözümüz doydu, ruhumuz doydu, tiyatroya, tiyatro sanatına olan iştahımız daha da kabardı. Sahne alan arkadaşlarda bu dekorun üzerinde performanslarını sergilemekten dolayı büyük keyif aldı. Seyircilerden çok güzel geri dönüşler aldık. Bu bize yetti. Çünkü sanat böyle bir şeydir. Çok harcarsınız. Para verirsiniz, zaman verirsiniz, emek verirsiniz, sağlığınızı verirsiniz ve karşılığında sadece alkış alırsınız. Günümüz şartları göz önüne alındığında kulağa hoş gelmediğini biliyorum. Ama seviyoruz işte. Tutku bu. Biri de aynı yüzü de. İçimizde harlanan bu inancı kaybedersek o zaman yaptığımız tüm işler değersizleşir. Biz bu inancı koruma gayretindeyiz. Hepsi bu. SELİN TARLA KUŞUYDU JULİET NE KADARA PATLADI SAHNE MEYDAN’A? DESTEK ALDINIZ MI? BU DESTEK YETERLİ MİYDİ? Selin Taş: Bizim için maliyetli bir iş oldu. Ancak Hasret duruma gayet güzel açıklık getirdi. Çünkü sürekli çevremizden bir kez için değer miydi kendinizi zora sokmaya gibi tepkilerle karşılaşıyoruz. Tarla Kuşuydu Juliet Sahne Meydan’a 5 bin 500 lira civarında bir paraya mal oldu. Okuldan bir miktar destek aldık. Ancak bu tüm masraflarımızı karşılamaya yetmedi. Şuan kalan borçlarımızı kendi yarattığımız kaynaklardan ödemeye çalışıyoruz. Karamsar değiliz. Bu işe başlarken karşılaşacağımız zorlukların bilincindeydik. O yüzden ekibimizin enerjisi düşmedi. Aksine yapabildiğimiz şeyleri gördükçe daha da kamçılandık. Gelecek yıl da bu çapta bir prodüksiyon yapacağız. AKILLANMADINIZ YANİ? Cenk Yılmaz: (Gülüyor) Akıllanmadık. Severek yaptığınız bir işte aldığınız her türlü risk, her türlü delilik mubahtır. Sahnedeyken, sahne arkasındayken mutluyuz. Genel anlamda tiyatroyla iç içe olduğumuz için mutluyuz. Mutlu olduğumuz bir işi elbette en iyi şartlarda yapmak istiyoruz. Bize sunulan imkanlar çerçevesinde yapabildiğimiz bu. Daha iyisi olur mu? Evet olur. Bu tamamen imkanlarla alakalı. Sürekli prova alabileceğiniz bir sahneniz olursa sağlam bir oyunculuk, diri bir ışık ve güçlü bir sesle oyunlarınızı sahnelersiniz. Size iyi bir bütçe ayrılırsa yüksek standartlarda sahnelerde beş duyuya birden hitap eden ve doyuran işler ortaya çıkarırsanız. Bizim topluluk olarak ulaşmak istediğimiz noktalar var. Bunun için de tüm şartları zorlayacağız. Tiyatro yapacağız.
SON OLARAK BİR DE INTERNATİONAL STUDENT SOCİETİES FEST (DÜNYA ÖĞRENCİ KULÜPLERİ FESTİVALİ) ALTIN KULÜP ÖDÜLLERİ’NDE “EN SANATKAR KULÜP” ÖDÜLÜNÜ ALDINIZ. EDİRNE BU KONUDAN PEK HABERDAR DEĞİL. SESSİZ SEDASIZ ÖDÜLÜ KAPIP GELDİNİZ… Cenk Yılmaz: Evet öyle oldu. Sahne Meydan’a çok iyi gelen ve gelecek bir ödüldü. Hep söylüyorum. Bu ödülde ekibe doğrudan ya da dolaylı katkısı olan herkesin payı var. Sahnedeki oyuncunun, sahne arkasındaki ışıkçının, sesçinin, dekora yardımda bulunan abilerin, ablaların, dostların, sahneleri bize açan Trakya Üniversitesi’nin, izlemeye gelen seyircinin, onların alkışının, takdirinin her şeyin. Bu ödülü sadece tek bir kişiye, tek bir ekibe bağlamak yanlış olur. Herkesin ufakta olsa payı var. Ben sadece gidip emeği geçen herkes adına temsilci olarak bu ödülü aldım ve Edirne’ye getirdim. Bu tip ödüller size güç verir, motivasyonunuzu arttırır, yenilenmenize yol açar ve ‘çıtayı daha da yükseltin’ mesajı içerir. Sahne Meydan olarak mesajı aldık. Sloganı seyirci kalma olan bir topluluğun böyle bir mesaja seyirci kalması beklenemez.(Gülüyor) Gelecek yıl daha güzel işlerle karşınızda olacağız. Sevgiyle, sağlıkla, sanatla.
SİYASET
Yayınlanma: 11 Mayıs 2016 - 08:00
En Sanatkar Kulüp "Sahne Meydan"
Gökhan ATEŞ Trakya Üniversitesi bünyesinde etkinliklerini gerçekleştiren Sahne Meydan Tiyatro Topluluğu geçtiğimiz haftalarda sahneye koyduğu “Tarla Kuşuydu Juliet” adlı oyunla taraflı tarafsız herkesin beğenisini toplamıştı. Başarılı ...
SİYASET
11 Mayıs 2016 - 08:00









