Bir Önceki Yazı ( 8 Aralık ) : Eruh Yolunda Bir saati aşan bir uçuştan sonra gün ağardığında,Siirt-Şırnak yolu üzerinde dağlar arasındaki ERUH ilçemize varmıştık. 30 yıl önce ancak bir köy büyüklüğünde olan bu ilçeye havadan baktığımızda, üzerlerine vuran gün ışığı ile parlayan kirli sarı boyalı birkaç resmi bina dışında fazla bir şey dikkati çekmiyordu.Sabah sessizliğinden de öte kasaba sanki ürkmüş ve de yorgun gözüküyordu.Ölümcül bir şeyler yaşamış olmanın sessizliği çökmüştü kasabanın üzerine.Zaten ben de uçuş boyunca yarı karanlık içerisinde gökyüzüne bakarken istemeyerek o ruh hali ile şartlanmıştım. Bir süre kasabanın üzerinde dönerek çevreyi kontrol edip Hükümet Konağı olarak değerlendirdiğimiz binanın arkasına indiğimizde, helikopterin inişi sırasında çıkan toz bulutlarının etrafa savrulmasından ve bizden sonra inecek diğer helikopterlerin gürültüsünden başka hiçbir canlı sesi ve hareketi yoktu ve de hiçbir şey kımıldamıyordu etrafta. Evet,birbiri arkasından inen iki helikopter ve emniyet için bir süre havada dolaşan helikopterin onca gürültüsüne rağmen hiçbir kimse çıkmamıştı ortalığa.Ne tek bir canlı,ne de bir yaşam işareti göremiyorduk etrafta.Bu durum ürpertici olduğu kadar üzücü idi.Ne olursa olsun alışık olmadığımız bu sessizliğin ve sinmişliğin anlamı çok büyüktü ve de çok tehlikeli idi. Bu sessiz ve ıssız tabloyu görünce,bize de bulaşan tedirginlik içerisinde etrafı kontrol ederek kasabanın içerisine doğru tam yönelmiş iken, Eruh’a bizden hemen önce karayolu ile gelen Siirt İl Jandarma Alay Komutanı ve 70 nci Piyade Tugay’ı personeli yanımıza varmış ve buluşmamız tamamlanmıştı. Bizden önce yaptıkları ilk incelemelere göre toplanan bilgileri paylaştıkça,dün gece yaşanan utanç verici olay ve durum da yavaş yavaş aydınlığa çıkıyordu. Akşam hava kararırken yaklaşık 60 terörist,ya da o günkü adı ile 60 eşkıya öncelikle bölgeye hakim tepe noktalarına yanaşarak kasabayı kontrol altına almışlar.Daha sonra hava kararınca, kapısında mermisiz silahla sadece bir askerin nöbet tuttuğu karakolu çevirip o askerimizi de şehit etmişler ve caminin hoparlöründen duyuru yaparak vatandaşların Hükümet Konağı’nın çevresinde toplanmasını istemişlerdir.Silahları ve sözüm ona haki peşmerge kıyafetleri ile kasaba içerisinde koşuşturarak boy gösteren ve göz korkutan teröristler,zorbalıkları sayesinde maalesef insanlarımızın büyük kısmını da meydanda toplamayı ve geç saatlere kadar orada tutmayı başarmışlardır. Meydanda toplanan halka,15 AĞUSTOS 1984 tarihi itibarı ile artık mücadelelerinin açıkça başladığı yolunda propaganda yapan teröristler,o gün için ERNK olarak adlandırdıkları silahlı güçlerinin sözde sembolü bez parçalarını,kendi sancakları diye tanıtıp yemin de etmişlerdir.Daha sonra bizim gelip helikopterlerle indiğimiz aynı alanda,maalesef kendilerine destek veren bazı Eruhlu’larla birlikte o gece saat ikilere kadar davullu zurnalı eğlenmiş ve de propagandalarını yapmışlardır.Masum bir şekilde canına kıydıkları savunmasız Mehmetçiğin şehadeti üzerine yani bir ölüm üzerine sözüm ona zaferlerini kutlamışlardır. Biz buraya varmadan en fazla üç-dört saat öncesine kadar indiğimiz alanda halay tepen teröristlerin, o an bizden çok fazla uzakta olmadıklarını,en azından gözcülerinin hakim noktalardan bizi izlediğini adımız gibi biliyorduk.Hatta az da olsa gece silahlı gündüz külahlı cinsinden olan birkaçının ise evlerine girip,bizi gözlediklerini,çok yorulanların ise hiçbir şey olmamış gibi rahatça uyuduklarını daha sonraları öğrenecek ve halkımız arasında olan ve halktan biri gibi gözüken bu insanların bizlere karşı düşmanca yaklaşımlarına çok üzülecektik. Çoğu bölge insanı olan resmi görevliler ise ortalıkta yoktu. Kaymakam ve bazı görevliler zaten baskın olur olmaz canlarını zor kurtarıp Siiirt’e gitmişler ve baskını haber vermişlerdi. Baskın sonrasında,gerek ilçe içerisinde gerekse ilçe dışarısında kırsal alanda insanların yaşantısına yönelik herhangi bir kısıtlama getirilmemesine rağmen, gün boyunca kasabada kimsenin evlerinden dışarı çıkmaması bölgeye yeni giden bizler için alışılmadık bir durumdu ve bizlere açıkça birşeyler de anlatıyordu. Dün gece teröristlerce yapılan bir eyleme, bir ihanete istemeyerek de olsa ortaklık etmenin çekingenliği,bir yanlışlığa göz yummanın ezikliği ya da terörislerin verdiği korku ve baskı yüzünden,anlaşılan o gün hiçbir kimse ne bizimle ne de bir başkası ile karşılaşmak ve de yüz yüze gelmek istemiyordu. Bırakın yardımcı olmalarını,kasaba içerisinde Kaymakamlık hizmetlisi dışında tek bir vatandaşın bile gün boyunca bizimle irtibata geçmemesi çok üzücü bir durumdu. Gerçek böyle olunca da,o gece kasabada teröristlerin cirit attığı baskın olayı sonrasında bile ,olayla ilgili bir şeyler öğrenebilmek için Eruh halkından muhatap olabildiğimiz tek bir kişi vardı.O da öğle saatlerine doğru bulabildiğimiz kaymakamlık hizmetlisi. Fazla detaya girmeksizin o gece gördüklerini anlattıktan bir süre sonra ‘’ Yahu burada Yassı Dağ’ın ( Ciraf ) üzerinde günlerdir silahlı adamlar dolaşıyor diye herkesin konuştuğunu bilmeyen mi vardı ! ’’ sözleri ile sanki bize çıkışırcasına ve kızarcasına bazı şeyler söylemesi bugün dahi gözümün önünde ve kızgın sesi ise hala kulaklarımdadır. Bana ne sorup duruyorsunuz,beni rahat bırakın tavrı ile havalı bir şekilde söylediği bu sözler bizim açımızdan çok anlamlı ama bir o kadar da düşündürücü idi. Peki bunlar kimdi,kasabadan kimlerle irtibatı vardı, çobanlar tam yerlerini biliyor muydu,yiyeceklerini kim götürüyordu v.b. gibi sorularla ilgili daha öte bir söyleyeceği ya da ,yardımcı olmak ister bir hali var mı idi Eruh’lu dostumuzun ? Elbette yoktu ve ne sorarsak soralım,vallah billah başka hiçbir şey görmemişti, duymamıştı ve de başka bir şey bilmiyordu.O an için tek düşüncesi bir an önce yanımızdan ayrılıp,dışarıda gözükerek,Devlet’e çok fazla şey anlatmadığını ve bizimle işbirliği yapmadığını çevreye ve gelişmeleri takip eden gizli PKK yandaşlarına göstermeli idi. Bbir Sonraki Yazı : Habersiz ve Duyarsız İki Yıl ( 1982-1984 ) Ali İhsan GÜRCİHAN
SAĞLIK
Yayınlanma: 10 Aralık 2015 - 00:00
ERUH'TA İLK SAATLER ..
Bir Önceki Yazı ( 8 Aralık ) : Eruh Yolunda Bir saati aşan bir uçuştan sonra gün ağardığında,Siirt-Şırnak yolu üzerinde dağlar arasındaki ERUH ...
SAĞLIK
10 Aralık 2015 - 00:00









