CHP Edirne Milletvekili ve CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Okan Gaytancıoğlu şeker pancarı ve üreticisi hakkında çeşitli açıklamalarda bulundu. Gaytancıoğlu; “Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Şekerde kota olsun ve üretim belli bir kotaya bağlansın. Üretim 15 Milyon tonu geçmesin diye uğraşıyor ve bu şekilde kan kaybediyoruz” dedi. CHP Edirne Milletvekili ve CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Okan Gaytancıoğlu, AK Parti iktidarının Gıda, Tarım ve Hayvancılık politikasını eleştirdi. AK Partinin yanlış bir Gıda, Tarım ve Hayvancılık politikası yürüttüğünü belirten Gaytancıoğlu, Şeker Pancarı ve Üreticisi hakkında açıklamalar yaptı. Farklı konular hakkında açıklamalar yapan Gaytancıoğlu, çiftçi ve üreticinin yanlış politikalarla kan kaybettiğini vurguladı. “KAN KAYBEDİYORUZ”CHP Edirne Milletvekili ve CHP Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Okan Gaytancıoğlu şeker pancarı ve üreticisi hakkında açıklamalarda bulundu. Şeker Panacarı ve üreticisinin zor durumda olduğunu belirten Gaytancıoğlu; “Pankobirlik ve Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının yönlendirmesiyle üretimini yapıyor. Aynı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nedense şeker fabrikalarının çalışmaması için onun yerine nişasta bazlı şekerin piyasaya girmesi için çaba gösteriyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Şekerde kota olsun ve üretim belli bir kotaya bağlansın. Üretim 15 Milyon tonu geçmesin diye uğraşıyor ve bu şekilde kan kaybediyoruz. 2017’de şeker pancarı taban fiyatıyla 2016 ile aynı. Enflasyonun yüzde 10’ları geçtiği bir ortamda siz şeker pancarı üretimini teşvik etmek için değil tam tersine engellemek için bir çaba gösteriyorlar. Alpullu’daki şeker pancarı fabrikası da Pankobirliğin fabrikalarından biri olduğu için ve Pankobirlik de bir anlamda üretim politikalarıyla hükümeti uyarıyor. ‘Biz işletmek istiyoruz. Çalıştırmak istiyoruz’ demelerine rağmen ciddi engellemelerle karşı karşıya. Bu engellemelerin arkasındaki nedenleri bu hafta içerisinde öğrenip bir daha bu konu ile ilgili özel bir basın açıklaması yapacağım. Bunun beraberinde nişasta bazlı şeker ile ilgili de güncel bilgiler topluyorum. Çünkü biz kotanın dışında da üretim olduğunu öğrendik. Türkiye’de her 100 kilogram şeker’den izin verilen 15 kilogram nişasta bazlı şeker dediğimiz Fruktoz. Eğer ki piyasayı 16 kilograma yönlendirirseniz cezai işlem uygulanır. Öyle bilgiler geliyor ki; izin verilenin dışında 25-30 kilogram civarında nişasta bazlı şeker üreten çok uluslu firmaların tekelinde bu işlerin yönetildiği yönündedir. Bu firmalar da ham madde olarak şeker pancarı değil, Mısırda da ithalat rakamları cezp edici olduğu için mısır kullanırlar” ifadelerini kullandı. YEREL BASINA TEŞEKKÜRLERGaytancıoğlu, bir yandan ulusal basına sitem ederken yerel basın emekçilerine de teşekkür etti. Halkı bilgilendirmek için çalıştıklarını ancak sadece bazı yerel basının buna ilgi gösterdiğini belirten Gaytancıoğlu; “Halkımızı biz istedikleri konularda bilgilendirmeye çalışıyoruz ancak sesimizi Edirne’nin yerel basınından başka önemseyen yok ve her zaman bizim sesimize kulak verdiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum” dedi. ÇİFTÇİ TARLASINI ALLAH’A HAVALE EDİYORÇiftçilerin gelirlerinin düşük olması nedeniyle tarla ve mal sigortalatma işlemlerini gerçekleştiremediklerini belirten Gaytancıoğlu: “Çiftçi tarlasını-malını Allah’a emanet ediyor” yorumunu yaptı. Gaytancıoğlu tarım sigortalarının zararın 2 katını ödemesinin gerektiğini belirterek; “Tarım sigortalarının tam randımanlı çalışmadığını ve asıl görevlerinin zararın fazlasıyla ödemesi için elinden geleni yapmalı. Örneğin; Ayçiçeği tarlanıza dolu yağdı. Zararınız yüzde 20 ise tarım sigortaları yüzde 40’ını ödesin. Fazla fazla ödesin. Tarım sigortaları sistemine yüzde 10 çiftçi girdi. Bunu cazip kılacaksınız ki çiftçi tarlasını, malını sigortalatsın. Çiftçinin durumu yok. Kararname çıkartıyorlar, rakipler getiriyorsunuz, yanlış bir tarım politikası yürütüyorsunuz. Çiftçi nasıl sigorta yaptırsın? Çiftçi de tarlasını malını Allah’a emanet ediyor. Tarım bakanlığının bir tek uygulaması var. Çiftçi müracaat ediyor ardından Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İl veya ilçe personeli geliyor hasar tespiti yapıyor. Hasar tespitine göre çiftçinin borcu 1 yıl erteleniyor. Borcu ertelemek sorunu çözmüyor ki; borç baki ve gelir yok. Yüzde yüz zararı varsa hiçbir alacağı kalmamış oluyor. Yüzde 40 zararı varsa yine borcu erteleniyor ama bu iyi bir şey değil” “ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ’NİN KORKMADAN FİYAT AÇIKLAMALARI LAZIM”“Türkiye Ziraat Odaları Birliği, çiftçinin yanında olması lazım. Bizim açıkladığımız gibi korkmadan fiyat açıklamaları lazım. Bu ithalat kararnamelerini eleştirmeleri ve özellikle tepki göstermeleri lazım. Buyursunlar gelsinler, destek verdiklerini söylesinler veya sadece kınadıklarını söylesinler. Ben çiftçinin hakkını arıyorum bu konuda da uzman bir akademisyenim bundan dolayı gerekçelerim çok fazla” “AK PARTİNİN GİDECEĞİ GÜNLERİNDE YAKIN”“Sesini çıkarmayan kurumlar, CHP iktidar olduğunda seslerini çıkartırlar. Biz de seslerini çıkartmalarını isteriz. Ancak AK Parti Türkiye’de korku imparatorluğu kurmuştur. Biat’a dayalı insanları köşeye sıkıştırmıştır. Korkunun ecele faydası yok. Türkiye’nin gündeminden de AK Partinin gideceği günlerinde yakın olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu. “YURTDIŞINDA ÇİFTÇİNİN, ÜRETİCİNİN DEĞERİ VAR”Gaytancıoğlu, Türkiye’nin Dünya tarımında geride kaldığını, üreticilerin zor şartlar altında çalıştıklarını; “Şimdi tohum pahalı, gübre pahalı, akaryakıt pahalı, elektrik pahalı araziler küçük ve parçalı. Toprak Mahsülleri Ofisi işlemez durumda. Tarım Satış Kooperatifleri finansman sıkıntısı içinde ve böyle bir tarımsal sorunlar varken; işin başına konunun uzmanı olmayan kişiler getirdiğinizde sorunlar daha da büyüyor” şeklinde yaşanılan sorunların çözüm bulması gerektiğini belirtti. Gaytancıoğlu yurtdışında çiftçinin ve üreticinin değeri olduğunu vurgulayarak; “Türkiye Cumhuriyeti bu coğrafyada bağımsız bir ülke. Türkiye’ye baskı bile olsa, Türkiye’nin kendi üreticisini düşünmesi lazım. Ekonomi Bakanı Nihal Zeybekçi’nin çeşitli açıklamaları var. Ekonomide enflasyon oluyor. Tarım ürünlerinin fiyatları Gıda fiyatlarını arttırıyor. Gıda Enflasyonu da enflasyonun genelini arttırıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanının çıkıp şunları söylemesi gerek; ‘Gıda fiyatları enflasyonu arttırmıyor. Dünyada çoğu şey çok ucuz’ Dünya’da arpa, buğday ve et fiyatları çok ucuz. Neden ucuz? Dünyadaki çiftçiler düşük fiyatta akaryakıt kullanıyorlar. Örneğin Ukrayna’da gübre 1 lira ise Türkiye’de 3 lira tam 3 katı. Yunanistan’ın bile kapalı sistem sulama yapıyor damla sulama sistemi vs var. Maliyetleri çok düşük ve verimlilik yüksek. Mazotu 1,5 TL’ye kullanan varken 4,5TL’ye mazot kullananın maliyetini düşünün. Her yıl tohumluğunu devlet tarafından ucuz fiyatla temin eden kurumları olduğunu düşünün bir de bizdeki tohumluk piyasasını düşünün. Onlarda sözleşmeli üretim var ve üretici nereye ne kadara ürün üreteceğini biliyor. Destekleme bütçesinden ciddi anlamda destek alıyorlar. Tohumluk sorununu kendi içlerinde çözüyorlar. Biz şuradaki Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünün çoğu bölümünü kapattılar. Bir başka örnek de hybrid Ayçiçeği tohumundan verelim. Hybrid Ayçiçeği tohum sektörünü başka firmalara devrettiler. Bu hybrid teknolojisi çok yüksek fiyatlarda çiftçiye tohum veriyor. Bunları görüp de ‘yurtdışında etin kilosu 12,5 TL. Dışarıdan getirelim’ diyorlar da bizde neden 50 TL? Neden fiyat düşürmenin yollarını bulmuyorlar? Şimdi tohum pahalı, gübre pahalı, akaryakıt pahalı, elektrik pahalı araziler küçük ve parçalı. Toprak Mahsülleri Ofisi işlemez durumda. Tarım Satış Kooperatifleri finansman sıkıntısı içinde ve böyle bir tarımsal sorunlar varken; işin başına konunun uzmanı olmayan kişiler getirdiğinizde sorunlar daha da büyüyor” ifadelerini kullandı.
SİYASET
Yayınlanma: 09 Ağustos 2017 - 06:45
Gaytancıoğlu: "Kan kaybediyoruz"
SİYASET
09 Ağustos 2017 - 06:45









