• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • İLÇE HABERLERİ
  • SON DAKİKA
  • EĞİTİM
  • YAŞAM
  • MAGAZİN
  • SPOR
  • SİYASET
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GÜNDEM
  • TEKNOLOJİ BÖLGE HABERLERİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA SAĞLIK
  • Ara
SON DAKİKA:
15:05
Esnafın Gözü Bu Seçimde
14:19
Edirne’de Küçük Esnafın Büyük Mücadelesi
13:05
Dükkanlar Kapanmaya Devam Ediyor
13:05
5 Nisan Avukatlar Günü resepsiyonu verildi
10:41
Gencan’dan Dayanışma ve Ortak Akıl Vurgusu
10:26
En Güzel Keçi Peynirini Seçtiler
10:25
Damızlık Koç Yarışması düzenlendi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. GEÇMİŞ'TEN SİTEM
GÜNDEM
Yayınlanma: 02 Şubat 2018 - 05:31

GEÇMİŞ'TEN SİTEM

GÜNDEM
02 Şubat 2018 - 05:31
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
GEÇMİŞ’TEN SİTEM
Edirne İl Genel Meclisi’nin Meriç ilçesine bağlı Edeköy’de Rum çeteleri tarafından 1912 yılında 2 bin 18 kişini şehit edildiği alana fidan dikilip, düzenleme yapılması Edirne Valiliği tarafından kabul görmedi. Valiliğin İl Genel Meclisi’ne gönderdiği yazıda yasa gereği bu tür düzenlemelerin Valiliğin kararı doğrultusunda yapıldığı belirtildi. Söz konusu karara İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş sitem etti.

 

Edirne İl Genel Meclisi 2018 Şubat ayı toplantısının ilk oturumu gerçekleşti. Şubat ayı İl Genel Meclisinde “Ede köy katliamı” hakkında görüşler konuşuldu. Edirne İl Genel Meclisi 2017 Aralık ayında “Şehitlikler ve Şehit Aileleri Koruma Komisyonu Raporu”yla ilgili 2018 Ocak ayı 5. oturumunda karar almıştı.

 

İL GENEL MECLİSİ KARARI OY BİRLİĞİYLE KARAR ALMIŞTI

İl Genel Meclisi; “İl Genel Meclisinin Kasım ayı toplantılarında ‘Şehitlikler ve Şehit Ailelerini Koruma Komisyonuna’ havale edilen 1912 yılında Meriç Edeköy' de yaşanan katliamın araştırılması hakkında verilen önerge doğrultusunda hazırlanan komisyon raporunun görüşülmesi neticesinde; 1912 yılında Meriç Edeköy' de Rum Çeteleri tarafından Türklere yönelik bir katliam yapıldığı, bu katliam sonucunda 2018 köylünün şehit edildiği bilgisine ulaşılmıştır. Yaşanan katliamın yerinin belirlenmesi amacıyla Şehitlik alanının temizlenip, sınırlarının koruma altına alınarak olayı anlatan tarihi geçmişine uygun bir anıtın ve kitabenin Kadıdondurma Köyü köy meydanına konulmasına ve şehitlik alanına 2018 şehidimizi temsilen fidan dikilmesini, bu çalışmaların Edirne Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile birlikte yürütülmesine İl Genel Meclisince yapılan işari oylama neticesinde oybirliği ile karar verildi” şeklinde oy birliğiyle karar almıştı.

 

VALİLİK: “YETKİ ALANI DIŞINDA”

Edirne İl Genel Meclisi 2018 Şubat ayı toplantısında Edirne Valiliğinden, İl Genel Meclisinin aldığı kararın yetki alanı dışına olduğu belirtilerek; “İl Genel Meclisinin ‘Edeköy Katliamı’ Hakkındaki 05.01.2018 tarih ve 10 sayılı kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 10. maddesi kapsamında İl Genel Meclisinin görev ve yetki alanına girmediğinden, 5302 sayılı Kanunun 15. maddesi gereğince iade edilmiştir” ifadeleri yer alıyor.

Edirne Valiliği’nin kararında geçen ifadeler de; “1912 yılında Meriç Edeköy'de Rum Çeteleri tarafından Türklere yönelik bir katliam yapıldığı, bu katliamın sonucunda 2018 köylünün şehit edildiği bilgisine ulaşıldığı, yaşanan bu katliamın yerinin belirlenmesi amacıyla olayı anlatan tarihi geçmişine uygun bir anıtın ve kitabenin Kadıdondurma Köyü köy meydanına konulmasına ve şehitlik alanına 2018 şehidimizi temsilen fidan dikilmesi" ile ilgili karar alındığı görülmüştür. 12.11.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren Şehitlik Yönetmeliğinin ‘Şehitlik Yerlerinin belirlenmesi’ başlıklı 7. maddesinin 2. bendinde; ‘Şehitlik yerlerinin belirlenmesi işlemleri yurtiçinde Valiliklerce, yurtdışında Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla ilgili ülkelerle varılacak mutabakata göre yürütülür’ denmektedir,

Yine, aynı Yönetmeliğin ‘Şehitliklerin düzenlenmesi’ başlıklı 9. maddesinin (d) fıkrasında; ‘Şehitliklerde uygulanacak aydınlatma, sulama, teraslama, bahçe ve yaya yolları gibi altyapıya ilişkin standartlar Valiliklerce belirlenir’ Hükmü amirdir. Yukarda belirtilen Yönetmelik Hükümleri gereği, şehitlik ile ilgili düzenlemelerde Valilik yetkili olduğundan. İl Genel Meclisinin ‘Edeköy Katliamı’ Hakkındaki 05.01.2018 tarih ve 10 sayılı kararı, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 10. maddesi kapsamında İl Genel Meclisinin görev ve yetki alanına girmediğinden, 5302 sayılı Kanunun 15. maddesi gereğince iade edilmiştir”belirtiliyor.

 

BAŞKAN GEÇMİŞ’TEN VALİ ÖZDEMİR’E SİTEM

Edirne İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş, Edirne Valiliğinin alınan kararı iade etmesi üzerine Edirne Valisi Günay Özdemir’e sitemde bulundu. Vali Özdemir’in 20 aydır İl Genel Meclisini ziyaret etmediğini, İl Genel Meclisini makamına çağırıp konu hakkında görüş ifade etmediğini belirterek; “bu gibi konuları ne mecliste ne de basının önünde tartışmamamız gerekir. Çok duygusal ve hassasiyet gösterilmesi gereken bir konu bu ama Sayın Valim de şunu yapabilirdi. Lütfen ben de buradan rica ediyorum. Sayın Valim beni çağırarak; ‘Başkan böyle bir karar almışsınız ancak bu karar yasaya aykırı. Bu konuyu ayağa kaldırmadan yasal hale getirin’ deyip bizimle istişare içinde bulunabilir. Ancak Sayın Valimin de böyle bir geleneği olmadı maalesef 20 aydır. Meclisi çağırıp veya meclisi ziyaret ederek düşüncelerini, fikirlerini anlatmak gibi bir hareketin içerisine girmedi. Bundan dolayı da böyle sıkıntılar doğuyor. Şimdi biz yasayı inceledik. Ben aynı zamanda Şehitlikler ve Şehit Aileleri Koruma Komisyonu Başkanıyım. 1912 yılında Meriç Edeköy'de Rum Çeteleri tarafından Türklere yönelik bir katliamı ortaya çıkardık. Bahsi geçen yere gidip buranın sınırlarını inceledik ve mezar taşlarını gördük. Dedik ki burayı bir tel örgüyle çevirelim. Bir para almadık veya bir karar almadık. Valilik Kararında diyor ki; şehitliklerde ‘Şehitliklerde uygulanacak aydınlatma, sulama, teraslama, bahçe ve yaya yolları gibi altyapıya ilişkin standartlar Valiliklerce belirlenir’ diyor. Biz bir standart belirlemedik. Biz oraya abide dikmiyoruz. Sadece etrafı çevrilsin. Orman Genel Müdürlüğüyle gidelim oraya, etrafına 2018 adet fidan dikelim dedik aldığımız karar bu. Biz buraya bir abide yapalım, etrafını duvarlarla çevirelim. Alt yapı veya kanalizasyon yapalım diye bir karar almadık. Personel kendisine yanlış bilgi veriyor. Bu meclisinde kendine göre bir hükmü haysiyeti var. Biz karar alınca ince dokuyup sık eliyoruz. Geçen meclis bu kararı alınca duygulandık” ifadelerini kullandı.

 

İŞTE O RAPOR

“İl Genel Meclisinin Kasım ayı toplantılarının 5. birleşiminde komisyonumuza havale edilen, Meriç Ede Köyde 1912 yılında bazı bilgilere göre 900 kişi katledildi. Bazı raporlara göre bu sayının 4000 kişiye ulaştığı, bu katliamın Türklerin diri ve canlı yakıldığı ve burada Balkan savaşı zamanında Toplu katliamların olduğu yöre dergisi tarafından Edirne gündemine sunulmuştur. Ede köyde yaşanan bu katliamın komisyonumuzca incelenmesi neticesinde;

Doğup büyüdüğümüz bu topraklarda geçmişle bağımızı güçlendirecek çok şeyler var. Bunlar; soyut ve somut türküler, destanlar, ağıtlar, atalarımıza ait mezarlar, bağlar, bahçeler, tarlalar, arkadaşlar, komşuluklar, akrabalıklar hatta dostlarımız, düşmanlarımız. Onlar orada vardı orada bulunmuşlardı. Onların kendi ülkelerinde; yaşama bağlı özgürce, yokluk içinde bir yaşam mücadelesi veriyorlardı. Her ne kadar "Ede köy ovası altın yuvası" denilse de böyle olmadığı zamanla yaşanan acılarla anlaşılmıştır. Ede Köy Katliamın 1912 yılında başlayan 1.Balkan Harbinde en çok katliamın yaşandığı yerlerden biridir. Suyun öte yanında yaklaşık yüzde94 Müslüman yüzde6 Gayrimüslim vardı. Ancak mübadele döneminde o yüzde6'lık azınlık Müslümanlara çok işkence etmişlerdi. Dimetoka'ya bağlı 92 köyde sadece Müslümanlar yaşıyordu geri kalan yüzde6'lık gayrimüslim olan azınlığın ortak yaşam alanları vardı. Katliam savaşın ilk günlerinde yani 13-20 Kasım tarihleri arasında yaşanmıştır. Bir hafta süren olaylar sırasında binlerce kişi öldürülmüştür. Katliamı Ede Köy yakınlarındaki Sofulu kasabası çevresindeki Rum çeteciler ve komitacılar yapmıştır. Yaşanan bu katliamda acılar çok büyüktü. Rum çeteleri köye gelip köyün gençlerini, ileri gelenlerini ve kadınları Sofulu kasabasına götürmüşler, köyün genç kızlarına ve kadınlarına tecavüz etmişler, götürdükleri insanları her gün birbir keserek öldürmüşlerdir. Bu olaylardan 20 gün sonra köyü basıp kalan erkekleri ve çocukları toplayıp Meriç nehrinin kenarına getirerek kafalanm kesip nehre atmışlardır. Nehir kıyısında Şehit Edilen Müslümanlar yaklaşık 2018 kişi civarındadır. Komiteciler öldürdükleri insanları kuyuya atmışlar, camiye doldurup diri diri yakmışlardır. Köylüler insan aklının almayacağı iğrençliklere maruz kalmışlardır.Bu arada Rumlar kendi aralarında eğlenceler düzenleyerek köylülerin ziynet eşyaların toplamışlardır. Köyde kesilecek başka insan kalmayınca köyü de ateşe verip terk etmişlerdir. O katliamdan birkaç kişi dışında kimse sağ kurtulamamıştır. Katliamdan kaçarak kurtulan 88 yaşındaki Kaniye Kalyoncu tarafından anlatılmıştır. Yaşanan katliam üzerine Ede Köy ahalisinden Hacı İbrahim, Hacı İsmail, Süleyman Pehlivan ve Ahmet Efendi Istanbul'a telgraf çekerek yardım istemişlerdir. Lütfiye nine yaşadıklarını torunu Nigar'a anlatmıştır. Torun Nigar öğrendiklerini Dik Akan Bey'e anlatmıştır. Araştırmalar yapıldı. Sanki korkunç katliam kendini unutturmak istemiyordu. Şansımız yanımızdaydı. Çocukları ile birlikte Meriç'ten Sofulu'ya geçip kurtulan Lütfiye Nine tüm bu olanları şöyle anlatmıştır. Ede Köy diğer köylere nazaran daha zengin bir köy olduğundan eşkıyalar diğer köylere değil de Ede Köyüne baskın yaptı. Baskın yapanlar Ede Köylülerini çok yakından tanıyan yıllarca Ude Köy Müslümanları ile birlikte yaşamış, çalışanlar çıraklar, çobanlardı. Ara sıra artık Türkiye-Yunanistan sının olan Meriç'in kırma inen Lütfiye nine bir sigara yakar hem ağlar hem de Sofulu'ya ilenirmiş. "Kanlı Sofulu, hem canımızı aldın hem malımızı" ama sözünü hep aynı şekilde bağlarmış: "insanoğlu taştan katıdır" Kılıcı taşa vurursun taş kırılır, ama insan her acıya dayanıyor. Onlar da tüm bu acılara rağmen, taştan pek yani güçlü olup hayata devam etmesini bilmiştir. Bu katliamın korkunçluğunu teyit eden sadece Türkler değildir. Bulgar tarihçi 1. Miletich de tarihin kanlı katliamına şahit olmuştur. Bulgar tarihçi Bulgarların bu katliamda rolü olmadığını, Rumların katliamı yaptığını iddia eder. Osmanlı Yüzbaşısı ise raporunda; katliamın Sofulu'yu işgal eden Bulgar ordusunun komutanının Rum eşkıyayı yönlendirmesi ve izin vermesi sonucu olduğunu yazar. Ki en mantıklısı da budur, zira Bulgar ordusunun hakimiyeti altındaki Sofulu ile Sofulu'nun arası çok azdır. Bulgar ordusunun bir hafta kadar süren katliamı fark etmemiş olması mümkün değildir. Balkan Savaşı'nda en büyük gaddarlıkları onlar yapmış olmasına rağmen, Ede Köy katliamında Yunanlıların gölgesinde kalmışlardır. Bunu da pek sevmedikleri Yunanlıların ne kadar gaddar olduklarını tarihe not etmek için kullanmayı bilmişlerdir. Osmanlı arşivleri maalesef bu konuda en kıt olanıdır. Türk tarihinin belki de en korkunç mağlubiyeti ve mağduriyeti olan Balkan harbini kaydeden toplam iki adam vardır. Rumlar ise böyle bir şey olmamış gibi davranmakta ve dünyanın en eski medeniyetine sahip Batının hayranlık duyduğu çağdaş Yunan halkı rolünü güzel oynamaya devam etmektedir. Bu mübarek ve mukaddes topraklarda yaşamanın bedeli her daim ağır olmuştur. Bu bedeli Aziz Milletimiz dün olduğu gibi bugün de ödemeye devam etmektedir. Tarihi kahramanlık destanlarıyla dolu Aziz Milletimiz; Gün geldi Malazgirt'te bu toprakları yurt yapmak için destan yazdı, Gün geldi Sırp Sındığında, Niğbolu'da, Kosova'da Istanbul'un surlarında bu toprakları vatan yapmak için destan yazdı. Bitmedi; Sarıkamış'ta yokluğun, Edirne'de zulmün, Çanakkale'de zaferin destanını yazdı. Sakarya'da Kurtuluşun, 15 Temmuz'da demokrasinin tarihini yazdı. Selam olsun bu toprakları yurt yapanlara, Selam olsun bu toprakları vatan yapanlara, Selam olsun Vatanı, Bayrağı ve Milleti için Şahadet Şerbeti içenlere, Tüm Şehitlerimizi Rahmet minnet ve şükranla yâd ediyoruz. Ailelerinin her daim yanlarında ve destekçisi olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Gazilerimize bundan sonraki yaşamlarında sağlık ve afiyet diliyorken; Şehitlik alanının temizlenerek, sınırlarının koruma altına alınarak olayı anlatan tarihi geçmişine uygun bir anıtın ve kitabenin Kadıdondurma Köyü köy meydanına konulmasına ve şehitlik alanına 2018 şehidimizi temsilen fidan dikilmesini, bu çalışmaların Edirne Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile birlikte yürütülmesine komisyonumuzca karar verilmiştir.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Esnafın Gözü Bu Seçimde
Esnafın Gözü Bu Seçimde
Edirne’de Küçük Esnafın Büyük Mücadelesi
Edirne’de Küçük Esnafın Büyük Mücadelesi
Dükkanlar Kapanmaya Devam Ediyor
Dükkanlar Kapanmaya Devam Ediyor
 5 Nisan Avukatlar Günü resepsiyonu verildi
5 Nisan Avukatlar Günü resepsiyonu verildi
ilan.gov.tr
Son Haberler
Esnafın Gözü Bu Seçimde
Esnafın Gözü Bu Seçimde
Edirne’de Küçük Esnafın Büyük Mücadelesi
Edirne’de Küçük Esnafın Büyük Mücadelesi
Dükkanlar Kapanmaya Devam Ediyor
Dükkanlar Kapanmaya Devam Ediyor
 5 Nisan Avukatlar Günü resepsiyonu verildi
5 Nisan Avukatlar Günü resepsiyonu verildi
Gencan’dan Dayanışma ve Ortak Akıl Vurgusu
Gencan’dan Dayanışma ve Ortak Akıl Vurgusu
GENÇ ÇİFTÇİLER GERİ DÖNÜYOR
GENÇ ÇİFTÇİLER GERİ DÖNÜYOR

Ana Sayfa
İLÇE HABERLERİ
SON DAKİKA
EĞİTİM
YAŞAM
MAGAZİN
SPOR
SİYASET
DÜNYA
EKONOMİ
GÜNDEM
TEKNOLOJİ
BÖLGE HABERLERİ
KÜLTÜR-SANAT
MEDYA
SAĞLIK
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Gazete Arşivi
Hava Durumu
  • ASAYİŞ
  • EĞİTİM
  • KÜLTÜR-SANAT
  • MEDYA
  • SİYASET
  • SON DAKİKA
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.